• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam45
Toplam Ziyaret780886
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Bir Kutup Yıldızı: ÇHİ
02/09/2013

Çerkes halkının bugün içinde bulunduğu durum tamamen siyasi nedenlere dayanmaktadır. Vatanının işgal edilmesi, soykırıma uğraması, sürülmesi siyasidir.

İskan politikaları, yerleşim yerlerinin küçüklüğü ve dağınıklığı da siyasidir.  

Dilinin, kültürünün ve ulusal varlığının yok oluyor olması da siyasidir.

Çerkes halkına uygulanan asimilasyon politikaları da siyasi nedenlere dayanmaktadır.

Çerkes halkının bugün ortaya bir mücadele azmi koyup, “ben varım” diyememesi de siyasidir. Soykırımcılar ve asimilasyoncular böyle bir irade ortaya çıkmasını ortaklaşa engellemektedirler.

Çünkü soykırımcıların ve asimilasyoncuların çıkarları Çerkeslerin yok olması konusunda kesişmektedir.

Çerkeslere soykırım ve sürgün uygulayan zihniyetle, onları Yugoslavya’dan, Irak'a kadar birbirine uzak ve küçük birimler halinde yerleştiren zihniyet pek de birbirinden farklı değildir.

Çerkes halkı bugüne kadar kendisine müsaade edildiği ölçüde örgütlenebilmekte, daha ilerisini düşünebilme iradesini ortaya koyamamaktadır.

Başına gelenler tamamen siyasi nedenlere dayanmasına rağmen, ortaya siyasi mücadele iradesi koyamamakta, kültürel çalışmalarla yetinilmesi konusunda ısrar edilmektedir.

Kimlik bilinci ve siyasi mücadele geleneği olmayan Çerkes Halkı, Filistin için, Mısır için, Arakan için, Ermeniler için, Kürtler için, Türkler için ağlayabilmekte, ancak kendi zavallı halini görmemektedir. Oysa Çerkes Davası ne Filistin meselesinden, ne Arakan meselesinden, ne Kürt meselesinden, ne Ermeni meselesinden daha önemsiz bir mesele değildir.

Önemsiz kılanlar, davalarını büyütmek için ortaya bir irade ve yiğitlik koyamayanlardır!

Ancak ÇHİ'nin meydanlara çıkıp varlık iradesi beyan etmesi ve bir mücadele stratejisi geliştirmesi, halkımız üzerinde bir heyecan yaratırken, soykırımcılar ve asimilasyoncular cephesinde bir paniğe sebep olmuştur.

ÇHİ'nin önünün kesilmesi, engellenmesi ve itibarsızlaştırılması için yürütülmüş çalışmalar ve çabalar da sosyolojik olarak ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.
T.C.'nin bir biçimde formatladığı, beyni duvarlarla örülmüş kafalar ÇHİ'yi anlayamadılar, hiçbir zaman da anlayamayacaklar. ÇHİ bir halk hareketi olmayı hedeflemektedir. Halkımızın içerisindeki tüm renkleri, düşünceleri, inançları, inançsızlıkları, siyasi akımları kucaklayabilmenin derdindedir. Başarının ancak halkın tümünün kucaklanmasından geçtiğine inanmaktadır.

ÇHİ birilerinin yaftalamaya çalıştığı gibi, ne sağcıların, ne solcuların, ne Müslüman Çerkeslerin, ne AKP'lilerin, ne CHP'lilerin, ne de BDP'lilerin hareketi değildir.

ÇHİ Çerkes Halkının toplumsal politik hareketidir.

ÇHİ bir cephe hareketidir.

Cephe hareketleri bütün siyasi eğilimleri içinde barındırır. Tıpkı FKÖ (Filistin Kurtuluş Örgütü) gibi. Burada FKÖ ismi bir misal teşkil ettiği için anılmaktadır.

Filistin Davası, Filistin Halkının tüm katmanlarının aynı hedefe yönelmesiyle başarıya ulaşabilmiştir. FKÖ içerisinde, El-fetih (Arap milliyetçileri), Hamas (filistin islamcıları), FHKC (Filistin Halk Kurtuluş Cephesi-Marksist Leninist), FKP (Filistin Komünist Partisi), Filistinli Hristiyanlar, Filistinli antisiyonist Yahudiler birlikte mücadele edebilmeyi başarabildikleri için Filistin davası yol alabilmiştir. ÇHİ de Çerkes halkının tüm bileşenlerini kucaklayarak, Çerkes Halkının varlık ve bağımsızlık mücadelesini başarıya ulaştıracaktır.

ÇHİ'nin en fazla eleştirdiğimiz yönü, yarattığı toplumsal etkiye, ortaya koyduğu eylemler ve projeler ile tanınırlık orantısına uygun bir örgütlülük yaratamamış olmasıdır. Ancak toplumsal mücadeleler sabır, sebat ve devamlılık ister. ÇHİ kadroları bunun bilincindedir.

Ancak bazı konuları da sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Başından beri Kafkasevi ÇHİ'nin yanında olmuştur. İstanbul Çerkes Derneği ile gönül birlikteliği oluşmuş ve İÇD 21 eylemlerinin devamlı destekçisi olma onurunu taşımaktadır. 2012 Kasım ayında oluşturulan DÇDK'nın oluşumuna aktif destek verilmiş, Suriyeli soydaşlarımıza yardım eli uzatılmıştır. 2013 Nisan ayında ÇERKES-FED'in oluşumuna aktif destek verilmiştir. ÇERKES-FED yeni katılımlarla genişlemesini sürdürecektir. ÇERKES-FED üyesi İstanbul Maltepe Çerkes Derneğinin lokalinin açılışı 14 Eylül 2013 Cumartesi akşamı gerçekleştirilecektir.

Bu arada DÇB (Dünya Çerkes Birliği)’nin Nalçık'ta Suriye Çerkesleri ile ilgili düzenlediği forum, DÇB'nin Çerkesler için hiçbir şey yapmayacağı konusunda anavatandaki xaseleri de ikna etti. Bunun üzerine bir koordinasyon kurulu oluşturan Rusya federasyonu Adığe Xaseleri diyasporaya bir çağrı yaparak Suriye Çerkesleri ile ilgili uluslararası bir toplantının İstanbul’da yapılmasını istedi. Çağrı ÇHİ, DÇDK ve Kaffed'e yapılmıştı. ÇHİ, DÇDK ve ÇERKES-FED böyle bir toplantının yapılmasının gerekliliğine inanıp çağrıya olumlu cevap verdi. Kaffed ve Rusya bu toplantıyı engelleme çalışmasına girdi. Nitekim Xase başkanlarına yapılan tehditler ve karalamalar sonucu, Rusya Adığe xaseleri böyle bir toplantıya katılmaktan şimdilik vazgeçirildiler.

Ancak ne Kaffed'in, ne DÇB'nin, ne de Rusya’nın gücü bu toplantının yapılmasını engellemeye yetmeyecektir. 2013'ün Kasım ayı sonunda İstanbul’da düzenlenecek "Uluslararası Çerkes Konferansı" ulusal ve uluslararası bazda siyaset, medya ve bilim çevrelerini bir araya getirecektir. Bu toplantıya dünyadaki bütün Çerkes Diyasporaları temsilcileri ve anavatandandan temsilciler de katılacaklardır.

Bu toplantıdan "Bağımsız Uluslararası Çerkes Birliği" kararının da çıkmasını bekliyoruz. Böylelikle Çerkes meselesi uluslararası bir nitelik ve meşruiyet kazanacaktır.

Özetle, ÇHİ, Çerkes halkının direniş hatlarını sabırla ve kararlılıkla oluşturarak, Çerkes siyasetinin kutup yıldızı olmaya devam edecektir.



3982 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi