• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam234
Toplam Ziyaret732592
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.36577.3952
Euro8.93578.9715
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Şimdi Çerkes Çalıştayı Zamanı; Şimdi Çalışma ve Mücadele Zamanı
28/12/2011

"Mesele esir düşmekte değil,
Teslim olmamakta bütün mesele."

Çerkesler vatanlarını emsali görülmemiş bir kahramanlıkla savundular.

Düşman kuvvetlerinin karşılaştırılamaz üstünlüğüne rağmen direndiler.
Vatanlarını kaybetmek pahasına teslim olmadılar.
Göç ettikleri Osmanlı'da bütün imkansızlıklara rağmen tutundular.

Var olmak ve varlıklarını geleceğe taşımak davaları olduı. Ülke demokratikleşince de hemen örgütlerini kurdular. Okullarını açıp, alfabelerini hazılayıp, eğitim sistemlerini oluşturdular. Anavatana öğretmenler gönderip oralarda da okullar açtılar.
Ancak Osmanlı son dönemde darbeci ve komitacı İttihat ve Terakki şebekesinin tahakkümüne girdi.
Osmanlının Avrupa'daki toprakları kaybedilince, Anadolu topraklarının muhafazası için müslümanlaştırma ve Türkleştirme operasyonuna girişildi. İlk operasyon da Ermeniler'e yapıldı.

Cumhuriyet döneminde, bu iki kimliği bünyesinde barındırmayan bütün unsurlar hedef tahtası oldu. İttihat ve terakinin B takımı tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti tüm farklılıklar için bir eritme kazanı haline getirildi.
Hiç bir zaman korku nedir bilmemiş olan Çerkesler böyle bir tezgah görmemişlerdi. Zaten tezgahlara kafaları çalışmazdı. Dağınık iskan edilmeleri sebebiyle kurulan tezgahlara karşı birlikte hareket edebilecek durumda da değillerdi.
Her taraftan kuşatılmışlardı.

Dilleri, giysileri, düğünleri, müzikleri yasaklanmıştı.
Onlar haindiler artık.

Aşağılanıyorlar, kendilerini gizliyorlar, kimliklerini inkar ediyorlardı.
Kimlikleri başlarına belaydı çünkü.
Düşünceleri de esir alınmıştı.

***

Türkiye Cumhuriyeti sadece Çerkeslere değil, tüm etnik topluluklara, dini cemaatlere, Alevilere, solcu ve sosyalistlere karşı da aynı acımasızlık içerisindeydi.
Türkiye, sürgünler, katliamlar, darbeler, entrikalar ve çok ağır bedeller ödeyerek bu günlere geldi.
Gerek değişen dünya, gerek Türkiye'de verilen mücadeleler sonucu artık söylenemeyenler söylenir, yapılamayanlar yapılır oldu.
Devlet de dönüştü.

Devlet destekli Kürtçe ve Arapça televizyonlar 24 saat yayın yapıyor.

Aleviler varlıklarını görünür kılıp binlerce Cemevi inşa ettiler.

Romanlarla, Alevilerle çalıştaylar yapılıyor, Kürtlerle müzakere ve savaş birarada yürüyor.
Ancak bu süreçte devlet tarafından görülmeyen kesim Çerkesler oldu.

*** 

Demokratik açılım sürecinde sıranın kendilerine gelmesini bekleyen Çerkesler'de de sabrın sonu geldi.
2011 yılı bu açıdan tarihe geçecek bir yıl oldu.

Çerkesler teslim alınan düşüncelerini özgürleştirdiler. Hak talep etmenin, hakları için mücadele etmenin, haynape (ayıp) olmadığını, onurlu bir yaşam biçimi olduğunu dosta da, düşmana da gösterdiler.
Yıllarca "Yemek yediğin kaba kirletilmez" denilerek hak talepleri bloke edilenler, önlerindeki kabı kaldırıp yere çalarak üzerlerindeki büyüyü bozdular. “Biz alın terimizle üretebildiğimizi yiyoruz. Bize lütfedilen hiç bir şey yok. Haklarımız temel insan haklarıdır, söke söke alacağız” dediler ve ÇHİ öncülüğünde meydanlara çıktılar.
Çerkeslere dair ezberleri, hem devlet nezdinde hem de çerkesler nezdinde bozdular.
12 Mart'ta Ankara Abdi İpekçi'de, 17 Nisan'da İstanbul Kadıköy İskele Meydanı'nda, 1 Mayıs'ta Taksim'deydiler. Çerkeslerin estirdiği rüzgardan rahatsız olan devlet, Eskişehir'de tavır değiştirdi ve karşılarına yasaklarla çıktı.
Ama yılmak yok, mücadele bayrağı her gün daha yükseklere çıkacak.

Hergün mücadelenin ve taleplerin çıtası yükseltilecek.
Çünkü artık Çerkesler'in esir alınan düşüncesi özgürleşti.

Artık mücadeleyi durdurabilmenin mümkünü yok.

Zafer tüm Türkiye halklarıyla birlikte Çerkeslerin de olacak.

***

ÇHİ 25 Aralık 2011 pazar günü, kendisine gönül veren yol arkadaşlarıyla birlikte bir istişare toplantısı düzenledi. Xase geleneğini yeniden ihya etti ve birlikten güç doğar anlayışını hayata geçirdi. Son derece düzeyli bir fikir-öneri paylaşımı oldu.
Bu toplantıdan iki karara tam destek çıktı:

Birincisi devletin yapmadığı Çerkes Çalıştayını ÇHİ'nin düzenlemesi,
İkincisi planlanmakta olan eğitim çalışmalarının devam ettirilmesi.
Eğitim çalışmalarıyla ilgili hukuki prosedürler tamamlanır tamamlanmaz duyurusu yapılacaktır.
Evet, devletin bir çok kesimle yürüttüğü ancak Çerkesler'den esirgediği Çerkes Çalıştayı ÇHİ tarafından gerçekleştirilecektir.
Çerkes Çalıştayı, siyasi partiler, bilim adamları, aydınlar, gazeteciler ve Çerkes toplumunun kanaat önderlerinin katılımıyla Şubat 2012'de gerçekleştirilecektir.
Çalıştaya hazırlık sürecinde Çerkes toplumunun tüm kesimleriyle mutabakat aranacak, tüm kurumlar tek tek ziyaret edilecek ve katılımın sağlanması için gayret gösterilecektir. Toplumda söyleyecek sözü ve birikimi olan tüm kesimlerin taleplerini ortaya koymalarına gayret edilecektir.
Gün taleplerimizi cesaretle ortaya koyma zamanıdır.

Gün sesimizi yükseltme zamanıdır.

Gün birlik olma zamanıdır.

Ha marje.



2290 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi