• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam60
Toplam Ziyaret780736
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Sol Çocukluk Hastalığı
05/04/2015

Bazı web siteleri ısrarla boy boy fotoğraflarımızı paylaşarak, bizi çok duygulandırıyor(!). Halbuki bizler yeterince ünlü kimseleriz. Daha fazlasına ihtiyacımız yok. Onlar bu nazik(!) yaklaşımlarıyla ünümüze ün katıyorlar. Kendilerine müteşekkiriz(!).

Arkadaşlar, vallahi çok zahmet ediyorsunuz. Bu jestiniz karşısında duygulanıyor(!) ve ciddi ciddi mahcup(!) oluyoruz.

Çerkes Çalıştayı’nın, Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin, Putin protestosu göz altısının fotoğraflarını yayınlamışsınız. Ama dersinizi yeterince çalışmamışsınız. Nerede Gürcistan fotoğraflarımız, Rus Kosolosuyla görüşmemiz, Varşova fotoğraflarımız, Beyrut-Antep hattında Suriyeli soydaşlarımızı kurtarırken çekilmiş fotoğraflarımız? Onları unutmuşsunuz. Vallahi çok gücendim(!). Uyanık(!) bir araştırmacı(!)-yazar(!) onları nasıl unutur anlayamadım.

***

Öncelikle belirtmek isterim ki, Çerkeslerin tek bağımsız siyasi hareketi ÇHİ-ÇDP çizgisinin suç delili olarak yayınlanan tüm fotoğrafları bizim onur madalyalarımızdır. Her biri tarihsel birer belgedir. Yayınlanan fotoğrafların tamamı Özgür Çerkes web sitesinden alınıp paylaşılmıştır. İsteyen herkes sitemizden o fotoğrafların tamamına ulaşabilir. Çok büyük bir gazetecilik(!) örneği olarak fotoğraflarımızın yayınlanması bize duyulan hayranlığın(!) bir ifadesi olsa gerek diye düşünüyoruz.

Bir de bizim için “eski solcu”, “ülkücü”, “İslamcı” diye yakıştırmalar/yaftalamalar yapanlara çok gülüyoruz. Ne kadar doğru oldukları bir tarafa, bunların artık hiçbir hükmü de yok. Bizler artık "Çerkes Devrimcileriyiz".

Çerkes Halkının Devrimini gerçekleştirmek üzere zorlu bir yolculuk başlattık. Önümüze çıkıp vızıltı yapan sinekleri ezip geçerek de yolculuğumuza devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Tekrar olacak belki ama gerçekleri anlatmaktan bir zarar gelmez.

ÇHİ örgütlenme modeli olarak cephe tipi örgütlenmeyi benimsemiştir. Cephe tipi örgütlenmelerde ideolojik birliktelik ön şart filan değildir. Önemli olan farklı dünya görüşlerine sahip kişilerin ve yapıların aynı amaç için, aynı dava için birlikte mücadele edebilmesidir. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) cephe tipi bir örgütlenme modeliydi. Arap milliyetçisi El-Fetih, İslamcı Hamas, Marksist-Leninist FHKC (Filistin Halk Kurtuluş Cephesi), Filistin Komünist Partisi-FKP, Filistinli Hıristiyanlar ve Filistinli anti-siyonist Yahudiler, Siyonist İsrail Devletine karşı ortak mücadele yürüterek zafere ulaşmışlardır.

En geniş halk kitlelerini mücadeleye katmak ve Çerkes davasını uluslararası bir mesele haline getirmek için mücadele eden ÇHİ-ÇDP çizgisinin kimsenin inancı ve siyasi düşüncesi ile bir problemi yoktur. Bizi suçlamak için bulunmuş(!) bu fotoğraflar bizi sadece güldürmektedir.

Çerkes Çalıştayı’nda çekilen ve suç delili olarak paylaşılan Abdurrahman Dilipak fotoğrafının yanında Sırrı Süreyya Önder, Ufuk Uras, Ardan Zentürk oturmaktadır. Bu fotoğraf tam da bizim istediğimiz resimdir. Çerkes davasını Türkiye’nin sağ, sol, islamcı ve liberal tüm
kesimlerine aktarabildiğimizin en önemli kanıtıdır.

Yine suç delili olarak paylaşılan Bekir Bozdağ ile çekilen fotoğraf da tarihi bir belgedir. Bekir Bozdağ, o fotoğrafın çekildiği tarihte Başbakan yardımcısıdır. Çerkes Çalıştayı öncesinde, Türkiye’nin Başbakan Yardımcısı’nı Çerkes Çalıştayı’na davet etmiş, Çerkeslerin sorunlarını dile getirmiş ve kendisine Çerkeslerin sorunları ve talepleri ilgili bir dosya sunulmuştur.

Şimdi biri bana şunu izah ederse çok sevinirim: Kürtlerin talepleri ile ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetiyle -sizlerin de destek verdiği- Abdullah Öcalan görüşüyor, Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan, İdris Baluken görüşüyor suç olmuyor da, Çerkeslerin taleplerini dile getirmek için ÇHİ görüşünce mi suç oluyor?

Bu nasıl bir geri zekalı bir mantıktır, doğrusu anlamakta zorlanıyorum.
     Yine Dr. Nusret Baş'ın AKP'den milletvekili adaylığını sakız olarak çiğneyenlere hatırlatmak isterim. Dr. Nusret BAŞ hala ÇHİ'nin yanındadır. Ancak parti kuruluşunda görev almamıştır. İlk 2011 seçimlerinde AKP'den aday olan Dr. Nusret Baş bu dönem de AKP’den adaydır. İktidar partisi içinde daha somut işler yapılabileceğine samimiyetle inanmaktadır. Biz de onun bu inancına saygı gösteriyoruz, hepsi bu. Ancak, AKP karşıtlığı üzerinden kendini var edeceğini zanneden bu sol çocukluk hastaları, Bursa Çerkes Derneği Başkanı Sn. Levent Kaplan'ın AKP adaylığı konusunda ise dut yemiş bülbül kesilmektedirler.

Rusya’dan nemalanan Kaffed'deki oligarşik yapının kemik yalayıcılığını yaparak, demokratlık(!), devrimcilik(!) ve solculuk(!)ayaklarına yatan tatlı su kurnazlarına hatırlatırız!

Çerkes Halkının taleplerini dile getirmek için mitingler yaparak, anadil eğitimi talep eden, Çerkesce Televizyon talep eden ÇHİ Kadroları Çerkes Halkının gerçek devrimcileridir.

Çerkes Çalıştayı’nı düzenleyerek Çerkes halkına Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği nezdinde statü sağlayan ÇHİ Kadroları Çerkes Halkının gerçek devrimcileridir.

Çoğulcu Demokrasi Partisi-ÇDP'yi kurarak Çerkes kimliği ile seçimlere girilmesinin önünü açarak, Çerkeslerde kimlik bilincinin inşasını sağlayan ÇHİ kadroları Çerkes Halkının gerçek devrimcileridir.

Tüm bu yapılanları engellemeye çalışanların, karalayanların, ağa babaları Rusya’nın ağzına bakanların tarihe nasıl geçtiklerini hepiniz
çok iyi biliyorsunuz.

Davasında haklı olanın işi her zaman daha kolaydır. ÇHİ  her zaman hakkın ve haklının yanında olarak emin adımlarla hedefine doğru
yürümektedir.

Ama yalancının mumu yatsıya kadar bile yanmıyor. Onlar için her gün “bugün ne yalan söyleyeceğini” düşünerek kaşınmak çok zor bir şey olsa gerek.

Zavallılar, zavallılar….



1997 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi