• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam142
Toplam Ziyaret559578
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Umuda Kurşun Geçmez Gülüm
31/12/2017

"Umuda kurşun geçmez gülüm

Korksun artık bizden ölüm

Bitecek bu dünyadaki zulüm

Ellerimiz birleşince

 

Uyanacak halklarımız

Kesişecek yollarımız

Birleşecek güçlerimiz

Ellerimiz birleşince"

(Murat Özden)

 

Bugün dünden bize mirastır, yarını ise bu günden kuracağız. Bizim için bugün olan 2017 yılı, artık dün olmanın son demlerini yaşıyor. Artık dün olmaya başlamış olan 2017 yılına Türkiye ve Çerkesler açısından kısa bir projeksiyon tutmaya çalışacağız.

2017 yılı, Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe teşebbüsü  bahane edilerek çıkarılmış olan OHAL ile girdi. İlk çıktığında üç ay bile sürmeyecek denilen OHAL maalesef Türkiye'de kalıcı hale geldi. Ve artık OHAL'in ne zaman kalkacağını kimse bilmiyor. Türkiye'yi yöneten iktidar OHAL'i çok sevdi. OHAL ile ülkenin daha rahat yönetileceğini öğrenen iktidar artık ondan vazgeçmek istemiyor. Ülkenin dış dünyadaki itibarının yerlerde sürünmesini umursamadan, "OHAL kaldrılmalıdır" diyen herkese fırça çekmeye devam ediyor iktidarın başındakiler.

2017'nin Türkiye açısından sonuçları en ağır eylemi, 15 Nisan 2017 referandumudur. MHP'yi bir biçimde kendisine yedekleyen AKP, parlamentoda referanduma giden yolu açmıştır. OHAL şartlarında ve hiç de eşit olmayan koşullarda gerçekleşen koşullarda referandumu, şaibeli bir biçimde kıl payı kazanmış gibi görünmektedir. Ancak bu sonuçla da Türkiye adeta ortadan yarılmış ve yönetilemez duruma gelmiştir. Her konuya bir kişinin karar verdiği bir ülkede, bir kişinin her şeye yetişmesi mümkün değildir. Bu durumdan zaman zaman Tayyip Erdoğan da yakınmaktadır.

Yetkiler bir kişide toplanarak, demokrasinin olmazsa olmaz şartı kuvvetler ayrılığı ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Türkiye’de artık ne yasama organı olan parlamento, ne yürütme organı olan hükümet, ne de yargı organı olan mahkemeler kalmamıştır.

Dünyada ülkeler rejimlerine göre dörde ayrılırlar.

1- Demokrasi ile yönetilen ülkeler.

2- Ayıplı Demokrasiler.

3- Melez rejimler.

4- Otoriter rejimler.

Bu sıralamada melez rejimler kategorisinde kabul edilmekte olan Türkiye, artık bir basamak tenzil-i rütbe alarak otoriter rejimler kategorisine inmek durumunda kalmıştır. Ve bu durum maalesef 2017 yılında gerçekleşmiştir.

Türkiye'ye yakışan yer demokrasi ligi olmalıdır. Türkiye Halkları el ele vererek Türkiye'yi Demokrasi ligine çıkarmalıdırlar.

***

Çerkes dünyasında da 2017 yılı adeta bir bilek güreşi gibi geçti. Bu bilek güreşi, Rusya ve yandaşı Çerkeslerin soykırım inkarı çabaları ile sürerken, Bağımsız Çerkes siyasetinin de soykırımın varlığını bütün dünyaya haykırma ve tescil ettirme şeklinde tecelli etti.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da, muhatabın karşısına dikilip, Rusya'nın Türkiye'deki temsilciliği Taksim’deki Rus Konsolosluğu önüne gidip "sen soykırımcısın" diyenlerin sesi dünyada çok daha fazla ses getirdi. Atalarının kafataslarından koleksiyon yapan Rus Generali Zass'ın plastik kuru kafa mizanseni, Rusya yanlısı bazı kesimleri nedense fazlasıyla rahatsız etti. Bu mizansen üzerinden Taksim’de düzenlenen Taksim’deki soykırım eylemini itibarsızlaştırmak isteyenler, aylarca soykırım konusunun gündemde kalmasını sağlayarak, soykırımı adeta tescillediler. Böylece ortaya sürülen bu şerden hayır çıkmış oldu.

Yine 2017 yılında Kaynar'da düzenlenen Çerkes Kültür festivalinde, Kaffed'in Çerkes-fed Başkanını festivale sokmama tehdidi ve bu tehdidinin arkasında duramayıp rezil olması, 2017 yılının en önemli bilek güreşlerinden biriydi. Rusya'nın gözünün içine bakanlar, Çerkes sahasında yalnız olmadıklarını ve hızla irtifa kaybettiklerini böylece anlamış oldular; bütün hırçınlıklarıysa nafile bir çabadan ibarettir.

2017 yılında Çerkes Soykırımını tamamen unutturmak ve yasaklamak isteyen Rusya en büyük hatasını yaptı. 2017 yılının 21 Mayısı’nda, Şapsığ Bölgesinde atalarının ruhları için dua eden ve anma toplantısı düzenleyen Thamate Ruslan Gvaşev ve arkadaşlarına izinsiz gösteri düzenledikleri gerekçesiyle dava açtı. Kafkasya'da en az Çerkesin yaşadığı Şapsığ bölgesinde bu senaryo tutsaydı, sıra Karaçay-Çerkes'e, Adığeye ve Kaberdey-Balkara  gelecekti. Ama Ruslan Gvaşev'in açlık grevi bu oyunu bozdu.

Ruslan Gvaşev eylemi "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlarla", haksızlığa karşı haykıranları halkımıza çok net göstermiştir. Ruslan Gvaşev anavatandaki ve diasporalardaki tüm samimi unsurları birleştirmiştir. DÇB ve yandaşları bu eylemi gözleri kör, kulakları sağır, kalpleri taşlaşmış olarak seyretmişler ve teşhir olmuşlardır.

2017 yılı, Türkiye Devleti'nin Çerkesleri de hatırlamak zorunda kaldığı bir yıl olmuştur. Devletin en tepesinde bulunan Cumhurbaşkanı, Çerkeslerle buluşmak ve onlara müjdeler vermek gereğini duymuştur. Bunun bir tek sebebi vardır. Çerkesler kendi bağımsız partilerini kurarak ve partilerinin desteklediği bağımsız adaylarla seçime  girerek siyasi bir aktör olmuşlardır. Devlet aklı bu durumu görmüş ve siyasi olarak Çerkeslerle ilişki kurup oylarını almanın peşine düşmüştür. Bu durumu ne fazla abartmak, ne de itibarsızlaştırmak durumunda olmamak durumundayız. Verilirse haklarımızı alacağız hepsi bundan ibarettir. Bu süreçte de bir bilek güreşi devam etmektedir. Kaffed'in önce katılmayıp itibarsızlaştırmaya çalıştığı bu süreçte ön alma yarışına girmesi doğrusu biraz komik görünüyor.

2017 yılının Çerkes Dünyasındaki en önemli olaylarından biri de, Adğe Dil Derneği'nin Konya'da gerçekleştirdiği Muhteşem Kültür Merkezidir. Hem tüm dünyadaki Çerkes Halkının kaynaklarını, hem de kamu kaynaklarının harekete geçirilerek ortaya çıkarılmış bu eser, Çerkes diasporası için bir ilktir. Maalesef Osmanlı döneminde kurulmuş olan "Çerkes Numune Mektebi"nin binası bile kiralıktı. Ama bu mülk, "Adğe Dil Derneği"nindir, yani Çerkes Halkınındır. Şimdi Ali İhsan Tarı ve Çalışma arkadaşları, dünyanın her yanındaki Çerkeslerle birlikte ilmek ilmek dokuyarak, o kültür merkezini anadilini öğrenecek çocuk sesleriyle doldurabilmenin heyecanını yaşıyorlar.

Umut her şeye rağmen büyümeye devam ediyor !

Büyüyen umutlara ne mahkeme dayanır ne de hapishane!

Büyüyen umutlara ne kurşun işler nede söz geçer!

Her şeye inat umutlarımızı büyütmeye devam edelim!

2018 yılı tüm dünya halkları ile birlikte, Çerkeslere de mutluluk ve yaşama var olma azmi getirsin.

 

Yeni yılınız kutlu olsun...



Paylaş | | Yorum Yaz
1394 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi