• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam366
Toplam Ziyaret1447836
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar47.687247.8783
Euro55.100555.3213
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ERBAA'DA “ADİGE WEY WEY!” SESLERİ YÜKSELDİ
16/08/2026

Festivallerimiz bir araya gelme ve Çerkes Meselesini görünür kılma anlamında çok önemli platformlardır. Yaz aylarında büyük şehirlerdeki derneklerimizin ıssızlaştığı dönemde, taşradaki derneklerimizin festival, şenlik, piknik gibi etkinlikleri öne çıkar. Orhanlı Festivali, Uzunyayla Festivali, Tavşandağı Festivali, Karaorman Festivali ve daha birçoğu akla gelenlerdir.

Festivallerimiz genellikle sponsor olan kurumun ve siyasilerin gövde gösterisi yaptıkları alanlara dönüşmekte ve Çerkes kimlik bilincine dair mesajlar adeta gizlenmekte, sanki Çerkeslerin dans ve müzik dışında bir dertleri yokmuş havasında geçmektedir.

Benim en fazla itiraz ettiğim bu hususların artık değişmekte olduğunun işaretlerini veren bir festival olma özelliğini taşıması anlamında Erbaa Festivali'ni ayrı bir yere koymamız gerekiyor.

***

Davetlisi olduğum ve sahne aldığım Erbaa Çerkes Kültür Festivali ve Erbaa Çerkesleri üzerine bir şeyler yazmak ihtiyacı hissettim.

2017 yılında Erbaa Çerkes Derneği'nin gecesine katılmıştım. Bu gidişimde Erbaa Çerkeslerinin kimlik bilincinin ve kendine güveninin son derece yükseldiğini gözlemledim. Festivalin yapıldığı Kozlu Köyü (Betmit Hable) Erbaa'ya 18 km mesafede bir köy. Bir Kartal yuvası gibi, virajları tırmanarak çıkıyorsunuz. Sıtmadan kaçmak için o günkü koşullarda orayı yuva yapmışlar göçmen kuşlar gibi. Ağustos ayında gece kesinlikle üşüyorsunuz. O dağ ikliminde dünyanın en kaliteli çileği yetişiyor. Çilek üretimi ve ihracatı Çerkes köylerinin ekonomik durumunu son derece yükseltmiş. 17 ailenin çilek üretimi için köye dönüş yaptığını öğrendim. Mutlaka köylerin bir kooperatif çatısı altında örgütlenip fiyat istikrarını ve üretimi planlamaları gerekiyor. Ancak Türkiye'nin her tarafını saran vahşi madencilik tehdidi burada kendisini göstermiş. Bu doğa katliamının mutlaka engellenmesi gerekiyor.

Kozlu köyünde evlere asılı Çerkes Bayrakları, hatta bazı evlerin duvarına işlenmiş Çerkes Bayrakları Çerkes kimlik bilincinin ne kadar ileri düzeyde olduğunu gösteriyor.

İki gece bizi misafir eden Huaj Hakan'ın dayısı Ziyaettin Öz'e şükranlarımı sunuyorum. Artık Kozlu köyünde bir kardeşim ve evim var.

***

Festival ile ilgili son derece güzel çalışılmış ve kamu kaynaklarından istifade edilmiş. Sahne, ışıklandırma, konukların ağırlanması son derece iyiydi.

Anavatan'dan gelen sanatçıların seçimi ve Kayseri Derneği'nin folklor ekibi ve Maze müzik grubu harika bir performans çıkardılar.

Festivalin Anavatan'dan gelen konuk sanatçı T'lace Albert son derece donanımlı bir besteci ve şarkıcı. Dört yüzden fazla bestesinin olduğunu öğrendik. Her sahneye çıkışında Adige WEY WEY sloganları attırarak kimlik bilincinin yükseltilmesi gayretini göstermiş olması takdire şayandır. Kozlu köyü ve Erbaa Çerkes köyleri ile ilgili yaptığı beste iki defa söyletildi. Negeriko Kazbek'in eski Çerkes Kahramanlık şarkıları ilgi ile dinlendi.

Kayseri Derneği'nin Ekibi ve Maze Müzik Grubu muhteşemdi. Özellikle Maze Müzik Grubu diğer derneklere örnek olacak bir duruş sergilemektedir. Maze Müzik Grubu'nun şarkılarına da Adige WEY WEY sloganları sürekli eşlik etti. Kayseri Kafkas Derneği'nin KAFFED'den ayrılmış olması onları bağımsızlaştırmış. Yoksa Çerkes-Fed Dernekleri'nin düzenlediği bir festivale katılamazlardı.

Erbaa Çerkes Kültür Festivali, Çerkes kimlik bilincinin yükseltilmesi anlamında örnek olacak bir etkinlik olarak tarihteki yerini almıştır.

Adige WEY WEY!



151 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkes Halkının Değerli Evlatları, - 14/07/2026
Bu yazımızda vakıfların işlevleri ve Türkiye Çerkes Diasporasında kurulmuş vakıfları ve son kurulmuş vakıf olan ÇER-TAV (Çerkes Tarihini Araştırma Enstitüsü Vakfı) hakkında konuşacağız.
“SİZ BİZİ BÖLMEK İÇİN Mİ ORTAYA ÇIKTINIZ?” - 16/06/2026
Yazının başlığındaki sözü son on beş senedir o kadar çok işittik ki, bunun hikayesini anlatmak ve tarihe not düşme adına bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissettim.
KEMALİZM YANCILIĞI KISKACINDA ÇERKESLER - 29/05/2026
Çerkes Milletinin varlık mücadelesini sürdürebilmesi için, kendisini yok etmeye yeminli Kemalist Rejimin vesayetinden kurtulması gerekiyor. Bunu da yeni nesil organik Çerkes aydınlarının yapabileceğine inanıyorum.
ÇERKESLERİN GÖNÜLLÜ DİPLOMATI: DOÇ. DR. MUSTAFA CANBEK - 07/05/2026
Çerkes soykırımının tanınmasını ciddiye alan tüm Çerkesleri ve Çerkes dostlarını bu konferansa bekliyoruz. İrtibat Tel: 0532 425 08 91
TRAVMA, EN ÇOK KORKU OLARAK DIŞA VURUR - 08/04/2026
Değerli okuyucularım; Bu yazımızda Travma, Toplumsal Travma ve Çerkeslerin Toplumsal Travması üzerine bir yolculuk yapacağız.
RUSYA VE MUHİBLERİ - 05/03/2026
Bu yazımda, Çerkeslerin sürgünde geçirdiği 70 yılın gözlemcisi olarak Rusya’nın elinin nasıl içimizde olduğunu ve bizi nasıl manüple ettiğini yaşadıklarım üzerinden anlatmak istiyorum.
ÇERKESLERİN, “ÇERKES KALMA” DİYE BİR SORUNU VAR MI? - 15/02/2026
12 Eylül rejiminin sürek avı yaptığı yıllarda ben de sık sık ev değiştiriyordum. Çok sık olarak gittiğim ve kaldığım evlerden birinde bir misafirle tanıştım. O misafir Alman Kilisesine çalışan, İsveçli, mükemmel Çerkesçesi olan Levi Martinson’du.
PROF. DR. GÜNSEL ŞURDUM AVCI - 10/01/2026
1974 yılında üniversite sınavını kazanıp Istanbul’a gelince, kayıttan sonra ilk koştuğum yer Bağlarbaşı’ndaki Kafkas Derneği olmuştu. O zaman Dernek Başkanı Rahmetli Avukat Kazım Öztekin’di. Gençlik kolu Başkanı Kemal Tura idi.
“VARAN 3 LİTVANYA!” - 08/12/2025
Litvanya Parlamentosunun, Çerkes Soykırımını kabulü ile birlikte “Varan üç!” diyeceğiz. Ancak şunu belirtmek isterim ki mücadele yeni başlıyor. Daha yapacak çok işimiz var.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi