• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret560102
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çözüm Süreci Üzerine
26/02/2013

Önce “Kürt Açılımı”nı tanımıştı Türkiye. Daha sonra ise “Demokratik Açılım” sürecine dönüşmüştü başlayan açılım.

Habur’dan giriş yapan PKK’lıların karşılanışı sırasındaki coşku ve büyük kalabalık "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"ne dönüştürüp, kapatmıştı süreci. Kan akmaya devam etmiş, binlerce Türk ve Kürt genci pisipisine ölmeye devam etmişti.
Bugünlerde Irak Kürdistanı’nda başlayan ve otonomiden Bağımsız Kürt Devletine doğru giden süreç, Suriye’de PYD öncülüğünde oluşmakta olan otonom Kürt Bölgesi, Türkiye’yi harekete geçirdi. Ayrıca Kuzey Irak petrolünün Akdeniz’e ulaştırılması için gereken güvenli bölgenin oluşturulması zorunluluk haline gelmişti.

İşte bu süreçte Türkiye, Kürdistan petrolünden pay alabilme telaşıyla, istikrarı sağlama konusunda harekete geçti.

İmralı süreci olarak başlayan görüşmeler, çözüm süreci adını alarak devam ediyor. İnşaallah milli birlik ve bütünleşme sürecine dönüşüp kapanmaz.

***

Türkiye çok uluslu, çok etnisiteli, çok dinli, çok mezhepli bir imparatorluğun mirasçısı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi bu zenginliği anlamak yerine yok etme üzerine inşa edildi. Türkiye’nin 90 yıldır yaşadığı sorunların temelinde bu sakat kuruluş felsefesi var. Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük sorun, etnik problemlerinin çözümüne yönelik korku, cehalet ve körlüktür. Bu sorunun çözümüne yönelik araştırmalar yapan bilim adamlarının, yazarlarının ve aydınların başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir bu ülkede.

***

Etnik problemlerin çözümü ile ilgili bugüne kadar üretilmiş üç çözüm mevcuttur.

1-) Bağımsızlık

2-) Federal Çözüm

3-) Özerk yönetim.

Dördüncü çözüm ise asimile ederek ve yok ederek sorunu çözmek.

***

“İmralı Adası” ile yürütülen görüşmelerde Türkiye Cumhuriyeti  Devleti’nin amacı ve görüşleri son derece açık ve net.

Amaç, PKK’ya silah bıraktırmak ve terörü bitirmek.
Fakat PKK neyin karşılığı silah bırakacak?
Kürt Halkı ve diğer etnik topluluklar nasıl bir statü elde edecekler?

Bu konuda kamuoyuna en küçük bir bilgi yansımıyor.
Sadece Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi ve ev hapsi karşılığı mı PKK silah bırakacak.

Kürt Halkı silah bırakmanın karşılığı olarak bağımsız mı olacak?

Türkiye Federal bir devlet mi olacak?

Yoksa özerk bölgeler mi olacak?

Görüşmeler sadece Türk ve Kürt etnisitesi üzerinden mi yürütülecek?

Çerkeslerin ve Türkiye’deki tüm etnik toplulukların sorunlarının çözümünü hedeflemeyen demokratik çözüm sürecinin bir sonuç getirmeyeceğini biliyoruz.

Çerkes gruplarının ve kurumlarının Türkiye’nin yaşadığı sürece dahil olmama  konusunda gösterdiği direnç ve korkaklık tarihsel anlamda kayıt altına alınması gereken bir nottur.

Onlar ya cahil dilsiz çobandırlar, ya da haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan...



Paylaş | | Yorum Yaz
3423 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi