• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam355
Toplam Ziyaret724196
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.38257.4121
Euro8.95728.9931
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ?
15/03/2020
"Türk Devletine vatandaşlık bağı ile
bağlı olan herkes Türktür"
T.C. Anayasası, Madde: 66
 
Üniter Devletler, bu tür siyasi metinler olan anayasalarına, böyle siyasi terimler koyarak ve bunların bilimsel olduğunu iddia ederek bütünlük sağlamaya çalışırlar.
Anayasasına yazılmamış olsa da "Ne mutlu Türküm diyene" dedirterek Türk olmanın ne kadar kolay ve mutluluk verici bir şey olduğunu anlatarak, farklı etnisitelerin kendi kimliklerinden vazgeçerek Türkleşip yok olmalarını sağlarlar.
Yine Anayasanın 66. maddesinden yola çıkarak okullarda küçücük çocuklar her sabah gırtlakları yırtılırcasına "Türküm, doğruyum, çalışkanım" dedirtilerek yalan söyletilir. Suyun, içine girdiği kabın şeklini aldığı gibi, insanlar da çocukluklarından itibaren bir kalıba dökülmeye  çalışmaktadırlar.
Oysa bir imparatorluk bakiyesi olan T.C. üniter devlet olmayı kabul ederek doğru yapmış mıdır?
Çoğunluğu oluşturan Türkler ve Türkleşmiş azınlıklar kesinlikle doğru yaptığını söyleyeceklerdir.
Oysa vicdan sahibi demokrat Türkler ve kimliğini kaybetmemiş azınlıklar kesinlikle yanlış yaptığını söyleyeceklerdir.
Türk Milliyetçiliğini kabul etmiş olan İttihat Terakkicilerîn "Anadolu’nun bir Türk yurdu olabilmesi için gayri Müslimlerden arındırılması; Türk olmayan Müslüman toplulukların Türkleştirilmesi" politikasını takip eden Kemalistler de aynı politikayı izlediler.
Uygulanan bu politikalar sonucu Rumlar, Ermeniler, Süryaniler, Yahudiler yok olma noktasına getirildiler. Müslüman azınlıklar büyük baskılara tabi tutularak etnik kimliklerini kaybetme noktasına getirildiler. Ama bu baskıları uygulayanlarda baskılara tabi olanlar da hiçbir zaman mutlu olmadılar ve olamayacaklar. 
Uygulanan tek ulus yaratma politikaları sonucu Türkiye'nin uluslararası bir mesele haline gelmiş olan bir Kürt meselesi var. Türkiye'nin artık bu meseleyi baskıcı ve askeri çözümlerle alt edebilmesi mümkün değil. Bütün uluslararası meselelerde karşısına çıkan "Ermeni Tehciri" diye adlandırdıkları ödemek zorunda oldukları bir tazminat var. Yok etmeye çalıştıkları Müslüman azınlıkların dilleri ve kültürleri için pozitif ayrımcılık  yapmak ve büyük kaynaklar ayırmak gibi bir zorunlulukları var.
Bu şartlar altında, yani tek ulus, tek dil, tek millet yaratma ideolojisi ile Türkiye'nin devam edebilmesi mümkün değildir. Üniter devlet Türkiye'ye mutluluk getirmedi. Üniter devleti denemek isteyen hiç bir ülkeye de mutluluk getirmeyecektir.
***
Rusya Federasyonunun, yönetim şeklini federal, yarı başkanlık tipi cumhuriyet olarak tanımlıyor Vikipedia.
Dünya topraklarının %11'inin sahibi Rusya Federasyonu da bir imparatorluk bakiyesidir. Zora dayalı, emperyal fetihlerle ele geçirdiği dünyanın kuzey tarafını, sosyalist döneminde de muhafaza etti. Sosyalist dönemi sona erdiren Rusya federasyonu, birlik Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını ilan etmiş olmalarına rağmen yönetimlerini tayin etmekte, o cumhuriyetleri de fiilen yönetmektedir.
Anavatanımızın da sınırları içerisinde kaldığı Rusya Federasyonu üniter devlet olma yolunda ilerlemektedir. Lenin'in "ulusların kaderlerini tayin hakkı ilkesi" çerçevesinde Rusya Halklarının Özerk yönetimlerini oluşturmaları ve sisteme entegre olmaları yönünde, Ruslardan farklı halklara tanıdıkları haklar, Putin yönetimini rahatsız etmektedir.
Lenin'in 92. ölüm yıldönümünde konuşan Putin şunları söylemişti "Fikirleri bu istikamette yönetmek doğru. Ama bu fikirler doğru sonuçlar doğurmadı. Son tahlilde bu fikirler Sovyetler Birliği'nin sonunu getirdi. Orada şöyle pek çok fikirler vardı: Otonomi ve benzer şeyler. Adına Rusya denen binanın altına atom bombası yerleştirdiler ve sonra yıkıldı, dağıldı. Bize dünya devrimi gerekmiyordu."
Yine Putin insan hakları gününde sivil toplum ve İnsan hakları geliştirme Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, "Bir zamanlar Lenin adında bir adam yeni bir Rusya uydurmaya kalktı ve işin sonunu toplu mezarlara kadar vardırdı. Lenin'in uydurduğu devlet yapısı Rus devlet geleneğinin altını oydu; bunun için elimizdekine yaslanmak zorundayız, yani Rus Halkına" demiştir.
22 Nisan 2020 tarihinde yürürlüğe girecek olan Rusları "Devlet Kuran Halk" ve Rusça'yı  tek resmi dil olarak kabul edecek olan yasanın ideolojik altyapısı Putin'in konuşmalarında belirttiği gibidir. % 23'ü Rus olmayan halkların dillerini kullanma imkânı bırakılmayarak tüm halkların asimile ederek yok edilmesi ve her türlü otonomi, özerklik haklarının ortadan kalkması hedeflenmektedir. Yüzlerle ifade edilen dillerin, o kadar geniş toprakların üniter devlet modeliyle yönetilebilmesi mümkün değildir. Bu yeni uygulamaların yeni acılar ve yeni hak kayıpları getireceğini biliyoruz. 
Onun için en büyük Çerkes diasporasının yaşadığı Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
Türkiye'ye mutluluk getirmemiş olan üniter devlet yapısının Rusya'ya ve halklarına da mutluluk getirmeyeceğini biliyoruz. Onun için 22 Nisan'da yürürlüğe girecek yasaya ve sonuçlarına var gücümüzle karşı çıkacağız.


894 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi