• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam150
Toplam Ziyaret579418
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.88865.9122
Euro6.56076.5869
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Yanlış Olanı Reddetmeden, Doğruya Ulaşamayız
04/10/2014

"Allahım neydi günahım,

Günahım neydi Allahım,

Ben nerde yanlış yaptım?"

Kayahan'ın bestelediği, İbrahim Tatlıses'in milyonlara ulaştırdığı şarkıda olduğu  gibi, "biz nerede yanlış yaptık?" sorusunu sorup buna cevap aramadığımız sürece hiçbir toplumsal dönüşümü ve başarıyı sağlayamayız.

"Dünyanın en asil milleti!"

"Dünyanın en kahraman milleti!"

"Dünyanın xabzesi en güzel milleti!" olmak bizi selamete çıkartmıyor.

Üstelik içinde yaşadığımız toplumun bunlardan haberi yok.

"Ben Çerkesim" dediğimiz zaman, içinde yaşadığımız toplumun çok büyük bir bölümü "o ne demek, Çerkesler Türk değil mi?" diye niçin soruyor?

Neden Çerkes Ethem, Çerkes  tavuğu dışında hiçbir şey bilinmiyor Türkiye’de?

"Çerkes Soykırımı" dediğimizde “nerede, ne zaman olmuş bu soykırım?” sorularıyla neden karşılaşıyoruz?

Bir şeyler doğru gitseydi, içinde yaşadığımız toplumun bunlardan haberi olurdu en azından.

Şenlik, festival, düğün, kahvaltı, oyuna verdiğimiz değeri, "Çerkes Hakları için eylem, miting, protesto, konferans" dendiğinde gösteremiyoruz.

Başka davalar için aslan kesilen Çerkesler, kendi hakları için neden kedi bile olmaktan korkuyorlar?

Madem her şey yolunda ve her şey dört dörtlük gidiyor da, neden her gün eriyip, azalıp yok oluyoruz?

İşte bu soruların cevabını bulabilmek ve doğruya ulaşabilmek için, "yanlış olanı reddetmek" zorundayız.

Çerkesler tarih boyunca, hiç bir zaman akıllarını, güçlerini ve kaynaklarını bir araya getirerek ortak bir politika ve ortak bir davranış biçimi ortaya koyamadılar. Maalesef kahramanlıkları ile övündüğümüz atalarımız da bunu başaramadılar, maalesef bugün de başaramıyoruz.

Çerkes asker kişi demektir (acemcede Çeri=asker, kes=kişi demektir). Tarih boyunca içinde bulunduğu coğrafyaya  asker vermiş bir millet Çerkesler.

İran, Kıpçak, Selçuklu, Memluk, Osmanlı ordularının en önemli timlerini oluşturmuş bir millet Çerkesler.

Savaşların nasıl kazanılıp, nasıl kaybedildiğini uluslararası bazda görmüş ve yaşamış bir millet Çerkesler.

Tarihte birçok devletin kuruluşuna şahitlik etmiş, kanını ve canını ortaya koymuş bir millettir Çerkesler.

Ancak tarih içerisinde yaşamış oldukları askeri tecrübelerini, kendi vatanlarının savunmasında kullanmak için bir araya gelememiş bir millet Çerkesler.

Vatanlarına göz koymuş, savaş makinesi dev bir ordu yaratmış Rusya’nın gücünü ciddiye alıp ortak bir tavır alamamış bir millet Çerkesler.

Bu makalede 300 yıl sürmüş Çerkes-Rus savaşını tekrar anlatacak değilim. Ancak “ders alınsaydı tarih tekerrür etmezdi” sözü sanki Çerkesler için söylenmiş. Karşısında Rusya’nın devlet gücü ve ordusu varken, ısrarla kabileler halinde hareket etmekte inat etmiş, devlet oluşumunu ortaya koyup, birlikte hareket edememiş bir millet Çerkesler.

1861 yılında Soçi'de "Çerkesya Özgürlük Meclisi" kurulduğunda artık çok geç kalınmıştı. Çerkesler devlet gibi hareket etmeye karar verdiklerinde her şey bitmişti. Çünkü vatanın çok büyük bir bölümü Rusya’nın eline geçmişti.

Bugünkü öngörüsüzlüğümüz ve ortak bir politika üretemememiz bize atalarımızdan miras bir hastalıktır.

Çerkesler diasporada da kendi ulusal politikalarını oluşturacak yapılanmalarını ortaya koyamadılar. Sürgün ve soykırımdan 147 yıl sonra  2011 yılında ÇHİ'yi oluşturan Çerkesler, "siyasi Çerkes kimliği"nin inşası ve Çerkes meselesinin siyasallaştırılarak haklarının elde edilmesi için meydanlara çıktılar.

Çerkesleri kültürel ve folklorik çalışmalar içinde görmeye alışmış çevreler büyük bir şaşkınlığa düştü. Türkiye’deki ve dünyadaki demokrat çevrelerse Çerkeslerin çıkışından son derece memnun oldular.

Ancak hem içimizden, hem dışımızdan bazı çevreler bu süreçten son derece rahatsız oldular. Tüm kurum ve oluşumlarla görüşüp, ortak bir hareket oluşturmaya çalışan ÇHİ 'ye karşı acımasız bir karalama ve engelleme kampanyası başlattılar.

Bu dönemde ÇHİ'nin oluşturduğu "eleştirel ve protest dil" son derece haklı ve meşru idi. Çünkü yanlış olanın, eksik olanın ve hatalı olanın düzeltilebilmesi için eleştirilmesi gerekmektedir. Toplumsal mücadelede doğruya ulaşılabilmenin yegane şartı eleştiri ve özeleştiri mekanizmalarının işletilmesidir.

Toplumsal hastalıklarımız eleştiri yoluyla düzeltilebilir.

Bunun için yanlış yapan ve yanlışta ısrar eden kişi ve kurumları bizde ısrarla eleştirmeye devam edeceğiz.

Varlık mücadelesi veren halkların, yanlışlarını düzeltmeden ve reddetmeden doğruya ulaşmaları mümkün değildir.

Bu tür eleştirilerimizi dile getirdiğimizde bazı dostlarımız alınganlık gösteriyor. Ricamız, lütfen göstermesinler, çünkü niyetimiz halis. Birbirimizin fazlalıklarını ancak birbirimizi eleştirerek törpüleyebilir, ortaklaştığımız hususları ancak bu şekilde artırabiliriz. Eleştirilerimizin böyle bir perspektife hizmet ettiği gözden ırak tutulmamalıdır diye düşünüyorum.

Halkımıza ve insanlığa barış getirmesi dileğiyle bayramınızı kutluyorum.



Paylaş | | Yorum Yaz
2024 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Xabze ve Xase İle Bir Yere Varılır mı? - 17/04/2019
Çerkes halkının varlığını geleceğe taşıyacak olan xase, çelik bir irade ve yaptırım gücü olan siyasi partidir! Çerkeslerin tarihlerinde kurdukları ilk ve tek siyasi partiyi ise sizler biliyorsunuz…
Seçimlerden Türkiye'ye ve Çerkeslere Kalan… - 07/04/2019
Yani, Çerkes halkının siyasallaşması mücadelesinde önemli bir basamak teşkil eden 31 Mart yerel seçimlerinde iftihar listesine geçenler de, sınıfta kalanlar da var. Hepsi artık tarihin hafızasına emanet ve günü gelince tarih değerlendirecektir.
İktidar Partisinin Çerkes Açılımı Üzerine - 04/03/2019
Şimdi de 31 Mart yerel seçimlerinde Çerkeslerin eline çok önemli bir fırsat geçmiştir.
Çerkes Halkının Siyasi Aklı ÇDP'dir - 11/02/2019
Çerkes halkının hayırlı ve fedakâr evlatları, varlıklarını geleceğe taşımak için Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin fiziksel, maddi ve ideolojik anlamda içini mutlaka dolduracaklardır.
Çerkes Diaspora Tarihinin Fenomeni ÇDP'dir - 15/01/2019
31 Mart 2019 yerel seçimlerinde ÇDP ve Çerkes halkı bir kez daha çok önemli bir sınava hazırlanıyor. 31 Martta bir kez daha “bu ülkede Çerkeslerde yaşıyor! Onları görmek ve tanımak zorundasınız" diyecekler.
2018, Çerkes Diaspora Örgütlenmesinin 110. Yılıdır - 31/12/2018
1908 yılında yaratılan demokratik ortamda ortaya çıkan Çerkes örgütlenmesi 110 yıllık çok değerli bir tecrübedir. Bu değerli tecrübe günümüz kuşaklarınca bilinmemektedir.
Çerkeslerin Dinle ve Müslümanlıkla İmtihanı - 16/12/2018
Rusya'nın asimilasyona hizmet eden bu tür dini oluşumları el altından desteklediğini biliyoruz.
Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi