• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam95
Toplam Ziyaret560005
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Bir Kutup Yıldızı: ÇHİ
02/09/2013

Çerkes halkının bugün içinde bulunduğu durum tamamen siyasi nedenlere dayanmaktadır. Vatanının işgal edilmesi, soykırıma uğraması, sürülmesi siyasidir.

İskan politikaları, yerleşim yerlerinin küçüklüğü ve dağınıklığı da siyasidir.  

Dilinin, kültürünün ve ulusal varlığının yok oluyor olması da siyasidir.

Çerkes halkına uygulanan asimilasyon politikaları da siyasi nedenlere dayanmaktadır.

Çerkes halkının bugün ortaya bir mücadele azmi koyup, “ben varım” diyememesi de siyasidir. Soykırımcılar ve asimilasyoncular böyle bir irade ortaya çıkmasını ortaklaşa engellemektedirler.

Çünkü soykırımcıların ve asimilasyoncuların çıkarları Çerkeslerin yok olması konusunda kesişmektedir.

Çerkeslere soykırım ve sürgün uygulayan zihniyetle, onları Yugoslavya’dan, Irak'a kadar birbirine uzak ve küçük birimler halinde yerleştiren zihniyet pek de birbirinden farklı değildir.

Çerkes halkı bugüne kadar kendisine müsaade edildiği ölçüde örgütlenebilmekte, daha ilerisini düşünebilme iradesini ortaya koyamamaktadır.

Başına gelenler tamamen siyasi nedenlere dayanmasına rağmen, ortaya siyasi mücadele iradesi koyamamakta, kültürel çalışmalarla yetinilmesi konusunda ısrar edilmektedir.

Kimlik bilinci ve siyasi mücadele geleneği olmayan Çerkes Halkı, Filistin için, Mısır için, Arakan için, Ermeniler için, Kürtler için, Türkler için ağlayabilmekte, ancak kendi zavallı halini görmemektedir. Oysa Çerkes Davası ne Filistin meselesinden, ne Arakan meselesinden, ne Kürt meselesinden, ne Ermeni meselesinden daha önemsiz bir mesele değildir.

Önemsiz kılanlar, davalarını büyütmek için ortaya bir irade ve yiğitlik koyamayanlardır!

Ancak ÇHİ'nin meydanlara çıkıp varlık iradesi beyan etmesi ve bir mücadele stratejisi geliştirmesi, halkımız üzerinde bir heyecan yaratırken, soykırımcılar ve asimilasyoncular cephesinde bir paniğe sebep olmuştur.

ÇHİ'nin önünün kesilmesi, engellenmesi ve itibarsızlaştırılması için yürütülmüş çalışmalar ve çabalar da sosyolojik olarak ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.
T.C.'nin bir biçimde formatladığı, beyni duvarlarla örülmüş kafalar ÇHİ'yi anlayamadılar, hiçbir zaman da anlayamayacaklar. ÇHİ bir halk hareketi olmayı hedeflemektedir. Halkımızın içerisindeki tüm renkleri, düşünceleri, inançları, inançsızlıkları, siyasi akımları kucaklayabilmenin derdindedir. Başarının ancak halkın tümünün kucaklanmasından geçtiğine inanmaktadır.

ÇHİ birilerinin yaftalamaya çalıştığı gibi, ne sağcıların, ne solcuların, ne Müslüman Çerkeslerin, ne AKP'lilerin, ne CHP'lilerin, ne de BDP'lilerin hareketi değildir.

ÇHİ Çerkes Halkının toplumsal politik hareketidir.

ÇHİ bir cephe hareketidir.

Cephe hareketleri bütün siyasi eğilimleri içinde barındırır. Tıpkı FKÖ (Filistin Kurtuluş Örgütü) gibi. Burada FKÖ ismi bir misal teşkil ettiği için anılmaktadır.

Filistin Davası, Filistin Halkının tüm katmanlarının aynı hedefe yönelmesiyle başarıya ulaşabilmiştir. FKÖ içerisinde, El-fetih (Arap milliyetçileri), Hamas (filistin islamcıları), FHKC (Filistin Halk Kurtuluş Cephesi-Marksist Leninist), FKP (Filistin Komünist Partisi), Filistinli Hristiyanlar, Filistinli antisiyonist Yahudiler birlikte mücadele edebilmeyi başarabildikleri için Filistin davası yol alabilmiştir. ÇHİ de Çerkes halkının tüm bileşenlerini kucaklayarak, Çerkes Halkının varlık ve bağımsızlık mücadelesini başarıya ulaştıracaktır.

ÇHİ'nin en fazla eleştirdiğimiz yönü, yarattığı toplumsal etkiye, ortaya koyduğu eylemler ve projeler ile tanınırlık orantısına uygun bir örgütlülük yaratamamış olmasıdır. Ancak toplumsal mücadeleler sabır, sebat ve devamlılık ister. ÇHİ kadroları bunun bilincindedir.

Ancak bazı konuları da sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Başından beri Kafkasevi ÇHİ'nin yanında olmuştur. İstanbul Çerkes Derneği ile gönül birlikteliği oluşmuş ve İÇD 21 eylemlerinin devamlı destekçisi olma onurunu taşımaktadır. 2012 Kasım ayında oluşturulan DÇDK'nın oluşumuna aktif destek verilmiş, Suriyeli soydaşlarımıza yardım eli uzatılmıştır. 2013 Nisan ayında ÇERKES-FED'in oluşumuna aktif destek verilmiştir. ÇERKES-FED yeni katılımlarla genişlemesini sürdürecektir. ÇERKES-FED üyesi İstanbul Maltepe Çerkes Derneğinin lokalinin açılışı 14 Eylül 2013 Cumartesi akşamı gerçekleştirilecektir.

Bu arada DÇB (Dünya Çerkes Birliği)’nin Nalçık'ta Suriye Çerkesleri ile ilgili düzenlediği forum, DÇB'nin Çerkesler için hiçbir şey yapmayacağı konusunda anavatandaki xaseleri de ikna etti. Bunun üzerine bir koordinasyon kurulu oluşturan Rusya federasyonu Adığe Xaseleri diyasporaya bir çağrı yaparak Suriye Çerkesleri ile ilgili uluslararası bir toplantının İstanbul’da yapılmasını istedi. Çağrı ÇHİ, DÇDK ve Kaffed'e yapılmıştı. ÇHİ, DÇDK ve ÇERKES-FED böyle bir toplantının yapılmasının gerekliliğine inanıp çağrıya olumlu cevap verdi. Kaffed ve Rusya bu toplantıyı engelleme çalışmasına girdi. Nitekim Xase başkanlarına yapılan tehditler ve karalamalar sonucu, Rusya Adığe xaseleri böyle bir toplantıya katılmaktan şimdilik vazgeçirildiler.

Ancak ne Kaffed'in, ne DÇB'nin, ne de Rusya’nın gücü bu toplantının yapılmasını engellemeye yetmeyecektir. 2013'ün Kasım ayı sonunda İstanbul’da düzenlenecek "Uluslararası Çerkes Konferansı" ulusal ve uluslararası bazda siyaset, medya ve bilim çevrelerini bir araya getirecektir. Bu toplantıya dünyadaki bütün Çerkes Diyasporaları temsilcileri ve anavatandandan temsilciler de katılacaklardır.

Bu toplantıdan "Bağımsız Uluslararası Çerkes Birliği" kararının da çıkmasını bekliyoruz. Böylelikle Çerkes meselesi uluslararası bir nitelik ve meşruiyet kazanacaktır.

Özetle, ÇHİ, Çerkes halkının direniş hatlarını sabırla ve kararlılıkla oluşturarak, Çerkes siyasetinin kutup yıldızı olmaya devam edecektir.



Paylaş | | Yorum Yaz
3519 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi