• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam84
Toplam Ziyaret613512
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.87655.9000
Euro6.52106.5471
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Şimdi Çerkes Çalıştayı Zamanı; Şimdi Çalışma ve Mücadele Zamanı
28/12/2011

"Mesele esir düşmekte değil,
Teslim olmamakta bütün mesele."

Çerkesler vatanlarını emsali görülmemiş bir kahramanlıkla savundular.

Düşman kuvvetlerinin karşılaştırılamaz üstünlüğüne rağmen direndiler.
Vatanlarını kaybetmek pahasına teslim olmadılar.
Göç ettikleri Osmanlı'da bütün imkansızlıklara rağmen tutundular.

Var olmak ve varlıklarını geleceğe taşımak davaları olduı. Ülke demokratikleşince de hemen örgütlerini kurdular. Okullarını açıp, alfabelerini hazılayıp, eğitim sistemlerini oluşturdular. Anavatana öğretmenler gönderip oralarda da okullar açtılar.
Ancak Osmanlı son dönemde darbeci ve komitacı İttihat ve Terakki şebekesinin tahakkümüne girdi.
Osmanlının Avrupa'daki toprakları kaybedilince, Anadolu topraklarının muhafazası için müslümanlaştırma ve Türkleştirme operasyonuna girişildi. İlk operasyon da Ermeniler'e yapıldı.

Cumhuriyet döneminde, bu iki kimliği bünyesinde barındırmayan bütün unsurlar hedef tahtası oldu. İttihat ve terakinin B takımı tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti tüm farklılıklar için bir eritme kazanı haline getirildi.
Hiç bir zaman korku nedir bilmemiş olan Çerkesler böyle bir tezgah görmemişlerdi. Zaten tezgahlara kafaları çalışmazdı. Dağınık iskan edilmeleri sebebiyle kurulan tezgahlara karşı birlikte hareket edebilecek durumda da değillerdi.
Her taraftan kuşatılmışlardı.

Dilleri, giysileri, düğünleri, müzikleri yasaklanmıştı.
Onlar haindiler artık.

Aşağılanıyorlar, kendilerini gizliyorlar, kimliklerini inkar ediyorlardı.
Kimlikleri başlarına belaydı çünkü.
Düşünceleri de esir alınmıştı.

***

Türkiye Cumhuriyeti sadece Çerkeslere değil, tüm etnik topluluklara, dini cemaatlere, Alevilere, solcu ve sosyalistlere karşı da aynı acımasızlık içerisindeydi.
Türkiye, sürgünler, katliamlar, darbeler, entrikalar ve çok ağır bedeller ödeyerek bu günlere geldi.
Gerek değişen dünya, gerek Türkiye'de verilen mücadeleler sonucu artık söylenemeyenler söylenir, yapılamayanlar yapılır oldu.
Devlet de dönüştü.

Devlet destekli Kürtçe ve Arapça televizyonlar 24 saat yayın yapıyor.

Aleviler varlıklarını görünür kılıp binlerce Cemevi inşa ettiler.

Romanlarla, Alevilerle çalıştaylar yapılıyor, Kürtlerle müzakere ve savaş birarada yürüyor.
Ancak bu süreçte devlet tarafından görülmeyen kesim Çerkesler oldu.

*** 

Demokratik açılım sürecinde sıranın kendilerine gelmesini bekleyen Çerkesler'de de sabrın sonu geldi.
2011 yılı bu açıdan tarihe geçecek bir yıl oldu.

Çerkesler teslim alınan düşüncelerini özgürleştirdiler. Hak talep etmenin, hakları için mücadele etmenin, haynape (ayıp) olmadığını, onurlu bir yaşam biçimi olduğunu dosta da, düşmana da gösterdiler.
Yıllarca "Yemek yediğin kaba kirletilmez" denilerek hak talepleri bloke edilenler, önlerindeki kabı kaldırıp yere çalarak üzerlerindeki büyüyü bozdular. “Biz alın terimizle üretebildiğimizi yiyoruz. Bize lütfedilen hiç bir şey yok. Haklarımız temel insan haklarıdır, söke söke alacağız” dediler ve ÇHİ öncülüğünde meydanlara çıktılar.
Çerkeslere dair ezberleri, hem devlet nezdinde hem de çerkesler nezdinde bozdular.
12 Mart'ta Ankara Abdi İpekçi'de, 17 Nisan'da İstanbul Kadıköy İskele Meydanı'nda, 1 Mayıs'ta Taksim'deydiler. Çerkeslerin estirdiği rüzgardan rahatsız olan devlet, Eskişehir'de tavır değiştirdi ve karşılarına yasaklarla çıktı.
Ama yılmak yok, mücadele bayrağı her gün daha yükseklere çıkacak.

Hergün mücadelenin ve taleplerin çıtası yükseltilecek.
Çünkü artık Çerkesler'in esir alınan düşüncesi özgürleşti.

Artık mücadeleyi durdurabilmenin mümkünü yok.

Zafer tüm Türkiye halklarıyla birlikte Çerkeslerin de olacak.

***

ÇHİ 25 Aralık 2011 pazar günü, kendisine gönül veren yol arkadaşlarıyla birlikte bir istişare toplantısı düzenledi. Xase geleneğini yeniden ihya etti ve birlikten güç doğar anlayışını hayata geçirdi. Son derece düzeyli bir fikir-öneri paylaşımı oldu.
Bu toplantıdan iki karara tam destek çıktı:

Birincisi devletin yapmadığı Çerkes Çalıştayını ÇHİ'nin düzenlemesi,
İkincisi planlanmakta olan eğitim çalışmalarının devam ettirilmesi.
Eğitim çalışmalarıyla ilgili hukuki prosedürler tamamlanır tamamlanmaz duyurusu yapılacaktır.
Evet, devletin bir çok kesimle yürüttüğü ancak Çerkesler'den esirgediği Çerkes Çalıştayı ÇHİ tarafından gerçekleştirilecektir.
Çerkes Çalıştayı, siyasi partiler, bilim adamları, aydınlar, gazeteciler ve Çerkes toplumunun kanaat önderlerinin katılımıyla Şubat 2012'de gerçekleştirilecektir.
Çalıştaya hazırlık sürecinde Çerkes toplumunun tüm kesimleriyle mutabakat aranacak, tüm kurumlar tek tek ziyaret edilecek ve katılımın sağlanması için gayret gösterilecektir. Toplumda söyleyecek sözü ve birikimi olan tüm kesimlerin taleplerini ortaya koymalarına gayret edilecektir.
Gün taleplerimizi cesaretle ortaya koyma zamanıdır.

Gün sesimizi yükseltme zamanıdır.

Gün birlik olma zamanıdır.

Ha marje.



2119 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
ADĞE-ABAZA AYRILIĞINI KÖRÜKLEYENLER RUSYA’NIN HİZMETKÂRIDIR! - 01/08/2019
Her halkın diline ve kültürüne en büyük saygıyı duyarak, bize soykırım uygulamış olan Rusya'ya karşı birlikte mücadeleyi savunacağız.
ANADİLİNDE DUA ETMEK - 12/07/2019
Eğer şehirde Çerkes kalmayı başaracaksak, acı günlerimizde kendi dilimizde Allah'a yalvarmaktan (birileri ne der, demeden) çekinmeyeceğiz. 21 Mayıslarda okutulan duaları atalarımızın bildiği dil olan Çerkesçe ile yapacağız.
MARTİN KOÇESOKO ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 01/07/2019
Kısacası şerden hayır çıkmıştır. Yerel bir aktivistten, uluslararası tanınırlığı olan bir kahraman yaratmıştır Rusya yönetimi.
“TESPİT” İLE “İTHAM” ARASINDAKİ FARK? - 03/06/2019
Eleştirinin, hele toplumsal eleştirinin çok değerli olduğuna inanırım.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi