• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam156
Toplam Ziyaret658400
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.73286.7597
Euro7.32017.3495
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Türkiye Önem Kazanırken
10/06/2012

Çerkeslerin giderek siyasallaşması ve siyasi aktivitelerin içine girmeleri, siyasi örgütlenmeler yaratmaya başlamaları, zannedilenden çok daha fazla kişi üzerinde tedirginlik yaratmaya başladı.

En büyük tedirginliği ise Rusya yaşıyor.

Türkiye Kürt Meselesi gibi daha büyük bir sorunla uğraştığı için ilgisiz gibi görünüyor ancak bilgi toplayabilme ve izleme konusunda müthiş bir ilgi içinde Türkiye Devleti de.
Çerkeslerin bu hareketlenmesini ilk algılayan ve harekete geçen Gürcistan Devleti olmuştur.

Rusya’nın oluşturduğu BDT  (Bağımsız Devletler Topluluğu)’ndan ayrılan Gürcistan gerçek anlamda uluslaşmasını tamamlamaya çalışmaktadır. Diğer BDT ülkelerinde Rusça en etkin dil iken, Gürcistan’da Rusça gençlerin bilmediği, yaşlılarınsa artık konuşmadığı bir dil haline gelmiş.
Gürcistan’ın Çerkes Soykırımını tanıması ve Çerkes Soykırımı Anıtını açması, Çerkeslerin tarihinde bir dönüm noktasıdır.

Ancak Gürcistanın, bu eylemi Çerkeslerin kara kaşı, kara gözü için yapmadığını da bilmek zorundayız. Gürcistan böyle bir girişimi başlatarak Kuzey sınırlarında tampon bir bölge oluşturmanın ve Kafkasyanın merkezi olmanın hesabını yapmaktadır.
Ancak Çerkesler de hesap yapmayı öğrenmişlerdir artık. Rusyanın ve Rusya borazanı olmuş kişi ve kurumların
yapmaya çalıştığı manüplasyonları ve engellemeleri ellerinin tersiyle iterek, Gürcistanın Anaklia Kentinde yapılan Çerkes Soykırım Anıtının açılışına kitlesel anlamda katılmışlardır.

***
21 Mayıslar artık Rusya için bir karabasan olmaya başlamıştır. 21 Mayıslarda Rusya temsilciliklerinin önüne gitmeme konusunda ısrar edenler, artık hızla itibar ve taban kaybetmektedirler. 21 Mayıslar Rusya için artık “Türkiye’nin 24 Nisanı” olmuştur.
Dünyanın sayılı ekonomik ve siyasi güçleri arasında yer alan Rusya, Çerkesler Haklarını arama konusunda siyasi
çıkışlar yaptı diye geri adım atacak devlet değildir. Mücadele uzun soluklu olmak zorundadır. Diyasporalarımızda da, Anavatanımızda da haklarımızı sonuna kadar istemek ve almak zorundayız.
Rusya anavatana yerleşmiş olan dönüşçülerden herzaman rahatsız olmuştur. Ancak bir kısmını safına çekmiş, bir
kısmını da apolitik hale getirmiştir.

Üç yıl önce ortaya çıkan "Çerkesya Yurtseverleri" bu manüplasyonu kırma ve aşma konusunda önemli görevler üstlenebilirler diye umutlanmıştık. Ancak gelişmeler gösteriyor ki, Rusya "Çerkesya Yurtseverleri"ni ya teslim alacak, ya da sınırdışı edecektir. Kısa vadede üçüncü bir yol görünmüyor.
Bu durumda Diyasporalarımıza, özellikle Türkiye Diyasporasına önemli görevler düşüyor.

***
Rusya hızla üniterleşmeye ve despotizme doğru giderken, Türkiye’de tek parti döneminden kalma alışkanlıklar
terk edilerek, çok kültürlülüğe anlayışla bakılabilen bir iklime doğru gidilmektedir. Oluşan bu iklime katkıda bulunmak ve oluşmakta  olan Demokratik bir Türkiye’nin inşaasında görev almak zorundayız. Demokratikleşmesine katkıda bulunduğumuz Türkiye’yi, Çerkeslerin mücadelesinin merkezi haline getirebiliriz.
Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel, etnik meselelerine yapılan şoven yaklaşımlardır. Türkiye’nin etnik meselelerini çözecek bilgi ve tecrübe birikimi oluşamamıştır.
ÇHİ’nin 25-26 Şubat tarihlerinde düzenlediği Çerkes Çalıştayı’nda buna açık olarak tanık olduk. "Diyaspora, azınlık ve asimilasyon" kavramları üzerinden Çerkes Sorununu akademisyenlere ve entellektüellere tartıştırmak istedik. Ancak 170  üniversitenin bulunduğu Türkiye’de bu kavramlar üzerine bilimsel makale yazmış bilim insanı bulmakta zorlandık. Gördük ki Türkiye’nin bilim üreten kurumları Türkiye’nin en temel meselesinin çözümüne ilişkin kavramsal bir çalışma dahi yapmamış, ya da yapamamış.
Temel sorunlar konusunda bile üniversitelerinin hiçbir hazırlığının olmadığı bir ülkedir Türkiye.

Ne siyasi partilerinin, ne entellektüellerinin, ne istihbarat kuruluşlarını, ne dışişlerinin, ne emniyet teşkilatının, ne ordunun, ne sivil toplum kuruluşlarının, ne de halkının en temel meselesi konusunda bir hazırlığının olmadığı bir ülkede yaşıyoruz.
Türkiye’nin yaşamakta olduğu demokratik dönüşüm sürecine aktif olarak katılarak haklarımızı kazanabiliriz. Ancak haklarımızın kazanılması, kullanılabilmesi ve Türkiye’nin Çerkes Meselesinde taraf haline getirilebilmesi Çerkeslerin siyasi örgütlülüğüyle mümkündür.
Bu aşamada Türkiye’nin Çerkes Meselesinde taraf haline getirilmesi hayati bir önem taşımaktadır.
Tüm siyasi yapılanmalarımızın belirli bir koordinasyon içerisinde, enerjilerini Türkiye’nin Çerkes Meselesinde taraf haline getirilmesine yoğunlaştırmaları gerektiğine inanıyoruz.

Bu çabayı Çerkeslerin siyasi çatı örgütlenmesinin ilk adımı olarak başlatabiliriz.



3474 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
BÜYÜKELÇİ ERKHOV'UN ÇERKES DÜNYASINA ETKİLERİ ÜZERİNE - 24/02/2020
Büyükelçi Erkhov küllenmeye yüz tutmuş közün üzerine benzin dökerek bir yangına sebebiyet vermiştir. Rusya’nın yalanlarına vicdan sahibi kamuoyu asla inanmıyordu.Ama Erkhov Rusya yancısı ve kafası karışık Çerkelerin işini biraz daha zorlaştırmıştır.
MUSTAFA KEMAL'İN ÇERKESLERE GÜVENMEDİĞİNE DAİR ÜÇ TELGRAF - 15/02/2020
Bu tarihi belgeleri, son dönemde Çerkes Ethem ile Atatürk’ün yan yana çekilmiş resimlerini çokça paylaşıp, Atatürk Çerkeslere çok güvenirdi diyenlerin, ne kadar öngörüden ve bilgiden uzak olduklarını anlatmak için paylaştım.
TÜRKİYE’NİN GEÇMİŞ 25 YILI VE GELECEĞİMİZ - 04/01/2020
Gelecek Partisi geçmişteki hatalarından ders çıkarmış, geleceğe bakan ve geleceği planlayan yeni bir Türkiye inşa etmelidir.
YEL KAYADAN TOZ ALIR - 22/12/2019
Çerkes Halkı dışında hiç kimseye karşı kendimi borçlu hissetmiyorum. Türkiye sağcılığı ve solculuğu içinde asimile olmuş, Çerkes kimliğinden önce sağcı ya da solcu kimliği ile bize sataşanların söylediklerinin nezdimizde hiç bir hükmü yoktur.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi