• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam110
Toplam Ziyaret696893
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.65167.6823
Euro8.95278.9886
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Katiline Katil Diyemeyenler, Adalet Arayamaz!
23/06/2015

Çerkes Halkı küllerinden yeniden doğuyor.

Etkisinde bulunduğu narkozlanma halinden çıkıyor.

Korkularını yeniyor.

Ve tüm dünyaya haykırarak taleplerini duyuruyor.

Çünkü artık siyasallaşıyor.

Siyaseti öğreniyor.

Siyaset ve siyasallaşma meselesi tüm toplumlarda olduğu gibi, Çerkeslerde de sancılı bir biçimde gelişecek. Çerkeslerin de bugüne kadar formatlanmış oldukları yapıları kırma konusunda sıkıntılarının olması son derece doğaldır. Ancak tüm şartlanmalar aşılacak ve Çerkes Halkı kendi bağımsız Çerkes Siyasetinin etrafında kenetlenmeyi başaracaktır.

Tabii ki Çerkes Halkını sert tartışmalar ve çatışmalar bekliyor. Çünkü kendi iç hesaplaşmasını tamamlayamamış halkların ulusal kurtuluş mücadalelerinde başarıya ulaşmaları mümkün değildir.

Çerkes Halkı yapısı gereği başka halklar tarafından sürekli kullanılmış ve savaştırılmıştır. Bugün Çerkes Halkının ulusal uyanışını bastırma konusunda en organize olmuş devlet Rusyadır. Büyük maddi imkanlar sağlayarak yandaş ve işbirlikçiler temin edebilmektedirler.

İşte bu işbirlikçilerin en rahatsız oldukları söylem "Katil Rusya Çerkesya’dan defol" sloganıdır.

Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Çerkes Halkının ve bölgede bulunan birçok halkın katili ve soykırımcısı Rusya'ya katil denmesinden neden rahatsızlık duyarlar bu kendine Çerkes diyebilenler?

Çerkes Halkı eğer Rusya'nın saldırısına uğramayıp vatanında yaşıyor olsaydı, bugün bağımsız yirmi milyonluk bir devlet olarak Birleşmiş Milletlerin onurlu bir üyesi olurdu.

Ağızlarında geveliyorlar. "Görüşme yürüttüğümüz, ya da ileride görüşme yürüteceğimiz bir devlete katil dersek nasıl aynı masaya oturacağız?"

Mücadele etmeyenler, sesini yükseltmeyenler görüşme masasına oturmak şöyle dursun, kaale bile alınmazlar. Nitekim zaten alınmıyorlar da.

Bugüne kadar Rusya tarafından muhatap alınıp ne görüşmüşler, Çerkes Halkının hangi meselesine çözüm bulmuşlar, varsa anlatsınlar da biz de öğrenelim. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde işbirlikçiler ciddiye alınmaz.

Mücadele edenler ve sesini yükseltenler muhatap alınır. Nitekim öyle de oldu. 2012 yılında 21 eylemlerini yeni başlatmıştık. "Katil Rusya Çerkesya'dan defol" sloganları eşliğinde Rusya Konsolosluğunun kapısına dayanıyorduk. Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov haber göndererek ÇHİ ile görüşmek istemişti.

Bir değerlendirme yapan ÇHİ yürütme kurulu, görüşme yapmayı olumlu bulmuştu. Ancak Rusya konsoluğunda yapılacak bir görüşmede sıkıntı olabileceği endişesiyle, görüşmenin ancak ÇHİ'nin belirleyeceği bir mekanda yapılabileceği iletildi.

İlettiğimiz talep ciddiye alındı ve Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov Tepebaşı Pera Palas Oteli’nde bizim misafimiz oldu. Bir Rus yetkiliye belki de ilk defa diplomatik bir dille ve en kararlı şekilde Çerkeslerin talepleri iletilmiş ve Rusya’nın soykırımcı ve katil olduğu söylenmiştir.

Konsolos Erkhov da diplomatik bir dille bizi tehdit etmiş ve Türkiye'yi ziyaret edecek olan Putin'i protesto etmememiz konusunda uyarıda bulunmuştu. Erkhov'un tehdidi bize sökmemiş, "Soykırımcı Putin Çerkeslere Hesap ver" sloganları eşliğinde Beşiktaş Başbakanlık ofisinin önünde protestomuzu yapmış ve gözaltına alınmıştık.

Bir tek cana bile kıyanlara katil diyorlar.

Bir halkı katledenler ise bin kere, milyon kere katildirler.

Suçluya suçunun söylenmesini engellemeye çalışanlarsa, sadece işbirlikçilerdir.

Onlar suçlunun tarafındadırlar.

Asla Çerkes Halkı adına muhataplıkları söz konusu değildir.

Dost da, düşman da iyi bilsinki, "Katil Rusya Çerkesya'dan defol" sloganları ile bütün dünyayı inleterek, Rusya'nın suçunu bütün aleme duyurmaya devam edeceğiz.

Nasıl Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov'a net bir şekilde soykırımcı olduklarını ifade etmişsek, bir gün Putin'e veya haleflerinin yüzüne de yaptıklarının ne olduğunu net bir şekilde ifade edeceğiz.



1251 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi