• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam45
Toplam Ziyaret780886
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE
12/09/2021

  Sevgili Okuyucular,

  Doğrusunu isterseniz Türkiye Çerkes toplumunda  ortada olan aktörlerden biri olan Oğuz Berk ilginç bir kişilik. Kurduğu Kafkas Diasporası web sitesi ile yaptığı “yılın en’leri” ödül töreni hep tartışmaya ve çekiştirmeye neden oldu. Buradaki en önemli beceri, organizasyonu üstlenecek belediyeyi bulmakta yatıyordu. Bunun da en garantili yolu insanların beğenilme ve başarılı olduklarının takdir edilmesi duygusuna hitap etmek olduğunu çözmüştü Oğuz Berk. Aslında Belediye başkanı kendi alacağı ödül İçin sponsor oluyor ama bu arada bizim Çerkes emektarlarımızda ömürlerinde bir kez olsun ödül almanın mutluluğunu yaşıyordu. Biraz öne çıkan, halkı için emek sarf etmiş kimseleri aşağıya çekmek için elinden geleni yapan Çerkes toplumunda böyle bir şey yapmak tabii ki(!) büyük bir suçtu(!). Onun için Oğuz Berk, Çerkes toplumunda en çok tartışılan ve çekiştirilen kişilerden biri oldu. Bu işleri milletvekili olmak hayaliyle yaptığı söyleniyor, olabilir. Bu hayali gerçekleşse, Çerkesleri, bugün parlamentoda olan biyolojik Çerkeslerden daha iyi temsil edeceğine inandığımı da belirteyim.

                                       ***

  Oğuz Berk’in kendine vazife edindiği işlerden biri de Çerkes Ethem’e itibarının iadesi için çalışmak... Her ne kadar vicdan sahibi bazı tarihçiler ve siyasetçiler yarım ağızla da olsa “Çerkes Ethem olmasaydı bu ülke kurulamazdı, hain olarak telakki etmemek gerekir” gibi laflar etseler de, o işin o kadar kolay olmadığını bilmemiz gerekiyor.

  Bu ülkede, Ethem dışında Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele gibi paşalar, Halide Edip Adıvar, Adnan Adıvar, İsmail Canbulat gibi Milli Mücadele’nin en önemli şahsiyetleri Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdukları için ve İzmir'de suikast organize ettikleri suçlamasıyla idamla yargılanmış, hapsedilmiş, yurt dışına kaçmış ve bazıları da idam edilmişlerdir.

  Bu şahsiyetlerin hiç biri için tarih kitaplarında Hain Türk Kazım, Ali Fuat, Refet, Halide Edip, Adnan yazmazken, neden Ethem Bey’in isminin önüne hain sıfatı eklenerek tüm Çerkesler hainleştirilmiştir?

  Bunu cevabı çok basit ama kimse söylemeye cesaret edemiyor.

  Cevaplardan birincisi Mustafa Kemal’in Yunanlılardan ve İngilizlerden çok Çerkes Ethem’den ve Çerkesler’den korkmasıdır… Onun için 1927 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası Kongresi'nde okuduğu 599 sayfa tutan nutkunun otuz sayfasını Ethem Bey’i hain ilan etmeye ayırmıştır.

İkincisi; Milli Mücadelenin gerçek kahramanlarının emeğinin üzerine Mustafa Kemal’in oturduğunun tespitini yapmak gerekiyor.

  Bu soruların cevabını ararsanız, T.C.'nin temel kuruluş felsefesini sorgularsınız ki, adamı hemen “cısss” yaparlar.

Halbuki, bunlar kutsal metin midir ki sorgulanamaz  olsun?

 

  Tabii ki değil. Ama bu meselelerin sorgulanabileceği demokratik bir ülkenin oluşması için mücadele etmek gerekiyor.

                                             ***

 

  Hep sağ partileri ziyaret etmekle eleştirilen Oğuz Berk, geçtiğimiz günlerde sol cenahta konumlandırılan CHP Genel Merkezi'nde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na Kalpak giydirerek Çerkes Ethem’le ilgili kerhen bir şeyler söyletti. Kılıçdaroğlu ziyaretçilerin profiline uygun şekilde kelam-ı rüşvet babından bir kaç laf etmiş, meselenin siyasi anlamda arkasında durmamış ve topu tarihçilere atmıştı.

  Mesele burada kalabilseydi Çerkesler de CHP’nin demokrat bir parti olma yolunda ilerlemekte olduğuna inanabileceklerdi. Ama Türkiye’nin en provokatör ve ırkçı grubu olan Aydınlık Gazetesi bu meseleyi Parti Sözcüsü Faik Öztrak’a sorunca takke düştü ve kel göründü. Faik Öztrak Genel Başkanı’na atar-gider de yaparak “yok öyle şey, bu asparagas haber” dedi.

  Kılıçdaroğlu, parti sözcüsünü çağırıp, “Ben partinin Genel Başkanıyım. Benim sözümü yalanlama hakkını sen nereden buluyorsun” diyebildi mi acaba?

  Hiç zannetmiyorum.

  Çünkü devşirmelerin orjinal görüşü ve duruşu olamaz. Kılıçdaroğlu bir Dersim Alevisidir. Dersimlilerde mücadeleyi seçen aileler çocuklarına Mazlum; yanaşmalar ise Kemal ismini koyarmış. Dersim Nazimiyeli Kılıçdaroğlu ailesi de, Dersimlilere yapılan en büyük zulümden dokuz yıl sonra doğan çocuklarına Mustafa Kemal’in ismini vererek Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu günlere hazırlamış.

Kemal Kılıçdaroğlu babalarına ve dedelerine uygulanan Dersim Katliamı’nın peşine düşmüş ve dönemin Malatya Emniyet Müdürü İhsan Sabri Çağlayangil’le röportaj yapmıştı. Çağlayangil, Kılıçdaroğlu’na verdiği mülakatta, “Dersimlileri mağaralara doldurarak fareler gibi zehirledik” demişti.

  2011 yılında Tayyip Erdoğan Dersim Katliamı için “İcabında ben devlet  adına özür diliyorum. Ama o olayların sorumlusu dönemin iktidar partisi CHP’dir. Özür dilemesi gereken Kemal Kılıçdaroğlu’dur.” demişti.

Bu polemik karşısında Kemal Kılıçdaroğlu dut yemiş bülbül gibi kalmıştı. Çünkü 1935 yılında Tunceli Kanunu'nu çıkarıp uygulamaya koyan, yeterince sert davranmadığı İçin İnönü’yü görevden alıp yerine Celal Bayar’ı tayin eden de Mustafa Kemal’di.

  Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez. Bu konular İçin laf etmek demek, bizzat Mustafa Kemal’in eleştirilmesi demektir. CHP’de bunu yaptığınızda o koltuğu altınızdan çekip alır, adamı da linç ederler.

 

  Bunları bilerek bir düşünce ve mücadele sistematiği geliştirmemiz gerekiyor.

                                                    ***
  Herşeye rağmen, bu olayla birlikte Çerkes Ethem ve Çerkesler bir kez daha gündeme gelmiştir.

Konunun konuşulup tartışılmasına vesile olması itibarı ile de iyi olmuştur diyebiliriz.

 



649 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
MET İZZET PAŞA VE ENVER PAŞA İLE BİR ANI - 10/07/2021
Enver Paşa Kolordu Kumandanı’nın aşırı Çerkesci olduğunu biliyormuş. Gayet ciddi, vakur, aynı zamanda da hissolunacak derecede asabi lisan ile ”Burası Türk ilidir ve bu ordu Türk ordusudur, bu orduya mensup olanların vazifesi evvela Türk olmaktır."
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi