• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam142
Toplam Ziyaret559578
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Listeler Asıldı, Kel Göründü
11/04/2015

Ey Halkım!

7 Haziran tarihinde Türkiye yine bir seçime gidiyor. Türkiye'de yaşayan herkes bu seçimlerin çok önemli olduğunu söylüyor.

Sen bu seçimlerin öneminin farkında mısın ey Halkım?

Bu seçimde, Türkiye  demokratikleşme ile diktatörleşme arasında bir seçim yapacak. Onun için, Türkiye'yi demokratikleştirmek isteyen tüm kesimler ve halklar bu seçime ölümüne asılıyor.

Ama bu denklemin hiç bir yerine seni koymadı düzen partileri.
Türkiye'de yaşayan tüm kesimler dikkate alındı. İyi de oldu. Romanlar, Yezidiler, Süryaniler, Aleviler, Kürtler, Ermeniler,… tüm kesimler.

Ama senin asaletin, kahramanlığın, kendini beğenmişliğin beş para etmedi. Kimse seni adam yerine koymadı.

Ak Parti’den Çerkes kimliğini öne çıkararak aday olanların tamamının üstü çizildi. Çerkes olduğu söylenen bazı kimselerin Ankara'da, Manisa'da, Samsun'da Ak Parti’den seçilecek yerlere gelmiş olmaları hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bu kişiler milletvekilliğine Çerkes kimliği ile aday olmadıkları için Çerkeslerin sesi de olmayacaklardır. Öyle de bir dertleri de yoktur. Sakın bu insanlar var diye AKP'ye oyunuzu vererek çöp etmeyin.

Bu seçimlerde önseçim yaparak demokratikleşme yolunda önemli adımlar atan, Ermenilere ve Romanlara kontenjan adaylıkları veren CHP'den Engin Özkoç, Zekeriya Temizel, Bülent Kuşoğlu gibi adayların varlığı asla Çerkeslerin temsilcisi oldukları anlamına gelmez. Onun için CHP'ye de oylarınızı vererek çöp etmeyin.

HDP'ye gelince; 2015 seçimlerinde meclis sıralarına Çerkes Kimliği ile mutlka bir Çerkes vekil taşıyacaklarına dair söz vermişti Sırrı Sakık. Ama öyle görünüyor ki, HDP'nin vermiş olduğu söz de 7 Haziran'a değil de, bir başka seçime kalmış görünüyor.

İstanbul’dan Birinci Bölge beşinci sıradan Çerkes solu adına aday gösterilen değerli dostum Bülent Uluer'in ve Bursa'dan aday gösterilen Metin Kılıç ve Birgül Asena Hızel'in, Sakarya'dan aday gösterilen Neslin Gümüş ve Cumhur Atay'ın malesef seçilme şansı yoktur. Çerkeslerin talepleri ile ilgili en samimi duruş gösteren HDP, Çerkeslerin bağımsız adaylarının olmadığı yerlerde desteklenmelidir.

Neden hiçbir parti Çerkesleri ciddiye almıyor?

Çünkü boş övünmeler dışında hiçbir şey üretememiş, varlığını geleceğe taşımak için hiçbir ciddi proje ortaya koyamamış bir toplum hiçbir kesim tarafından ciddiye alınmaz.

125. yılın üzerinden geçen 26 yılda, 21 Mayıs gibi sembol bir günü etkisizleştirmeye çalışan Rusya'nın piyonlarını, toplum önünde saygın kimseler olarak yürüten bir halkı kimse ciddiye almaz.

Beş milyon nüfusumuz var diye şişinip, hiç bir toplumsal meselede beşbin kişiyi bile harekete geçirememiş bir halkı hiç kimse ciddiye almaz.

Onun için aklını başına alman lazım ey halkım!

***

Su içine girdiği kabın şeklini alır.

İnsan da öyle.

Çerkesler de soykırıma uğrayıp sürüldükleri Osmanlı coğrafyasına çok çabuk benzediler. Sürgün'ün ilk yıllarında hala Osmanlıcılık ve ümmetçilik geçerli olduğu için Çerkes kimliğinden dolayı bir sıkıntıları olmadı Çerkeslerin.

Çerkes Teavün Cemiyetini kuran kadrolar Osmanlıcılık ve Ümmetçilik ikliminde yetişmiş kadrolardı. Ancak daha sonra ittihatçıların devlete hakim olması Çerkesler içinde de bir kırılmayı beraberinde getirdi.

İktidarın içinde olmak adına Turancı-Türkçi ittihatçıların militanı olmaya çekinmediler. Teşkilat-ı Mahsusa’nın en önemli aktörleri, Kuşçubaşı Eşref, Kuşçubaşı Sami, Çerkes Ethem bunun en tipik örneğidir.
Mustafa Kemal'in Kurtuluş savaşındaki en yakın dava arkadaşı, Türkiye'nin ilk Başbakanı Çerkes asıllı Rauf Orbay, Gönen Manyas Çerkeslerinin sürgün kararnamesini imzalamakta bir sakınca görmemiştir.

Yine asker ve siyaset adamı, T.C'nin kuruluş döneminin güçlü adamı Başbakanlık da yapmış olan Çerkes asıllı Recep Peker asimilasyon politikalarının ideoloğu ve baş uygulayıcısı idi. Bu politikalardan Çerkeslerle birlikte tüm Türkiye Halkları büyük zararlar gördü.

Türkiye’deki tüm siyasi partiler ittihat ve Terakki partisinin farklı versiyonlarıdır. Hangi partiye girerseniz girin, Türkçülük dışında bir kimlik geliştirmeniz mümkün değildir.

İsterseniz Türkiye'de çok partili hayata geçildikten sonra, meclise milletvekili olarak girdikten sonra hiçbir şey yapamamış Çerkeslerle bir gezinti yapalım.

Çerkeslerin diyasporada yetiştirdiği en önemli asker ve yazarlardan biri olan General İsmail Berkok da 1950-54 yılları arasında Demokrat Parti’de milletvekilliği yapmıştı. Ancak o ünlü kitabı “Tarihte Kafkasya" ölümünden sonra yayınlandı.

Yine Demokrat Partide iki dönem milletvekilliği yapan Hakkı Kurmel'in Çerkeslerle ilgili herhangi bir şey yapabilmesi mümkün olmamıştır Meclis’te.

1965'te ve 1969'da Türkiye İşçi partisinden iki dönem milletvekili seçilen Rıza Kuas'ın da Çerkeslerle ilgili kurduğu tek bir cümle bize ulaşmamıştır.

Adapazarı’ndan yetişen Çerkes Ekrem Alican, önce Demokrat Parti'de siyaset yapmıştı. Daha sonra yeni Türkiye Partisi'nin uzun süre başkanlığını yapan Ekrem Alican bir dönemin en renkli siyasi siması idi. Ama ondan da Çerkeslerle ilgi kurduğu tek kelime miras olarak kalmadı geriye.

Adalet Partisi ve Doğru Yol Partisi’nde siyaset yapan Mehmet Gölhan, Ekrem Ceyhun, Bekir Sami Daçe'lerden geriye Çerkeslerle ilgili söylenmiş tek kelime kalmamıştır maalesef.

Yine AKP'de siyaset yapmış olan Abüllatif  Şener, Nazım Ekren, Sait Açba'dan Çerkeslerle ilgili tek bir cümle duyanınız olmamıştır.

CHP'nin genel başkanlığını yapan Deniz Baykal'dan, uzun yıllar genel sekreterliğini yapan Önder Sav’dan, halen milletvekili olan Engin Özkoç ve Bülent Kuşoğlu’ndan Çerkeslerle ilgili doğru dürüst bir cümle duymadık.

İttihat Terakki'nin yavruları olan tüm partiler içerisinde ne Çerkesliğin ne de başka etnik toplulukların siyasetini yapmak mümkün değildir.

***

HDP'ye ise ayrı bir parantez açmak istiyorum.

Ortadoğu coğrafyasında en büyük sorunları olan halklardan biri de Kürtlerdir. Kürdistan coğrafyasının dört devlet tarafından paylaşılmış olması da bu sorunları daha da ağırlaştırmaktadır.

Bu sorunları çözmek için yola çıkan Kürt devrimcileri otuz beş yıllık bir silahlı mücadele sonucu hem Türkiye'de, hem de tüm dünyada yasal olarak kabul görmüşlerdir. Bu silahlı mücadelenin Parlamento’daki temsilcileri DEP, HEP, HADEP, BDP ve HDP çizgisidir.

Bugün HDP çizgisinin Türkiye'de yürüttüğü, tüm kesimleri kucaklayan demokratikleşme mücadelesi çok değerlidir. Ancak yeterli değildir. PKK-BDP-HDP çizgisi bir Kürt hareketidir ve öncelikle çözmesi gereken, çok ağır bir mesele olan Kürt meselesidir. Bunun dışındaki tüm meseleler tüm iyi niyetlerine rağmen tali meseleler olarak kalmaktadır.

2011 seçimlerinde Mardin'den Süryani aday Erol Dora’yı meclise taşıdıklarında çok sevinmiş ve bu konuda bir yazı da yazmıştım. 2011 yılından bu yana Erol Dora'yı yakından takip ettim. Ancak Erol Dora'nın bu süreçte mecliste Süryanilerle ilgili kurduğu tek cümleye rastlamadım.

Belki de Süryanilerin meselelerine sıra gelmedi Kürt meselesinin ağırlığından dolayı.
****

Çerkesler de, Basklar gibi, Filistinliler gibi, Ermeniler gibi, Tamiller gibi, Kürtler gibi kendi siyasi partilerini, kendi özgün siyasi yapılarını kurdular.

Malesef siyasi parti Çerkeslerin tarihinde çok gecikmiş bir yapılanma ve bir ilk.

Çerkeslerin bu çiçeği burnundaki yeni partisi "Çoğulcu Demokrasi Partisi" ÇDP, 7 Haziran seçimlerinde, Çerkes halkıyla birlikte büyük bir sınava hazırlanıyor.

Bu seçimlerde ÇDP ile birlikte Çerkesler biz de varız diyecekler, tüm görmezden gelinenlerle birlikte.

ÇDP dokuz bağımsız adayı ile birlikte, Kürtlerden sonra en fazla milletvekili adayı ile 7 Haziran seçimlerine katılan ilk etnik Halktır.

Çerkeslerin adayları, İstanbul 1. Bölgede Prof Günsel Avcı, 2. Bölgede Laz Kardeşimiz Ali İhsan Aksamaz, 3. Bölgede Kenan Kaplan, Düzce’de Ayşe Pişkin, Bursa'da İlhan Aydın, Eskişehir'de Timur Şahan, Ankara'da Faruk Arslandok, Kayseri'de Emine Sezgin, Samsun'da ise Saim Sezgindir.

7 Nisan'da partiler listelerini açıkladılar ve kelleri göründü. Yani hiçbiri Çerkesleri kaale alarak adam yerine koymadı.

Şimdi Çerkeslerin adamlıklarını gösterme zamanıdır.

Şimdi ÇDP'nin etrafında kenetlenme zamanıdır.



Paylaş | | Yorum Yaz
1726 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi