• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam142
Toplam Ziyaret559578
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Milletleri Yaratanlar, Milliyetçilerdir
09/12/2017

Sevgili Okuyucularım,

Bazı yazılar, bazan son derece zor çıkar. Bu yazı da onlardan biridir. Son yazdığım yazının üzerinden,bir aydan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen, başlığını koymuş olduğum bu yazının başından defalarca kalktım. Çünkü çok enteresan bir halk Çerkesler. Beğendikleri bir şeyi görmezden gelirler, ama ilk defa duydukları ya da katılmadıkları bir düşünceyi dile getirenlere de acımasızca saldırırlar. Yazma serüvenim sürecinde çok iyi teşhis ettiğimi düşünüyorum saygıdeğer izleyicilerim, formatlandıkları mevzilerden ateş etmeye hazır onlarca kişiyi görüyorum. Ama mübareklerin silahları oyuncak tabanca gibi, ne ses çıkarıyor ne de yara açabiliyor. Dişe dokunur eleştirilir olabilse inanın çok mutlu olacağım. Ama maalesef eleştirinin karalama olarak anlaşıldığı bu kesimlerden ne bir eleştiri, nede bir fikir çıkabiliyor.

Bu ülkede hepimiz bir yalanın içine doğduk.Beş altı yaşındayken,Türk ırkçısı bir eğitim sistemine emanet edildik.Çocuklarımızı da bu faşist eğitim sistemine emanet etmeye devam ediyoruz. Her sabah binlerce kez, "Türküm, doğruyum, çalışkanım" diyerek andımızı okuduk (Neyse ki andımız faşist uygulaması kaldırıldı).Çerkes, Kürt, Laz, Pomak, Boşnak, Arnavut, Ermeni, Rum, Yahudi, Arap, Roman, Süryani çocuklarına "Türküm, doğruyum" diye yalan söyletildi. Bu çok ahlaksız durum Türkiye’deki eğitim sisteminde yüz yıldır devam ediyor.

Ben de altı yaşımdan on beş yaşıma kadar bu yalana inandım. Binlerce kez gırtlağım yırtılırcasına andımızı tekrarlayarak Türk ırkçısı oldum. Ama bir şans eseri olarak, köyümüze gelen "Kafkasya Kültürel Dergi"yi okuyarak Türk olmadığımı anladım. Gönen Ömer Seyfettin Kütüphanesi’nde okuduğum yüzlerce kitapla kendimi rehabilite ettim. Yaşadığım kasaba olan Gönen'de solcular yoktu. Ama ülkücüler ve MHP'liler vardı. Onların bu ülkede "Türk'ten başkasına yaşama hakkı vermeyeceğiz" düşüncesi onlara karşı tavır almama neden oldu. Ömrümde en saf olarak kendimi "Çerkes Milliyetçisi" olarak tanımlağım dönemim lisedeki yıllarım oldu.

Üniversitede de bir yalanın içine düştüğümüzü şimdi geriye dönüp baktığımda anlıyorum. "Halklara Özgürlük" dedikleri için, onlara katıldığım devrimcilere "bu ülkede Çerkesler de yaşıyor. Oonları sorunları ne olacak?" diye sorduğum için lakabım "Çerkes Şovenisti"ne çıkmıştı. Mozambik’teki, Angola’daki, Güney Amerika’daki, Asya’daki bağımsızlık savaşlarını destekleyen Türkiye solcuları, sıra Türkiye'de yaşayan Çerkeslere, Kürtlere gelince emperyalizmin ekmeğine yağ sürer diye karşı çıkıyorlardı. Türk ırkçısı eğitim sistemi içinde formatlandıkları kalıpları kıramıyorlardı. Onlar kendilerini sosyalist zanneden Türk ırkçılarıydılar.

Bu durumu tespit eden Kürtler kendi bağımsız sol örgütlenmelerini oluşturdular. 1980 öncesinde ortaya çıkan DDKO (Devrimci Doğu Kültür Ocakları), Rızgari, KDP (Kürdistan Demokrat Partisi), Kawa, Tekoşin, PKK gibi yapılar Kürt bilinçlenmesini ve Kürt milliyetçiliğini yarattılar.

Çerkes solcuları da, Türkiye solunun şovenist yapısını teşhis edip bağımsız bir siyasi tavır geliştirebilseydiler, Çerkes bilinçlenmesi ve davası çok daha farklı boyutlarda olabilirdi. Kendine güveni olmayan ve teorik düzeyi son derece düşük olan Çerkes solcuları bir Çerkes davası yaratamadılar.

***

Hayatımızın inkitaya uğradığı 12 eylül 1980'den otuz yıl sonra, 2010 yılından bu yana düzenli yazı yazıyorum. Bu dönem Türkiye'nin tek tipleştirilip, çöle çevrilirken, dünyada da çok önemli şeyler oluyordu. Sovyetler Birliği çökerken, Çerkeslerin ürettiği düşünce akımları (Dönüşçülük, Bağımsız Kafkasyacılık ve Devrimcilik) yerle bir oluyordu.

İyi niyetlerle oluşturulmuş DÇB Rusya'nın kontrolüne alınıyor ve Çerkes diasporaları ve kurumları da Rusya tarafından kontrol edilir hale geliyordu. Bu koşullarda başladığım yazı yolculuğumda biriktirdiklerimi ve inandıklarımı yazmaya başladım. Yazdıklarımızı da hayata geçirmeye başladık.

Çıktığımız ÇHİ yolculuğu ve eylemleri, Çerkeslerin bağımsız düşünce ve siyaset üretme refleksini geliştirirken, yeni kurumlarını da yarattı.

Bu süreçte kaleme aldığım en kült yazılarımdan birisi, 2010 yılında kaleme yazdığım, Cherkessia-net'te yayınlanan dokuz bölümlük "Çerkeslerin Ulusal Politikası ve Örgütlenme Üzerine" adlı yazı dizisidir. Bu yazı dizisinde Çerkeslerin bugüne kadar ürettikleri düşünce akımlarını (Dönüş, Bağımsız Kafkasyacılık ve Devrimcilik) sentezleyerek "Çerkes Ulusunun Yeniden İnşası" projesini ileri sürdük. Yedi yıldan bu yana bu düşüncenin hayata geçirilmesinin mücadelesini veriyoruz.

"Bir ulus inşa etme" fikri, aslında milliyetçiliğin ta kendisidir. Milliyetçilik fikrini uzun müddet dile getirmedik. Çünkü Türk Milliyetçiliğine formatlanmış Çerkeslerin kalıplarının kırılıp geriletilmesi gerekiyordu. Bu konuda epey yol almış olsak da, yapmamız gereken daha çok şey var.

Eğer Çerkesler bir millet olarak tarihteki yerlerini almak istiyorlarsa, hayatlarının ve kurumlarının merkezine "Çerkes Milliyetçiliği" fikrini ideoloji olarak yerleştirmek zorundadırlar !

Çünkü tarihte milletleri yaratanlar, milliyetçiler olmuşlardır !

    Çerkeslerin de buna her şeyden çok ihtiyacı var.


Paylaş | | Yorum Yaz
1306 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi