• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam293
Toplam Ziyaret710156
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.75397.7849
Euro9.21339.2502
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Hiçbir Mazeretin Arkasına Sığınamayız
30/12/2013

Üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyası bir uygarlıklar mezarlığı. Onlarca kavim bu topraklarda müzelik olmuş.

Bu coğrafyaya hep emperyal devletler hükmetmiş. 1500 yıl Roma ve Bizans, 600 yıl da Osmanlının hükmü geçti bu topraklarda. 1789 Fransız burjuva devrimiyle doğan milliyetçilik düşüncesi, 100 yılda yerle bir etmiştir Romanın mirası üzerine oturan Osmanlıyı.

Emperyal devletlerde iktidar oyunları hiç bitmez. Roma’da, Bizans’ta, Osmanlı’da  oynanan iktidar oyunları tarihe mal olmuştur. Bu iki büyük imparatorluk bakiyesinin üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti, henüz çocuk bile sayılamaz yaş olarak. 90 yıl devletlerin yaşamında çok kısa bir zaman dilimi.

İmparatorluklarda savaşlar, isyanlar, alt üst oluşlar, iktidar oyunları hep olmuştur. Ama bu iki büyük imparatorluğun mirası üzerine oturan Türkiye Cumhuriyeti, imparatorluk bakiyesi olan tüm etnik halklara eziyet etmede geçmiş dönemlere rahmet okutmuştur. 90 yıllık Cumhuriyet dönemi, farklı etnik kimlikler için bir cehennem kazanı olmuştur.

Maalesef Ubıhça bu topraklarda yok oldu. 20 yıl önce Ubıhçayı bilen son soydaşımız Tevfik Esenç’le birlikte Ubıxçayı da toprağa gömdük.

Bu şekilde devam ederse yirmi, otuz yıl içinde aynı tehlike Adğece ve Abazacayı da bekliyor. Kırk ve elli yaşın altındakiler artık ya Çerkesce bilmiyor, ya da anlayıp konuşamıyor. Yani artık analar anadillerini bilmiyor.

Her sabah nesiller boyu, "Türküm, doğruyum, çalışkanım" diyerek büyümüş insanlar " Kafkas Türkü" ya da "Çerkes Türkü"olmuşlar. Bazıları da sadece "düğün Çerkesi", "kaşen Çerkesi", "halüj Çerkesi" ya da "salon Çerkesi" olmuşlar. Bazılarının babası, ya da dedesi Çerkes, kendileri Türk olmuş.

“Anadil eğitimi”, “Çerkesce televizyon” talebiyle meydanlara çıktığımızda en büyük direnç Çerkeslerden, Çerkes kurumlarından ve oluşumlarından gelmişti. Çerkes Halkının taleplerini dile getirmek için yola çıkan ÇHİ, PKK'lı olmak, AKP projesi olmak, ABD projesi olmak gibi ithamlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştı.

Kimliğine yabancılaşmış, hiçbir talebi olmayan, kendisi için talep dile getirenlere karşı çıkan bir topluma dönüşmüş Çerkesler.

Anavatanda xasecilik, diyasporada dernekçilik oynayarak bir yere varılabileceğine inandırılmışlar üstelik.

Çerkesler açısından manzara hiç de iç açıcı değil.

Kelimenin tam anlamıyla vahim.

Üstelik Çerkes toplumu, içinde bulunduğu durumun vehametini kavrayamayacak derecede narkozlanmış durumda.

Peki neden bu durumdayız ?

Gerek anavatanda, gerekse diyasporalarda ulusal varlığı için, kendisi için hiçbir zaman siyaset üretememiş olmaktır bunun yegane nedeni.

Fırtına ne kadar şiddetli olursa olsun, iyi kaptanlar gemiyi limana yanaştırırlar.

Karşımızdaki güç ne kadar büyük olursa olsun, şartlar ne kadar kötü olursa olsun mutlaka bir yol olduğunu biliyoruz.

Biz bu yolun, kendi ulusal siyasetimizi oluşturmaktan geçtiğine inanıyoruz.

Sürgün ve soykırımın 150. yılında Çerkeslerin de bir siyasi partisi olacak.

Çoğulcu Demokrasi Hareketi (ÇDH) bu amaçla yola çıktı.

Siyasi bir konu olan Çerkes meselesi, siyasi yoldan, siyasi araçlarla çözülecektir.

Şartlar ne kadar kötü olursa olsun hiçbir mazeretin arkasına sığınmayacağız.

Çünkü biz halkımıza inanıyoruz !

Mücadele edeceğiz !

Haklıyız !

Kazanacağız !

Çerkes sürgün ve soykırımının 150. yılı olan 2014 diriliş yılımız olsun!

Yeni yılınız kutlu olsun.



2939 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi