• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam91
Toplam Ziyaret679547
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83846.8658
Euro7.67207.7028
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Emek Asla Nankör Değildir
18/01/2014

11Ocak Cumartesi günü akşamı, gecenin geç saatlerinde Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezinden ayrılırken, baharda çiçekler arasında uçuşan bir kelebek gibi mutluydum. Bir kavak ağacından uçan pamukcuklar gibi hafiflediğimi hissediyordum. "Emek asla nankör değildir, emek asla nankör değildir" cümleleri dökülüyordu dilimden mütemadiyen.

Maltepe Çerkes Derneğini kurmamızın üzerinden,üç buçuk ay geçmişti. Ve halkımızın karşısına çıkıp nasıl bir mücadele yöntemini geliştireceğimizin mesajını vermek istiyorduk.

İstanbulun Anadolu yakasındaki ve Avrupa yakasındaki gönül dostlarımızla iletişim halindeydik. Çerkes camiasında bir heyecan fırtınasının esmekte olduğunun farkındaydık.

Maltepe Çerkes Derneğine ulaşan herkesin yüreğine, yüreklerimizle dokunmuştuk. Tüm açıklığıyla oluşturmak istediğimiz politikaları, mücadele yöntemlerini anlatmış ve herkese eşit mesafede durmuştuk.

Emeğin, samimiyetin ve inandığın çizgiden taviz vermemenin karşılığının mutlaka olduğunu öğretti bize hayat.

Şh'ehafi (imece geleneği) Çerkeslerin en kadim geleneklerinden biridir. Şh'ehafi xabzesini hayata geçirerek herkesin kaldırabileceği kadar bir yükü taşımasını sağladık.

Reyda Dans Grubu, İstanbul Çerkes Derneği Müzik Topluluğu ve hele miniklerimizin Çerkesce Şarkıları ümitlerimizi büyüttü. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

Maltepe Çerkes Derneği’nin Tiyatro Grubu gecenin en hoş sürpriziydi. Bu kadar kısa sürede bir senaryo yazıp, sahneye mükemmel bir performansla koymak hiç de kolay bir iş değildi.

İnşallah Maltepe Çerkes Derneği Tiyatro Grubu diyaspora tarihinde bir ilki gerçekleştirecek. Diyasporada yazılmış ilk Çerkesce oyunu sahneye koyarak tarihe geçecek.

Türkan Saylan Kültür Merkezinin yöneticileri "Bu merkez kurulduğu günden bu yana, böyle kalabalık ve coşkulu bir gece görmedi" diye itirafta bulundular. Salon 400 kişilikti ama 800'ün üzerinde katılım gerçekleşti. Ve bu durum medyaya "Çerkesler salonlara sığmadı" şeklinde yansıdı. Tabi biz durumdan fazlasıyla memnun olduk.

Gecemizin birinci dili Çerkesce, çeviri dili Türkçe olarak gerçekleşti. Diyaspora tarihimizde Çerkescenin siyaset ve hitabet dili olarak kullanılması bir ilkti ve artık bu gelenek tüm kurumlarımıza yerleşecek.

Bir kez daha öğrendik ki, halkını çok sevmenin ve ona emek vermenin karşılığı var.

En azından sevgi olarak.

"Büyük fırtınalı yolculuklarda da birlikte olacağız,

Halkım benim,

Seni çok seviyoruz."



2552 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi