• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam133
Toplam Ziyaret928543
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar27.085027.1935
Euro28.828128.9436
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Yanlış Olanı Reddetmeden, Doğruya Ulaşamayız
04/10/2014

"Allahım neydi günahım,

Günahım neydi Allahım,

Ben nerde yanlış yaptım?"

Kayahan'ın bestelediği, İbrahim Tatlıses'in milyonlara ulaştırdığı şarkıda olduğu  gibi, "biz nerede yanlış yaptık?" sorusunu sorup buna cevap aramadığımız sürece hiçbir toplumsal dönüşümü ve başarıyı sağlayamayız.

"Dünyanın en asil milleti!"

"Dünyanın en kahraman milleti!"

"Dünyanın xabzesi en güzel milleti!" olmak bizi selamete çıkartmıyor.

Üstelik içinde yaşadığımız toplumun bunlardan haberi yok.

"Ben Çerkesim" dediğimiz zaman, içinde yaşadığımız toplumun çok büyük bir bölümü "o ne demek, Çerkesler Türk değil mi?" diye niçin soruyor?

Neden Çerkes Ethem, Çerkes  tavuğu dışında hiçbir şey bilinmiyor Türkiye’de?

"Çerkes Soykırımı" dediğimizde “nerede, ne zaman olmuş bu soykırım?” sorularıyla neden karşılaşıyoruz?

Bir şeyler doğru gitseydi, içinde yaşadığımız toplumun bunlardan haberi olurdu en azından.

Şenlik, festival, düğün, kahvaltı, oyuna verdiğimiz değeri, "Çerkes Hakları için eylem, miting, protesto, konferans" dendiğinde gösteremiyoruz.

Başka davalar için aslan kesilen Çerkesler, kendi hakları için neden kedi bile olmaktan korkuyorlar?

Madem her şey yolunda ve her şey dört dörtlük gidiyor da, neden her gün eriyip, azalıp yok oluyoruz?

İşte bu soruların cevabını bulabilmek ve doğruya ulaşabilmek için, "yanlış olanı reddetmek" zorundayız.

Çerkesler tarih boyunca, hiç bir zaman akıllarını, güçlerini ve kaynaklarını bir araya getirerek ortak bir politika ve ortak bir davranış biçimi ortaya koyamadılar. Maalesef kahramanlıkları ile övündüğümüz atalarımız da bunu başaramadılar, maalesef bugün de başaramıyoruz.

Çerkes asker kişi demektir (acemcede Çeri=asker, kes=kişi demektir). Tarih boyunca içinde bulunduğu coğrafyaya  asker vermiş bir millet Çerkesler.

İran, Kıpçak, Selçuklu, Memluk, Osmanlı ordularının en önemli timlerini oluşturmuş bir millet Çerkesler.

Savaşların nasıl kazanılıp, nasıl kaybedildiğini uluslararası bazda görmüş ve yaşamış bir millet Çerkesler.

Tarihte birçok devletin kuruluşuna şahitlik etmiş, kanını ve canını ortaya koymuş bir millettir Çerkesler.

Ancak tarih içerisinde yaşamış oldukları askeri tecrübelerini, kendi vatanlarının savunmasında kullanmak için bir araya gelememiş bir millet Çerkesler.

Vatanlarına göz koymuş, savaş makinesi dev bir ordu yaratmış Rusya’nın gücünü ciddiye alıp ortak bir tavır alamamış bir millet Çerkesler.

Bu makalede 300 yıl sürmüş Çerkes-Rus savaşını tekrar anlatacak değilim. Ancak “ders alınsaydı tarih tekerrür etmezdi” sözü sanki Çerkesler için söylenmiş. Karşısında Rusya’nın devlet gücü ve ordusu varken, ısrarla kabileler halinde hareket etmekte inat etmiş, devlet oluşumunu ortaya koyup, birlikte hareket edememiş bir millet Çerkesler.

1861 yılında Soçi'de "Çerkesya Özgürlük Meclisi" kurulduğunda artık çok geç kalınmıştı. Çerkesler devlet gibi hareket etmeye karar verdiklerinde her şey bitmişti. Çünkü vatanın çok büyük bir bölümü Rusya’nın eline geçmişti.

Bugünkü öngörüsüzlüğümüz ve ortak bir politika üretemememiz bize atalarımızdan miras bir hastalıktır.

Çerkesler diasporada da kendi ulusal politikalarını oluşturacak yapılanmalarını ortaya koyamadılar. Sürgün ve soykırımdan 147 yıl sonra  2011 yılında ÇHİ'yi oluşturan Çerkesler, "siyasi Çerkes kimliği"nin inşası ve Çerkes meselesinin siyasallaştırılarak haklarının elde edilmesi için meydanlara çıktılar.

Çerkesleri kültürel ve folklorik çalışmalar içinde görmeye alışmış çevreler büyük bir şaşkınlığa düştü. Türkiye’deki ve dünyadaki demokrat çevrelerse Çerkeslerin çıkışından son derece memnun oldular.

Ancak hem içimizden, hem dışımızdan bazı çevreler bu süreçten son derece rahatsız oldular. Tüm kurum ve oluşumlarla görüşüp, ortak bir hareket oluşturmaya çalışan ÇHİ 'ye karşı acımasız bir karalama ve engelleme kampanyası başlattılar.

Bu dönemde ÇHİ'nin oluşturduğu "eleştirel ve protest dil" son derece haklı ve meşru idi. Çünkü yanlış olanın, eksik olanın ve hatalı olanın düzeltilebilmesi için eleştirilmesi gerekmektedir. Toplumsal mücadelede doğruya ulaşılabilmenin yegane şartı eleştiri ve özeleştiri mekanizmalarının işletilmesidir.

Toplumsal hastalıklarımız eleştiri yoluyla düzeltilebilir.

Bunun için yanlış yapan ve yanlışta ısrar eden kişi ve kurumları bizde ısrarla eleştirmeye devam edeceğiz.

Varlık mücadelesi veren halkların, yanlışlarını düzeltmeden ve reddetmeden doğruya ulaşmaları mümkün değildir.

Bu tür eleştirilerimizi dile getirdiğimizde bazı dostlarımız alınganlık gösteriyor. Ricamız, lütfen göstermesinler, çünkü niyetimiz halis. Birbirimizin fazlalıklarını ancak birbirimizi eleştirerek törpüleyebilir, ortaklaştığımız hususları ancak bu şekilde artırabiliriz. Eleştirilerimizin böyle bir perspektife hizmet ettiği gözden ırak tutulmamalıdır diye düşünüyorum.

Halkımıza ve insanlığa barış getirmesi dileğiyle bayramınızı kutluyorum.



2539 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
WAGNER, RUSYA’YA AYNA TUTTU - 27/06/2023
Ancak görülen manzara, yirmi beş bin kişilik bir askeri gücün Rusya’yı teslim alma kapasitesinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.
ÇERKESLER DEMOKRASİDEN YANA OLMAYA MECBURDUR! - 23/04/2023
Türkiye’de iç dinamizmle hiç bir şey gerçekleşmemektedir. Her gelişme dışarıdan empoze edilerek gelişmektedir. Türkiye’de de demokrasi yolunda bir gelişme olabilmesi için Avrupa Birliği dışında bir yol görülmemektedir.
ÇERKESLER, NEDEN KİMLİK BİLİNCİNE SAHİP VEKİL ÇIKARAMAZ? - 15/04/2023
Kayseri’de Çerkesleri kaale almayan siyasi partilere verilmiş bir ültimatomdur Mutlu Akkaya’nın adaylığı. Ben de Kayseri’de yaşıyor olsaydım oyumu tabii ki Mutlu Akkaya’ya verirdim.
MEHMET ASLANTUĞ’DAN ÇERKESLER’E VEKİL OLUR MU? - 31/03/2023
Hayır, Aslantuğ’un Çerkeslerin talepleri ile ilgili bir problemi olsaydı yaşadığı şehir olan İstanbul’daki Çerkes kurumlarından birinin olsun kapısını çalardı bugüne kadar.
NUTUK ÜZERİNDEN TARİH OKUMASI, ETHEM VE NAZIM - 24/01/2023
Dünya’nın hiçbir ülkesinde bir askerin yazdığı savaş anıları, o ülke tarihinin temelini oluşturmaz. Neredeyse bütün tarihçiler Mustafa Kemal’in Nutuk’undan yola çıkarak Çerkes Ethem’i hain ilan etme yarışına girerler.
TÜRKİYE’NİN BİRİNCİ YÜZYILI SONA ERERKEN ÇERKESLER - 24/12/2022
Çerkeslerin savunması gereken çizginin, Demokrasi ve İnsan Hakları savunucuları ile bir arada hak mücadelesi vermeyi öğrenmek gerektiğine inanıyoruz.
AYNI GÜN İKİ MANYAS’LI ÇERKES VEFAT ETTİ - 22/11/2022
Çerkes Halkı kendisine zerre kadar yararı olmamış Çerkes Ünlüler yerine, milletine hizmet etmiş gerçek emekçi kahramanlarıyla övünmeyi de bir gün öğrenecektir elbet.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi