• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret731690
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.13077.1592
Euro8.67138.7060
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Türkiye’ye ve Dünyaya Söyleyecek Sözümüz Var!
06/12/2013

Çerkes Halkı 150 yıldan bu yana oluşturduğu kültür dernekleri ile içe dönük olarak varlığını sürdürdü. "Ne kadar asil, ne kadar kahraman, xabzesinin ne kadar önemli" olduğunu anlattı durdu kendi kendine. Soykırım travmasını atlatamamış, asimilasyoncu baskılarla bunaltılmış bir halkın yapabileceği çok fazla da bir şey yoktu. İçe kapanıp yavaş yavaş ölümü beklemekti tercih edilen.

Kültür Dernekleri Çerkes Halkının öğretilmiş çaresizliğiydi. En kolay ve en basit örgütlenme biçimi olan derneklerle yetinip, onu kutsayan bir anlayış Çerkeslere hakim olmuştu.

Dernek yedi kişinin bir araya gelip, bir tüzük hazırlayarak dernekler masasına teslim etmesiyle kuruluyor. Onun için şu anda Türkiye’de 93.500 dernek faaliyet gösteriyor. Çerkeslerin oluşturduğu dernek sayısı Türkiye’deki dernek sayısının binde  birine tekabül ediyor. Üye sayısı olarak ise çok daha az bir orana tekabül ediyor Çerkesler.

Ve Çerkeslerin  derneklerinde, hemşehri dernekçiliğinden ileri bir çalışma ortaya konamamaktadır.

Oysa dünyada yaşanmış en ağır soykırımlardan birine tabi tutulmuş, vatanından sürülmüş, ulusal varlığı, dili, kültürü yok olma tehdidi altında olan bir halkın sorunlarının çözümü dernekler aracılığıyla yürütülebilir mi?

Tabiî ki yürütülemez.

Eğer Çerkes Halkının varlık mücadelesinde dernekçiliği bir başarı olarak görürsek, kafamızı devekuşu misali kuma gömmüş, yakıcı asimilasyon sorununu ve yok oluşumuzu görmezden gelmiş oluruz.

Çerkes Halkının soykırıma uğraması, vatanından sürülmesi, sürüldüğü coğrafyada alabildiğine birbirine uzak olarak yerleştirilmesi, asimile edilip yok edilmesi tamamen siyasi nedenlere dayanmaktadır.

Siyasi nedenlerin yarattığı sorunlar yine siyasetle çözülür. Siyaset ise siyasi araçlarla yapılır. Siyasi araç örgütlenmesinin kristalize olmuş şekli siyasi partidir. Siyasi partiler halkın taleplerini kamuoyuna, dünyaya ve siyasi kurumlara anlatırlar ve çözüm yolları üretirler.

***

Çerkes Halkı da ağır sorunlarının çözümü için, 2011 yılının başında ÇHİ ile başlattığı siyasallaşma sürecini bir üst boyuta taşımayı hedefliyor. Artık Çerkesler siyasi bir mesele olan Çerkes sorununu siyasi muhataplarına, siyasi partileri aracılığıyla taşıyacaklar.

ÇHİ’nin yürüttüğü demokratik mücadele sürecinde en büyük direnç, Çerkes Kurumları ve Çerkeslik üzerinden konum elde etmiş kişilerden gelmişti. Aynı direnç ve karalama Çerkeslerin partileşme sürecinde de devam ediyor.

Güvenli ve sıcak dernek salonlarının dışına çıkıp, yaşadığımız ülkeye ve dünyaya söyleyecek sözümüzün olması

gerekiyor. Yıllar yılı kendi kendine çalıp söylemiş bir halk için bu hiç de kolay bir şey değil.

Ama Amerika’yı yeniden keşfetmek de gerekmiyor. Kurulu bir siyasi yapı içerisinde çalışmakla, yeni baştan siyaset inşa etmenin arasında dağlar kadar fark olduğunu biliyoruz.

Siyasetin ortak dilini oluşturmanın, ortak hedefini belirlemenin ve kaynaklarını yaratmanın ne kadar zor ve zahmetli olduğunu biliyoruz.

Ama haksızlığa uğrayanların mücadele ettiklerinde mutlaka başaracaklarını da biliyoruz.

Çerkes Halkı uğradığı büyük haksızlığın (soykırım ve asimilasyonun) hesabını sormak için yola çıkarken, tüm haksızlığa uğramış etnik kesimlerin de (Lazların, Pomakların, Gürcülerin, Boşnakların, Arnavutların, Ermenilerin, Yahudilerin, Türkmenlerin, Azerilerin, Süryanilerin) sesi olacaktır.

Demokratikleşme sürecinden dışlanan ve görmezden gelinen tüm kesimler kendilerini ÇDH-Çoğulcu Demokrasi Hareketi içerisinde  ifade edeceklerdir.

Partileşme sürecini hedefleyerek yola çıkan ÇDH  -Çoğulcu Demokrasi Hareketi- tüm haksızlığa uğramış etnik topluluklar için adalet arayacaktır.

Daha adil, daha renkli, daha çoğulcu ve azınlıkların bileşenlerinin çoğunluğu oluşturduğu bir dünya yaratmak için ilerlemeye devam edeceğiz.



2843 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ) - 06/02/2021
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır. Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.
TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi