• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam88
Toplam Ziyaret559998
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Ruslan Gvaşe'nin Eylemi Ölüm Orucudur
04/10/2017

Tarifsiz duygular içerisindeyim.

Günlerden Çarşamba 4 Ekim.

Saat sabahın altısı.

Çerkes-fed Genel Merkezinde yapayalnızım.

Dün akşam benim de içinde bulunduğum bir grupla, Ruslan Gvase için üçüncü kez basın açıklaması ve protesto eylemini gerçekleştirdik. Apsuwara-Kiaraz grubunun önerisiyle, İstanbul’da bulunan birçok kurumumuzun temsilcilerinin katılımıyla bir basın açıklaması yaparak, Ruslan Gvaşe'ye destek için, bizler de Çerkes-Fed Genel Merkezi’nde dönüşümlü olarak, süresiz açlık grevi nöbeti başlattık. Bugünkü ilk nöbetçi benim. Akşam nöbeti benden Recep Güler alacak, ondan da Saim Sezgin alacak. Onlarca kişi nöbet için ismini yazdırdı.

Ruslan Gvase'yi, eylemini, halkımızın tarihteki yolculuğunu ve geleceğini düşünerek geçirdiğim bir geceden sonra, tarifsiz duygular içerisinde okumakta olduğunuz yazının başına oturdum.

Türkiye'de, 12 Eylül dönemi zindanlarında sayısız açlık grevi ve ölüm orucu eylemi gerçekleşti. Ben de 12 Eylül'ün son dönemlerinde hapse girdim. Bulunduğum zamanda açlık grevi ya da ölüm orucu gerçekleşmediği için, daha önce açlık grevi ya da ölüm orucu eylemine katılmamıştım. Dönüşümlü de olsa ilk kez bir açlık grevi eylemine katılıyorum. O yüzden tarifsiz duygular içerisinde, ölüm oruçlarında kaybettiğim arkadaşlarımla yaşadığım anılar geçiyor bir taraftan gözlerimin önünden.

Açlık grevleri ve ölüm oruçları, baskı uygulayan muhataba karşı, canını ortaya koyarak yapılan siyasi mesaj verme ya da muhataba geri adım attırma eylemleridir. Eylemi yapan için de, eyleme muhatap olan için de son derece riskli bir sivil iteatsizlik biçimidir. Eylemi yapanın her zaman ölüm riski vardır. Ama davası için ölüme gidenin yaktığı meşalenin de, muhatabı yakma riski her zaman mevcuttur.

Açlık grevlerinde eylem süresini uzatmak amacıyla, şekerli su ve vitamin takviyesi alınır. Ölüm oruçlarında ise, ölüm hedeflendiğinde hiç bir şey yenmez. Türkiye'de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın başlattığı açlık grevi eylemi ikiyüz günü aşmıştır. Onlar da kritik eşiktedirler. 12 Eylül döneminde tek tip elbiseye karşı başlatılan ölüm oruçlarında seksen günden sonra ölümler gerçekleşmişti.

Ruslan Gvaşe eylemine başlarken, "Bu eylem, benim şahsımda mensubu olduğum Çerkes toplumuna karşı uygulanan taraflı, adaletsiz, önyargılı, ahlakdışı yaklaşıma karşı bir protestodur" demişti.

Ve şunu ilave etmişti: "Bu benim son eylemim. Arkamızdan gelenler davanın takipçisi olsun" diyerek vasiyetini yapmıştı.

Eyleminin onuncu gününde, Samsun'da Çerkes-Fed Bölge toplantısında Ruslan Gvaşe ile bir telefon bağlantısı yapmaya çalışmış ama başaramamıştık. Orada yaşayan Koble Muammer Canıdemir ile konuşmuştuk. Muammer Bey, "Ruslan'ın hiç bir şey yemediğini, içmediğini ve hızla durumunun kötüleştiğini" söylemişti. Biz de kendisine "mutlaka şekerli su ve vitamin takviyesi yapılması" gerektiğini söylemiştik.

Ruslan Gvaşe 67 yaşında. Kalp ve şeker rahatsızlığı var. Bu eylem onun için yüksek derecede hayati risk taşıyor. Nitekim dün bir kalp spazmı geçirdiği haberini aldık. Bugüne kadar yaptıkları ile tüm Kuzey Kafkasya Halklarının kalbine girmiş olan Ruslan Gvase, Emr-i Hak vaki olursa, Çerkes Halkının unutulmazları arasında yerini alacaktır.

Biz onu yaşasa da, ölse de unutmayacağız, unutturmayacağız!

Ama bu ölüm eylemi gerçekleşirken, susanları, görmezden gelenleri, önemsizleştirmeye çalışanları kıyamete kadar unutmayacağız ve birer ibret vesikası olarak halkımıza hatırlatmaya devam edeceğiz.

Değerli Thametemiz Ruslan Gvaşe; açtığın özgürlük yolunda, inançla yürüyeceğimizi bilmeni ve bu konuda müsterih olmanı diliyoruz.

     Allah yar ve yardımcın olsun!


Paylaş | | Yorum Yaz
1173 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi