• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam116
Toplam Ziyaret711556
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.79217.8233
Euro9.29239.3296
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkes Siyasetinin Üslubuna Dair
08/11/2014

Siyaset "bir düşünce etrafında örgütlenen kadroların maddi ve manevi araçları kullanarak, bir hedefe yönelmesi ve bir varlık ortaya koymasıdır" şeklinde tarif edilebilir.

Bu açıdan bakıldığında, Çerkeslerin ne tarih boyunca, ne de günümüzde ortaya, bir varlık yaratacak siyaset ve mücadele biçimi koyamadıklarını görüyoruz.

Soykırımcıları ve asimilasyoncuları kutsayan zihniyetler yok edilip, Çerkes Halkının lanetlileri bahçesine gönderilmesi sağlanmadan, Çerkeslerin, ortaya kapsayıcı bir siyaset çıkarabilmesi mümkün değildir. Bu durum hem anavatan, hem de diasporalar için geçerlidir.

Soykırımcıları ve asimilasyoncuları kutsayan zihniyetin sayısız örnekleri mevcuttur. Anavatanda Nalçik Meydanı’nda ellerini iki yana açmış dev bir kadın heykeli  görürsünüz. Bu heykel 450 yıl önce Ruslara verilen Mariya’nın heykelidir. Yani teslimiyetin heykel haline getirilmiş şeklidir. Yani “biz size 450 yıl önce teslim olduk” demenin heykelidir.

Bu heykelin nasıl dikildiğinin arka plan hikayesini bilmiyorum ama mutlaka Rusya’dan nemalanan yerel Çerkes yöneticiler düşünüp organize etmişlerdir. Yapımından da mutlaka nemalanmışlardır. Alçalmada sınır tanımayan bu zihniyet anavatanı rehin almış durumdadır. Aynı zihniyet Çerkes diyasporalarına da ayar verebilmenin peşindedir.

Enver Paşa tarafından İttihat Terakki bünyesinde kurdurulan, Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurucuları ve vurucu gücü Çerkeslerdi. Süleymen Askeri Bey, Kuşçubaşı Eşref Bey, Kuşçubaşı Sami Bey, Çerkes Ethem Bey en tanınmış olanlarıdır. Turan İmparatorluğu kurmak için yanıp tutuşan Enver Paşaya hayrandılar hepsi. Birinci Dünya savaşında Osmanlıyı batırıp yok eden Enver Paşa, Turan imparatorluğunu kurmak için Orta Asya’ya savaşmaya gittiğinde yanındaki en güvendiği adam Kuşçubaşı Sami idi. Enver öldürüldüğünde yerine geçip savaşı devam ettirmişti. Kuşçubaşı Sami savaşı bırakıp Türkiye’nin Ağrı sınır kapısına geldiğinde, 150'lilikler listesinde olduğu için ülkeye giremeyeceğini öğrenmişti.

Girdikleri Türkçü ve Turancı yapı içerisinde, "Çerkesleri Turan ırkının en asil kolu" olarak görmeye başlamıştı bu devletten maaş alan kadrolar. Onun için Çerkeslerin Hatko ailesinden bir  subay olan Ömer Seyfettin Türkçülüğün en güzel hikayelerini yazmıştı.

Devletin yanında yer almada usta olan bu zihniyet Türkiye’de Türkleşmiş, Rusya’da Ruslaşmış, Ürdün ve Suriye’de Araplaşmış, İsrail’de Yahudileşmiştir. Ancak bu zümre Çerkesler için bir talep dile getirileceğinde engelleme için ortak hareket etmeyi ustalıkla başarır.

Herkesin Türk, Müslüman ve sünni olmak zorunda olduğu Türkiye’de, devletle bütünleşmiş olan bu zihniyetler Çerkes kurumlarını kontrol ediyor.

Artık Çerkesler "Ne mutlu Türküm diyene" demeyecekler ve çocuklarında dedirtmeyecekler dediğimizde, en sert tepkiyi bu bukelemun zihniyetli Çerkeslerden görüyoruz. Oysa artık devlet bile okullarda andımızı kaldırdı ve çocuklara her sabah "ne mutlu Türküm diyene" dedirtmiyor.

"Türk olmaktan mutlu"olan bu Çerkesler, ya dönüşüp Çerkesleşecekler, ya da Çerkes Dünyasından kovulacaklardır.

Çerkeslerle ilgili bir iş, bir çalışma, bir düşünce, bir siyaset üretme çabasına girenler, uluslararası dayanışma halinde olan bu işbirlikçi Çerkeslerin ve kurumlarının engeline takılmaktadır.

Çerkeslerin yaratabilmiş olduğu en ciddi siyasi yapılanma olan ÇHİ, en acımasız saldırılara bu işbirlikçi Çerkesler tarafından uğradı. Ancak ÇHİ yaptığı işlerle, eylemlerle ve projelerle dosta da, düşmana da gerekli cevabı verdi.

ÇHİ'nin hiç kimse ile kişisel bir sorunu yoktur. Ancak toplumsal yetersizliklerimiz ve yanlışlıklarımız konusunda tespitler yapıp, eleştiri geliştirerek toplumsal gelişime katkı sunmaktadır. Bazı çevrelerse eleştiri ile karalama arasındaki farkı kavrayamıyor. Eleştriden istifade etmek yerine, savunmaya geçip karşı karalama kampanyası başlatabiliyor. Gelişkin toplumların yaptığı gibi, hatalarımızı düzeltebilmek için eleştiri mekanizmasını işletebilmeyi Çerkesler de er geç öğreneceklerdir.

Dünyanın en mazlum ve sahipsiz halklarından biri olan Çerkesler, mazlumun yanında değil de zalimin yanında yer alabilmektedir. Türkiye’de ırkçı İttihatçı zihniyetin istediği şekilde Kürtlere, Ermenilere, Rumlara ve devletin istediği şeylere saldırabilmektedir. Oysa Çerkesleri yok eden ne Kürtlerdir, ne Ermenilerdir, ne de Rumlardır. Çerkesleri yok eden Rusya’nın emperyalist politikaları ile Türkiye’nin ırkçı ve asimilasyoncu politikalarıdır.

ÇHİ her ayın 21'inde "Soykırım ve asimilasyon insanlık suçudur" pankartı açarak Türkiye’nin asimilasyoncu, Rusya’nın soykırımcı politikalarını eleştirirken tüm dünyaya meydan okumaktadır.

Çerkes siyasetinin dili  "net, kararlı, yürekli ve meydan okuyan" bir üslupta olacaktır.

Halklar arasında düşmanlığı değil, dostluğu ve dayanışmayı savunan bir dil olacaktır.

Onun için Çerkes Kimliğimizle, "Yaşasın Halkların Kardeşliği" demeye devam edeceğiz.



2576 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi