• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret780738
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Periyodik Sürekli Eylemlilik
18/08/2012

Yolun çok başında olmasına rağmen, Çerkes halkı meselesini siyasallaştırma yönünde emin adımlarla ilerliyor. Yola çıkılmışsa mutlaka hedefe de ulaşılır. Bu anlamda Çerkeslerin siyasallaşma hedefi de amacına ulaşacaktır.
Çerkesler şartların gereği olarak, kültürel çalışmalar yapan, içine kapalı, ulusal çitlerini örmüş bir toplum olarak yaşadı. Ancak, yaşadığımız bu süreç varlığımızı ve kültürümüzü korumaya yetmedi, aksine yok olmanın sınırına getirdi. Bugün artık yok olmayla var olma arasında son dönemeçteyiz. Ya derneklerimizde oynaya oynaya yok olacağız; ya da yeni bir yol bulacağız.

Çerkes halkının varlığını geleceğe taşıma ve ulusunu yeniden inşa etme konusunda tuttuğu yeni yol siyasallaşmadır.

***

Siyasallaşma sağlam bir fikir etrafında, belirli bir kadronun, belirli araçları ve kaynakları kullanarak harekete geçmeleriyle gerçekleşir. Asgari üç şartın yerine gelmiş olması durumunda ortaya siyasi bir hareket çıkar.
1-) Sağlam bir fikir (ideoloji) : Kadrolar ve entelejansiya tarafından etrafında kitleleri toplayabilecek, heyecanlandıracak ve harekete geçirecek bir söylem üretilmesi gerekmektedir. Biz bu söylemi "Çerkes Ulusunun yeniden inşası ve bağımsız bir ulus yaratma" olarak belirtiyoruz.
2-) Kadrolar :  Üretilmiş söylem ve düşünceye inanarak harekete  geçen insanlardır. Kadrolar her türlü riski ve bedeli göze almak zorundadırlar. Feleğin çemberinden geçip, ağır bedeller ödeyerek kadro haline gelinebilir. Bir dava, uğruna ölümü göze alabilecek, hapse girebilecek, işkenceleri göze alabilecek, maddi ve manevi bedeller ödeyebilecek adamları yoksa dava değildir. Bu anlamda Çerkes davasının karnesi çok zayıftır. Ancak dünyanın en büyük direnişlerinden biri olan, Anavatanın savunması savaşını gerçekleştirmiş olan Çerkes halkı, davasını sahip çıkacak yiğit kadroları da bağrından çıkaracaktır.
3-) Araçlar ve kaynaklar : Düşüncelerini hayata geçirecek kadroların bazı araçlara sahip olması gerekmektedir. Siyasi parti, vakıflar, dernekler, gazeteler, yayın organları, internet siteleri, yayın evleri, şirketler…  Devamlılığın olabilmesi için de mutlaka sağlam mali kaynaklar.
Bu amaçlara, Çerkes halkında oluşturulacak toplumsal bir etki ve dönüşümle ancak ulaşılabilir. ÇHİ de işte böyle bir süreçte, Çerkes toplumunu görünür kılmak, fark edilmesini sağlamak, meselesini ortaya koyarak siyasallaşmasına katkı sağlamak amacıyla meydanlara çıktı.
Çerkes halkının kendine güvenini tesis etti, korkuların yersiz olduğunu gösterdi.
Ayrıca 21 Mayıslarda Çerkes Soykırımını protesto etmek için meydanlara çıkmış olan binlerce insanımız da Çerkes meselesinin siyasallaşmasına önemli katkılar sundu.
Çerkes davasının siyasallaştırılmasının en  en önemli argümanı "soykırım"dır. Yaşadığımız trajedinin ve bugün içinde bulunduğumuz durumun sorumlusu, Çerkeslere soykırım uygulayan Çarlık Rusyası ve onun işbirlikçileridir.
Haklarımızı elde edip, özgür bir ülke ve ulus olabilmemizin anahtarı soykırımın kabullendirilmesinden geçer.
Soykırım gerçeğini önce halkımıza, sonra içinde yaşadığımız topluma ve dünyaya, daha sonra da bu işin faili Rusya’ya kabul ettirmek zorundayız.
Böylesine güç bir hedefe, sorunlarımızı boş vakitlerimizde ilgilendiğimiz bir “hobi” düzeyine indirerek değil, aktivitelerimizi yükselterek ve senenin her gününe yayarak ancak ulaşabiliriz.
Bunun içindir ki ÇHİ "Periyodik Sürekli Eylemlilik" kararı almıştır.
21 Mayıs gerçeğinden yola çıkarak her ayın 21’inde, saat 20’de İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünde hüzünlü müziklerimizle ve pankartlarımızla toplanacağız. Tüneldeki Rusya konsolosluğuna her ay yürüyerek, halkımıza karşı işlenen cürümü suçlunun yüzüne karşı haykıracağız.
Bu eylemi  Israrla tekrarlayacak, 2014 Soçi olimpiyatlarına kadar da sürdüreceğiz. Soçi Olimpiyatları başladığı zaman Taksimde kuracağımız soykırım çadırında olimpiyat süresince bütün dünyayı bilgilendirip, Çerkes Soykırımı konusunda kamuoyu ve bu yolla baskı oluşturacağız.
Tüm duyarlı Çerkesleri ve Çerkes dostlarını, periyodik olarak gerçekleştireceğimiz eylemlerin ilkine katılmak üzere, 21 Eylül Cuma günü saat 20’de Galatasaray Lisesi önüne davet ediyoruz.

Şimdiden hayırlı olsun.

***
Herkese iyi bayramlar diliyorum.



3354 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi