• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam85
Toplam Ziyaret823927
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.634316.7010
Euro17.593417.6639
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
BEN HER ANMA GÜNÜ HASTA OLURUM
14/11/2021
Ethem Bey, Yunan Ordusunu durdurup, isyan ve karışıklıkları bastırıp, Ankara’da oturanların canını kurtarırken hep kahramandı. Ama Ankara’dakilerin iktidarını gölgeleyecek ve tehlikeye atacak bir konuma geçtikten sonra hep hain yapılmıştır.
Yunan Ordusuna karşı Kuvva-i Seyyare öncülüğünde kurulmuş olan cepheden ayrılarak Anzavur isyanlarını bitiren Ethem Bey, İsmet Bey’den aldığı bir telgraf üzerine, Geyve Boğazında isyancılar tarafından  sıkıştırılmış Ali Fuat Paşa’ya yardıma koşar. Geyve Adapazarı, Düzce, Bolu isyanlarını bastırdıktan sonra, Yozgat isyanını bastırmak üzere Ankara’ya çağrılır.
Ankara’da, İstanbul’la bir bağlantısı olmayan bu kadar basit bir isyanı bastıramadıkları için Mustafa Kemal, Fevzi Çakmak ve İsmet Bey’i adeta azarlar. Ethem Bey, Yozgat İsyanı’nı bastırmak için Yozgat’a gittiğinde Yunan Ordusunun ileri bir harekata geçeceği istihbaratı aldıklarını, bunun önlenebilmesi için, yokluğunda üç paşadan birinin cephenin başına geçmesini şart olarak koşar. Mustafa Kemal’in önerisi ile Fevzi Paşa’nın cephenin başına geçmesi kabul edilir. Ethem Bey, Yozgat’ta iken Fevzi Paşa çektiği telgrafta her şeyin yolunda olduğunu bildirir. Ama Ethem Bey’in kehaneti doğru çıkmış, Yunan ordusu harekete geçerek Balıkesir ve Bursa’yı almıştır.
Ethem Bey Yozgat’ta iken kendisine çekilmiş olan üç telgrafı paylaşıyoruz. (Nutuk’a Cevaplar, Derin Tarih Yayınları)
 
Mustafa Kemal Paşa’nın Telgrafı:
 Büyük Millet Meclisi
10 Haziran 1920
Alaca Havalidinde Umum Tedibiye Kumandanı
Ethem Beyefendi’ye
 
Son Arap Seyfi Boğazı’ndaki ezici başarınızdan dolayı şahsınızı ve kahraman arkadaşlarınızı canu gönülden tebrik ederim.
Yenilerek dağılan asilerin takipleri için Çorum’da Refet Bey’e, Zile’de Selahattin Bey’e emir verildiğini arz olunur efendim.
 
Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal
 
Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak’ın Telgrafı:
 Aynı sahada, Milli Savunma Bakanı’ndan aldığım telgraf sureti şudur :
 
Yozgat Havalisinde Umum Tedibiye Kumandanı
Ethem Beyefendi’ye
Telgraf
12 Haziran 1920
 
Teşekküre değer başarılarınızı tebrik ederim. Cepheleri  teftiş ettikten ve vaziyeti bizzat görüp icap eden emirleri verdikten sonra bugün Ankara ‘ya döndüm. Düşman’ın ahval ve vaziyetine dair de gerekli bilgiyi edinmeye muvaffak oldum.
Yunanlıların yakınlarda saldırma ihtimali yoktur. Cephelerimiz ani gelişebilecek taarruzu savaşabilecek/püskürtebilecek durumdadır.
Bu bakımdan, gönül huzuru ile cephede bir tehlike hatıra getirmeden ayaklanmayı bastırmaya devamla işi tamamlayabilirsiniz. Raporlarımızın lütfen gecikmeye uğramamasını icap edenlere emir buyurunuz efendim.
 
Milli Savunma Bakanı
Tümgeneral ve Korgeneral
Mustafa Fevzi(Çakmak)
 
Genelkurmay Başkanı İsmet İnönü’den telgraf:
Fevzi Paşa’nın telgrafından birkaç gün sonra Genelkurmay başkanı İsmet Bey’den (İnönü) cephe hakkında ve Yunanlıların taarruza geçtiklerine dair telgrafların bir tanesinin suretini de şurada araştırıcı ve ibret alıcı gözlere arz ediyorum.
 
Şifre
Gizli, acele ve önemlidir.
16 Haziran 1920
Yozgat’ta umum Tedibiye Kumandanı
Ethem Beyefendi’ye;
 
Yunan ordusunun  ani taarruzu ile cephelerimizi bozmaya muvaffak olarak ileri harekete geçtiğini daha önceki bir telgrafla bildirmiştim. Ne yazık ki, hiç bir tarafta, ciddi bir mukavemet gösteremeyen askerlerimiz erimekte, dağılmakta, savunmayı zayıf bulan düşman savaş harekatına ikinci koldan devam etmektedir.
Bugün bir kol Balıkesir’i işgal ettiği gibi, diğer bir kol da Alaşehir çevresini istila etmiştir. Herhangi bir koldan bir darbe indirilmediği takdirde, Yunanlıların ilerleyecekleri ve Kuvva-i Milliye’nin can damarlarını oluşturan önemli noktaları işgal edecekleri pek tabidir. Bundan doğacak tehlikenin önünü almak mümkün olmayacaktır. Henüz bertaraf olunan tehlikeler şüphesiz ki yeniden canlanacak ve bunun sonucunda Kuva-yı Milliyemiz ölüme mahkum olacaktır.
Böyle önemli bir görevi üstlenebilecek, morali kırılmamış bir kuvvet var ise ancak sizin müfrezelerinizdir. İsyanların bastırıldığı Yozgat havalisinin asayişi ile meşgul olmak üzere Çolak İbrahim Bey müfrezesine Yozgat’a gitmek üzere hareket emri verdim. Kuvvetlerinizin Ankara yoluyla ve süratle sevk edilmelerini ve dönüşlerini Tevfik Beyefendi’ye havale ederek, vaziyet hakkında görüşmek için, özel olarak Yozgat’a gönderdiğimiz otomobil ile acele Ankara’ya dönmeniz temenni olunur efendim.
 
Genelkurmay başkanı
Albay İsmet
 
Daha sonraki yıllarda iki paşa kendilerini Mareşal (Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak); Albay İsmet'i de Paşa yapıp, Başvekil ve Reis-i Cumhur olarak ülkenin kaderine hakim oldular.
Bu yazıya koyduğumuz telgraf örneklerinde Ethem’e, Ethem Beyefendi diye hitaplarında, telgraf bitimlerinde efendim diye hitap edişlerinde, İsmet Bey’in Yozgat’tan Ankara’ya dönüşü için “temenni olunur efendim” deyişi  bir üst makama söylenen hitap şeklidir. Ethem Bey verdiği hükmü uygulayabilen tek güç olarak bütün askeri makamların üzerindedir. Bu paşalar hayatta kalabilmelerini Ethem Bey’e borçludurlar.
Bu şahıslar Paşa ve Mareşal olmuşlarsa Ethem Bey’in rütbesi Feld Mareşal olmalıdır.
***
Ethem Bey’e korkuyla karışık duygularla kahraman diyen ve efendim diye hitap eden Mustafa Kemal, daha sonra Nutuk’ta ağıza alınmayacak sözlerle saldırmaktadır. 15-20 Ekim 1927 tarihinde Cumhuriyet Halk Fırkası kurultayında altı günde okuduğu nutukta Ethem meselesine otuz sayfa ayırmıştır. Nutuk’ta Milli Mücadale’yi sadece kendine mal eden Mustafa Kemal, İsmet ve Fevzi dışındaki en yakın silah arkadaşlarına da ağıza alınmayacak hakaretler etmektedir.
Nutuk’ta Mustafa Kemal, Ethem için şunları söylemektedir:
“Efendiler, askeri harekatı çapulculuktan ve devlet kurup yönetmeyi, şunun bunun çocuklarını kurtuluş fidyesi dilenmek için dağlara kaldırmak haydutluğundan ibaret sanan, şarlatanlıklarıyla, yaygaralarıyla bütün bir Türk vatanını bezdiren ve Türk ulusunun Büyük Millet Meclisi’ni kendileriyle uğraştıran, utanmaz, haddini bilmez, küstah ve herhangi bir düşmanın boğaz tokluğuna casusluğunu, uşaklığını yapacak kadar aşağılık ve rezil yaratılışta olan bu kardeşler, ellerindeki bütün kuvvetler ve dayandıkları düşmanlarla birlikte, yola getirmek ve cezalandırmak suretiyle, inkilap tarihimizde etkili bir ibret örneği vermek zorunlu görildü.”
***
Sevgili Okuyucularım,
Televizyonda ya da herhangi bir yayın organında birisi Ethem Bey için hain dediğinde, bizim toplumumuzun verebildiği cevap “Hain senin babandır”dan öteye gidememektedir. Yahut “TBMM’ye başvurduk, Ethem Bey’in hain olduğuna dair bir kayıta rastlanmadı. Onun için Ethem Bey hain değildir” gibi savunmalarla avunmaktadırlar.
Oysa bu meselenin çözümü bu kadar basit değildir. Bununla ilgili olarak üç önemli meselenin altını çizip, ülkenin demokratikleşmesine katkı sunmak için böyle bir hesaplaşma ve yüzleşmeyi göze alabilmek gerekmektedir.
1-) 9 Mayıs 1921 tarihinde Topçu İhsan, Kılıç Ali ve İsmail’den oluşan İstiklal Mahkemesi heyetinin Ethem Bey ve kardeşleri ile birlikte maiyetine verdiği idam ve ihanet kararı orada durmaktadır.
2-) 23 Nisan 1924 tarihinde, Lozan Anlaşması’nda genel af kapsamı dışında bırakılan 150’likler listesi bir hainler listesi olarak TBMM’de onaylanır. Bu liste de orada durmaktadır.
3-) Türkiye Cumhuriyeti tarih anlayışını şekillendiren Nutuk’ta Mustafa Kemal’in Ethem Bey için söyledikleri de orada durmaktadır.
Bu gerçeklerle mücadeleye ve yüzleşmeye girmeden Ethem Bey’in ve Çerkesler’in hainliği bitirilemez.
Birincisi İstiklal Mahkemeleri bir mahkeme değil, birer idam mangasıydılar. Mahkeme heyetinde, savcı, avukat ve savunma hakkı yoktu. Mahkemenin verdiği kararlara itiraz hakkı da yoktu. Mahkeme özelliği olmayan İstiklal Mahkemelerinin verdiği bütün kararların iptal edilmesi için bir kampanya başlatılmalıdır.
İkincisi, Yüzelilikler listesi bir siyasi hesaplaşma listesidir. Bu listede bir kahraman olan Çerkes Ethem ve Avanesi, Çerkes Kongresine katılanlar ve diğer Eşhas diye belirtilen Kırk kişilik listenin tamamı Çerkeslerden oluşmaktadır. İçlerinde akrabalarım da olan ve ömürlerinin son demlerinde bazılarını tanıdığım o mükemmel insanlar masumdular.
Meclisin Yüzellikler listesini iptal etmesi için bir kampanya başlatılması gerekiyor.
Üçüncüsü, Türkiye Cumhuriyeti tarihini karartan Nutuk’un tarihi yanlış anlattığını, Kuvva-i Milliye kahramanlarının emeğini gasp ettiğini ispatlayacak gerçek tarihçilerle dayanışma içinde olmamız gerektiği gerçeğini kabul etmemiz ve öğrenmemiz için çaba sarf etmemiz, ülkemizin demokratikleşmesine gerçek bir katkı olacaktır.
***
Şimdi ben her milli bayramda ve 10 Kasım’da, soydaşlarımın başkalarının atalarını kendilerine ata olarak kabul ettiklerini gördükçe, Milli Kahraman Ethem Bey’in yanında onun emeğini gasp eden ve onu hain ilan edenle yan yana resimleri yayınlandıkça ve hele hele eli kalem tutan kitap yazan soydaşlarım bunu yaptıkça, koca koca dernekler ve federasyonlar bunu yaptıkça ben hasta oluyorum ve Allah milletime akıl, fikir versin diye dua ediyorum.


536 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi