• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam74
Toplam Ziyaret1354269
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar45.125045.3058
Euro53.093353.3060
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ÇERKESLERİN GÖNÜLLÜ DİPLOMATI: DOÇ. DR. MUSTAFA CANBEK
07/05/2026

Mustafa Canbek, 1982 yılında Samsun Çarşamba’da doğdu. Çerkeslerin Kobli sülalesine mensup.

2005-2018 yılları arasında emniyet teşkilatı içerisinde çeşitli birimlerde ve şehirlerde görev yaptı.

2010-2013 yılları arasında Avrupa Birliği’nin hukukun üstünlüğünü desteklemeye yönelik misyonlarından biri olan EULEX Kosova kapsamında Kosova’da görev alarak; o dönemde bağımsızlığını yeni kazanmış olan Kosova’nın farklı şehirlerinde güvenlik birimlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarda aktif rol üstlendi.

 Mesleki görevlerini sürdürürken eş zamanlı olarak lisansüstü eğitimine devam etti. Yönetim ve organizasyon konusunda doktora tezini tamamladıktan sonra, 2018 yılında emniyet teşkilatından ayrılarak Artvin Çoruh Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak göreve başladı. Halen Amasya Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor.

Doğrusunu isterseniz, bu genç akademisyen arkadaşımızdan Birleşik Çerkesya Konseyi (BÇK) kurulana kadar haberdar değildim. BÇK’nın kuruluş aşamasında isminin geçtiğini duydum ama tanımıyordum. Daha sonra BÇK’nın Üsküdar’da yaptığı toplantıda görüştük fakat pek konuşma fırsatımız olmadı.

Ukrayna Parlamentosu’nun “Çerkes Soykırımı”nı tanıması için yapılan çalışmalar sırasında nasıl samimiyetle üstün bir performans ortaya koyduğunu gördük. Bu süreçlerde işlek İngilizcesi ile yürüttüğü diplomatik yazışmalar büyük katkı sağladı.

Çerkes Tarihini Araştırma Enstitüsü Vakfı kurulduktan sonra sağ olsun vakfımıza yakın ilgi gösterdi ve bilim kurulunda yer alarak etkinliklerini destekledi. Onu, Litvanya Parlamentosu’nda yapılan Çerkes Soykırımı’nın tanınması ile ilgili konferans esnasında biraz daha yakından tanıdığımı söyleyebilirim. Yazışmalarında ve tavırlarındaki diplomat üslubu hemen fark ediliyordu. Çok istememe rağmen -pasaportumda çıkan bir sıkıntıdan dolayı- havaalanından çevrilince Litvanya Konferansı’na katılmak nasip olmadı.

Bir telefon konuşmamızda, “Senin 2014 yılında yaptığın bir konuşmanı dinlediğimde kendi kendime ‘frekanslarımız tutuyor’ demiştim,” dedi. Bu da düşüncelerimizin örtüşme oranının epeyce yüksek olduğu/olacağı izlenimi veriyor, aradaki mesafeyi biraz daha kapatıyordu.

Benim gördüğüm topyekûn o duruş; onun uluslararası alanda hem aktivite hem de diplomatik bir tavır sergileyebilecek kapasitesi olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim bunu gözlemledik de. Hala da Polonya Parlamentosu ile Çerkes Soykırımı’nın tanınması konusunda son derece değerli çalışmalar yürüttüğünü biliyorum.

Tüm bu ilişkiler ve bağlantılar son derece kısıtlı bütçelerle sağlanmaktadır. Gürcistan’ın Çerkes Soykırımı’nı tanıması sürecinden sonra üç ülkenin daha Çerkes soykırımını tanıması ve tanıyacak aşamaya gelmesi Çerkesler adına büyük bir diplomatik başarıdır. Tüm bu çalışmalar ve başarılar tabii ki bir ekip tarafından kotarılmıştır. Ama bu ekip içerisinde Doç. Dr. Mustafa Canbek’in emeği ciddi ve özel bir yer tutmaktadır.

CV’sinden de anlaşılacağı gibi Kosova Devleti’nin sıfırdan nasıl inşa edildiğini görmüş, yaşamış ve Kosova Devleti’nin kuruluşuna katkı sağlamış biri. Çerkesya ile ilgili son derece somut talepler geliştirmeye devam etmektedir. Kendisine gerek ulusal mücadelemizde gerekse akademik hayatında üstün başarılar diliyoruz.

***

Bu değerli akademisyenimiz ÇER-TAV’ın (Çerkes Tarihini Araştırma Enstitüsü Vakfı) davetlisi olarak 16 Mayıs 2026 Cumartesi akşamı saat 20.00’de İstanbul Maltepe’deki vakıf merkezinde “Çerkes Soykırımı’nın Kabul Edilmesi İçin İzlenecek Diplomatik Yollar” konulu bir konferans verecek.

Soykırımın tanınması mücadelesinin somut yaşanmışlıklarını birinci elden dinlemek son derece ilginç olacaktır. Çerkes soykırımının tanınmasını ciddiye alan tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu konferansa bekliyoruz.

İrtibat Tel: 0532 425 08 91



114 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TRAVMA, EN ÇOK KORKU OLARAK DIŞA VURUR - 08/04/2026
Değerli okuyucularım; Bu yazımızda Travma, Toplumsal Travma ve Çerkeslerin Toplumsal Travması üzerine bir yolculuk yapacağız.
RUSYA VE MUHİBLERİ - 05/03/2026
Bu yazımda, Çerkeslerin sürgünde geçirdiği 70 yılın gözlemcisi olarak Rusya’nın elinin nasıl içimizde olduğunu ve bizi nasıl manüple ettiğini yaşadıklarım üzerinden anlatmak istiyorum.
ÇERKESLERİN, “ÇERKES KALMA” DİYE BİR SORUNU VAR MI? - 15/02/2026
12 Eylül rejiminin sürek avı yaptığı yıllarda ben de sık sık ev değiştiriyordum. Çok sık olarak gittiğim ve kaldığım evlerden birinde bir misafirle tanıştım. O misafir Alman Kilisesine çalışan, İsveçli, mükemmel Çerkesçesi olan Levi Martinson’du.
PROF. DR. GÜNSEL ŞURDUM AVCI - 10/01/2026
1974 yılında üniversite sınavını kazanıp Istanbul’a gelince, kayıttan sonra ilk koştuğum yer Bağlarbaşı’ndaki Kafkas Derneği olmuştu. O zaman Dernek Başkanı Rahmetli Avukat Kazım Öztekin’di. Gençlik kolu Başkanı Kemal Tura idi.
“VARAN 3 LİTVANYA!” - 08/12/2025
Litvanya Parlamentosunun, Çerkes Soykırımını kabulü ile birlikte “Varan üç!” diyeceğiz. Ancak şunu belirtmek isterim ki mücadele yeni başlıyor. Daha yapacak çok işimiz var.
TURANCI OLMAYAN ETHEM, NASIL TURANCI YAPILDI? - 28/11/2025
Cemal Kutay, Türkçü ve Turancı olanın hain olamayacağı düşüncesini Ethem Beye monte ederek düşüncesini kuvvetlendirmek istemiş olmalı.
TÜRK ORDUSUNUN ETHEM’DEN KORKTUĞUNU M. KEMAL İTİRAF EDİYOR - 13/10/2025
Mustafa Kemal kendisine rakip olabilecek kişi ve kurumları yok etmek ve aşağılamak hususunda pek mahirdir. Refet Bele de Nutuk’ta payına düşeni almıştır. Ama Bele komutasındaki Türk Ordusunun Ethem Bey Kuvvetlerinden nasıl korktuğunu itiraf ederek.
TÜRKİYE BARIŞMAYA İSTİKLAL MAHKEMELERİ KARARLARINI GEÇERSİZ SAYARAK BAŞLAYABİLİR - 22/09/2025
Eğer Türkiye barışmak istiyorsa bir yerden başlamalı. Bu başlangıç Türkiye’deki tüm kesimlerin hala yarasını kanatmakta olan kararları almış ve infaz ettirmiş olan İstiklal Mahkemelerinin kararlarını TBMM kararıyla geçersiz sayarak olmalıdır.
ETHEM VE M. KEMAL ARASINDAKİ MÜCADELE İDEOLOJİKTİ - 31/08/2025
”Mustafa Kemal Diktatörlüğe gidiyor”diyerek 1924 Kasım ayında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (İlerici Cumhuriyet Partisi)’nı kuran, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, A.F. Cebesoy ve arkadaşları Mustafa Kemal’le ideolojik ayrılığa düşmüşlerdi
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi