• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam43
Toplam Ziyaret780884
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler
15/10/2018

Çerkes Dünyası, "Asalet ve nezaketin sembolüyüz", "Bizden daha kahramanı yok". "Candan önce onur gelir" diyerek; mutlu, mesut, bahtiyar; orta yaşlı, genç, ihtiyar, şeşen, kaşenin yanında psihalive de var diyerek yaşayıp gidiyordu. Derneklerimizin işi ise başlarından aşkındı. Harıl, harıl sezon açılış gecelerine hazırlanıyorlar, en kalabalık, en neşeli açılışı kimin yapacağı konusunda birbirleri ile yarış halindeydiler. İnternet Çerkesleri ise, siperlerin ardından klavyeleri ile durmadan ateş ediyor, kim kimi daha fazla aşağılayacak, kim kimi daha fazla gömecek yarışındaydılar.

Tam da Çerkesler konu sıkıntısı çekerken, Kanal D televizyonundaki bir dizide, bir senarist bozuntusu, Türkiye'de azınlıkları aşağılamanın normal olduğunu bilerek, Çerkes kadınını aşağılayan diyaloglar içeren bölümleri gözümüze gözümüze soktu ekrandan. Doğrusu “hain olmaya alışmış” Çerkes Dünyası önce biraz afalladı. "Ne oluyoruz şimdi" moduna girdi.

Şaşkınlığı önce bilinçli Çerkesler ve internet Çerkesleri üzerinden attı. İnternet üzerinden tepkiler yükselmeye başladı. Change.org üzerinden başlatılan imza kampanyası binlere ulaştı. Peşpeşe davalar açıldı ve suç duyurularında bulunuldu. RTÜK'e şikayetlerde bulunularak kanalın ceza alması sağlandı. Milletvekilleri de peş peşe açıklamalar yaptıktan sonra, Kanal D bir tehlikenin geldiğini fark etti. Onun için Kanal D, hem Çerkes-Fed Başkanı Dr. Nusret Baş ile, hem de Kaffed yetkilileri ile görüşmek üzere federasyonlarımızı aradı.

Çerkes-Fed'in dizi ile ilgili vereceği tepkiyi görüşmek üzere yapılan toplantıya, Maltepe Çerkes Derneği Başkanı sıfatı ile ben de katıldım. Eylem akşamı kapısına bile yaklaşılmasına müsaade edilmeyen Kanal D'nin Genel Müdürü’nün Federasyon Başkanımızı davet etmesini önemsedik ve Başkanımız Dr. Nusret Baş'ın Kanal D'ye gitmesine onay verdik. Şart olarak "Dizinin mutlaka yayından kaldırılmasını ve Çerkes Halkından özür dilenmesini" belirttik. Eğer dizi yayından kaldırılmazsa mutlaka çok büyük bir protesto gösterisi yapma konusunda prensip kararı aldık.

Bu görüşmeden sonra Kanal D, dil ucuyla özür diler gibi yapmış, Nusret Baş ve Ünal Uluçay'ın açıklamaları çarpıtılarak ana haber bülteninde adeta dizinin reklamına katkı sağlayacak bir gazeteci puştluğu yaparak federasyonları güç duruma düşürmüştü. Yapılan bu manüplasyonu, Çerkes Kamuoyu "Çerkesler kanaldan özür diledi" şeklinde anlamış, hem Nusret Baş'a, hem de Ünal Uluçay'a asla hak etmedikleri ithamlarda bulunulmuştur. Toplumumuzun yükünü çeken bu değerli insanlar her zaman saygıyı hak ederler.

Ancak Kanal D aynı aşağılık diyalogları içeren diziyi tekrar tekrar yayınlamakta bir beis görmedi. Dizi yayından kaldırılmazsa çok büyük bir protesto eylemi gerçekleştirelim şeklinde aldığımız prensip kararından vazgeçmiş olması dolayısıyla Çerkes-Fed yönetimini buradan ben de eleştiriyorum.

13.10.2018 Cumartesi akşamı Kanal D önünde gerçekleştirilen eylem için en fazla çaba harcayanlardan biriyim. İnternet üzerinden örgütlenen "Çerkes Acil Eylem Grubu"nun çabalarını son derece değerli bulduğumu belirtmeliyim. İstanbul içinden ve dışından gelerek, Çerkes Halkına yapılan bu hakaretin hesabını soran herkes tek tek çok değerlidir. Gerçek anlamda asil ve kahraman olanlar, Çerkes Halkının onurunu o akşam orada savunanlardır. Bu cümleden, katılmamış olanların "Biz onursuz muyuz" diye bir anlam çıkarmak yerine, biz o akşam neden orada değildik sorusunu sormaları gerektiğini düşünüyorum.

Ancak 13.10.2018 akşamı Kanal D önünde eylem yapılırken, İstanbul'daki bazı derneklerin, aynı saate toplantı koyarak ne yapılacağını tartışıyor olmalarını manidar bulduğumu belirtmek isterim. Eğer yapılan toplantıdan, bir eylem kararı çıkmasaydı, o toplantıyı yapanlara çok ağır eleştirilerim olacaktı. Ancak sevinerek öğrendim ki 20.10.2018 Cumartesi akşamı büyük bir eylem gerçekleştirme kararı almışlar.Bu kararı alan arkadaşları kutluyor,yanlarında olacağımı can-ı gönülden deklare ediyorum

Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.

Çünkü "Ulusal onuru olanlar, ulusal refleks gösterebilirler."

Bu arada o rezil dizinin yayından kaldırılacağı haberleri geliyor. Reyting düşüklüğü yanında, halkımızın tepkilerinin de bir etkisinin olduğunu düşünüyorum.

Çerkes Halkına uzanan diller kesilsin!



1068 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi