• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam157
Toplam Ziyaret741295
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.16248.1951
Euro9.70819.7470
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
NEDEN "GELECEK PARTİSİ" KURUCU ÜYESİ OLDUM?
15/12/2019

Sevgili Okuyucularım,

Doğrusunu isterseniz bundan bir ay önce, sağ cenahtan gelen bir partide kurucu üye olacaksın deseydiler ben de inanmazdım. Ömrümde değil Ak Parti'ye oy vermek, ırkçı ve faşist gördüğüm için CHP'ye bile oy vermemiş biriyim. Ancak hayat yolculuğu bazen insanların önüne bir yol çatağı çıkarıyor. Böyle bir yol çatağında neden şimdi içinde bulunduğum yolu tercih ettiğimi sizlere izah etmem gerektiğini düşünüyorum.

15 yaşımda "Kafkasya Kültürel Dergi"yi okuyarak kimlik bilincine ulaşmış, o zamandan bu yana tam elli yıldır Çerkes Davasının içinde bulunan biriyim. Hayatımın merkezine Çerkesliği yerleştirmiş, bu konuda yargılanmış ve Çerkes bölücüsü olarak hapis yatıp bedel ödemiş, birçok yayının çıkmasına katkı sağlamış, davamız için okuyan, yazan araştıran ve kurumlarımızda da görevler üstlenerek halkımızla iç içe yaşayan biriyim.

Benim için Çerkes Davasının dönüm noktası, 2011 yılında ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi)nin oluşturulmuş olmasıdır. Bu oluşumun ortaya çıkmasında katkımın olmasından ve sözcülüğünü yapmış olmaktan her zaman onur duydum. 150 yıl boyunca dernek duvarları arasına sıkıştırılıp, kültürel etkinliklerle bir yere varılacağını sanan anlayışın yerini, siyasi bir mesele olan Çerkes davasının, siyaset yoluyla ve siyasi araçlarla bir çözüm bulunacağı anlayışı toplumumuzda yer bulmaya başladı. Çerkesler ilk defa dernek duvarlarından taşarak, meydanlara çıktı ve biz de varız dediler. Ve böylelikle Çerkesler "Kültürel faktör" olmaktan çıkıp "Siyasi aktör" oldular.

ÇHİ sürecinin ortaya çıkardığı "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti", "Çerkes Dernekleri Federasyonu", "Çoğulcu Demokrasi Partisi" gibi kurumlarımızın yanında, beni en çok etkileyen olaylardan biri de, Suriye iç savaşından etkilenen Çerkes kardeşlerimizin bir kısmının savaşın içinden çekip çıkarılmasına katkıda bulunmuş olmamızdır. ÇHİ'nin organize ettiği DÇDK (Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi), kardeş aile sistemini geliştirerek yüzlerce Suriyeli  Çerkes aileyi Türkiye’deki Çerkes köylerindeki boş evlere yerleştirerek bir çözüm üretmişti. Ancak bir süre sonra Suriye Çerkeslerinin taleplerine cevap veremez hale gelen DÇDK devlete müracaat etmiş ve destekistemişti. Bu talebimize Antep'te oluşturulan konteynır kentte bir Çerkes mahallesi oluşturulabileceği şeklinde olumlu bir cevap aldık. Bunun üzerine Beyrut üzerinden Antep'e soydaşlarımızın tahliyesine yönelik bir planlama yaptık ve deniz ve karayoluyla gelenler haricinde dört de özel uçak kaldırarak bu operasyonu hayata geçirdik.

Bu operasyonlar gerçekleştirilirken o zaman Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu devlet adına maddi, manevi ve hukuki anlamda yanımızda durdu. O tarihten sonra Davutoğlu ile zaman zaman görüşmelerimiz oldu.

Parti kurma çalışmaları başlatan Davutoğlu’nun çalışma ofisinden kurmakta oldukları parti için bütün kesimlerden olduğu gibi Çerkeslerden de temsilci istediklerini belirttiler. Bir heyet halinde Davutoğlu ile yapılan görüşmede eğer fırsat doğarsa Çerkes Televizyonu, Anadil Eğitimi ve Çerkes Kültür Merkezlerinin mutlaka yerine getirileceğinin sözünü aldık. Dostlarımızla yaptığımız istişareler sonucu, benim "Gelecek Partisi"ne kurucu üye olarak katılmam konusunda karara vardık.

Davutoğlu ile yaptığım ikili görüşmede, Çerkes Bölücüsü sıfatıyla hapis yattığımı, sol gelenekten geldiğimi ve bir aktivist olduğumu ifade ettim. Sayın Davutoğlu bunların hiç birinin engel teşkil etmeyeceğini, tam tersine partiye dinamizm katacağını belirtti.

Alevi Kanaat önderleri Alevi kimlikleriyle, Kürtler Kürt Kimlikleriyle, Süryani, Ermeni, Boşnak, Gürcü, Roman ve Lazların da kendi etnik kimlikleri ile yer aldıkları "Gelecek Partisi"nde, ben de Çerkes Kimliğimle kurucu üye olarak yer alarak Çerkes Haklarının savunucusu, demokrasinin geliştiricisi olacağım.

12 Aralık 2019 tarihinde İçişleri Bakanlığına kuruluş bildirgesini vererek tüzel kişilik kazanan "Gelecek Partisi"nin ülkemiz demokrasisini geliştirerek iktidar olmasını diliyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. 



2884 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DEVLET, GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ İÇİN ÖZÜR DİLEMELİDİR - 09/04/2021
Gönen-Manyas Çerkeslerine sürgün tebligatının yapıldığı 2 Mayıs 1923 tarihinin yıldönümüne yaklaşırken, Devletin kuruluşunda kanı, teri ve emeği olan Çerkeslere bir özür borcunun olduğuna inanıyoruz.
NEDİM ŞENERLERİ YARATAN KEMALİST TARİH ANLAYIŞIDIR - 18/03/2021
Malesef bugüne kadar Ethem Beyle ilgili olarak onlarca kitap yazılırken, Çerkeslerden bu konuyu yazabilmiş bir tek kişinin çıkmamış olması acı vericidir.
İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi