• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret780878
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çözüm Süreci Üzerine
26/02/2013

Önce “Kürt Açılımı”nı tanımıştı Türkiye. Daha sonra ise “Demokratik Açılım” sürecine dönüşmüştü başlayan açılım.

Habur’dan giriş yapan PKK’lıların karşılanışı sırasındaki coşku ve büyük kalabalık "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"ne dönüştürüp, kapatmıştı süreci. Kan akmaya devam etmiş, binlerce Türk ve Kürt genci pisipisine ölmeye devam etmişti.
Bugünlerde Irak Kürdistanı’nda başlayan ve otonomiden Bağımsız Kürt Devletine doğru giden süreç, Suriye’de PYD öncülüğünde oluşmakta olan otonom Kürt Bölgesi, Türkiye’yi harekete geçirdi. Ayrıca Kuzey Irak petrolünün Akdeniz’e ulaştırılması için gereken güvenli bölgenin oluşturulması zorunluluk haline gelmişti.

İşte bu süreçte Türkiye, Kürdistan petrolünden pay alabilme telaşıyla, istikrarı sağlama konusunda harekete geçti.

İmralı süreci olarak başlayan görüşmeler, çözüm süreci adını alarak devam ediyor. İnşaallah milli birlik ve bütünleşme sürecine dönüşüp kapanmaz.

***

Türkiye çok uluslu, çok etnisiteli, çok dinli, çok mezhepli bir imparatorluğun mirasçısı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi bu zenginliği anlamak yerine yok etme üzerine inşa edildi. Türkiye’nin 90 yıldır yaşadığı sorunların temelinde bu sakat kuruluş felsefesi var. Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük sorun, etnik problemlerinin çözümüne yönelik korku, cehalet ve körlüktür. Bu sorunun çözümüne yönelik araştırmalar yapan bilim adamlarının, yazarlarının ve aydınların başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir bu ülkede.

***

Etnik problemlerin çözümü ile ilgili bugüne kadar üretilmiş üç çözüm mevcuttur.

1-) Bağımsızlık

2-) Federal Çözüm

3-) Özerk yönetim.

Dördüncü çözüm ise asimile ederek ve yok ederek sorunu çözmek.

***

“İmralı Adası” ile yürütülen görüşmelerde Türkiye Cumhuriyeti  Devleti’nin amacı ve görüşleri son derece açık ve net.

Amaç, PKK’ya silah bıraktırmak ve terörü bitirmek.
Fakat PKK neyin karşılığı silah bırakacak?
Kürt Halkı ve diğer etnik topluluklar nasıl bir statü elde edecekler?

Bu konuda kamuoyuna en küçük bir bilgi yansımıyor.
Sadece Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi ve ev hapsi karşılığı mı PKK silah bırakacak.

Kürt Halkı silah bırakmanın karşılığı olarak bağımsız mı olacak?

Türkiye Federal bir devlet mi olacak?

Yoksa özerk bölgeler mi olacak?

Görüşmeler sadece Türk ve Kürt etnisitesi üzerinden mi yürütülecek?

Çerkeslerin ve Türkiye’deki tüm etnik toplulukların sorunlarının çözümünü hedeflemeyen demokratik çözüm sürecinin bir sonuç getirmeyeceğini biliyoruz.

Çerkes gruplarının ve kurumlarının Türkiye’nin yaşadığı sürece dahil olmama  konusunda gösterdiği direnç ve korkaklık tarihsel anlamda kayıt altına alınması gereken bir nottur.

Onlar ya cahil dilsiz çobandırlar, ya da haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan...



3674 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi