• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam98
Toplam Ziyaret733110
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.30657.3358
Euro8.77948.8145
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Katiline Katil Diyemeyenler, Adalet Arayamaz!
23/06/2015

Çerkes Halkı küllerinden yeniden doğuyor.

Etkisinde bulunduğu narkozlanma halinden çıkıyor.

Korkularını yeniyor.

Ve tüm dünyaya haykırarak taleplerini duyuruyor.

Çünkü artık siyasallaşıyor.

Siyaseti öğreniyor.

Siyaset ve siyasallaşma meselesi tüm toplumlarda olduğu gibi, Çerkeslerde de sancılı bir biçimde gelişecek. Çerkeslerin de bugüne kadar formatlanmış oldukları yapıları kırma konusunda sıkıntılarının olması son derece doğaldır. Ancak tüm şartlanmalar aşılacak ve Çerkes Halkı kendi bağımsız Çerkes Siyasetinin etrafında kenetlenmeyi başaracaktır.

Tabii ki Çerkes Halkını sert tartışmalar ve çatışmalar bekliyor. Çünkü kendi iç hesaplaşmasını tamamlayamamış halkların ulusal kurtuluş mücadalelerinde başarıya ulaşmaları mümkün değildir.

Çerkes Halkı yapısı gereği başka halklar tarafından sürekli kullanılmış ve savaştırılmıştır. Bugün Çerkes Halkının ulusal uyanışını bastırma konusunda en organize olmuş devlet Rusyadır. Büyük maddi imkanlar sağlayarak yandaş ve işbirlikçiler temin edebilmektedirler.

İşte bu işbirlikçilerin en rahatsız oldukları söylem "Katil Rusya Çerkesya’dan defol" sloganıdır.

Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Çerkes Halkının ve bölgede bulunan birçok halkın katili ve soykırımcısı Rusya'ya katil denmesinden neden rahatsızlık duyarlar bu kendine Çerkes diyebilenler?

Çerkes Halkı eğer Rusya'nın saldırısına uğramayıp vatanında yaşıyor olsaydı, bugün bağımsız yirmi milyonluk bir devlet olarak Birleşmiş Milletlerin onurlu bir üyesi olurdu.

Ağızlarında geveliyorlar. "Görüşme yürüttüğümüz, ya da ileride görüşme yürüteceğimiz bir devlete katil dersek nasıl aynı masaya oturacağız?"

Mücadele etmeyenler, sesini yükseltmeyenler görüşme masasına oturmak şöyle dursun, kaale bile alınmazlar. Nitekim zaten alınmıyorlar da.

Bugüne kadar Rusya tarafından muhatap alınıp ne görüşmüşler, Çerkes Halkının hangi meselesine çözüm bulmuşlar, varsa anlatsınlar da biz de öğrenelim. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde işbirlikçiler ciddiye alınmaz.

Mücadele edenler ve sesini yükseltenler muhatap alınır. Nitekim öyle de oldu. 2012 yılında 21 eylemlerini yeni başlatmıştık. "Katil Rusya Çerkesya'dan defol" sloganları eşliğinde Rusya Konsolosluğunun kapısına dayanıyorduk. Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov haber göndererek ÇHİ ile görüşmek istemişti.

Bir değerlendirme yapan ÇHİ yürütme kurulu, görüşme yapmayı olumlu bulmuştu. Ancak Rusya konsoluğunda yapılacak bir görüşmede sıkıntı olabileceği endişesiyle, görüşmenin ancak ÇHİ'nin belirleyeceği bir mekanda yapılabileceği iletildi.

İlettiğimiz talep ciddiye alındı ve Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov Tepebaşı Pera Palas Oteli’nde bizim misafimiz oldu. Bir Rus yetkiliye belki de ilk defa diplomatik bir dille ve en kararlı şekilde Çerkeslerin talepleri iletilmiş ve Rusya’nın soykırımcı ve katil olduğu söylenmiştir.

Konsolos Erkhov da diplomatik bir dille bizi tehdit etmiş ve Türkiye'yi ziyaret edecek olan Putin'i protesto etmememiz konusunda uyarıda bulunmuştu. Erkhov'un tehdidi bize sökmemiş, "Soykırımcı Putin Çerkeslere Hesap ver" sloganları eşliğinde Beşiktaş Başbakanlık ofisinin önünde protestomuzu yapmış ve gözaltına alınmıştık.

Bir tek cana bile kıyanlara katil diyorlar.

Bir halkı katledenler ise bin kere, milyon kere katildirler.

Suçluya suçunun söylenmesini engellemeye çalışanlarsa, sadece işbirlikçilerdir.

Onlar suçlunun tarafındadırlar.

Asla Çerkes Halkı adına muhataplıkları söz konusu değildir.

Dost da, düşman da iyi bilsinki, "Katil Rusya Çerkesya'dan defol" sloganları ile bütün dünyayı inleterek, Rusya'nın suçunu bütün aleme duyurmaya devam edeceğiz.

Nasıl Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov'a net bir şekilde soykırımcı olduklarını ifade etmişsek, bir gün Putin'e veya haleflerinin yüzüne de yaptıklarının ne olduğunu net bir şekilde ifade edeceğiz.



1332 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi