• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam276
Toplam Ziyaret1314655
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar43.951844.1280
Euro51.181551.3866
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çocuklarımız Anadillerinde Rüya Görebilsinler Diye Yola Çıktık
26/11/2013

150 Yıldan bu yana sürekli kaybetmiş, dibe vurmuş, ne yapacağını bilmeyen, yıpranmış, moral değerlerini yitirmiş, kimlik bilinci kalmamış, hafızasını yitirmiş, soykırım travmasını atlatamamış bir halkın siyasi bir irade ortaya koyabilmesi gerçekten çok zor bir şeydir.

Ama bugün artık Çerkes Halkı da kendi siyasetini oluşturma anlamında ben de varım diyebiliyorsa bu çok önemli bir gelişmedir. Ve Çerkes Halkının tarihinde bir milattır.

Çoğulcu Demokrasi Hareketine (ÇDH)  ulaşabilmemiz, zorlu bir süreçten sonra hayata geçebildi. 2011 Yılının başında oluşumu gerçekleştirilen toplumsal-politik hareket ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi) 12 Mart 2011’de meydanlara çıkarak Çerkeslerin tarihinde bir ilke imza attı. Peş peşe yapılmış olan Ankara, İstanbul, Kayseri, Ahlat mitingleri Çerkes Halkının kimlik mücadelesinin yükselmesinde çok önemli dönüşümler sağlıyordu.

2012 yılının Şubat ayında gerçekleştirilen Çerkes Çalıştayı (Lejen Xase)’nın sonuç bildirgesi tüm siyasi partilerin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin önüne konuyordu. Yıllardır yayınlanan AB ilerleme raporlarına nihayet Çerkesler de giriyor ve Çerkes meselesi görünür kılınıyordu.

On beşincisi düzenlenmiş olan Soykırım ve Soçi olimpiyatlarını protesto eylemleri her ayın 21'inde devam ederken, Çerkes Halkını tepki verebilen ve uğradığı haksızlığın hesabını sorabilen bir konuma taşıyordu.

Suriyeli Soydaşlarımızla yaratılan dayanışma, gerek anavatanda, gerek Türkiye’de, gerekse dünyanın çeşitli yerlerinde takdirle karşılanıyordu.

Rusya ve Türkiye’nin manuple ettiği kurumlar dışında, Çerkes Halkından yana bağımsız Çerkes kurumları oluşturuluyor ve kimlik bilinci olan ve mücadele eden kitleler ortaya çıkıyordu.

Tüm bu süreçler yaşanmadan ÇDH (Çoğulcu Demokrasi Hareketi) ortaya çıkamazdı. Sürecin olgunlaştırılması tamamlanmış ve tam zamanında gerekli çıkış yapılmıştır. Çünkü Türkiye önümüzdeki iki yıl içerisinde üç seçim geçirecek. Ayrıca yaşanmakta olan demokratikleşme sürecinde, siyasi bir tavır ve örgütlülük ortaya koyarak talepte bulunmayanların görmezden gelineceğini de biliyoruz.

Onun için Çerkes Halkının davasına inanmış yürekli evlatları ve diğer etnik topluluklar içerisinde yaptığımız kamuoyu yoklamalarından sonra ÇDH (Çoğulcu demokrasi Hareketi)’nin manifestosu ve kuruluş bildirgesi yayınlanmıştır.

Bu manifesto yayınlanmadan önce formatlanmış, ya da Çerkeslik üzerinden bir konum elde etmiş olan hiç kimseye özellikle danışılmamıştır. ÇHİ'nin üç yıllık süreçte yürüttüğü siyasi mücadeleye sürekli takoz olanların ve yüreği yetmeyenlerin davamıza katacakları hiç birşey olmadığını biliyoruz.

ÇDH'ya manifesto yayınlanır yayınlanmaz, Çerkes Halkından, Türkiye Halklarından ve Dünyanın birçok yerinden binlerce destek mesajı akarken, Çerkeslik üzerinden konum elde etmiş olanların süreci görmezden gelme ve olumsuzlaştırma çabasına girişmeleri, tarihe ibret vesikası olarak geçmeye devam ediyor.

Türkiye coğrafyasında Kürtlerden sonra etnik siyasi kimlik talebiyle ortaya çıkma özelliğini gösteren ilk halk olan Çerkesler ÇDH'ya öncülük etmektedirler. Yaşanan bu süreçte Türkiye’de yaşayan tüm etnik topluluklar üzerinde yürütülen psikolojik savaş teknikleriyle yaratılmış Kürt düşmanlığı algısı nedeniyle, kimlik temelli siyasi gelişme sağlanamamaktadır. Bu algının aşılmasında ÇDH'ya önemli görevler düşmektedir.

Türkiye’nin demokratikleşme sürecindeki, etnik sorununu Kürtler üzerinden yürütmesi, diğer halkları ısrarla görmezden gelmesi, ÇDH'ya zorunlu olarak bir rol biçmektedir. Biz tarihin bize biçmiş olduğu bu rolü yerine getirmeye hazırız.

Süreçten dışlanan ve görmezden gelinen tüm halkların çocukları, anadillerinde rüya görebilsinler diye yola çıktık !

Birlikte başarabilmenin kıvancını hep beraber yaşayacağız !

Renkli ve çoksesli bir dünyada buluşmak isteyenler güç ve gönül birliğine!

YAŞASIN HALKLARIMIZ !

YAŞASIN DİLLERİMİZ !

YAŞASIN KÜLTÜRLERİMİZ !



4130 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

RUSYA VE MUHİBLERİ - 05/03/2026
Bu yazımda, Çerkeslerin sürgünde geçirdiği 70 yılın gözlemcisi olarak Rusya’nın elinin nasıl içimizde olduğunu ve bizi nasıl manüple ettiğini yaşadıklarım üzerinden anlatmak istiyorum.
ÇERKESLERİN, “ÇERKES KALMA” DİYE BİR SORUNU VAR MI? - 15/02/2026
12 Eylül rejiminin sürek avı yaptığı yıllarda ben de sık sık ev değiştiriyordum. Çok sık olarak gittiğim ve kaldığım evlerden birinde bir misafirle tanıştım. O misafir Alman Kilisesine çalışan, İsveçli, mükemmel Çerkesçesi olan Levi Martinson’du.
PROF. DR. GÜNSEL ŞURDUM AVCI - 10/01/2026
1974 yılında üniversite sınavını kazanıp Istanbul’a gelince, kayıttan sonra ilk koştuğum yer Bağlarbaşı’ndaki Kafkas Derneği olmuştu. O zaman Dernek Başkanı Rahmetli Avukat Kazım Öztekin’di. Gençlik kolu Başkanı Kemal Tura idi.
“VARAN 3 LİTVANYA!” - 08/12/2025
Litvanya Parlamentosunun, Çerkes Soykırımını kabulü ile birlikte “Varan üç!” diyeceğiz. Ancak şunu belirtmek isterim ki mücadele yeni başlıyor. Daha yapacak çok işimiz var.
TURANCI OLMAYAN ETHEM, NASIL TURANCI YAPILDI? - 28/11/2025
Cemal Kutay, Türkçü ve Turancı olanın hain olamayacağı düşüncesini Ethem Beye monte ederek düşüncesini kuvvetlendirmek istemiş olmalı.
TÜRK ORDUSUNUN ETHEM’DEN KORKTUĞUNU M. KEMAL İTİRAF EDİYOR - 13/10/2025
Mustafa Kemal kendisine rakip olabilecek kişi ve kurumları yok etmek ve aşağılamak hususunda pek mahirdir. Refet Bele de Nutuk’ta payına düşeni almıştır. Ama Bele komutasındaki Türk Ordusunun Ethem Bey Kuvvetlerinden nasıl korktuğunu itiraf ederek.
TÜRKİYE BARIŞMAYA İSTİKLAL MAHKEMELERİ KARARLARINI GEÇERSİZ SAYARAK BAŞLAYABİLİR - 22/09/2025
Eğer Türkiye barışmak istiyorsa bir yerden başlamalı. Bu başlangıç Türkiye’deki tüm kesimlerin hala yarasını kanatmakta olan kararları almış ve infaz ettirmiş olan İstiklal Mahkemelerinin kararlarını TBMM kararıyla geçersiz sayarak olmalıdır.
ETHEM VE M. KEMAL ARASINDAKİ MÜCADELE İDEOLOJİKTİ - 31/08/2025
”Mustafa Kemal Diktatörlüğe gidiyor”diyerek 1924 Kasım ayında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (İlerici Cumhuriyet Partisi)’nı kuran, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, A.F. Cebesoy ve arkadaşları Mustafa Kemal’le ideolojik ayrılığa düşmüşlerdi
BALKAR SELÇUK’A MEKTUP - 10/08/2025
Tanzer Ünal ismindeki bir gazeteci çalıştayımızı eleştirirken, ”Yeni Bir İhanet Şebekesi” manşetini atmış isimlerimizi ve resimlerimizi de vererek bizi hainlikle suçlayarak hakaret etmişti. O zaman mahkeme bunu fikir özgürlüğü olarak kabul etmişti.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi