• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret656344
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.43016.4559
Euro7.08467.1130
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Seçimler ve Mardin'in Süryani Belediye Eşbaşkanı
06/04/2014

Türkiye 30 Mart itibariyle bir seçimi daha geride bıraktı.

Seçime katılan partilere bakılırsa hiç kaybeden yok.Herkes kendini galip ilan ediyor. Bize göre BDP-HDP bloğu dışındaki tüm partiler kaybetmiştir. Çünkü artık yeni Türkiye’yi BDP-HDP bloğu temsil etmektedir.

Neden yeni Türkiye’yi BDP-HDP bloğu temsil etmektedir?

Neden diğer partiler eskimiştir?

Bunun kısa bir analizini yaptıktan sonra sizlerle, seçilmiş olan Mardin'in Süryani asıllı  kadın belediye eşbaşkanı Februniye Akyol'un haberini paylaşmak istiyorum.

***

Seçimlere giren partilerden en eski olanı CHP'dir. Hem yaş olarak eskidir, hem de zihniyet olarak en eskimiş olanı CHP'dir. Çok partili hayata geçişimizden bu yana halk, iktidarı hiçbir zaman CHP'ye vermemiştir. Tek parti dönemindeki CHP uygulamaları tüm halk kesimlerinin bilinçaltında kodlanmıştır. Toplumla yüzleşmeye CHP ile başlamalıdır. Tüm toplumu kucaklayacak sosyal demokrat bir söylem geliştirmediği sürece CHP bugün aldığı oyları da kaybedecektir.

90 yıllık bir parti, 81 vilayetin 20'sinde varlık gösterebiliyor. Doğuda, İç Anadolu’da, İç Ege’de, Karadeniz bölgesinin tamamında olmayan bir partinin iktidar olma şansı sıfırdır. Ecevit'in sosyal demokrat söylemler geliştirdiği dönemde Ahmet Türk, Şerafettin Elçi gibi Kürt siyasetçiler kendilerini CHP'de Kürt kimliği ile ifade edebiliyorlardı. Bugün CHP'ye çöreklenmiş olan ulusalcı zihniyet Kürtler’e parti içerisinde hayat hakkı tanımamaktadır. Ama Kürtler de kendi bölgelerinde CHP'ye hayat hakkı tanımamaktadır.

Eskiyenler çöpe atılır. CHP kendini yenileyip, gerçek bir sosyal demokrat partiye dönüşmedikçe tarihin çöplüğüne gitmekten kurtulamayacaktır.

***

Seçimin kaybedenlerinden olan MHP, 1969 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisinin kongresinde ismini değiştirip, Alpaslan Türkeş'in Genel Başkan olmasıyla kurulmuştur. Bütün dünyada Amerika’nın komünistlere karşı savaşacak partiler ve örgütler oluşturduğu dönemde kurulmuştu MHP. Özellikle 1980 öncesi dönemde sol örgütlere karşı giriştiği silahlı mücadele ile 12 Eylül 1980 askeri cuntasının zemininin hazırlanmasında önemli bir rol üstlenmiştir.

Komünizm tehlikesinin ortadan kalkması MHP'yi işlevsiz kılmıştır. 1983’ten 1999 yılına kadar MHP hiçbir siyasi varlık gösterememiştir. 1999 seçimlerinde % 18 oy alan MHP 129 milletvekili çıkartarak ikinci parti olarak çıkmıştı. Türkiye’nin bölünme paranoyası ve Güneydoğu’dan gelen şehit cenazeleri milliyetçi refleksleri harekete geçirmekte, MHP'ye oy olarak dönmektedir.

Farklılıkları ezerek yok etmek isteyen anlayışlar bütün dünyada hızla yok olmaktadır. Türkiye’deki bütün halkları yok farz edip tek halkın ırkçılığı üzerinden siyaset yapmak demokrasi değildir.

Gerçek demokrasilerde tek milletin ırkçılığını yapan partilere yer yoktur. Eskiyi temsil eden Türk Irkçılığı üzerinden siyaset yapan MHP de bu seçimin kaybedenidir.

***

Bu seçimden birinci parti olarak çıkan AKP, seçimin galibidir. Ancak AKP'nin zaferi bir pyrus zaferidir.

AKP, 28 Şubat’ın mağduriyetleri ve 2001 krizinin etkileri tüm şiddetiyle yaşanırken kuruldu. 2002 seçimlerinde halk eski partilerin tamamını süpürüp, parlamento dışındaki AKP ve CHP'yi meclise taşımıştır.

AKP iktidara geldiği 2002 yılından, 2011 seçimlerine kadar olan süreçte yeni Türkiye’yi temsil etmiştir. Çünkü AKP cunta anayasasının yerine yeni bir anayasa istiyordu, askeri darbelerin önünü kesmeye çalışıyordu, AB yanlısı bir tutum izliyordu, yasaklara karşı mücadele ediyordu, iktidarda olmasına rağmen devlet ve eskimiş düzene karşı muhalefet ettiği için seçimleri kazanıyordu.

2011 seçimlerinden sonra AKP ve devlet bütünleşmiş ve devlet ele geçirilmiştir. Ve AKP için değişim bitmiştir.

Hiç bir hukuki normu kabul etmeyen, rüşvet ve yolsuzluk batağına saplanmış, her türlü özgürlüğü yasaklayan, kendini ifade etme yollarını tıkayan, basın özgürlüğünü boğmaya çalışan, muhalif kesimleri yok etmeye çalışan ve toplumun çoğunluğunu karşısına alan bir iktidarın yeni Türkiye’yi temsil etmesi mümkün değildir.

Hiçbir ideolojik argüman oluşturamamış, bir menfaat koalisyonu olan AKP, Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına gitmesiyle, ANAP ve Doğruyol partileri gibi dağılacaktır.

2010 referandumunda % 58, 2011 seçimlerinde % 49, 2014 yerel seçimlerinde % 43 oy almış olan AKP'de erime ve kaybetme başlamıştır.

***

Seçimlerde en az oyu almış olan HDP-BDP bloğu neden yeni Türkiye’yi ve yeni dünyayı temsil etmektedir?

Çünkü artık demokrasi çoğunluk diktası değil, çoğulculuk olarak anlaşılmaktadır. Türkiye’nin tüm renkleri, kendilerini en özgür biçimde HDP-BDP bloğu içerisinde ifade edebilmektedirler.

Bir toplumda azınlıkların bileşenleri çoğunluğu oluşturur. Azınlıkları anlama anlamında HDP-BDP bloğu kadar samimi hiçbir siyasi oluşum mevcut değildir. Gökkuşağı politikası olarak adlandırılan toplumun bütün kesimlerini kucaklayan anlayış sadece HDP-BDP bloğunda mevcuttur.

Ayrıca Türkiye seçim tarihinde, bugüne kadar görülmemiş oranda kadın aday HDP-BDP saflarında seçime katılmış ve kazanmıştır.

Onun için yeni Türkiye’yi ve yeni dünyayı HDP-BDP bloğu temsil etmektedir. Ve geleceğin kazanacak olanıdır.

Ayrıca bu seçimlerin en güzel olayı, Mardin’den Süryani asıllı kadın aday Februniye Akyolun belediye eşbaşkanı seçilmiş olmasıdır.

Süryaniler bu toprakların kadim halklarından biridir. Konuştukları dil Hz. İsa'nın da konuştuğu dil olan Aramicedir. Bütün farklılıklar gibi, Süryanilerin de dili, kültürü, dini ve ulusal varlıkları yok edildi.

Ağırlıklı olarak Mardin’de yaşayan Süryaniler, 12 Eylül cuntasından sonra konulan zorunlu din dersleri nedeniyle Türkiye’yi terk ettiler. Zorunlu din derslerinde Hristiyan olan Süryani çocuklara zorla kelime-i şahadet getirtilerek dini baskı uygulandı. İsveç Devleti 12 Eylülden sonra iltica talebinde bulunan tüm Süryanileri, dini baskı gördükleri gerekçesiyle mülteci olarak kabul etti. Otuz binin üzerinde Süryani İsveç'e iltica etti.

Türkiye'nin çeşitli illerinde on bin, Mardin’de beş bin Süryani yaşamaktadır. Bu kadar az nüfusu olmasına rağmen BDP Süryanilere pozitif ayrımcılık uygulayarak Februniye Akyol'u Mardin Belediyesi eşbaşkanı yapmıştır.

İşte gerçek demokrasi budur!

Bu tavrından dolayı HDP-BDP ittifakını kutluyoruz.

Peki Çerkesler bundan sonra nasıl bir politika izlemelidirler ?

Bundan sonra Çerkesler, Türkiye’nin daha da demokratikleşmesi için mücadele etmelidirler.

Çerkes kimliğine sahip çıkan  milletvekillerini parlamentoya taşıyıp mücadelelerini bu yolla sürdürmelidirler.



2846 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
BÜYÜKELÇİ ERKHOV'UN ÇERKES DÜNYASINA ETKİLERİ ÜZERİNE - 24/02/2020
Büyükelçi Erkhov küllenmeye yüz tutmuş közün üzerine benzin dökerek bir yangına sebebiyet vermiştir. Rusya’nın yalanlarına vicdan sahibi kamuoyu asla inanmıyordu.Ama Erkhov Rusya yancısı ve kafası karışık Çerkelerin işini biraz daha zorlaştırmıştır.
MUSTAFA KEMAL'İN ÇERKESLERE GÜVENMEDİĞİNE DAİR ÜÇ TELGRAF - 15/02/2020
Bu tarihi belgeleri, son dönemde Çerkes Ethem ile Atatürk’ün yan yana çekilmiş resimlerini çokça paylaşıp, Atatürk Çerkeslere çok güvenirdi diyenlerin, ne kadar öngörüden ve bilgiden uzak olduklarını anlatmak için paylaştım.
TÜRKİYE’NİN GEÇMİŞ 25 YILI VE GELECEĞİMİZ - 04/01/2020
Gelecek Partisi geçmişteki hatalarından ders çıkarmış, geleceğe bakan ve geleceği planlayan yeni bir Türkiye inşa etmelidir.
YEL KAYADAN TOZ ALIR - 22/12/2019
Çerkes Halkı dışında hiç kimseye karşı kendimi borçlu hissetmiyorum. Türkiye sağcılığı ve solculuğu içinde asimile olmuş, Çerkes kimliğinden önce sağcı ya da solcu kimliği ile bize sataşanların söylediklerinin nezdimizde hiç bir hükmü yoktur.
NEDEN "GELECEK PARTİSİ" KURUCU ÜYESİ OLDUM? - 15/12/2019
Bir heyet halinde Davutoğlu ile yapılan görüşmede eğer fırsat doğarsa Çerkes Televizyonu, Anadil Eğitimi ve Çerkes Kültür Merkezlerinin mutlaka yerine getirileceğinin sözünü aldık.
KAFFED, ESKİ HAMAM, ESKİ TAS… - 25/11/2019
Türkiye'de faaliyet gösteren Çerkeslere ve Kuzey Kafkasyalılara ait 170 civarında kurum var. 53 derneği ile Kaffed bunun % 30'unu temsil ediyor.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi