• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam248
Toplam Ziyaret732606
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.36577.3952
Euro8.93578.9715
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Hiçbir Mazeretin Arkasına Sığınamayız
30/12/2013

Üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyası bir uygarlıklar mezarlığı. Onlarca kavim bu topraklarda müzelik olmuş.

Bu coğrafyaya hep emperyal devletler hükmetmiş. 1500 yıl Roma ve Bizans, 600 yıl da Osmanlının hükmü geçti bu topraklarda. 1789 Fransız burjuva devrimiyle doğan milliyetçilik düşüncesi, 100 yılda yerle bir etmiştir Romanın mirası üzerine oturan Osmanlıyı.

Emperyal devletlerde iktidar oyunları hiç bitmez. Roma’da, Bizans’ta, Osmanlı’da  oynanan iktidar oyunları tarihe mal olmuştur. Bu iki büyük imparatorluk bakiyesinin üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti, henüz çocuk bile sayılamaz yaş olarak. 90 yıl devletlerin yaşamında çok kısa bir zaman dilimi.

İmparatorluklarda savaşlar, isyanlar, alt üst oluşlar, iktidar oyunları hep olmuştur. Ama bu iki büyük imparatorluğun mirası üzerine oturan Türkiye Cumhuriyeti, imparatorluk bakiyesi olan tüm etnik halklara eziyet etmede geçmiş dönemlere rahmet okutmuştur. 90 yıllık Cumhuriyet dönemi, farklı etnik kimlikler için bir cehennem kazanı olmuştur.

Maalesef Ubıhça bu topraklarda yok oldu. 20 yıl önce Ubıhçayı bilen son soydaşımız Tevfik Esenç’le birlikte Ubıxçayı da toprağa gömdük.

Bu şekilde devam ederse yirmi, otuz yıl içinde aynı tehlike Adğece ve Abazacayı da bekliyor. Kırk ve elli yaşın altındakiler artık ya Çerkesce bilmiyor, ya da anlayıp konuşamıyor. Yani artık analar anadillerini bilmiyor.

Her sabah nesiller boyu, "Türküm, doğruyum, çalışkanım" diyerek büyümüş insanlar " Kafkas Türkü" ya da "Çerkes Türkü"olmuşlar. Bazıları da sadece "düğün Çerkesi", "kaşen Çerkesi", "halüj Çerkesi" ya da "salon Çerkesi" olmuşlar. Bazılarının babası, ya da dedesi Çerkes, kendileri Türk olmuş.

“Anadil eğitimi”, “Çerkesce televizyon” talebiyle meydanlara çıktığımızda en büyük direnç Çerkeslerden, Çerkes kurumlarından ve oluşumlarından gelmişti. Çerkes Halkının taleplerini dile getirmek için yola çıkan ÇHİ, PKK'lı olmak, AKP projesi olmak, ABD projesi olmak gibi ithamlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştı.

Kimliğine yabancılaşmış, hiçbir talebi olmayan, kendisi için talep dile getirenlere karşı çıkan bir topluma dönüşmüş Çerkesler.

Anavatanda xasecilik, diyasporada dernekçilik oynayarak bir yere varılabileceğine inandırılmışlar üstelik.

Çerkesler açısından manzara hiç de iç açıcı değil.

Kelimenin tam anlamıyla vahim.

Üstelik Çerkes toplumu, içinde bulunduğu durumun vehametini kavrayamayacak derecede narkozlanmış durumda.

Peki neden bu durumdayız ?

Gerek anavatanda, gerekse diyasporalarda ulusal varlığı için, kendisi için hiçbir zaman siyaset üretememiş olmaktır bunun yegane nedeni.

Fırtına ne kadar şiddetli olursa olsun, iyi kaptanlar gemiyi limana yanaştırırlar.

Karşımızdaki güç ne kadar büyük olursa olsun, şartlar ne kadar kötü olursa olsun mutlaka bir yol olduğunu biliyoruz.

Biz bu yolun, kendi ulusal siyasetimizi oluşturmaktan geçtiğine inanıyoruz.

Sürgün ve soykırımın 150. yılında Çerkeslerin de bir siyasi partisi olacak.

Çoğulcu Demokrasi Hareketi (ÇDH) bu amaçla yola çıktı.

Siyasi bir konu olan Çerkes meselesi, siyasi yoldan, siyasi araçlarla çözülecektir.

Şartlar ne kadar kötü olursa olsun hiçbir mazeretin arkasına sığınmayacağız.

Çünkü biz halkımıza inanıyoruz !

Mücadele edeceğiz !

Haklıyız !

Kazanacağız !

Çerkes sürgün ve soykırımının 150. yılı olan 2014 diriliş yılımız olsun!

Yeni yılınız kutlu olsun.



2985 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi