• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam76
Toplam Ziyaret824453
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar16.703816.7707
Euro17.458117.5281
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çünkü Siyaseti Olmayanlar Yok Olurlar
25/07/2016

Siyaset kelimesi Arapça seyis (at terbiyecisi) kelimesinden türetilmiştir. Devlet  işlerini düzenleme, yürütme sanatıyla ilgili özel görüş ve anlayış olarak tarif ediliyor siyaset tanım olarak.

At terbiyeciliğinde ve at yetiştirmede bütün dünyada parmakla gösterilen bir halk olan Çerkeslerin, nasıl olup da siyaset geliştirememelerini ve bir devlet düzenine geçemeyişlerini kendime ve halkıma sorarım da sorarım hiç durmadan.

Bu soruya verecek bir çok cevabım vardır benim. Ancak bu cavapların hiçbiri beni tatmin etmez. Mutlak bir yol bulmalıydı diye düşünürüm Çerkes Halkı. Onun için mensubu olduğum üstün yetenekleri olan bu halktan hiç umudumu kesmedim.

Bu halk mutlaka bir yolunu bulacaktır.

Çünkü siyaset devlet kurabilme yeteneğidir!

Çünkü siyaset umudun ete kemiğe bürünmüş halidir!

Çünkü siyaset gelecek kurgusu yapabilmektir!

Çünkü siyaset örgütlü hareket edebilme yeteneğidir!

Çünkü siyaset tüm sanatların bileşkesidir!

Çünkü siyaset kaynak yaratabilme sanatıdır!

Çünkü siyaset asimilasyona karşı direniş destanı yazabilmektir!

Çünkü siyaset kendini yeniden üretebilmenin türküsünü söylemektir!

Çünkü siyaset her konuda politikalar üretebilmektir!

Çünkü siyaset aşkın için, halkın için ölümü göze alabilmektir!

Çünkü siyaset ekmek kadar, su kadar, hava kadar gerekli bir şeydir!

Öyleyse sen, bugüne kadar kendine ait örgütlü bir parti çatısı altında bir araya gelemedin ey güzel halkım!

Bak bugün dünyada altı bin dokuz yüz etnik topluluk var. Ve her onbeş günde bir dil yok oluyor yeryüzünden. Tıpkı 1993 yılında Ubıhçayı bilen son insanımız Tevfik Esenç'in ölmesiyle yok olduğu gibi. En büyük Çerkes nüfusunun yaşadığı Türkiye'de elli yaşın altında Çerkesçeyi bilen insanımız neredeyse kalmadı. Anavatanımızda da asimilasyon çok hızla ilerliyor. Diğer diasporalardaki durum da Türkiye’dekinden daha kötü. Birgün Çerkesce de bu dünyada yok olan diller arasına katıldı diye bir haber okumak istemiyorsan, yaratılmış örgütlü siyasi yapımıza destek vermek zorundasın ey Çerkes Halkı!

Kültürel örgütlenmelerle gelebildiğin yer ortada. Yok oluştan önceki son dönemeçtesin ve hala bunun farkında değilsin.

"Siyaseti olmayanlar yok olurlar" diyorlar. Yok olmamak için sen de siyaseti öğrenmek ve mevcut tek siyasi yapına destek olmak zorundasın. Dedikodu ve kısır Çekişme ile kaybedecek vaktinse yok.

***

Ey güzel Halkım!

Fırtınaları ve engelleri birlikte aşacağımız yiğit halkım!

Işığa, aydınlığa ve doğruya birlikte yürüyeceğimiz bilge halkım!

Özgürlük meşalesini yakıp, zaferi birlikte göğüsleyeceğimiz kahraman halkım!

Senin yürekli evlatların 2011 yılında bir araya gelerek toplumsal-politik bir hareket olan ÇHİ-Çerkes Hakları İnsiyatifini kurdular. Çerkesler ilk defa ÇHİ öncülüğünde meydanlara çıkarak Çerkeslerin taleplerini dile getirerek, Çerkes meselesini görünür kıldılar.

Daha sonra Rusya tarafından manüple edilmiş kültürel alanda alternatif dernekler, federasyonlar ve komiteler kurdular. Çerkes soykırımını inkar ettirmek isteyen Rusya'nın ve payandalarının oyunlarını bozdular.

Yine senin yürekli evlatların büyük bir cesaret örneği göstererek 15 Ağustos 2014 tarihinde, siyasi bir mesele olan Çerkes davasının siyasi muhatabı olan Çoğulcu Demokrasi Partisi-ÇDP'yi kurdular.

ÇDP Çerkes Halkının dünyadaki ilk ve son şansıdır. Çerkeslerin bugüne kadar olan tarihlerinde maalesef bir siyasi partileri yok. Onun için ÇDP Çerkeslerin tarihte karşısına çıkmış ilk şansları.

Gerek anavatandaki, gerekse Çerkes diasporalarındaki, Çerkes meselesindeki tüm aktörleri tanıyoruz. Bu aktörlerin hiç birisinin bir siyasi parti oluşturabilecek ne entellektüel birikimi, ne moralitesi, ne mücadele geleneği, ne de finansal yapısı müsait değildir. Dolayısıyla ÇDP Çerkes Halkının son şansıdır.

Bilirim güzel halkım, sen kolay beğenmezsin.

Ama bu güne kadar da ÇDP dışında ikinci bir siyasi parti de yaratamadığının farkındasındır.

Onun için gel partin ÇDP'ye el koy.

Yöneticilerini beğenmiyorsan değiştir.

Sağda görüyorsan partini, gel sol kanadını oluştur.

Solda görüyorsan partini, gel sağ kanadını oluştur.

Bölücü olarak görüyorsan, gel ne olduğumuzu anla, birbirimizi ikna edelim.

Senin yürekli evlatlarının oluşturduğu ÇDP, iki yaşını dolduruyor. Bir misyon partisi olan ÇDP'nin varlığını sürdürebilmesi çok önemli bir görevdir. İstanbul il teşkilatı ve Bahçelievler ilçe teşkilatlarını oluşturan pırıl pırıl evlatların, Çerkeslerin özgürlük meşalesi olan ÇDP'yi büyük bir özveri ile taşıyorlar.

31 Temmuz 2016 pazar günü, Ankara Kızılay Marinem Otel’de, senin partin olan ÇDP'nin birinci olağan kongresi gerçekleştirilecektir. Yeni bir görevlendirme ile ÇDP güçlenmiş olarak yoluna devam edecektir.

31 Temmuz’daki ÇDP kongresine katılarak varlık mücadelene omuz ver!

Çünkü ÇDP Çerkes Halkının ilk, son ve tek şansıdır!



2424 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÇB VE RUSYA’NIN PAYANDALARI ÖZÜR DİLEYECEK Mİ? - 22/06/2022
Gelin en kısa zamanda Çerkes Halkından özür dileyin. Bu güne kadar yapmış olduğunuz iyi şeyleri de heba etmiş olmayın.
21 MAYIS’TAN KALAN DEĞERLİ MİRAS… - 25/05/2022
Çerkes Soykırımı ve sürgününün 158. yılı Çerkeslerin hem ideolojik, hem de fiili birlikteliği konusunda önemli adımların atıldığı tarihi bir yıl olarak anılmayı hak edecektir.
ETHEM MESELESİNDE M. KEMAL Mİ YOKSA İNÖNÜ MÜ SUÇLUDUR? - 07/05/2022
İşte bu haksızlığı gidermek istiyorsak, iftira, yalan ve başkalarının emeğinin üzerine çökme anlayışına göre inşa edilmiş Kemalist Tarih anlayışını ideolojik olarak mahkum edebilmenin koşullarını oluşturmalıyız.
BİZ, SİZİ ÇOK İYİ TANIYORUZ - 22/04/2022
Onlar Çerkeslerin hak arama mitinglerine de karşı çıkmışlardı, Onlar Çerkesce Televizyon istenmesine de karşı çıkmışlardı, Onlar 21 Mayıslarda muhatabın karşısına çıkanlara da karşı çıkmışlardı,
ÇERKES SOYKIRIMI VE SÜRGÜNÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI - 21/02/2022
Çerkes Soykırım Enstitüsü’nü inşa edip, Çerkes Soykırımı, sürgünü tarihi konularını araştıracak doktora, yüksek lisans ve doçentlik bursları vererek bilim dünyasının meselemize ilgisini sağlamak ve kendi bilim insanlarımızı yetiştirmektir.
HALKIMIZIN OZANIYIZ AYNI ZAMANDA - 13/02/2022
Maksıme Kültür Merkezi‘nin ve Maksıme satışlarının gelirleri, oluşturmayı planladığımız “Çerkes Soykırımı ve Sürgününü Araştırma Enstitüsü Vakfı”na bağışlanacaktır.
“ÖKÜZ SARAYA ÇIKARSA…” ATASÖZÜ ÇERKESLERE AİTTİR - 27/01/2022
Ayrıca Türkiye’nin de, Çerkeslerin de geleceği demokrasidedir. Giderek otoriterleşen bu rejim eleştirilerek geriletilebilir.
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR - 16/01/2022
Şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.
2022, MAKSIME YILI OLACAK - 31/12/2021
Hepinizi 8 Ocak 2022 Cumartesi günü, Saat 17’de “MAKSIME ÇERKES KÜLTÜR MERKEZİ”nin açılışına bekliyoruz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi