• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam58
Toplam Ziyaret780734
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI
02/03/2020
Bir takım çevrelerin, "Siz Rusya-Türkiye ilişkilerini bozmak mı istiyorsunuz? Dönüşün önüne set mi çekmek istiyorsunuz? Koskoca Rusya'ya ne yapabileceğinizi zannediyorsunuz?" türü öğrenilmiş çaresizliklerine aldırmadan Çerkes-Fed'in TBMM Başkanlığına Çerkes Soykırımı’nın tanınması ile ilgili dilekçeyi vermesi, Meclis Başkanı’nın da bu dilekçeyi, Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na havale etmesi, Çerkes Davası açısından stratejik öneme sahip son derece önemli bir ataktır.
Gürcistan Devleti de, Rusya ile son derece sıkıntılı olduğu bir dönemde; ABD'de yaşayan Çerkes soydaşlarımızın oluşturduğu lobi ve destek ile Çerkes soykırımını tanımıştı. Biz de Türkiye'nin, Rusya'nın, Rusya manüplasyonu ile bize saldıranların ne dediklerine aldırmadan bu süreci desteklemiş ve Gürcistan'ın Çerkes soykırımını kabul etmesini “elde var bir” diyerek sahiplenmiştik.
Çerkesya Yurtseverlerinin Rusya ile sorunlu olan Baltık ülkelerine yaptıkları Çerkes soykırımı başvurularına kayıtsız şartsız imza koymuş biri olarak, o süreci de çok değerli bulduğumu belirtiyorum. Ancak bu süreçlere gerekli lobi desteği ve kamuoyu oluşturma konusunda çalışmalar yapılamadığı için süreçler başarısız oldu.
Ayrıca Türkiye'de başlayan Demokratik Açılım Süreci ve Soçi olimpiyatları dolayısıyla yükselen kimlik bilinci ve oluşan kamuoyundan dolayı çeşitli partilerin grup toplantılarında konuşmalar yapılmış, TBMM'de 21 Mayıslarda milletvekilleri gündem dışı söz alarak konuşmalar yapmışlardır. Ayrıca CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç'un Çerkes Sürgünü’nün Araştırılması için meclise önerge vermiş olması da çok değerlidir.
25 Şubat 2020 tarihinde Çerkes Fed Başkanı Nusret Baş 11 kişilik bir heyetle birlikte TBMM Başkanı Sayın Mustafa Şentop'u ziyaret ederek aşağıdaki dilekçe ile birlikte "Soykırımın tanınmamasının alt yapısına dair notlar" başlıklı eklerden oluşan 21 sayfalık bir doküman takdim etmiştir.
Başvuru dilekçesi şu şekildedir:
 
TBMM BAŞKANLIĞINA/ ANKARA
 
Sayın Başkanım,
Hepimizin bildiği gibi, dünya parlamentoları hangi dönemde işlenmiş olursa olsun insan hakları ihlallerine duyarlı davranmakta, müracaatları meclis gündemlerine alarak gerekçelendirdikleri kararlarla tarihi haksızlıklara karşı tavırlarını ortaya koymaktadır. Böylece, ülkenin en yüce organında vatandaşlarına ve tüm insanlığa devletin adalet anlayışıyla ilgili pozitif mesajlar verilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Çerkesler, soykırıma uğradıktan sonra vatanlarından kovuluşunun 156. yılında hala aynı acıları hissetmekte ve mağduriyetleriyle baş başa yaşamakta olup, ulusal ve uluslararası kurumlardan kendilerine uzatılacak bir adalet elinin hasretini çekmektedir.
Ülkemizin demokratikleşme yolunda kat ettiği mesafeyi ve devletimizin uluslararası arenada insan  hak ve hukuku söz konusu olduğunda adaletten yana dik duruşundan taviz vermeyen tavrından cesaret alarak, ek'te sunduğumuz ariza ve dökümanların  tahkikiyle Çerkes soykırımı'nın yüce meclisimizde görüşülmesinin sağlanması ve Çerkeslere uygulanan soykırımın tanındığına dair bir kararın alınması için,
Gereğini emirlerinize saygıyla arz ederiz.
 
Nusret BAŞ
Çerkes Dernekleri Federasyonu Başkanı
 
***
Sevgili Halkım,
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir. Sağcısıyla, solcusuyla, mütedeyyini ve laikiyle hepimiz kendimize yakın gördüğümüz tüm partilerle temasa geçerek bu yasanın çıkabilmesi için harekete geçmeliyiz.
Sürgün ve Soykırımdan 156. yıl sonra elimize geçen bu fırsatı değerlendirerek, soykırımın tanınması mücadelesinde en önemli dönemeçlerden birisini geride bırakabiliriz.
Türkiye-Rusya ilişkilerinin gerildiği bir dönemde, Türkiye'nin böyle bir koza sahip olabileceğini düşünüyoruz. Böyle bir talebin Türkiye yandaşlığı ya da Rusya düşmanlığı olarak yansıtılması gibi mecralara taşınmasına gerek olmadığını biliyoruz. Amacımız sadece ve sadece adalet arayışıdır. Adalet arayan tüm vicdan sahibi kişi ve kurumların bu talebin yanında olacağına inanıyoruz.


1539 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi