• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam87
Toplam Ziyaret823929
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.607316.6738
Euro17.573517.6439
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Hiçbir Mazeretin Arkasına Sığınamayız
30/12/2013

Üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyası bir uygarlıklar mezarlığı. Onlarca kavim bu topraklarda müzelik olmuş.

Bu coğrafyaya hep emperyal devletler hükmetmiş. 1500 yıl Roma ve Bizans, 600 yıl da Osmanlının hükmü geçti bu topraklarda. 1789 Fransız burjuva devrimiyle doğan milliyetçilik düşüncesi, 100 yılda yerle bir etmiştir Romanın mirası üzerine oturan Osmanlıyı.

Emperyal devletlerde iktidar oyunları hiç bitmez. Roma’da, Bizans’ta, Osmanlı’da  oynanan iktidar oyunları tarihe mal olmuştur. Bu iki büyük imparatorluk bakiyesinin üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti, henüz çocuk bile sayılamaz yaş olarak. 90 yıl devletlerin yaşamında çok kısa bir zaman dilimi.

İmparatorluklarda savaşlar, isyanlar, alt üst oluşlar, iktidar oyunları hep olmuştur. Ama bu iki büyük imparatorluğun mirası üzerine oturan Türkiye Cumhuriyeti, imparatorluk bakiyesi olan tüm etnik halklara eziyet etmede geçmiş dönemlere rahmet okutmuştur. 90 yıllık Cumhuriyet dönemi, farklı etnik kimlikler için bir cehennem kazanı olmuştur.

Maalesef Ubıhça bu topraklarda yok oldu. 20 yıl önce Ubıhçayı bilen son soydaşımız Tevfik Esenç’le birlikte Ubıxçayı da toprağa gömdük.

Bu şekilde devam ederse yirmi, otuz yıl içinde aynı tehlike Adğece ve Abazacayı da bekliyor. Kırk ve elli yaşın altındakiler artık ya Çerkesce bilmiyor, ya da anlayıp konuşamıyor. Yani artık analar anadillerini bilmiyor.

Her sabah nesiller boyu, "Türküm, doğruyum, çalışkanım" diyerek büyümüş insanlar " Kafkas Türkü" ya da "Çerkes Türkü"olmuşlar. Bazıları da sadece "düğün Çerkesi", "kaşen Çerkesi", "halüj Çerkesi" ya da "salon Çerkesi" olmuşlar. Bazılarının babası, ya da dedesi Çerkes, kendileri Türk olmuş.

“Anadil eğitimi”, “Çerkesce televizyon” talebiyle meydanlara çıktığımızda en büyük direnç Çerkeslerden, Çerkes kurumlarından ve oluşumlarından gelmişti. Çerkes Halkının taleplerini dile getirmek için yola çıkan ÇHİ, PKK'lı olmak, AKP projesi olmak, ABD projesi olmak gibi ithamlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştı.

Kimliğine yabancılaşmış, hiçbir talebi olmayan, kendisi için talep dile getirenlere karşı çıkan bir topluma dönüşmüş Çerkesler.

Anavatanda xasecilik, diyasporada dernekçilik oynayarak bir yere varılabileceğine inandırılmışlar üstelik.

Çerkesler açısından manzara hiç de iç açıcı değil.

Kelimenin tam anlamıyla vahim.

Üstelik Çerkes toplumu, içinde bulunduğu durumun vehametini kavrayamayacak derecede narkozlanmış durumda.

Peki neden bu durumdayız ?

Gerek anavatanda, gerekse diyasporalarda ulusal varlığı için, kendisi için hiçbir zaman siyaset üretememiş olmaktır bunun yegane nedeni.

Fırtına ne kadar şiddetli olursa olsun, iyi kaptanlar gemiyi limana yanaştırırlar.

Karşımızdaki güç ne kadar büyük olursa olsun, şartlar ne kadar kötü olursa olsun mutlaka bir yol olduğunu biliyoruz.

Biz bu yolun, kendi ulusal siyasetimizi oluşturmaktan geçtiğine inanıyoruz.

Sürgün ve soykırımın 150. yılında Çerkeslerin de bir siyasi partisi olacak.

Çoğulcu Demokrasi Hareketi (ÇDH) bu amaçla yola çıktı.

Siyasi bir konu olan Çerkes meselesi, siyasi yoldan, siyasi araçlarla çözülecektir.

Şartlar ne kadar kötü olursa olsun hiçbir mazeretin arkasına sığınmayacağız.

Çünkü biz halkımıza inanıyoruz !

Mücadele edeceğiz !

Haklıyız !

Kazanacağız !

Çerkes sürgün ve soykırımının 150. yılı olan 2014 diriliş yılımız olsun!

Yeni yılınız kutlu olsun.



3175 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi