• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret780888
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Kayseri Mitingi ve Düşündürdükleri
04/05/2012

29 Nisan’da Kayseri’de buluşan Türkiye Çerkesleri, anavatandan gelen konuklarıyla birlikte muhteşem bir miting düzenledi.

Malum, ÇHİ 12 Mart 2011 Ankara ve 17 Nisan 2011 İstanbul’dan sonra “misyon mitingi” adını verdiği açık hava toplantılarını Anadolu şehirlerine taşıma kararı almıştı. Misyon mitingleri, dış etki oluşturarak Çerkes kimliğini yeniden ortaya çıkarma ve pekiştirmeyi hedefliyordu. Sayısal çoğunluk değil, uyanış ve kimlik bilincinin oluşmasına yaptığı etki esas alınıyordu.

Bu mitinglerin ilkini geçen yıl Eskişehir’de yapmak istedik. Ancak Eskişehir Mitingi, Çerkes kökenli Vali ve Çerkes eşrafça engellendi. Bu ayıbı onların amel defterlerine kocaman bir (-) olarak işaretledik.

Eskişehir’de durdurdular fakat görüldüğü gibi Kayseri’ye mani olamadılar (Şansımız valinin Çerkes olmamasıydı belkide!). Kayseri, Çerkes halkının yiğit evlatları sayesinde,  Ankara ve İstanbul’dan sonra Çerkes halkının hakları için miting düzenleyen ilk Anadolu şehri olma ünvan ve onurunu elde etti böylece.  

Emeği geçen herkese ve miting tertip komitesine Çerkes halkı adına teşekkür ediyoruz.

***

Evet, ÇHİ Kayseri Mitingi hedeflediği kitleyi yakalamış ve amacına ulaşmıştır.

Bu mitingle, hem Kayseri'nin miting için doğru seçim olduğu ve risk taşımadığı gösterilmiş; hem de bu vesileyle Çerkesler’in üniversitede açılacak bir kürsü ile yetinmeyeceği dosta düşmana bir kez daha ilan edilmiştir.

 ***

Çerkes meselesini görünür kılan bu miting, yaşadığımız anayasal sürece katkı sağlama anlamında da tam zamanında gerçekleştirilmiştir. Çünkü siyaset kurumu, sivil toplum örgütlenmelerinin taleplerinin arkasında halk desteği olup olmadığını bir şekilde test eder. “Kitlesel aktiviteler yapabilme potansiyeli” bunun en önemli göstergelerinden biridir ki Çerkesler bu potansiyellerinin olduğunu ispat etmişlerdir. Bu manada da Kayseri mitinginin zamanlaması mükemmeldir.

***

Ocak ayında ilan edilen ve 29 Nisan’da gerçekleşen Kayseri mitingi dört ay boyunca Kayseri ve Türkiye Çerkesleri’ni tartıştırarak Çerkes kimliğini canlı bir şekilde gündemde tutmuştur. Bu da önemli bir kazançtır.

Bu arada Çerkes kurumlarına da büyük bir şevk ve heyecan getirmiştir Kayseri Mitingi. Mesela mitingle ilgili hareketliliğin pik yaptığı 28-29 Nisan tarihlerinde, neredeyse bütün dernek yapıları teyakkuza geçmiş ve hiper-aktif kesilerek faaliyetler düzenlemişlerdir.

Ne diyelim?

Eğer niyetleri “Bütün yollar Kayseri’ye çıkmasın” değil ise, gerçekten hepsine helal olsun.

Ancak, Tsipine Aslan'ı sevdiğini iddia edenler, dileriz ki onun ruh ve duruşunu bayrak ellerinde "Anadilim onurum, savaşırım korurum" sloganlarıyla yürüyen, danslarını dört duvar arasından çıkarıp miting alanına taşıyan gençlerin yaşatacağını çok gecikmeden öğrenirler.

 ***

12 saatlik uzun bir yolculuktan sonra Kayseri'ye ulaştığımızda saat 10.30'du. Şehre Kayseri tabelasının önünde gençlerimiz coşkulu bir düğün yaptıktan sonra girdik. Yürüyüş güzergahı ve miting alanı gayet uygundu. Bu arada Kayserililer’in bazı çevreler tarafından ne kadar sıkı manipüle edildiğini de müşahede ettik.  Kara propagandanın tesirinde kalanlar yürüyüş koluna uzak kaldırımdan eşlik ettiler. Ama Çerkes halkının yiğit evlatları her türlü manipülasyonu yararak, yavaş yavaş miting alanına aktı.

Atlarıyla,

Kalpaklarıyla,

Yamçılarıyla,

Yaşlılarıyla,

Kadınlarıyla,

Gençleriyle,

Şiirleriyle,

Şarkılarıyla,

Sloganlarıyla,

Meydanı doldurdular.

Barış, kardeşlik ve hak taleplerinin bütün dünyaya yayıldığı çiçek gibi bir miting oldu.

Şarkılarımız, şiirlerimiz, mesajlarımız gök kubbeye dalga dalga yayıldı.

***

Mitingin sembolü olan Müslihe Nine’nin sözleriyle bağlamak istiyorum yazımı.

75-80 yaşlarındaki Müslihe Nine, elinde taşıdığı Çerkes bayrağı ile yürüyüş kortejinde herkesin sempatisini topladı.

Müslihe Nine, kendisine, “Nerelisin, kimlerdensin?” diye soranlara parmağıyla yürüyüş kolunu işaret ederek, "Ben işte bu yürüyenlerdenim" şeklinde verdiği veciz cevap beyninin ne kadar berrak olduğunu ortaya koyarken halkına da izleyeceği ışıklı yolu gösteriyordu.

 ***

Evet sevgili halkım!

Ya Müslihe Nine gibi safımızı net bir şekilde belirleyip meydanlara çıkacak, haklarımızı alacak ve varlığımızı geleceğe taşıyacağız;  ya da dört duvar arasında kimselere görünmeden oynaya oynaya yok olup gideceğiz.

Tercih senin.



4379 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi