• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam147
Toplam Ziyaret781167
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Katiline Katil Diyemeyenler, Adalet Arayamaz!
23/06/2015

Çerkes Halkı küllerinden yeniden doğuyor.

Etkisinde bulunduğu narkozlanma halinden çıkıyor.

Korkularını yeniyor.

Ve tüm dünyaya haykırarak taleplerini duyuruyor.

Çünkü artık siyasallaşıyor.

Siyaseti öğreniyor.

Siyaset ve siyasallaşma meselesi tüm toplumlarda olduğu gibi, Çerkeslerde de sancılı bir biçimde gelişecek. Çerkeslerin de bugüne kadar formatlanmış oldukları yapıları kırma konusunda sıkıntılarının olması son derece doğaldır. Ancak tüm şartlanmalar aşılacak ve Çerkes Halkı kendi bağımsız Çerkes Siyasetinin etrafında kenetlenmeyi başaracaktır.

Tabii ki Çerkes Halkını sert tartışmalar ve çatışmalar bekliyor. Çünkü kendi iç hesaplaşmasını tamamlayamamış halkların ulusal kurtuluş mücadalelerinde başarıya ulaşmaları mümkün değildir.

Çerkes Halkı yapısı gereği başka halklar tarafından sürekli kullanılmış ve savaştırılmıştır. Bugün Çerkes Halkının ulusal uyanışını bastırma konusunda en organize olmuş devlet Rusyadır. Büyük maddi imkanlar sağlayarak yandaş ve işbirlikçiler temin edebilmektedirler.

İşte bu işbirlikçilerin en rahatsız oldukları söylem "Katil Rusya Çerkesya’dan defol" sloganıdır.

Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Çerkes Halkının ve bölgede bulunan birçok halkın katili ve soykırımcısı Rusya'ya katil denmesinden neden rahatsızlık duyarlar bu kendine Çerkes diyebilenler?

Çerkes Halkı eğer Rusya'nın saldırısına uğramayıp vatanında yaşıyor olsaydı, bugün bağımsız yirmi milyonluk bir devlet olarak Birleşmiş Milletlerin onurlu bir üyesi olurdu.

Ağızlarında geveliyorlar. "Görüşme yürüttüğümüz, ya da ileride görüşme yürüteceğimiz bir devlete katil dersek nasıl aynı masaya oturacağız?"

Mücadele etmeyenler, sesini yükseltmeyenler görüşme masasına oturmak şöyle dursun, kaale bile alınmazlar. Nitekim zaten alınmıyorlar da.

Bugüne kadar Rusya tarafından muhatap alınıp ne görüşmüşler, Çerkes Halkının hangi meselesine çözüm bulmuşlar, varsa anlatsınlar da biz de öğrenelim. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde işbirlikçiler ciddiye alınmaz.

Mücadele edenler ve sesini yükseltenler muhatap alınır. Nitekim öyle de oldu. 2012 yılında 21 eylemlerini yeni başlatmıştık. "Katil Rusya Çerkesya'dan defol" sloganları eşliğinde Rusya Konsolosluğunun kapısına dayanıyorduk. Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov haber göndererek ÇHİ ile görüşmek istemişti.

Bir değerlendirme yapan ÇHİ yürütme kurulu, görüşme yapmayı olumlu bulmuştu. Ancak Rusya konsoluğunda yapılacak bir görüşmede sıkıntı olabileceği endişesiyle, görüşmenin ancak ÇHİ'nin belirleyeceği bir mekanda yapılabileceği iletildi.

İlettiğimiz talep ciddiye alındı ve Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov Tepebaşı Pera Palas Oteli’nde bizim misafimiz oldu. Bir Rus yetkiliye belki de ilk defa diplomatik bir dille ve en kararlı şekilde Çerkeslerin talepleri iletilmiş ve Rusya’nın soykırımcı ve katil olduğu söylenmiştir.

Konsolos Erkhov da diplomatik bir dille bizi tehdit etmiş ve Türkiye'yi ziyaret edecek olan Putin'i protesto etmememiz konusunda uyarıda bulunmuştu. Erkhov'un tehdidi bize sökmemiş, "Soykırımcı Putin Çerkeslere Hesap ver" sloganları eşliğinde Beşiktaş Başbakanlık ofisinin önünde protestomuzu yapmış ve gözaltına alınmıştık.

Bir tek cana bile kıyanlara katil diyorlar.

Bir halkı katledenler ise bin kere, milyon kere katildirler.

Suçluya suçunun söylenmesini engellemeye çalışanlarsa, sadece işbirlikçilerdir.

Onlar suçlunun tarafındadırlar.

Asla Çerkes Halkı adına muhataplıkları söz konusu değildir.

Dost da, düşman da iyi bilsinki, "Katil Rusya Çerkesya'dan defol" sloganları ile bütün dünyayı inleterek, Rusya'nın suçunu bütün aleme duyurmaya devam edeceğiz.

Nasıl Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu Erkhov'a net bir şekilde soykırımcı olduklarını ifade etmişsek, bir gün Putin'e veya haleflerinin yüzüne de yaptıklarının ne olduğunu net bir şekilde ifade edeceğiz.



1424 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi