• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam39
Toplam Ziyaret780880
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
MET İZZET PAŞA VE ENVER PAŞA İLE BİR ANI
10/07/2021
Sevgili Okuyucular,
Son dönemde Çerkes Ethem ve Yüzelliliklerin Çerkes Halkı ve Türkiye Toplumu üzerindeki etkilerini kitaplaştırabilmek için inanılmaz derecede yakın tarih ve anı okumaları yapıyorum.
Özellikle “Kurtuluş Savaşı”olarak bizlere okutulan, Anadolu iktidar iç savaşından galip çıkan Mustafa Kemal’in övülmesi ve yüceltilmesi üzerine inşa edilmiş tarih anlayışı dışında bir görüş ileri sürebilmenin imkansız olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ancak ona muhalif olanların yazabildiklerinden kırıntılar bulabiliyoruz.
Bir çırpıda okuduğum, Topçu Deniz Binbaşısı İhsan Eryavuz’un yıllar sonra tesadüfen bulunup Timaş yayınlarında, Kamil Maman tarafından hazırlanan anıları çok ilginç şeyler anlatıyor. İşte bu anılarda rastladığım Met Yusuf İzzet Paşa ile Enver Paşa arasında geçen bir anektodu sizlerle paylaşacağım.
Enver Paşa’yı tanıyorsunuz. Enver Paşa’nın, İttihat Terakki’nin ikon ismi ve yıldızının, nasıl bir Türk ırkçısı olduğunu anlayacaksınız. Murat Bardakçı gibi bazı tarihçi bozuntuları Enver’in Türkçü değil İslamcı olduğunu yazmaktadırlar.

Topçu Deniz Binbaşı ihsan Eryavuz İttihat Terakki’nin Selanik’teki kurucularındandır. Aşırı Türk ırkçısıdır. Binbaşı iken  Ordudan istifa etmiş, Teşkilat-ı Mahsusa’da bulunmuş, Karakol Teşkilatı’nın kurucuları arasında yer almıştır. Anadolu’ya geçmiş, 1, 2 ve 3. Dönem milletvekilliği yapmıştır. İlk kurulan İstiklal Mahkemesi Başkanlığı yapmıştır. 1924-1928 yıllarında Bahriye Vekilliği (Denizcilik Bakanlığı) yapmıştır. Yavuz Zırhlısı’nın tamiri için yapılan ihalede rüşvet aldığı gerekçesi ile yargılanmış ve iki yıl hapis yatmıştır.
İstanbul’a giderek hayatının geri kalan kısmını balıkçılık yaparak geçirmiş ve 1947 yılında vefat etmiştir.
Met Çunatuko Yusuf İzzet Paşa Diaspora Çerkes tarihinin en önemli şahsiyetlerindendir. Yazmış olduğu üç ciltlik “Kafkas Tarihi“ kitabı bugün de tarihçilerin en önemli başvuru kitaplarından biridir. Çerkes Teavün Cemiyeti’nin kurucularındandır. Çerkes Numune Mektebinin kurucusu Hayriye Melek Hunç ile evlenmiştir. Kafkas Cephesinde savaşmış, Kurtuluş Savaşına katılmış, Birinci Meclise Bolu Mebusu olarak katılmış ve 15 Nisan 1922 yılında vefat etmiştir.
Rahmet diliyorum.
***
Bu girişi yaptıktan sonra, sizi Topçu Binbaşısı İhsan Eryavuz’un Timaş Yayınlarından  “Kara Defter” adıyla çıkan anılarından bir bölümle başbaşa bırakıyorum.
“Bir gün Başkumandan vekili Enver Paşa, beraberinde Ordu Kumandanı Vehip Paşa ve kurmayları olduğu halde kolordu karargahına gelmişler. Öğle yemeğini beraber (kolordu karargahında) yiyor idik. Vehip Paşa esasen  Erkan-I Harb mektebinde sınıf arkadaşı bulunan Kolordu Kumandanı Yusuf İzzet Paşa’yı Başkumandan Vekili’ne takdim etmişti. Yemekte de söz olsun diye  Yusuf İzzet Paşa’nın “Kafkasya Narı” müellifi olduğunu söyledi. Herhalde Enver Paşa Kolordu Kumandanı’nın aşırı Çerkesci olduğunu biliyormuş. Çehresini o anda hiddetlenmenin verdiği bir kırmızılık bürüdü. Gayet ciddi, vakur, aynı zamanda da hissolunacak derecede asabi lisan ile ”Burası Türk ilidir ve bu ordu Türk ordusudur, bu orduya mensup olan herkesin vazifesi evvela Türk olmaktır. Türklükten gayrı bir milli inanca sahip olanlar istediği yere gidebilirler” demişti. Vehip Paşa söylediğine söyleyeceğine pişman olmuş, aynı zamanda yemek masasını derin bir sükut kaplamış idi”. (Kara Defter, İhsan Eryavuz Anlatıyor, s. 35, Timaş Yayınları)
Yusuf İzzet Paşa’da İttihatçıydı. Osmanlılığın çoğulcu yapısına inanıyordu. Ama İttihatçılar, Osmanlılık ve İslamlık derken aslında Türklüğü ve Türkçülüğü kast ediyorlardı. Yusuf İzzet Paşa 15 Nisan 1922 yılında vefat etmeseydi, İttihatçıların devamı olan Kemalistler döneminde de başı fena halde derde girecekti.
Çünkü talep dile getirenlerin başı Cumhuriyet döneminde fena halde derde girmişti.


525 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi