• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam150
Toplam Ziyaret781170
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ÇDP, Bir Çerkes Partisidir; Ama Türkiye ve Dünya Partisidir Aynı Zamanda…
13/03/2015

Sevgili okuyucularım,

Döne döne ÇDP'yi ve Çerkeslerin siyasallaşması üzerine yazıyorsun diyenleriniz olabilir. Ancak, bu konu halkımız için hayati bir meseledir. Benim dışımda yüzlerce, binlerce yazı yazılsa da azdır. Ama Balkar Selçuk ve benim dışımda bu konuyla ilgili kalem oynatan kişi sayısı biraz az bu aralar.

Hain editörümüz Amerika'dan gelen paraları iç edip(!) kimseye para ödemediğinden yazarlarımız greve başladılar. Bir grev kırıcısı olarak inadına yazmaya devam ediyorum. Bakın arkadaşlar, şimdi grev yapmanın sırası değil. Partimiz iktidara gelirse wolehi parsadan size bir kuruş koklatmam. Onun için sarılın kalemlere. Bu güzel halkın uyanıp var olma mücadelesine bir omuz atın şu sıralar. Zaman bu zamandır.

Hem partimiz için yazdığım marşın parasını da iktidar olduktan sonra fazla fazla ödeyeceklerine dair söz verdi partimizin saymanı Faruk Arslandok ve parti büyüklerimiz.

Selçuk! Bu hain editörümüz benden gizli gizli sana para gönderiyorsa söyle. Onu da seni de mahvederim bak, söylemedi deme sonra ha.

***

Sevgili okuyucularım, "Semerkov (Takılma, şaka yapma)" Adige Xabze'sinin en önemli kurumlarından biridir. Ben özel yaşamımda da yetiştiğim kültürün bana öğrettiği şekilde Semerkov yapmaya bayılırım. Büyüklerime de, akranlarıma da, küçüklerime de Xabze kuralları çerçevesinde takılmayı çok severim.

Geçen yazımda uzun uzun bahsettiğim, Çerkes halkını manipule etmekle görevli yapının bizlere utanmadan yapıştırmaya çalıştığı "AKP projesi, Amerikan Projesi, kaynakları belli değil" gibi karalamalarına karşı aramızda böyle Semerkovlar yaparak dalga geçiyoruz.

***

Bağımsız Çerkes Siyasetini oluşturmak için yola çıkan ÇHİ kadroları bir halk hareketi oluşturmak için cephe tipi örgütlenme modelini benimsedi. Cephe tipi örgütlenmelerde hiç kimsenin, grubun, hizibin, siyasi görüşü, inancı veya inançsızlığı, etnik kökeni önemli değildir. Önemli olan ortak dava için bir araya gelebilmek ve aynı amaç için birlikte mücadele edebilmektir. Tıpkı Filistin kurtuluş örgütü (FKÖ) gibi. El fetih, HAMAS, Filistin halk kurtuluş cephesi, Filistin Komünist Partisi, Filistinli Hristiyanlar ve Anti Siyonist Yahudilerden oluşuyordu FKÖ. Şimdi bazı aşağılık duygularına sahip olanlar "FKÖ kim, siz kim" diyecektir.

Evet, Çerkes davası Filistin meselesinden, Yahudi meselesinden, Ermeni meselesinden, Kürt meselesinden, Tamil meselesinden daha önemsiz bir mesele değildir. O davayı bir dünya meselesi haline getirip önemli hale getirecek olan bağımsız Çerkes siyasetidir.

Bazı formatlanmış kafalar bize şunu diyebiliyor: "O yobazın aranızda ne işi var, o komünistin aranızda ne işi var, o AKP'linin aranızda ne işi var" türü soruları yöneltiyorlar.

Örgütlenme mantığımızı anlamamaya angaje olmuş, formatlanmış kafalar bu suçlamaları yapabiliyorlar. Bir halk hareketi oluşturmak üzere yola çıkmış olan ÇHİ kadroları tüm halk katmanlarını kucaklayarak, suya atılan bir taşın yarattığı dalgalar gibi her geçen gün büyüyüp gelişiyor.

Bağımsız Çerkes siyasetini oluşturmak için yola çıkan ÇHİ kadroları ve kurumları Anti-Emperyalist'tir. Emperyalizmin ve sömürünün her türlüsüne karşıdırlar. Amerikan Emperyalizminin dünya halklarına karşı yürüttüğü sömürü ve savaşı dayatan politikalarına karşıdırlar. Ama Rusya'nın da her türlü sömürü, baskı, savaş ve emperyalist politikalarına karşıdırlar.

Ancak, ipini Rusya'nın tuttuğu bazı kesimler, Amerikan Emperyalizmine karşıymış ayaklarına yatarken, Rusya'ya kuyruk sallayıp yaltaklanabilmektedirler.

Başından beri, ÇHİ'yi AKP projesi olmakla suçlayanların elinde hiç bir argüman yoktur. Demokratik açılım sürecine karşı Türkiye'de ilk ciddi itirazı dile getirerek meydanlara çıkan ÇHİ, Çerkeslerin taleplerini dile getirmek için tüm siyasi partilerle ve hükümetle de görüştü, "Vay efendim, AKP hükümetiyle nasıl görüşürsünüz" dediler.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin işletmecisi olan hükümetle görüşmeyi "AKP projesi" olarak yaftalayıp bağımsız Çerkes siyasetini itibarsızlaştırmaya çalıştılar.  Bir çoğu Kaffed çevresinde yuvalanmış, sol cenahta yer alan bu çevreler Öcalan'ın, HDP'nin ve PKK'nın hükümet ve devletle görüşmesine ise ses çıkarmak bir tarafa açıktan destek veriyorlar.

Kürtlerin taleplerini dile getirmek için hükümet ve devletle görüşmesi doğal; Çerkeslerin taleplerini dile getirmek için hükümet ve devletle görüşmesi "AKP Projesi" öyle mi?

Yok öyle yağma!

Artık, Çerkesler kendi partileri "Çoğulcu Demokrasi Partisi"ni kurdular.

Bundan böyle Türkiye'deki bütün partiler rakibimizdir. Çerkeslerin yaşadıkları kentlerde AKP ağırlıklı bir seçmen kitlesi mevcuttur. Kayseri, Düzce, Adapazarı, Samsun, Balıkesir, İstanbul'da en fazla AKP'ye oy vermiş olan soydaşlarımız ve diğer partilerimize oy vermiş olan soydaşlarımızın oylarına talip olacağız.

AKP projesi olmak şöyle dursun, AKP'nin en ciddi rakibiyiz.

***

Yine kendine sol cenahta konumlandırdığını söyleyen ama solculuktan nasibini almamış olanlar, dönüşçüler, CHP'liler, HDP semptizanları ve KAFFED çevresinde konumlanmış olan çevreler ÇDP'ye çift cepheden saldırmaktadırlar.

Bir kısmı "Siz Çerkes partisi değilsiniz, isminizde neden Çerkes geçmiyor, diğer halkları temsil etmek size mi düştü?" diyor.

Diğer bir kısmı da "Bu çağda etnik parti mi olurmuş, tek başınıza hiçbir şey yapamazsınız, bakın herkesi kucaklayan HDP var. Yoksa siz HDP'nin önünü kesmek için mi ortaya sürüldünüz?" diyor.

Bu suçlamaları yapanların siyasi anlamda hiç bir karşılığı yoktur. Birinci grupta yer alanlar ömürlerinde Çerkes derneklerinin dışına çıkmamış oldukları için siyasetten bihaber olanlardır. İkinci grupta yer alanlar ise Çerkes kimliğini özümseyememiş, meseleye formatlanmış oldukları pencerelerden bakanlardır.

Şimdi bu arkadaşların yarattıkları kafa karışıklıklarını sırasıyla cevaplayalım.

Öncelikle ÇDP Çerkeslerin tarihlerinde bugüne kadar kurdukları ilk ve tek Çerkes partisidir. İsminde Çerkes kelimesi geçmemesinin sebebi yasal engeldir. Kürdistan ismi geçen partiler yargıtay tarafından engellenmiştir.

Siyaset, dernek duvarları dışına çıkıp ülkeye ve dünyaya söyleyecek sözümüzün olması demektir. Onun için Türkiye'ye ve dünyaya karşı söylemlerimizde çoğulculuğu öne çıkarıp bizimle aynı durumda olanların haklarını da savunup güç ve sinerji yaratmaya çalışıyoruz.

MHP Türk milliyetçiliğini öne çıkaran Türkçü bir Türk partisidir. Türk milliyetçiliği söylemiyle bütün Türkiye'den oy istemektedir. Saadet partisi ve Ak Parti, İslami hassasiyetleri öne çıkararak tüm Türkiye'den oy istemektedir. CHP Türkiye Devletinin kuruluş felsefesini öne çıkararak oy istemektedir.

1970'lerin sonunda ortaya çıkan Kürt devrimcilerinin oluşturduğu PKK da Kürdistan devrimini yapmak için yola çıkmıştır. Çok güçlü bir devlete karşı 30 yıl savaş yürüten PKK Kürdistan coğrafyasında karşılık buldu. Türkiye dışında Suriye, Irak ve İran Kürdistanında da büyük bir sempati ile PKK'ya destek verdi Kürdistan halkı. PKK'nın legal kanalı olarak kurulan DEP, HEP HADEP, BDP ve HDP de Kürdistan coğrafyasında karşılık buldular. Ayrıca dünyada silahlı mücadele yürüten partilerin legal, yasal partileri de mevcuttur. İspanya'da ETA'nın Heri Batasuna'sı, İrlanda'da İRA'nın Shin Fein'i gibi silahlı mücadeleyi yürüten PKK'nın da yasal partilerinin olması son derece doğaldır.

Ayrıca, PKK ve HDP'yi kuranların Marksist, Leninist, Enternasyonalist olmaları bu partileri Kürt partisi olmaktan çıkarmıyor. HDP de halkların kardeşliği temelinde Türkiye halkından oy istiyor.

ÇDP de Türkiye'de hiç bir partide bulunmayan çoğulculuğu öne çıkararak Türkiye halkından oy istiyor.

Çerkes halkının devrimini yapmak üzere yola çıkmış olan Çerkes devrimcilerinin (Farklı dünya görüşünde olmaları devrimci niteliklerini değiştirmez) oluşturduğu ÇHİ-ÇDP çizgisi de enternasyonalist ve çoğulcu yapısıyla bir Türkiye ve dünya partisidir.

Bu niteliği onun Çerkes partisi olmasının önünde bir engel değildir.



2084 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi