• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret780878
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Türkiye’ye ve Dünyaya Söyleyecek Sözümüz Var!
06/12/2013

Çerkes Halkı 150 yıldan bu yana oluşturduğu kültür dernekleri ile içe dönük olarak varlığını sürdürdü. "Ne kadar asil, ne kadar kahraman, xabzesinin ne kadar önemli" olduğunu anlattı durdu kendi kendine. Soykırım travmasını atlatamamış, asimilasyoncu baskılarla bunaltılmış bir halkın yapabileceği çok fazla da bir şey yoktu. İçe kapanıp yavaş yavaş ölümü beklemekti tercih edilen.

Kültür Dernekleri Çerkes Halkının öğretilmiş çaresizliğiydi. En kolay ve en basit örgütlenme biçimi olan derneklerle yetinip, onu kutsayan bir anlayış Çerkeslere hakim olmuştu.

Dernek yedi kişinin bir araya gelip, bir tüzük hazırlayarak dernekler masasına teslim etmesiyle kuruluyor. Onun için şu anda Türkiye’de 93.500 dernek faaliyet gösteriyor. Çerkeslerin oluşturduğu dernek sayısı Türkiye’deki dernek sayısının binde  birine tekabül ediyor. Üye sayısı olarak ise çok daha az bir orana tekabül ediyor Çerkesler.

Ve Çerkeslerin  derneklerinde, hemşehri dernekçiliğinden ileri bir çalışma ortaya konamamaktadır.

Oysa dünyada yaşanmış en ağır soykırımlardan birine tabi tutulmuş, vatanından sürülmüş, ulusal varlığı, dili, kültürü yok olma tehdidi altında olan bir halkın sorunlarının çözümü dernekler aracılığıyla yürütülebilir mi?

Tabiî ki yürütülemez.

Eğer Çerkes Halkının varlık mücadelesinde dernekçiliği bir başarı olarak görürsek, kafamızı devekuşu misali kuma gömmüş, yakıcı asimilasyon sorununu ve yok oluşumuzu görmezden gelmiş oluruz.

Çerkes Halkının soykırıma uğraması, vatanından sürülmesi, sürüldüğü coğrafyada alabildiğine birbirine uzak olarak yerleştirilmesi, asimile edilip yok edilmesi tamamen siyasi nedenlere dayanmaktadır.

Siyasi nedenlerin yarattığı sorunlar yine siyasetle çözülür. Siyaset ise siyasi araçlarla yapılır. Siyasi araç örgütlenmesinin kristalize olmuş şekli siyasi partidir. Siyasi partiler halkın taleplerini kamuoyuna, dünyaya ve siyasi kurumlara anlatırlar ve çözüm yolları üretirler.

***

Çerkes Halkı da ağır sorunlarının çözümü için, 2011 yılının başında ÇHİ ile başlattığı siyasallaşma sürecini bir üst boyuta taşımayı hedefliyor. Artık Çerkesler siyasi bir mesele olan Çerkes sorununu siyasi muhataplarına, siyasi partileri aracılığıyla taşıyacaklar.

ÇHİ’nin yürüttüğü demokratik mücadele sürecinde en büyük direnç, Çerkes Kurumları ve Çerkeslik üzerinden konum elde etmiş kişilerden gelmişti. Aynı direnç ve karalama Çerkeslerin partileşme sürecinde de devam ediyor.

Güvenli ve sıcak dernek salonlarının dışına çıkıp, yaşadığımız ülkeye ve dünyaya söyleyecek sözümüzün olması

gerekiyor. Yıllar yılı kendi kendine çalıp söylemiş bir halk için bu hiç de kolay bir şey değil.

Ama Amerika’yı yeniden keşfetmek de gerekmiyor. Kurulu bir siyasi yapı içerisinde çalışmakla, yeni baştan siyaset inşa etmenin arasında dağlar kadar fark olduğunu biliyoruz.

Siyasetin ortak dilini oluşturmanın, ortak hedefini belirlemenin ve kaynaklarını yaratmanın ne kadar zor ve zahmetli olduğunu biliyoruz.

Ama haksızlığa uğrayanların mücadele ettiklerinde mutlaka başaracaklarını da biliyoruz.

Çerkes Halkı uğradığı büyük haksızlığın (soykırım ve asimilasyonun) hesabını sormak için yola çıkarken, tüm haksızlığa uğramış etnik kesimlerin de (Lazların, Pomakların, Gürcülerin, Boşnakların, Arnavutların, Ermenilerin, Yahudilerin, Türkmenlerin, Azerilerin, Süryanilerin) sesi olacaktır.

Demokratikleşme sürecinden dışlanan ve görmezden gelinen tüm kesimler kendilerini ÇDH-Çoğulcu Demokrasi Hareketi içerisinde  ifade edeceklerdir.

Partileşme sürecini hedefleyerek yola çıkan ÇDH  -Çoğulcu Demokrasi Hareketi- tüm haksızlığa uğramış etnik topluluklar için adalet arayacaktır.

Daha adil, daha renkli, daha çoğulcu ve azınlıkların bileşenlerinin çoğunluğu oluşturduğu bir dünya yaratmak için ilerlemeye devam edeceğiz.



2948 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi