• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam94
Toplam Ziyaret626828
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74385.7669
Euro6.37606.4016
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Soykırımın 150. Yılında, Çerkes Halkı Türkiye Halkları ve Dünya Halkları ile Buluşacaktır
31/05/2014

Çerkes Halkı soykırım ve sürgünün yüz ellinci yılını yaşıyor.

Kafamıza sorular üşüşüyor.

Neden sesimiz bu kadar az çıkıyor?

Neden çıkardığımız sesi kendimiz bile duymakta zorlanıyoruz?

Neden Çerkes örgütlülüğü bu kadar zayıf ve güçsüz?

Neden örgütlülüğümüz bu kadar manüplasyona açık?

Neden haklarımızı dile getirmekte bu kadar geç kaldık?

Neden?

Neden?

Neden?

Nedenler uzatılabilir.

"Öldürmeyen acı, bizi yaşatır" diyerek nedenlere cevap arayalım.

***

18. ve 19. yüzyıllarda feodalite dönüştürülerek kapitalist ve sömürgeci bir döneme

giriliyordu. 1789 Fransız Burjuva Devrimiyle birlikte, milliyetçilik fikri doğuyor ve modern ulusların inşasına başlanıyordu.

Kuzeyden Rusya’nın, güneyden Osmanlı’nın sınırını oluşturuyordu Çerkesya. Bütün gelişmelerden habersiz, yarı feodal ve bir köylü toplumu olarak yaşayan Çerkesler, Karadeniz’in en güzel sahillerinin sahibiydiler. Köy ve tarım toplumu olarak, sözlü geleneklerle kendi kendilerini yönetiyorlardı.

Çerkeslerin ilk fonksiyonel alfabesinin yapılması, 1936 yılına dayanmaktadır. Yani üzerinden sadece 78 yıl geçmiştir. Diasporalarda yapılmış alfabeler hayata geçirilememiş ve bu alfabelerle özgün sanat, edebiyat ve siyaset metinleri üretilememiştir.

Uluslaşma sürecini tamamlayamadan anavatanından sökülüp atılmış ve soykırıma uğramış olan Çerkesler yaşadıkları travmayı henüz atlatabilmiş değiller.

Çerkes meselesi gerek Osmanlı döneminde, gerekse cumhuriyet döneminde bir sosyalleşme aracı olarak görülmüştür. Osmanlı dönemindeki cemiyetler de, cumhuriyet döneminde kurulan dernekler de şehirlerde yaşayan Çerkeslerin sosyalleşme mekanlarıydılar.

Çerkes meselesi bir "dava" haline getirilememiştir. Çerkes halkı, meselelerini bir dünya meselesi haline getirecek "dava adamları"nı içinden çıkaramamıştır.

Alfabe ile bu kadar geç tanışmış, diyasporalarda Türkçe, Arapça ve başka dillerde düşünen Çerkes Halkı, entellektüel derinliği olan "Çerkeslerin ideolojisi"ni yaratamamıştır.

Fikri bir derinliği olmayan Çerkes meselesi soykırımın 150. yılında maalesef cılız topluluklarca dile getirilmeye çalışılmıştır.

 

150. YIL 21 MAYIS ANMA VE PROTESTOLARINA KISA BİR BAKIŞ

Bütün olumsuzluklarına rağmen 150. yılında 21 Mayıs’ta Çerkeslerin acıları, sağduyulu ve namuslu insanlar tarafından duyulmuş ve görülmüştür. Çerkes meselesini "görünür kılma" ve " siyasallaştırma" çabaları etkisini göstermiştir.

Hiçbir dönemde olmadığı kadar,Türkiye Devleti Çerkeslerin soykırım meselesine hassasiyet göstermiştir.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı, Siyasi Parti başkanları, Belediye Başkanları, Sivil Toplum kuruluşlarının yayınladıkları taziye mesajları bunun kanıtıdır. Ancak Çerkesler Türkiye’deki Demokratik hakları ve Çerkes Soykırımının Türkiye parlamentosu tarafından kabul edilmesi için var güçleri ile çalışmak zorundadır.

Rusya tarafından 21 Mayıs’ın içini boşaltma ve Çerkes soykırımını unutturma çabaları bütün hızıyla devam etmektedir. Bu yılda bu çaba bütün açıklığıyla ortaya çıkmıştır. Meseleyi herhangi bir sosyal etkinlik olarak görenlerle, bir dava olarak görenler çok net olarak ayrışmışlardır.

Meseleyi bir dava olarak görenler, 21 Mayıs günü Rusya’nın karşısına onurlu bir biçimde dikilmişlerdir. Bu konuda Çerkes-Fed, ÇHİ, Ankara Çerkes Derneği ve 21 Mayısta eylem yapan tüm kurumların ortaya koymuş olduğu tavır, Çerkes halkının bağımsız duruşudur.

18 Mayıs ve 24 Mayıs diye ortaya çıkanlar ise meseleyi sulandırıp, 21 Mayısı bir tatil günü gidilecek bir piknik, ya da herhangi bir etkinlik gibi görenlerdir.

18 Mayıs’ta Taksim’de eylem yapma kararı alan "Kafkasya Forumu" Soma Faciasını bahane ederek 21 Mayıs eylemini iptal etmiştir. Çerkes Soykırımı Soma faciasından daha mı az önemsizdir. Yoksa forum yapacağı eylemi bir festival olarak düşünüyordu da mı eyleminden vazgeçti.

Biz 18 Mayısta Taksim’deydik. 18 Mayıs Tatarların sürgün ve soykırımının 70. yıldönümüydü. Tatar Halkının acılarını paylaştık ve onlara destek verdik. Forumcularda 18 Mayısta Taksime gelebilselerdi onlara da destek verecektik.

Soçi Muhalefeti ve 21 Mayıs üzerinden kendini var etmiş olan "Kafkasya forumu" 150. yıl 21 Mayıs eylemini iptal etmekle kendini de iptal etmiştir.

24 Mayıs’ta katıldığım Çerkesya Yurtseverleri’nin Taksim eylemi tam bir "sayısal sefaletti". Bundan böyle halkımız 21 Mayıs eylemine, 21 Mayıs’ta destek vereceğinin işaretini vermiştir. Ayrıca almasını bilenlere, siyasi bir ders niteliği taşımaktadır Çerkesya Yurtseverlerinin eylemi.

Kaffed ise 21 Mayıs Protestolarını Rusyanın önünden kaçırmak için her yıl yeni numaralar icad ediyor. Kefken, Beşiktaş ve Samsun’dan sonra, bu yıl da  Kartal'ı icat ettiler. Kartal'a izleyici olarak katıldım. Sayın Yemuz Mevlüt Tarakçı'nın Circassian Center’de yazdıklarına aynen katılıyorum. Sadece şunu ilave etmek istiyorum. Hafıtse Muhammed gibi KGB ajanı oldukları tescilli kişiler onur konuğu ve kürsülerde konuşmacı olmaya devam ederlerse, buna zemin hazırlayanlar çok yakında Çerkes Halkından kaçacak delik arayacaklardır.

İşbirlikçiliğin ruhu ve heyecanı olmaz. Gizlenmeye çalışılan şeyin korkusu ve telaşı olur. Biz Kaffed'in organizasyonsuzluğunda ve ruhsuzluğunda soykırımı gizleme korkusu ve telaşını gördük.

21 Mayıs Çarşamba günü akşamı saat 20.00'de Çerkes-Fed’in öncülüğü ÇHİ’nin desteğinde Galatasaray Lisesi önünde toplanan Çerkesler ve dostları Rusya Konsolosluğuna yürüdüler. Heyecanın, hırsın ve adalet arayışının zirve yaptığı bir eylem yaşandı. İnsanlar gırtlakları yırtılırcasına soykırımın hesabının sorulacağını haykırdılar.

Üçbinden fazla kişinin katıldığı Çerkes-Fed eylemi, Çerkes siyasetinin patronajının artık İstanbul’a geçtiğinin kanıtı olmuştur.

Sürgün ve soykırım şehitleri, hiçbir dönemde olmadığı kadar hatimler, dualar ve mevlitlerle anılmıştır. Mütedeyyin ve muhafazakar soydaşlarımızın da Çerkes meselesine sahip çıkmaya başlamış olması son derece önemli ve değerlidir. Bütün halk kesimlerinin Çerkes meselesine sahip çıkmaya başlaması, Çerkes Davasının kitleselleşmesi açısından çok önemlidir.

Çerkeslerin 150. yılda yakmış olduğu isyan ateşi, dostları sevindiriyor, düşmanların yüreğine korku salıyor.

Türkiye Halkları ve dünya halkları ile buluşacak olan Çerkes Halkı davasını mutlaka zafere ulaştıracaktır!



2405 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KAFFED, ESKİ HAMAM, ESKİ TAS… - 25/11/2019
Türkiye'de faaliyet gösteren Çerkeslere ve Kuzey Kafkasyalılara ait 170 civarında kurum var. 53 derneği ile Kaffed bunun % 30'unu temsil ediyor.
ÇERKES DAVASI, RUSYA ve RUSYA VESAYETİ ALTINA GİRENLERİN AYAK OYUNLARINA FEDA EDİLEMEZ! - 13/11/2019
Abhazya'nın ve Abhazya adına konuşanların Rusya'nın vesayeti altında olduklarını düşünemeyenlerle bizim de yürüyecek yolumuz olamaz zaten.
"KAFFED DEĞİŞİM HAREKETİ" ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 04/11/2019
Kaffed bunun gibi onlarca Çerkeslerin aşağılandığı ve hak ihlaline uğradığı bir çok olayda ses çıkarmamış ve meseleleri ört bas etmeyi tercih etmiştir .
YANLIŞ TEŞHİSLE, DOĞRU TEDAVİ YAPILAMAZ - 28/10/2019
Yüz yıldan bu yana ortaya koyulan tekçi politikalarla toplum hasta edildi. Doğru olan, çoğulcu politikalarla toplumu barışa ve refaha kavuşturup tedavi etmektir.
SEÇİMSİZ ZAMANDA SİYASET ÜRETMEK - 29/09/2019
ÇDP bu seçimsiz döneme dair eğitim, kadro ve örgütlenme çalışmalarına yönelik programını açıklamalı ve halkımızı bu programa dahil etmenin yollarını bulmalıdır.
ZAZA PARTİSİ, DEZA-PAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 16/09/2019
"Adğeğer cifiğer eri- Çerkeslik insanlıktır" diyen Çerkes halkının çocukları, Türkiye'ye İnsanlık vadeden diğer halklarla buluşmalı ve güç birliği yapmalıdır.
‘TEYZEMİZ İTİBARLI VE NÜFUZLU BİRİYDİ HERHALDE?’ - 01/09/2019
Cumartesi Annelerine, Galatasaray meydanını çok gören, onlara gaz, cop ve tazyikli su ile her türlü eziyeti reva gören bugünün nüfuz ve iktidar sahiplerini de Kenan Evren'in akıbeti gibi bir son bekliyor.
HASAN SEYMEN VE ÇERKESLERE SİYASET DERSLERİ - 20/08/2019
Ancak ÇDP yönetimi kadrolarının da, kendilerini bir Çerkes Derneğinden farklı konumlandırarak, Çerkes Halkıyla birlikte, Tüm Türkiye Halklarını kucaklayacak bir enerji ve fikri açılım ortaya koymaları gerekmektedir..
GEÇMİŞTE YAŞAYANLAR, BUGÜNÜ GÖREMEZ, YARINI KURAMAZLAR - 12/08/2019
Halkımız için elini taşın altına sokan güzel insanlar; gelin geçmişte yaşamaktan vazgeçip, bugünü doğru yorumlayarak, yarını kuracak mücadele yöntemlerini hep birlikte bulalım
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi