• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam102
Toplam Ziyaret697651
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.54937.5796
Euro8.79898.8341
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Ruslan Gvaşe'nin Eylemi Ölüm Orucudur
04/10/2017

Tarifsiz duygular içerisindeyim.

Günlerden Çarşamba 4 Ekim.

Saat sabahın altısı.

Çerkes-fed Genel Merkezinde yapayalnızım.

Dün akşam benim de içinde bulunduğum bir grupla, Ruslan Gvase için üçüncü kez basın açıklaması ve protesto eylemini gerçekleştirdik. Apsuwara-Kiaraz grubunun önerisiyle, İstanbul’da bulunan birçok kurumumuzun temsilcilerinin katılımıyla bir basın açıklaması yaparak, Ruslan Gvaşe'ye destek için, bizler de Çerkes-Fed Genel Merkezi’nde dönüşümlü olarak, süresiz açlık grevi nöbeti başlattık. Bugünkü ilk nöbetçi benim. Akşam nöbeti benden Recep Güler alacak, ondan da Saim Sezgin alacak. Onlarca kişi nöbet için ismini yazdırdı.

Ruslan Gvase'yi, eylemini, halkımızın tarihteki yolculuğunu ve geleceğini düşünerek geçirdiğim bir geceden sonra, tarifsiz duygular içerisinde okumakta olduğunuz yazının başına oturdum.

Türkiye'de, 12 Eylül dönemi zindanlarında sayısız açlık grevi ve ölüm orucu eylemi gerçekleşti. Ben de 12 Eylül'ün son dönemlerinde hapse girdim. Bulunduğum zamanda açlık grevi ya da ölüm orucu gerçekleşmediği için, daha önce açlık grevi ya da ölüm orucu eylemine katılmamıştım. Dönüşümlü de olsa ilk kez bir açlık grevi eylemine katılıyorum. O yüzden tarifsiz duygular içerisinde, ölüm oruçlarında kaybettiğim arkadaşlarımla yaşadığım anılar geçiyor bir taraftan gözlerimin önünden.

Açlık grevleri ve ölüm oruçları, baskı uygulayan muhataba karşı, canını ortaya koyarak yapılan siyasi mesaj verme ya da muhataba geri adım attırma eylemleridir. Eylemi yapan için de, eyleme muhatap olan için de son derece riskli bir sivil iteatsizlik biçimidir. Eylemi yapanın her zaman ölüm riski vardır. Ama davası için ölüme gidenin yaktığı meşalenin de, muhatabı yakma riski her zaman mevcuttur.

Açlık grevlerinde eylem süresini uzatmak amacıyla, şekerli su ve vitamin takviyesi alınır. Ölüm oruçlarında ise, ölüm hedeflendiğinde hiç bir şey yenmez. Türkiye'de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın başlattığı açlık grevi eylemi ikiyüz günü aşmıştır. Onlar da kritik eşiktedirler. 12 Eylül döneminde tek tip elbiseye karşı başlatılan ölüm oruçlarında seksen günden sonra ölümler gerçekleşmişti.

Ruslan Gvaşe eylemine başlarken, "Bu eylem, benim şahsımda mensubu olduğum Çerkes toplumuna karşı uygulanan taraflı, adaletsiz, önyargılı, ahlakdışı yaklaşıma karşı bir protestodur" demişti.

Ve şunu ilave etmişti: "Bu benim son eylemim. Arkamızdan gelenler davanın takipçisi olsun" diyerek vasiyetini yapmıştı.

Eyleminin onuncu gününde, Samsun'da Çerkes-Fed Bölge toplantısında Ruslan Gvaşe ile bir telefon bağlantısı yapmaya çalışmış ama başaramamıştık. Orada yaşayan Koble Muammer Canıdemir ile konuşmuştuk. Muammer Bey, "Ruslan'ın hiç bir şey yemediğini, içmediğini ve hızla durumunun kötüleştiğini" söylemişti. Biz de kendisine "mutlaka şekerli su ve vitamin takviyesi yapılması" gerektiğini söylemiştik.

Ruslan Gvaşe 67 yaşında. Kalp ve şeker rahatsızlığı var. Bu eylem onun için yüksek derecede hayati risk taşıyor. Nitekim dün bir kalp spazmı geçirdiği haberini aldık. Bugüne kadar yaptıkları ile tüm Kuzey Kafkasya Halklarının kalbine girmiş olan Ruslan Gvase, Emr-i Hak vaki olursa, Çerkes Halkının unutulmazları arasında yerini alacaktır.

Biz onu yaşasa da, ölse de unutmayacağız, unutturmayacağız!

Ama bu ölüm eylemi gerçekleşirken, susanları, görmezden gelenleri, önemsizleştirmeye çalışanları kıyamete kadar unutmayacağız ve birer ibret vesikası olarak halkımıza hatırlatmaya devam edeceğiz.

Değerli Thametemiz Ruslan Gvaşe; açtığın özgürlük yolunda, inançla yürüyeceğimizi bilmeni ve bu konuda müsterih olmanı diliyoruz.

     Allah yar ve yardımcın olsun!


1406 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi