• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam87
Toplam Ziyaret836984
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar18.545918.6202
Euro18.341418.4149
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Ruslan Gvaşe'nin Eylemi Ölüm Orucudur
04/10/2017

Tarifsiz duygular içerisindeyim.

Günlerden Çarşamba 4 Ekim.

Saat sabahın altısı.

Çerkes-fed Genel Merkezinde yapayalnızım.

Dün akşam benim de içinde bulunduğum bir grupla, Ruslan Gvase için üçüncü kez basın açıklaması ve protesto eylemini gerçekleştirdik. Apsuwara-Kiaraz grubunun önerisiyle, İstanbul’da bulunan birçok kurumumuzun temsilcilerinin katılımıyla bir basın açıklaması yaparak, Ruslan Gvaşe'ye destek için, bizler de Çerkes-Fed Genel Merkezi’nde dönüşümlü olarak, süresiz açlık grevi nöbeti başlattık. Bugünkü ilk nöbetçi benim. Akşam nöbeti benden Recep Güler alacak, ondan da Saim Sezgin alacak. Onlarca kişi nöbet için ismini yazdırdı.

Ruslan Gvase'yi, eylemini, halkımızın tarihteki yolculuğunu ve geleceğini düşünerek geçirdiğim bir geceden sonra, tarifsiz duygular içerisinde okumakta olduğunuz yazının başına oturdum.

Türkiye'de, 12 Eylül dönemi zindanlarında sayısız açlık grevi ve ölüm orucu eylemi gerçekleşti. Ben de 12 Eylül'ün son dönemlerinde hapse girdim. Bulunduğum zamanda açlık grevi ya da ölüm orucu gerçekleşmediği için, daha önce açlık grevi ya da ölüm orucu eylemine katılmamıştım. Dönüşümlü de olsa ilk kez bir açlık grevi eylemine katılıyorum. O yüzden tarifsiz duygular içerisinde, ölüm oruçlarında kaybettiğim arkadaşlarımla yaşadığım anılar geçiyor bir taraftan gözlerimin önünden.

Açlık grevleri ve ölüm oruçları, baskı uygulayan muhataba karşı, canını ortaya koyarak yapılan siyasi mesaj verme ya da muhataba geri adım attırma eylemleridir. Eylemi yapan için de, eyleme muhatap olan için de son derece riskli bir sivil iteatsizlik biçimidir. Eylemi yapanın her zaman ölüm riski vardır. Ama davası için ölüme gidenin yaktığı meşalenin de, muhatabı yakma riski her zaman mevcuttur.

Açlık grevlerinde eylem süresini uzatmak amacıyla, şekerli su ve vitamin takviyesi alınır. Ölüm oruçlarında ise, ölüm hedeflendiğinde hiç bir şey yenmez. Türkiye'de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın başlattığı açlık grevi eylemi ikiyüz günü aşmıştır. Onlar da kritik eşiktedirler. 12 Eylül döneminde tek tip elbiseye karşı başlatılan ölüm oruçlarında seksen günden sonra ölümler gerçekleşmişti.

Ruslan Gvaşe eylemine başlarken, "Bu eylem, benim şahsımda mensubu olduğum Çerkes toplumuna karşı uygulanan taraflı, adaletsiz, önyargılı, ahlakdışı yaklaşıma karşı bir protestodur" demişti.

Ve şunu ilave etmişti: "Bu benim son eylemim. Arkamızdan gelenler davanın takipçisi olsun" diyerek vasiyetini yapmıştı.

Eyleminin onuncu gününde, Samsun'da Çerkes-Fed Bölge toplantısında Ruslan Gvaşe ile bir telefon bağlantısı yapmaya çalışmış ama başaramamıştık. Orada yaşayan Koble Muammer Canıdemir ile konuşmuştuk. Muammer Bey, "Ruslan'ın hiç bir şey yemediğini, içmediğini ve hızla durumunun kötüleştiğini" söylemişti. Biz de kendisine "mutlaka şekerli su ve vitamin takviyesi yapılması" gerektiğini söylemiştik.

Ruslan Gvaşe 67 yaşında. Kalp ve şeker rahatsızlığı var. Bu eylem onun için yüksek derecede hayati risk taşıyor. Nitekim dün bir kalp spazmı geçirdiği haberini aldık. Bugüne kadar yaptıkları ile tüm Kuzey Kafkasya Halklarının kalbine girmiş olan Ruslan Gvase, Emr-i Hak vaki olursa, Çerkes Halkının unutulmazları arasında yerini alacaktır.

Biz onu yaşasa da, ölse de unutmayacağız, unutturmayacağız!

Ama bu ölüm eylemi gerçekleşirken, susanları, görmezden gelenleri, önemsizleştirmeye çalışanları kıyamete kadar unutmayacağız ve birer ibret vesikası olarak halkımıza hatırlatmaya devam edeceğiz.

Değerli Thametemiz Ruslan Gvaşe; açtığın özgürlük yolunda, inançla yürüyeceğimizi bilmeni ve bu konuda müsterih olmanı diliyoruz.

     Allah yar ve yardımcın olsun!


1787 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi