• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam139
Toplam Ziyaret732805
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.36577.3952
Euro8.93578.9715
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN…
06/10/2020

"Bu sürgünün sebebi olan Anadolu İhtilal Komitesini kurarak Enver’i geri getirmek için kendi soydaşları olan Çerkesleri ayaklandırarak amaçlarına ulaşmak isteyen Eşref ve Ethem, giydikleri bir subay elbisesi için Çerkeslikten istifa etmiş ve ittihatçı olmuşlardı. Teşkilat-ı Mahsusa'nın en önemli adamlarından biri olan Kuşçubaşı Eşref hatıralarında kendini şöyle tanımlıyordu; “Ben ne Dağıstan rüyaları gören bir Çerkes, ne Arap, ne de Rum’dum. Ben Türkçe konuşan bir Müslüman Osmanlıydım.” (Benjamin C Fortuna, Kuşçubaşı Eşref, s: 382, Timaş Yayınları)

Çerkes Ethem ile ilgili bir tespiti de Hasan İzzettin Dinamo'nun Kutsal İsyan’ından paylaşalım:

“Eskişehir'deki karargahında gittikçe tehlikeli bir renk alan yeni olaylar karşısında gecesini gündüzüne katarak çalışan Ali Fuat Paşa, Mustafa Kemal Paşa’dan aldığı buyruğu bildirmek üzere kendi karargahında dinlenen Ethem Bey’i yanına çağırdı. Ethem Bey üzerinde çalıştığı haritadan başından kalkarak kendisini ayakta karşılayan Ali Fuat Paşa’nın karşısındaki bir koltuğa çöktü. Onun bütün paşalar içinde biricik sevgi ve saygı duyduğu kişi Ali Fuat Paşaydı. Onun kendisine karşı zaafı olduğunu biliyordu. Bu sevdiği askeri çok üzgün buldu. Paşa’nın yüzündeki derin üzüntüyü onun bildiği yürekliliğe göre aşırı bile buldu. Bu kez, ikisi birlikte masanın üzerine yayılmış olan haritayı gözden geçirdiler. Haritada ayaklanış bölgeleri kırmızı çizgilerle gösterilmişti. Bu çizgiler neredeyse Ankara’nın dış mahallelerine dayanıyordu. Ali Fuat Paşa haritayı Ethem Bey’e göstererek;

- “Ethem Bey” dedi “size yine yol göründü.”

 Ethem Bey bu buyruğu olağan olarak karşıladı şu anki bu buyruğu her an bekliyordu.

- “Paşam hemen yol hazırlıklarına başlayacağım. Yalnız sanıyorum ki Yunanlılar bu günlerde saldırıya geçeceklerdir. Salihli cephesinin çöküşü Alaşehir ve Uşak bölgesini bırakmamıza yol açar. Benim bugünkü askeri gücüm kıtalarımızın morali bir karşı saldırıya bile elverişlidir. Ben yine cepheme dönmek hazırlığındayım. Acaba Yozgat ayaklanmasını bastırmak görevini başka kıtalara veremez misiniz?”

Bunun üzerine Paşa masanın çekmecesinden bir şifre telgraf çıkardı:

- “Bu kararı ben kendim vermedim Ethem Bey! Ben bilirsiniz ki cephedeki asıl yerinize dönmeniz yanlısıyım. Bunu türlü nedenlerle istiyorum. Ne var ki sizin hemen ivedi olarak Yozgat bölgesindeki bastırma işini yönetmeniz genelkurmay başkanlığınca istenmektedir. Bu kararı da Mustafa Kemal’in kendisi imzalamıştır. Nasıl bir eksikliğiniz var mı, Ethem Bey?”

- “Hiçbir eksiğim yok. Ayaklanma bölgesinde ele geçirdiğimiz silah ve cephane bize yeter de artar bile. Müfrezelerimizin kadrosu da dolgun durumda teşekkür ederim.”

- “Ethem Bey bu ayaklanışı bastıracağınıza inanıyorum. Size bir an önce cephenize dönmenizi sağlayacağım. İnşallah olaylar buna elverişli olur.”

Paşanın bu sözleri Ethem Beyi günlerce, hem de günlerce düşündürdü. Bu sözde, çok uzaklardan gelen yanık kokuları yüzüyordu. Paşa bu yiğit adamın alın yazısında çok üzücü belirtiler görür gibiydi. (Ethem Bey altın şeref merdivenlerinden katran gibi kara bir karanlığın içine yuvarlandığı günlerde bu sözü sık sık anacak yüreği derinden derine sızlayacaktı.)

Ethem Bey kıtalarının arasında gezerken bunların yarısından çoğunun Çerkesce konuştuğunu görerek Türkçeden başka bir dilde konuşmayı şiddetle yasakladı. Çerkeslerin bölgelerinden kendisine katılan binlerce Çerkes, Laz, Ethem Bey’e büyük bir güç kazandırdığı gibi, bu yüzden onu güç durumda bırakıyordu. Bunu seziyordu. Oysa o Düzce üzerine yürüdüğü günlerde kıtaları salt Türkçe konuşuyordu.” (Hasan İzzettin Dinamo, Kutsal İsyan, Cilt: 7, s: 214-216, May Yayınları )

Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?

(Gönen Manyas Çerkes Sürgünü, Sayfa 109-122den)


554 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi