• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam141
Toplam Ziyaret559577
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Rusya'nın Hamlelerine, Türkiye ‘Çerkes Soykırımı’ Kartı ile Cevap Verir mi?
07/12/2015

Sovyetler Birliği çöktüğünde, Çerkes dünyasının o güne kadar ürettiği Çerkes davasına ilişkin bütün düşünce ve hayaller de çökmüştü.

1960'lı, 70'li ve 80'li yıllarda Sovyetler Birliği'nin çökeceği ve bu çöküşün içerisinden "Bağımsız Birleşik Kafkasya"nın doğacağını düşünenler ve hayal edenler fena halde çuvalladılar. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, Sovyetler Birliğine bağlı birlik cumhuriyetleri nispeten bağımsızlaştılar. Daha sonra Rusya'nın uydusu olmayı seve seve kabul ettiler. Rusya'nın uydusu olmayı kabul etmeyen Ukrayna ve Gürcistan toprak kaybederek ve bölünerek bunun bedelini ödediler.

Bu dağılmanın ardından, Abhazya'nın bağımsızlığını kazanması Çerkes dünyasının en büyük kazancı oldu. Çeçenistan alt etmesi mümkün olmayan Rusya'ya karşı giriştiği savaşı bir soykırıma uğrayarak kaybetti.

Adığey Özerk Bölgesi, Carım Aslan gibi dirayetli bir insanı sayesinde federal cumhuriyet oldu. Yine bu dağılmadan sonra kurulan DÇB (Dünya Çerkes Birliği) çok önemli bir girişimdi. Ama maalesef Rusya tarafından rehin alındı.

Sovyetler Birliğinin dağılışı bu küçük kazanımlarla kaçırıldı. Maalesef "Bağımsız Birleşik Kafkasya" tezi hayata geçemedi ve çöktü.

70'li yılların  başından itibaren ortaya çıkan "Dönüş" düşüncesi, "anavatan kollarını açmış bizi bekliyor" diyordu. Aradaki demir perde yıkıldığında anavatana dönmeye çok az kişi ilgi gösterdi. Kimlik bilincini kaybetmiş bir halkı, “anavatan kollarını açmış bizi bekliyor” diyerek harekete geçirmek mümkün değildi. Dönen az sayıdaki anavatan sevdalısının başına da olmadık işler geldi. Ortaya ciddi bir dönüş projesi konamadığı için dönenler de büyük hayal kırıklıklarına uğradılar. 125 yıl birbirinden ayrı, farklı sistemlerde yaşamış iki ayrı halk haline gelmiş halkımızın siyasi, sosyal, ekonomik, psikolojik ve güvenlik anlamındaki sorunlarını giderecek projeleri olmalıydı dönüşçülerin ama maalesef bunların hiçbiri yoktu. Kısaca Sovyetler Birliğinin çöküşü ile birlikte, yeni bir dönüş projesi ortaya konuncaya kadar dönüş düşüncesi de çökmüştü.

Türkiye'de devrim yapalım, o zaman anavatanımızdaki kazanımları Türkiye'de de elde ederiz. Onun için tüm gücümüzü devrim yapmaya odaklayalım diyenler de tam bir hayal kırıklığına uğradılar. Kabeleri olan Rusya’dan sonra Çin, Orta Avrupa ve dünyadaki tüm sosyalist ülkeler kapitalist sistem tarafından birer birer teslim alındı.

Artık dünyada yeniden sosyalist bir sistemin nasıl oluşabileceğine dair hiç kimsenin bir fikri yoktu. Dolayısıyla Türkiye'de devrim yaparak, anavatandaki hakları elde etmek şöyle dursun, anavatandaki haklar da birer birer budanmaya devam ediyor.

Çerkeslerin dünyada, anavatanda ve diasporalarda gelişecek siyasal ve sosyal gelişmelere karşı hiçbir öngörüleri ve örgütlülükleri olmadığı için karşılarına çıkabilecek fırsatları ıskalamaları da son derece doğaldır.

***

Türkiye'nin Rus uçağını Suriye'de düşürmesi sonucu ortaya çıkan siyasi kriz, Çerkesler açısından bir fırsata dönüşebilir mi?

Bunu sorgulamaya çalışacağız.

Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum. Her türlü savaşa ve savaşlar yoluyla insanların öldürülmesine karşıyım. Ayrıca halkımıza soykırım uygulamış olan Rusya'ya ve kültürel soykırım uygulamış olan Türkiye'nin anti demokratik yapısına da karşıyım.

Neden düşürüldüğünü bilemediğimiz bu uçağın, ne gibi sonuçlara yol açacağını yaşayarak göreceğiz. Bu krizin gerek Türkiye, gerek Rusya, gerek Suriye açısından bir silahlı çatışmaya ve savaşa yol açmadan atlatılmasını temenni ediyoruz.

Tarihte Rusya ile girdiği bütün savaşları kaybetmiş olan Türkiye, bu krizde inanılmaz derecede alttan alan bir tutum içerisindedir. Rusya peş peşe ekonomik, siyasi, kültürel ve propogandif anlamda hücum üstüne hücum ediyor.

Ekonomik yaptırımlar bir biçimde telafi edilir. Ancak siyasi yaptırımlar konusunda Türkiye'nin de mütekabiliyet esasına uygu hareket etmesini bekliyoruz.

Ermeni Soykırımını Rusya iki kez kabul etmişti. Ermeni soykırımının 100. yılında, Erdoğan'ın Çanakkale’ye davet ettiği Putin, 24 Nisan'da Erivan'a gitmişti. Uçak krizinden sonra ise Rusya Parlamentosu’nun alt kanadı olan Duma’ya "Ermeni soykırımı yoktur" demeyi yasaklayan bir kanun tasarısı sevk edildi.

Türkiye eğer diplomasi kurallarını bilen, egemen bir devlet gibi hareket edecekse, Rusya'nın Ermeni soykırımı restine karşı "Çerkes Soykırımı" ile cevap vermesi gerekir.

Biz, Türkiye'nin, Rusya'nın bu çıkışına karşı, "Çerkes Soykırımını" TBMM'ye taşıyarak kabul etmesini bekliyoruz. Türkiye Devleti'nin Gürcistan'ın gösterdiği devlet refleksini göstererek "Çerkes Soykırımı"nı gündemine alması gerektiğine inanıyoruz.

Türkiye devletinin böyle bir meseleyi düşünüp, gündeme alabilecek bir devlet aklına sahip olmadığını düşünüyoruz. Onun için böyle bir talep Çerkeslerden gelmelidir. Mevcut kurumlarımızdan Kaffed ve Abhaz-Fed'in Rusya yanlısı tutumları nedeniyle böyle bir girişimi başlatması mümkün değildir.

Onun için bu görev de Çoğulcu Demokrasi Partisi (ÇDP), Çerkes-Fed ve ÇHİ'ye düşmektedir. Vakit kaybetmeden harekete geçerek Dışişleri Bakanlığı ve TBMM nezdinde gerekli girişimler başlatılmalıdır.

Krizi fırsata çevirebilecek "siyasi aklı" Çerkesler de ortaya koyabilmelidir.



Paylaş | | Yorum Yaz
1275 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi