• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam98
Toplam Ziyaret733110
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.30657.3358
Euro8.77948.8145
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkes Halkının Birliği Nasıl Sağlanır?
23/11/2015

Bu yıl Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı arasında defalarca Bandırma'nın Yenisığırcı-Kaberdey Köyüne gittim. Bunun nedeni ablamın oğlu olan yeğenime bir Kaberdey kızımızı gelin olarak alabilmek içindi. Çabalarımız sonuç verdi ve şimdi gençlerimiz mutlu mesut bir aile olarak Bandırma'da yaşamlarını sürdürüyor.

Bu gidiş gelişlerimiz esnasında Yenisığırcı’da inanılmaz güzel insanlar tanıdım. Yenisığırcı üçyüz haneli, kendine yetebilen, Türkiye’de ayakta kalabilmiş ender köylerimizden biridir. Köyde yaşayanların hepsi iyi Çerkes, iyi Çerkesce konuşuyorlar, maksime yapma ve usulüne göre içme geleneğini ısrarla sürdürüyorlar. Hepsi iyi CHP'liler, iyi AKP'liler, iyi Bandırmalı'lar, iyi Fenerbahçeli'ler. Ama anavatan düşüncesi ve Çerkes Halkının geleceği ile ilgili bir kaygıları yok.

Yine aynı köyde tanıdığım, İzmir’e yerleşmiş, derneklerimizde yöneticilik yapmış bir kardeşimizin  söyledikleri aklıma takıldı kaldı. Kardeşimiz,"Ben anavatanı merak ediyorum, ama özlemiyorum. Özlem duyabilmem için, orada bir yaşanmışlığımın olması gerekir. Bu yok ama, merakımı gidermek için bir kez olsun ata topraklarını görmek üzere anavatana gideceğim" dedi. Bu derneklerimizde yöneticilik yapmış bir kardeşimizin vatan düşüncesi konusundaki bilinç seviyesini göstermesi bakımından ilginç bir örnek.

Yine Suriye'den 1967'de Amerika"ya yerleşmiş bir ailenin mensubu olan İyad Yogar cebindeki Amerikan pasaportunu kaldırıp, "Ben bu pasaport yerine, Çerkes Pasaportu taşımak istiyorum" diyordu İngilizce olarak. Amerikalı Çerkeslerden bir bölümünün lideri durumundaki İyad  Yogar artık anadilini bilmiyordu.

Çeşitli uluslararası Çerkes meseleleri ile ilgili toplantılarda bir araya geldiğimiz Ürdünlü Pilot Adel Bashqavi ile İngilizce anlaşabiliyoruz. Çünkü o anadilini bilmiyor, biz Arapça bilmiyoruz, o Türkçe bilmiyor. Ürdün'ün Çerkes meselesindeki en duyarlı insanlarında biri olan Adel de anadilini kaybetmiş.

Birçoğunu tanıma mutluluğuna erdiğim İsrail Çerkesleri'nin tamamı anadilini mükemmel olarak konuşuyorlar. İsrail Devleti'nin Çerkeslere sağladığı pozitif ayrımcılık hemen kendisini belli ediyor. Özgüvenleri en üst seviyede. Anavatanla da dünyanın çeşitli yerlerindeki Çerkeslerle çok ilgililer. Ama İsrail'de kazandıkları paradan ve imkanlardan vazgeçmeye hiç niyetleri yok.

Suriye ise tam bir felaket. Savaş öncesinde baskıcı BAAS rejimi Çerkesler arasında milli olan hiçbir şeyin gelişmesine müsaade etmedi. Savaş dolayısıyla oluşturduğumuz, DÇDK-Dünya Çerkesleri Dayanışma Komitesi-‘nin bir çalışanı olarak binlerce Suriyeli Çerkesle temasım oldu. Amacımız soydaşlarımızı ateş çemberinden çıkarıp Türkiye'ye getirip, anavatana yönlendirmekti. Ama bunda başarılı olamadık. Onlarda kimlik bilinci ve vatan düşüncesi olmadığı için anavatan yerine Avrupaya gitmeyi hayal ediyorlardı. Bir çoğununda Avrupa'ya gitmeyi başardığını biliyoruz.

Miting yapmak için gittiğimiz Bitlis'in Ahlat ilçesinde yüzde doksan dokuzu Çerkesceyi unutmuş, Kürtçe ve bozuk bir Türkçe bilen insanlarımız bizi görünce büyük bir heyecana kapıldılar. Konuştuğum çok yaşlı bir amca "Bu dünyada benden başka Çerkesce bilen kaldı mı acaba diye düşünürken siz çıkıp geldiniz" dedi gözleri yaşararak.

Nalçık'ta pansiyonunda kaldığımız kadın, Maykop'u ve Çerkesk'i hiç görmemişti, merak da etmemişti. Ama İstanbul'a birkaç kez gidip gelmişti bavul ticareti için.

Kanada'da yaşayan Çerkeslerin oluşturduğu "Vatana Dönüş Derneği"nin Başkanı Suriye’den göç etmiş olan öğretim görevlisi Orfan, vatana dönenlere yardım etmeliyiz, dilimizi öğrenmeliyiz diye anlatırken, neden diye sorduğumuzda cevap veremiyordu.

Anavatanda tanıdığım Hatejko Valeri, Yağan İbrahim, Adam Bogus, Muhammet Çerkes gibi muhalif aktivistler ise Diyasporada bir şeyler yapılabilir mi diye gözlerini bize doğru çeviriyorlar.

***

Altmış yıllık yaşamımda tanımış olduğum binlerce soydaşımızdan bana ilginç gelenlerin bazılarından gözlemler aktardım. İnsanlarımız farklı ülkelerde, farklı iklimlerde, farklı rejimlerde yaşayıp, farklı dilleri konuşuyorlar. Bu kadar birbirinden kopmuş, farklı duygulara sahip
insanlarımızı nasıl aynı yöne doğru bakan, aynı yöne doğru yürüyen ve aynı dava için mücadele eden kişiler haline nasıl getireceğiz?

Aktardığım insanlar hepsi iyi Çerkesler. Ortak yanları Çerkes Halkının geleceğine dair bir pusulalarının olmamasıdır. Hepsi körün fili tarif ettiği gibi davranıyorlardı. Kimi dil diyor, kimi vatan diyor, kimi dönüş diyor, kimi demokrasi diyor, kimi bağımsızlık diyor, … ama hiçbirinin "Çerkes Ulusunun yeniden inşası" diye bir projesi yok.

Bahsettiğim tüm insanlar Çerkes Halkının ortalamasının üzerinde ve belli kültürel yapılanmaların içersinde yer almış kimseler

Yapılması gereken ise, toplumun büyük bir bölümünün mutabakat sağlayacağı bir metin, bir proje ortaya koymak gerekiyor. Bunun adına ise ideoloji diyorlar. İdeoloji bir fikrin (yani idenin) sistematik hale getirilmesidir. Bu fikri dünyanın her yerinde yaşayan soydaşlarımıza ulaştırmak, tartıştırmak ve bir mutabakat sağlamak gerekiyor. Bu fikrin etrafında oluşacak kadroların "Çerkes Ulusunun yeniden inşası projesi" için bedel ödemeyi göze almaları gerekmektedir.

Bu ideolojinin etrafında oluşacak kadroların mücadelesi, Çerkes Halkını geleceğe taşıyacaktır.

Bedel ödemeyi göze alacak, Çerkes Halkının yiğit evlatlarının oluşturacağı "yaptırım gücü olan örgütlenme" Çerkes Halkının birliğini sağlayıp mücadelesini yükseltecektir.

Gerisi ise laf-ı güzaftır.



1923 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi