• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam72
Toplam Ziyaret731890
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.13077.1592
Euro8.67138.7060
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çözüm Süreci Üzerine
26/02/2013

Önce “Kürt Açılımı”nı tanımıştı Türkiye. Daha sonra ise “Demokratik Açılım” sürecine dönüşmüştü başlayan açılım.

Habur’dan giriş yapan PKK’lıların karşılanışı sırasındaki coşku ve büyük kalabalık "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi"ne dönüştürüp, kapatmıştı süreci. Kan akmaya devam etmiş, binlerce Türk ve Kürt genci pisipisine ölmeye devam etmişti.
Bugünlerde Irak Kürdistanı’nda başlayan ve otonomiden Bağımsız Kürt Devletine doğru giden süreç, Suriye’de PYD öncülüğünde oluşmakta olan otonom Kürt Bölgesi, Türkiye’yi harekete geçirdi. Ayrıca Kuzey Irak petrolünün Akdeniz’e ulaştırılması için gereken güvenli bölgenin oluşturulması zorunluluk haline gelmişti.

İşte bu süreçte Türkiye, Kürdistan petrolünden pay alabilme telaşıyla, istikrarı sağlama konusunda harekete geçti.

İmralı süreci olarak başlayan görüşmeler, çözüm süreci adını alarak devam ediyor. İnşaallah milli birlik ve bütünleşme sürecine dönüşüp kapanmaz.

***

Türkiye çok uluslu, çok etnisiteli, çok dinli, çok mezhepli bir imparatorluğun mirasçısı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi bu zenginliği anlamak yerine yok etme üzerine inşa edildi. Türkiye’nin 90 yıldır yaşadığı sorunların temelinde bu sakat kuruluş felsefesi var. Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük sorun, etnik problemlerinin çözümüne yönelik korku, cehalet ve körlüktür. Bu sorunun çözümüne yönelik araştırmalar yapan bilim adamlarının, yazarlarının ve aydınların başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir bu ülkede.

***

Etnik problemlerin çözümü ile ilgili bugüne kadar üretilmiş üç çözüm mevcuttur.

1-) Bağımsızlık

2-) Federal Çözüm

3-) Özerk yönetim.

Dördüncü çözüm ise asimile ederek ve yok ederek sorunu çözmek.

***

“İmralı Adası” ile yürütülen görüşmelerde Türkiye Cumhuriyeti  Devleti’nin amacı ve görüşleri son derece açık ve net.

Amaç, PKK’ya silah bıraktırmak ve terörü bitirmek.
Fakat PKK neyin karşılığı silah bırakacak?
Kürt Halkı ve diğer etnik topluluklar nasıl bir statü elde edecekler?

Bu konuda kamuoyuna en küçük bir bilgi yansımıyor.
Sadece Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesi ve ev hapsi karşılığı mı PKK silah bırakacak.

Kürt Halkı silah bırakmanın karşılığı olarak bağımsız mı olacak?

Türkiye Federal bir devlet mi olacak?

Yoksa özerk bölgeler mi olacak?

Görüşmeler sadece Türk ve Kürt etnisitesi üzerinden mi yürütülecek?

Çerkeslerin ve Türkiye’deki tüm etnik toplulukların sorunlarının çözümünü hedeflemeyen demokratik çözüm sürecinin bir sonuç getirmeyeceğini biliyoruz.

Çerkes gruplarının ve kurumlarının Türkiye’nin yaşadığı sürece dahil olmama  konusunda gösterdiği direnç ve korkaklık tarihsel anlamda kayıt altına alınması gereken bir nottur.

Onlar ya cahil dilsiz çobandırlar, ya da haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan...



3585 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi