• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam54
Toplam Ziyaret780730
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918
11/05/2020

Devlet aklı olmayan halkların tarih aklı ve tarih hafızası oluşamıyor. Onların tarihi de onları yok edenlerin elinde oyuncak oluyor. Onları yok edenler, onların adına düşünüp bir alzheimer hastası haline getiriyor. Çünkü soykırımı gerçekleştirenler işledikleri suçun büyüklüğünün farkındadırlar. Ama alzheimer hastaları nasıl geçmişi hatırlamazlarsa, malesef Çerkesler de başlarına geleni hatırlamıyor.

Çerkeslerin acılı ayı olan mayıs ayındaki günlerimiz bile yeni yeni gündemimize girerken 11 Mayıs’ın unutturulması ve hatırlamamak için Çerkes Halkının gösterdiği aymazlık kahredicidir. 2 Mayıs Gönen Manyas Çerkes sürgününün Çerkes Halkının gündemine girebilmesi henüz iki-üç yıl olabilmiştir. 21 Mayısla ve Çerkes Bayrağıyla buluşabilmemiz şunun şurasında on yol civarındadır. Balkan Çerkes sürgünü konusunda da henüz toplumun tamamı bilgiden yoksundur. Onunla ilgili olarak da Rusların Berlin Anlaşmasına koydurdukları Çerkeslerin Balkanlar’dan sürülmesi maddesinin imzalandığı gün olan 1 Temmuz tarihinin de gündeme getirilmesinin mücadelesinin peşine düşeceğiz.

21 Mayıs’ın içinin boşaltılması sürecini de dikkatle takip edip,buna alet olanlara da şiddetle karşı çıkacağız. Soykırım diyemeyenleri teşhir edeceğiz. Kafkas-Rus savaşlarında ölenleri anma günü diyenlerin Rusya’nın megafonu olduklarını ve onların sesini çıkaramaz hale getirme iradesini göstereceğiz.

***

Silinen tarih hafızamızla ilgili en önemli örneği 11 Mayıs Kuzey Kafkasya Cumhuriyet’inin Çerkes ve Kuzey Kafkasya halklarında karşılık bulamamasının nedeni Rusya’nın istememesidir.

Bunun oluşunu kendi hayat yolculuğumdan yürüyerek sizlere anlatmak istiyorum. 1970 yılında Gönen’in Üçpınar köyünde lise birinci sınıfta çok kitap okuyan bir öğrenciydim. Rahmetli olan Öğretmen Fahrettin Abi “Sen okumayı çok seviyorsun, şunları da bir okurmusun?” diyerek “Kafkasya Kültürel Dergi”lerin birikmiş bütün sayılarını koydu önüme. Bu benim hayatımın dönüm noktası oldu. 15 yaşındaki bir gencin Çerkes kimlik bilincinin oluşmasının mayalanması olmuştu benim için rahmetli Fahrettin Abi’nin verdiği o dergiler.

Bugün gibi hatırlıyorum. Üç ayda bir yayınlanan “Kafkasya Kültürel Dergi”nin 1964 yılında çıkan ilk sayısı Mayıs-Haziran-Temmuz aylarını kapsıyordu. O ilk sayıdaki beni heyecanlandıran yazı 11 MAYIS Kuzey Kafkasya Cumhuriyetinin kuruluşu ile ilgili yazı olmuştu.

Bizim de bir devletimiz olmuştu diye gururlanmıştım.

Ancak daha sonraki dönemlerde “Kafkasya Kültürel Dergi’ 11 Mayıs’ı hatırlamamaya başladı.

Bizim dergicilik ve yayın hayatımızın önemli bölümünü dönüşçüler ve solcular gerçekleştirdi. Kamçı, Yamçı, Nartları Sesi, Marje, Kafdağı, Nart Dergisi ve Jineps Gazetesi hiç bir zaman 11 Mayıs’ı anmadı ve hatırlamadı. Çünkü dönüşçüler Rusya ile iyi geçinmek adına, Rusya ‘nın istemediği şeyleri duymama ve görmeme politikasını izlediği için böylesine tarihi bir günü görmezden geliyor.

Solcular da 11 Mayıs’ı karşı devrimci olarak kodladıkları için görmezden geliyorlar. Tam da Rusya’nın bize yutturmak istediği yok oluşun zehirli zokasını yutuyorlar. Oysa 11 Mayıs tüm Kuzey Kafkasya Halklarının büyük kurultaylar toplayarak oluşturdukları son derece gurur duyulacak devlet ilanının tarihidir.

ÇHİ ile yola çıktığımız Çerkes Halkının siyasallaşma mücadesnde, Çerkeslerin de içinde başat rol aldığı Kuzey Kafkasya Halklarının en önemli günlerinden biri olan 11 Mayıs’ı da nirengi noktası olarak aldık. Çerkes-Fed 11 Mayıs’ı Kuzey Kafkasya Halklarının Bağımsızlık günü ve bayramı olarak ilan etti.

Özgürlük ateşinin harlaması için mücadeleye yapılan katkılar elbet meyvesini verecektir.

Dikkat edin Rusya’nın manüple ettiği kuruluşlardan ve kişilerden 11 Mayıs’la ilgili bugün tek kelime duymayacaksınız. Onlar haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar olarak susmaya ve görmezden ve bilmezden gelmeye devam edecekler.

Ama bilsinler ki halkların tarihsel dönüm noktalarını bilmeyenler ve görmeyenler asla önderlik edemezler ve önderlik edenlerin peşine takılmak zorunda kalırlar.

Rusya’nın korkularını biliyoruz. Üç yılda Japon Denizi’ne kadar Asya’yı fethetmişlerdi. Ama bir avuç Çerkes yüz yıl onlara kan kusturmuştu.

Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.

Rusya’nın tarih hafızamızı silmesine asla müsaade etmeyeceğiz!

Yaşasın Bağımsızlık!

Yaşasın 11 Mayıs!



946 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi