• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam224
Toplam Ziyaret742939
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.09558.1279
Euro9.76499.8041
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Rusya'nın Hamlelerine, Türkiye ‘Çerkes Soykırımı’ Kartı ile Cevap Verir mi?
07/12/2015

Sovyetler Birliği çöktüğünde, Çerkes dünyasının o güne kadar ürettiği Çerkes davasına ilişkin bütün düşünce ve hayaller de çökmüştü.

1960'lı, 70'li ve 80'li yıllarda Sovyetler Birliği'nin çökeceği ve bu çöküşün içerisinden "Bağımsız Birleşik Kafkasya"nın doğacağını düşünenler ve hayal edenler fena halde çuvalladılar. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, Sovyetler Birliğine bağlı birlik cumhuriyetleri nispeten bağımsızlaştılar. Daha sonra Rusya'nın uydusu olmayı seve seve kabul ettiler. Rusya'nın uydusu olmayı kabul etmeyen Ukrayna ve Gürcistan toprak kaybederek ve bölünerek bunun bedelini ödediler.

Bu dağılmanın ardından, Abhazya'nın bağımsızlığını kazanması Çerkes dünyasının en büyük kazancı oldu. Çeçenistan alt etmesi mümkün olmayan Rusya'ya karşı giriştiği savaşı bir soykırıma uğrayarak kaybetti.

Adığey Özerk Bölgesi, Carım Aslan gibi dirayetli bir insanı sayesinde federal cumhuriyet oldu. Yine bu dağılmadan sonra kurulan DÇB (Dünya Çerkes Birliği) çok önemli bir girişimdi. Ama maalesef Rusya tarafından rehin alındı.

Sovyetler Birliğinin dağılışı bu küçük kazanımlarla kaçırıldı. Maalesef "Bağımsız Birleşik Kafkasya" tezi hayata geçemedi ve çöktü.

70'li yılların  başından itibaren ortaya çıkan "Dönüş" düşüncesi, "anavatan kollarını açmış bizi bekliyor" diyordu. Aradaki demir perde yıkıldığında anavatana dönmeye çok az kişi ilgi gösterdi. Kimlik bilincini kaybetmiş bir halkı, “anavatan kollarını açmış bizi bekliyor” diyerek harekete geçirmek mümkün değildi. Dönen az sayıdaki anavatan sevdalısının başına da olmadık işler geldi. Ortaya ciddi bir dönüş projesi konamadığı için dönenler de büyük hayal kırıklıklarına uğradılar. 125 yıl birbirinden ayrı, farklı sistemlerde yaşamış iki ayrı halk haline gelmiş halkımızın siyasi, sosyal, ekonomik, psikolojik ve güvenlik anlamındaki sorunlarını giderecek projeleri olmalıydı dönüşçülerin ama maalesef bunların hiçbiri yoktu. Kısaca Sovyetler Birliğinin çöküşü ile birlikte, yeni bir dönüş projesi ortaya konuncaya kadar dönüş düşüncesi de çökmüştü.

Türkiye'de devrim yapalım, o zaman anavatanımızdaki kazanımları Türkiye'de de elde ederiz. Onun için tüm gücümüzü devrim yapmaya odaklayalım diyenler de tam bir hayal kırıklığına uğradılar. Kabeleri olan Rusya’dan sonra Çin, Orta Avrupa ve dünyadaki tüm sosyalist ülkeler kapitalist sistem tarafından birer birer teslim alındı.

Artık dünyada yeniden sosyalist bir sistemin nasıl oluşabileceğine dair hiç kimsenin bir fikri yoktu. Dolayısıyla Türkiye'de devrim yaparak, anavatandaki hakları elde etmek şöyle dursun, anavatandaki haklar da birer birer budanmaya devam ediyor.

Çerkeslerin dünyada, anavatanda ve diasporalarda gelişecek siyasal ve sosyal gelişmelere karşı hiçbir öngörüleri ve örgütlülükleri olmadığı için karşılarına çıkabilecek fırsatları ıskalamaları da son derece doğaldır.

***

Türkiye'nin Rus uçağını Suriye'de düşürmesi sonucu ortaya çıkan siyasi kriz, Çerkesler açısından bir fırsata dönüşebilir mi?

Bunu sorgulamaya çalışacağız.

Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum. Her türlü savaşa ve savaşlar yoluyla insanların öldürülmesine karşıyım. Ayrıca halkımıza soykırım uygulamış olan Rusya'ya ve kültürel soykırım uygulamış olan Türkiye'nin anti demokratik yapısına da karşıyım.

Neden düşürüldüğünü bilemediğimiz bu uçağın, ne gibi sonuçlara yol açacağını yaşayarak göreceğiz. Bu krizin gerek Türkiye, gerek Rusya, gerek Suriye açısından bir silahlı çatışmaya ve savaşa yol açmadan atlatılmasını temenni ediyoruz.

Tarihte Rusya ile girdiği bütün savaşları kaybetmiş olan Türkiye, bu krizde inanılmaz derecede alttan alan bir tutum içerisindedir. Rusya peş peşe ekonomik, siyasi, kültürel ve propogandif anlamda hücum üstüne hücum ediyor.

Ekonomik yaptırımlar bir biçimde telafi edilir. Ancak siyasi yaptırımlar konusunda Türkiye'nin de mütekabiliyet esasına uygu hareket etmesini bekliyoruz.

Ermeni Soykırımını Rusya iki kez kabul etmişti. Ermeni soykırımının 100. yılında, Erdoğan'ın Çanakkale’ye davet ettiği Putin, 24 Nisan'da Erivan'a gitmişti. Uçak krizinden sonra ise Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı olan Duma’ya "Ermeni soykırımı yoktur" demeyi yasaklayan bir kanun tasarısı sevk edildi.

Türkiye eğer diplomasi kurallarını bilen, egemen bir devlet gibi hareket edecekse, Rusya'nın Ermeni soykırımı restine karşı "Çerkes Soykırımı" ile cevap vermesi gerekir.

Biz, Türkiye'nin, Rusya'nın bu çıkışına karşı, "Çerkes Soykırımını" TBMM'ye taşıyarak kabul etmesini bekliyoruz. Türkiye Devleti'nin Gürcistan'ın gösterdiği devlet refleksini göstererek "Çerkes Soykırımı"nı gündemine alması gerektiğine inanıyoruz.

Türkiye devletinin böyle bir meseleyi düşünüp, gündeme alabilecek bir devlet aklına sahip olmadığını düşünüyoruz. Onun için böyle bir talep Çerkeslerden gelmelidir. Mevcut kurumlarımızdan Kaffed ve Abhaz-Fed'in Rusya yanlısı tutumları nedeniyle böyle bir girişimi başlatması mümkün değildir.

Onun için bu görev de Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP), Çerkes-Fed ve ÇHİ'ye düşmektedir. Vakit kaybetmeden harekete geçerek Dışişleri Bakanlığı ve TBMM nezdinde gerekli girişimler başlatılmalıdır.

Krizi fırsata çevirebilecek "siyasi aklı" Çerkesler de ortaya koyabilmelidir.



1466 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ROMANLAR GÜNÜ KABUL EDİLİRKEN, ÇERKESLER DE ÖZÜR BEKLİYOR - 17/04/2021
Yapılan bu büyük haksızlıkla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti özür dilemelidir. Bu özür Türkiye’yi küçültmez, tam tersine büyütür. Toplumsal barışa katkı sağlar, ülkemizi zenginleştirir.
DEVLET, GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ İÇİN ÖZÜR DİLEMELİDİR - 09/04/2021
Gönen-Manyas Çerkeslerine sürgün tebligatının yapıldığı 2 Mayıs 1923 tarihinin yıldönümüne yaklaşırken, Devletin kuruluşunda kanı, teri ve emeği olan Çerkeslere bir özür borcunun olduğuna inanıyoruz.
NEDİM ŞENERLERİ YARATAN KEMALİST TARİH ANLAYIŞIDIR - 18/03/2021
Malesef bugüne kadar Ethem Beyle ilgili olarak onlarca kitap yazılırken, Çerkeslerden bu konuyu yazabilmiş bir tek kişinin çıkmamış olması acı vericidir.
İNÖNÜ, MUSTAFA KEMAL’İN ÜSTÜNÜ ÇİZMEK İSTEMİŞTİ - 28/02/2021
1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, üç yıl içerisinde anıt mezarı tamamlayarak 1953 yılında büyük bir törenle Atatürk’ü bugünkü yerine taşıdı. Koruma kanunu çıkartarak, İnönü tarafından unutturulmak istenen Atatürk kültü yeniden inşa edildi.
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi