• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam223
Toplam Ziyaret742938
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.09558.1279
Euro9.76499.8041
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Ruslan Gvaşe'nin Eylemi Ölüm Orucudur
04/10/2017

Tarifsiz duygular içerisindeyim.

Günlerden Çarşamba 4 Ekim.

Saat sabahın altısı.

Çerkes-fed Genel Merkezinde yapayalnızım.

Dün akşam benim de içinde bulunduğum bir grupla, Ruslan Gvase için üçüncü kez basın açıklaması ve protesto eylemini gerçekleştirdik. Apsuwara-Kiaraz grubunun önerisiyle, İstanbul’da bulunan birçok kurumumuzun temsilcilerinin katılımıyla bir basın açıklaması yaparak, Ruslan Gvaşe'ye destek için, bizler de Çerkes-Fed Genel Merkezi’nde dönüşümlü olarak, süresiz açlık grevi nöbeti başlattık. Bugünkü ilk nöbetçi benim. Akşam nöbeti benden Recep Güler alacak, ondan da Saim Sezgin alacak. Onlarca kişi nöbet için ismini yazdırdı.

Ruslan Gvase'yi, eylemini, halkımızın tarihteki yolculuğunu ve geleceğini düşünerek geçirdiğim bir geceden sonra, tarifsiz duygular içerisinde okumakta olduğunuz yazının başına oturdum.

Türkiye'de, 12 Eylül dönemi zindanlarında sayısız açlık grevi ve ölüm orucu eylemi gerçekleşti. Ben de 12 Eylül'ün son dönemlerinde hapse girdim. Bulunduğum zamanda açlık grevi ya da ölüm orucu gerçekleşmediği için, daha önce açlık grevi ya da ölüm orucu eylemine katılmamıştım. Dönüşümlü de olsa ilk kez bir açlık grevi eylemine katılıyorum. O yüzden tarifsiz duygular içerisinde, ölüm oruçlarında kaybettiğim arkadaşlarımla yaşadığım anılar geçiyor bir taraftan gözlerimin önünden.

Açlık grevleri ve ölüm oruçları, baskı uygulayan muhataba karşı, canını ortaya koyarak yapılan siyasi mesaj verme ya da muhataba geri adım attırma eylemleridir. Eylemi yapan için de, eyleme muhatap olan için de son derece riskli bir sivil iteatsizlik biçimidir. Eylemi yapanın her zaman ölüm riski vardır. Ama davası için ölüme gidenin yaktığı meşalenin de, muhatabı yakma riski her zaman mevcuttur.

Açlık grevlerinde eylem süresini uzatmak amacıyla, şekerli su ve vitamin takviyesi alınır. Ölüm oruçlarında ise, ölüm hedeflendiğinde hiç bir şey yenmez. Türkiye'de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın başlattığı açlık grevi eylemi ikiyüz günü aşmıştır. Onlar da kritik eşiktedirler. 12 Eylül döneminde tek tip elbiseye karşı başlatılan ölüm oruçlarında seksen günden sonra ölümler gerçekleşmişti.

Ruslan Gvaşe eylemine başlarken, "Bu eylem, benim şahsımda mensubu olduğum Çerkes toplumuna karşı uygulanan taraflı, adaletsiz, önyargılı, ahlakdışı yaklaşıma karşı bir protestodur" demişti.

Ve şunu ilave etmişti: "Bu benim son eylemim. Arkamızdan gelenler davanın takipçisi olsun" diyerek vasiyetini yapmıştı.

Eyleminin onuncu gününde, Samsun'da Çerkes-Fed Bölge toplantısında Ruslan Gvaşe ile bir telefon bağlantısı yapmaya çalışmış ama başaramamıştık. Orada yaşayan Koble Muammer Canıdemir ile konuşmuştuk. Muammer Bey, "Ruslan'ın hiç bir şey yemediğini, içmediğini ve hızla durumunun kötüleştiğini" söylemişti. Biz de kendisine "mutlaka şekerli su ve vitamin takviyesi yapılması" gerektiğini söylemiştik.

Ruslan Gvaşe 67 yaşında. Kalp ve şeker rahatsızlığı var. Bu eylem onun için yüksek derecede hayati risk taşıyor. Nitekim dün bir kalp spazmı geçirdiği haberini aldık. Bugüne kadar yaptıkları ile tüm Kuzey Kafkasya Halklarının kalbine girmiş olan Ruslan Gvase, Emr-i Hak vaki olursa, Çerkes Halkının unutulmazları arasında yerini alacaktır.

Biz onu yaşasa da, ölse de unutmayacağız, unutturmayacağız!

Ama bu ölüm eylemi gerçekleşirken, susanları, görmezden gelenleri, önemsizleştirmeye çalışanları kıyamete kadar unutmayacağız ve birer ibret vesikası olarak halkımıza hatırlatmaya devam edeceğiz.

Değerli Thametemiz Ruslan Gvaşe; açtığın özgürlük yolunda, inançla yürüyeceğimizi bilmeni ve bu konuda müsterih olmanı diliyoruz.

     Allah yar ve yardımcın olsun!


1511 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ROMANLAR GÜNÜ KABUL EDİLİRKEN, ÇERKESLER DE ÖZÜR BEKLİYOR - 17/04/2021
Yapılan bu büyük haksızlıkla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti özür dilemelidir. Bu özür Türkiye’yi küçültmez, tam tersine büyütür. Toplumsal barışa katkı sağlar, ülkemizi zenginleştirir.
DEVLET, GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ İÇİN ÖZÜR DİLEMELİDİR - 09/04/2021
Gönen-Manyas Çerkeslerine sürgün tebligatının yapıldığı 2 Mayıs 1923 tarihinin yıldönümüne yaklaşırken, Devletin kuruluşunda kanı, teri ve emeği olan Çerkeslere bir özür borcunun olduğuna inanıyoruz.
NEDİM ŞENERLERİ YARATAN KEMALİST TARİH ANLAYIŞIDIR - 18/03/2021
Malesef bugüne kadar Ethem Beyle ilgili olarak onlarca kitap yazılırken, Çerkeslerden bu konuyu yazabilmiş bir tek kişinin çıkmamış olması acı vericidir.
İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi