• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam246
Toplam Ziyaret732604
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.36577.3952
Euro8.93578.9715
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Bir Kutup Yıldızı: ÇHİ
02/09/2013

Çerkes halkının bugün içinde bulunduğu durum tamamen siyasi nedenlere dayanmaktadır. Vatanının işgal edilmesi, soykırıma uğraması, sürülmesi siyasidir.

İskan politikaları, yerleşim yerlerinin küçüklüğü ve dağınıklığı da siyasidir.  

Dilinin, kültürünün ve ulusal varlığının yok oluyor olması da siyasidir.

Çerkes halkına uygulanan asimilasyon politikaları da siyasi nedenlere dayanmaktadır.

Çerkes halkının bugün ortaya bir mücadele azmi koyup, “ben varım” diyememesi de siyasidir. Soykırımcılar ve asimilasyoncular böyle bir irade ortaya çıkmasını ortaklaşa engellemektedirler.

Çünkü soykırımcıların ve asimilasyoncuların çıkarları Çerkeslerin yok olması konusunda kesişmektedir.

Çerkeslere soykırım ve sürgün uygulayan zihniyetle, onları Yugoslavya’dan, Irak'a kadar birbirine uzak ve küçük birimler halinde yerleştiren zihniyet pek de birbirinden farklı değildir.

Çerkes halkı bugüne kadar kendisine müsaade edildiği ölçüde örgütlenebilmekte, daha ilerisini düşünebilme iradesini ortaya koyamamaktadır.

Başına gelenler tamamen siyasi nedenlere dayanmasına rağmen, ortaya siyasi mücadele iradesi koyamamakta, kültürel çalışmalarla yetinilmesi konusunda ısrar edilmektedir.

Kimlik bilinci ve siyasi mücadele geleneği olmayan Çerkes Halkı, Filistin için, Mısır için, Arakan için, Ermeniler için, Kürtler için, Türkler için ağlayabilmekte, ancak kendi zavallı halini görmemektedir. Oysa Çerkes Davası ne Filistin meselesinden, ne Arakan meselesinden, ne Kürt meselesinden, ne Ermeni meselesinden daha önemsiz bir mesele değildir.

Önemsiz kılanlar, davalarını büyütmek için ortaya bir irade ve yiğitlik koyamayanlardır!

Ancak ÇHİ'nin meydanlara çıkıp varlık iradesi beyan etmesi ve bir mücadele stratejisi geliştirmesi, halkımız üzerinde bir heyecan yaratırken, soykırımcılar ve asimilasyoncular cephesinde bir paniğe sebep olmuştur.

ÇHİ'nin önünün kesilmesi, engellenmesi ve itibarsızlaştırılması için yürütülmüş çalışmalar ve çabalar da sosyolojik olarak ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.
T.C.'nin bir biçimde formatladığı, beyni duvarlarla örülmüş kafalar ÇHİ'yi anlayamadılar, hiçbir zaman da anlayamayacaklar. ÇHİ bir halk hareketi olmayı hedeflemektedir. Halkımızın içerisindeki tüm renkleri, düşünceleri, inançları, inançsızlıkları, siyasi akımları kucaklayabilmenin derdindedir. Başarının ancak halkın tümünün kucaklanmasından geçtiğine inanmaktadır.

ÇHİ birilerinin yaftalamaya çalıştığı gibi, ne sağcıların, ne solcuların, ne Müslüman Çerkeslerin, ne AKP'lilerin, ne CHP'lilerin, ne de BDP'lilerin hareketi değildir.

ÇHİ Çerkes Halkının toplumsal politik hareketidir.

ÇHİ bir cephe hareketidir.

Cephe hareketleri bütün siyasi eğilimleri içinde barındırır. Tıpkı FKÖ (Filistin Kurtuluş Örgütü) gibi. Burada FKÖ ismi bir misal teşkil ettiği için anılmaktadır.

Filistin Davası, Filistin Halkının tüm katmanlarının aynı hedefe yönelmesiyle başarıya ulaşabilmiştir. FKÖ içerisinde, El-fetih (Arap milliyetçileri), Hamas (filistin islamcıları), FHKC (Filistin Halk Kurtuluş Cephesi-Marksist Leninist), FKP (Filistin Komünist Partisi), Filistinli Hristiyanlar, Filistinli antisiyonist Yahudiler birlikte mücadele edebilmeyi başarabildikleri için Filistin davası yol alabilmiştir. ÇHİ de Çerkes halkının tüm bileşenlerini kucaklayarak, Çerkes Halkının varlık ve bağımsızlık mücadelesini başarıya ulaştıracaktır.

ÇHİ'nin en fazla eleştirdiğimiz yönü, yarattığı toplumsal etkiye, ortaya koyduğu eylemler ve projeler ile tanınırlık orantısına uygun bir örgütlülük yaratamamış olmasıdır. Ancak toplumsal mücadeleler sabır, sebat ve devamlılık ister. ÇHİ kadroları bunun bilincindedir.

Ancak bazı konuları da sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Başından beri Kafkasevi ÇHİ'nin yanında olmuştur. İstanbul Çerkes Derneği ile gönül birlikteliği oluşmuş ve İÇD 21 eylemlerinin devamlı destekçisi olma onurunu taşımaktadır. 2012 Kasım ayında oluşturulan DÇDK'nın oluşumuna aktif destek verilmiş, Suriyeli soydaşlarımıza yardım eli uzatılmıştır. 2013 Nisan ayında ÇERKES-FED'in oluşumuna aktif destek verilmiştir. ÇERKES-FED yeni katılımlarla genişlemesini sürdürecektir. ÇERKES-FED üyesi İstanbul Maltepe Çerkes Derneğinin lokalinin açılışı 14 Eylül 2013 Cumartesi akşamı gerçekleştirilecektir.

Bu arada DÇB (Dünya Çerkes Birliği)’nin Nalçık'ta Suriye Çerkesleri ile ilgili düzenlediği forum, DÇB'nin Çerkesler için hiçbir şey yapmayacağı konusunda anavatandaki xaseleri de ikna etti. Bunun üzerine bir koordinasyon kurulu oluşturan Rusya federasyonu Adığe Xaseleri diyasporaya bir çağrı yaparak Suriye Çerkesleri ile ilgili uluslararası bir toplantının İstanbul’da yapılmasını istedi. Çağrı ÇHİ, DÇDK ve Kaffed'e yapılmıştı. ÇHİ, DÇDK ve ÇERKES-FED böyle bir toplantının yapılmasının gerekliliğine inanıp çağrıya olumlu cevap verdi. Kaffed ve Rusya bu toplantıyı engelleme çalışmasına girdi. Nitekim Xase başkanlarına yapılan tehditler ve karalamalar sonucu, Rusya Adığe xaseleri böyle bir toplantıya katılmaktan şimdilik vazgeçirildiler.

Ancak ne Kaffed'in, ne DÇB'nin, ne de Rusya’nın gücü bu toplantının yapılmasını engellemeye yetmeyecektir. 2013'ün Kasım ayı sonunda İstanbul’da düzenlenecek "Uluslararası Çerkes Konferansı" ulusal ve uluslararası bazda siyaset, medya ve bilim çevrelerini bir araya getirecektir. Bu toplantıya dünyadaki bütün Çerkes Diyasporaları temsilcileri ve anavatandandan temsilciler de katılacaklardır.

Bu toplantıdan "Bağımsız Uluslararası Çerkes Birliği" kararının da çıkmasını bekliyoruz. Böylelikle Çerkes meselesi uluslararası bir nitelik ve meşruiyet kazanacaktır.

Özetle, ÇHİ, Çerkes halkının direniş hatlarını sabırla ve kararlılıkla oluşturarak, Çerkes siyasetinin kutup yıldızı olmaya devam edecektir.



3897 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi