• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam70
Toplam Ziyaret824447
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.703816.7707
Euro17.458117.5281
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çözüm Süreci Üzerine
26/02/2013

Önce “Kürt Açılımı”nı tanımıştı Türkiye. Daha sonra ise “Demokratik Açılım” sürecine dönüşmüştü başlayan açılım.

Habur’dan giriş yapan PKK’lıların karşılanışı sırasındaki coşku ve büyük kalabalık "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"ne dönüştürüp, kapatmıştı süreci. Kan akmaya devam etmiş, binlerce Türk ve Kürt genci pisipisine ölmeye devam etmişti.
Bugünlerde Irak Kürdistanı’nda başlayan ve otonomiden Bağımsız Kürt Devletine doğru giden süreç, Suriye’de PYD öncülüğünde oluşmakta olan otonom Kürt Bölgesi, Türkiye’yi harekete geçirdi. Ayrıca Kuzey Irak petrolünün Akdeniz’e ulaştırılması için gereken güvenli bölgenin oluşturulması zorunluluk haline gelmişti.

İşte bu süreçte Türkiye, Kürdistan petrolünden pay alabilme telaşıyla, istikrarı sağlama konusunda harekete geçti.

İmralı süreci olarak başlayan görüşmeler, çözüm süreci adını alarak devam ediyor. İnşaallah milli birlik ve bütünleşme sürecine dönüşüp kapanmaz.

***

Türkiye çok uluslu, çok etnisiteli, çok dinli, çok mezhepli bir imparatorluğun mirasçısı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi bu zenginliği anlamak yerine yok etme üzerine inşa edildi. Türkiye’nin 90 yıldır yaşadığı sorunların temelinde bu sakat kuruluş felsefesi var. Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük sorun, etnik problemlerinin çözümüne yönelik korku, cehalet ve körlüktür. Bu sorunun çözümüne yönelik araştırmalar yapan bilim adamlarının, yazarlarının ve aydınların başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir bu ülkede.

***

Etnik problemlerin çözümü ile ilgili bugüne kadar üretilmiş üç çözüm mevcuttur.

1-) Bağımsızlık

2-) Federal Çözüm

3-) Özerk yönetim.

Dördüncü çözüm ise asimile ederek ve yok ederek sorunu çözmek.

***

“İmralı Adası” ile yürütülen görüşmelerde Türkiye Cumhuriyeti  Devleti’nin amacı ve görüşleri son derece açık ve net.

Amaç, PKK’ya silah bıraktırmak ve terörü bitirmek.
Fakat PKK neyin karşılığı silah bırakacak?
Kürt Halkı ve diğer etnik topluluklar nasıl bir statü elde edecekler?

Bu konuda kamuoyuna en küçük bir bilgi yansımıyor.
Sadece Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi ve ev hapsi karşılığı mı PKK silah bırakacak.

Kürt Halkı silah bırakmanın karşılığı olarak bağımsız mı olacak?

Türkiye Federal bir devlet mi olacak?

Yoksa özerk bölgeler mi olacak?

Görüşmeler sadece Türk ve Kürt etnisitesi üzerinden mi yürütülecek?

Çerkeslerin ve Türkiye’deki tüm etnik toplulukların sorunlarının çözümünü hedeflemeyen demokratik çözüm sürecinin bir sonuç getirmeyeceğini biliyoruz.

Çerkes gruplarının ve kurumlarının Türkiye’nin yaşadığı sürece dahil olmama  konusunda gösterdiği direnç ve korkaklık tarihsel anlamda kayıt altına alınması gereken bir nottur.

Onlar ya cahil dilsiz çobandırlar, ya da haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan...



3765 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi