• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam97
Toplam Ziyaret726198
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.37837.4079
Euro8.94878.9845
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Birinci Yılında ÇHİ
04/03/2012

ÇHİ 3 Şubat 2011 tarihinde kuruldu.

Kuruluşundan çok kısa süre sonra da peşpeşe iki miting gerçekleştirdi. Çerkes halkının nezdinde çağrıları ciddiye alınan, desteklenen, en fazla tartışılan, konuşulan ve taşlanan oluşum haline geldi. Çerkes toplumunun dinamizm kazanmasında, yakınmadan tavır almaya ve tepki verir hale dönüşmesinde önemli bir kilometre taşı oldu.

Bu süreci anlayabilmemiz için geçmişten geleceğe bir projeksiyon tutmamız gerekiyor.

***
Rusya Çerkesleri anavatanlarından sürüp kökünü kazırken, ne istediğini biliyordu. Niyeti Karadeniz'i rahatlıkla kullanabileceği bir Rus gölü haline getirmekti.
Osmanlı ise Hıristiyan tebaasının yaşadığı Avrupa ve Balkan coğrafyasında sürekli kan kaybediyordu. Yeni müslüman nüfusa ihtiyacı vardı. Bu boşluğu Çerkeslerle doldurdu. Çerkes soykırım ve sürgününden dönemin iki büyük gücü Osmanlı ve Rusya kârlı çıktı.
Çerkesler'in Osmanlı'nın iskan politikalarına müdahil olacak ne öngörüleri, ne de güçleri vardı. Osmanlı Çerkesleri üçyüz haneden fazlası bir arada olmamak kaydıyla son derece dağınık ve sorunlu bölgelere yerleştirdi. Yugoslavya'dan Irak'a kadar uzanan bir hatta Çerkeslerin birbirleriyle dayanışması mümkün
değildi. Daha önceki dönemlerde Osmanlı'ya gelip askeri ve mülki erkan içinde etkin olmuş olanların Çerkeslerin iskan politikalarında hiçbir etkisi olmamıştır.

***
Osmanlı dönemindeki Çerkes Örgütlülüğü 15 yıl sürmüştür. 1908 yılında kurulan Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti daha çok anavatan ağırlıklı olarak çalışmıştır. Çerkesce eğitim ve okul kurma çalışmaları Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti tarafından yürütülmüştür. Çerkes Teavün Cemiyeti'nin o günkü tespitleri ve yaptıkları çok önemlidir. Ancak yeni yönetimin cemiyeti  kapatması karşısında en ufak bir tepki göstermemesi ve yeni döneme ilişkin hiçbir öngörü ve örgütlenme biçimi önermemesi düşündürücüdür.

***
1921 yılında Çerkesler adına ilk siyasi talep Şark-i Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti tarafından dile getirilmiştir. Bu cemiyetin kurucuları 150'liklere dahil edilmiş, şubeleri olan 17 Çerkes Klübünün kurucuları idam edilmiştir. Çerkesler bu süreci hiç konuşmamaktadırlar. Çerkes Ethem'den sonra yeni bir ihanet suçlaması korkusuyla bu dönemi yok farz ederler. Toplum korkularını yendiği zaman bu dönem de sağlıklı bir biçimde tartışılacaktır.

***
1923 -1950 dönemi Türkiye'deki farklılıklar için tam bir cehennemdir. Farklı kesimler için her türlü baskı, yıldırma ve yok etme acımasızca uygulanmıştır.
1952'de kurulan İstanbul Kafkas Kültür Derneği'nin kuruluşunun üzerinden 60 yıl geçmiştir. Bu süreçte derneklerimiz Çerkesler adına tek bir siyasi talep dile getirememişlerdir. Siyasi talep dile getirmek isteyenler de ustaca saf dışı
bırakılmışlardır.

***
Bu süreçte Kafkas Kültür Derneklerinin yerine getirdiği işlev çok değerlidir. Ancak yetersizdir. Şayet yeterli olsaydı bu günkü durumda olmazdık. Kocaeli'nde Çerkes Çalıştayı esnasında programın panelistlerinden öğretim görevlisi sayın Selçuk Bağlar'ın anlattığı anekdot aklımda çakılı kaldı. "Üç yıl önce TRT için Uzunyayla'da yapacağımız bir çekim için Çerkesce konuşacak çocuk bulamadık."

İşte Çerkes halkının ve dilinin geldiği nokta bu.

***
Bu süreç bugüne kadar uygulanan geleneksel yöntemlerle aşılamaz. Devletten sağlanacak pozitif ayrımcılıklar, kaynaklar ve itibar ile Çerkes dilinin Türkiye toprakları üzerinde yeniden bir zenginlik olarak yaşatılması mümkündür.
Bunun için önce devlet üniversitelerinde Çerkesceyi okutacak öğretmenler yetiştirilecektir. Anaokulundan başlamak üzere ilkokulda ve lisede devam edecek eğitim ile ülkenin zenginliği olan diller yeniden ihya edilecektir.
ÇHİ bu süreçte üzerine düşeni ne pahasına olursa olsun yerine getirecektir!
ÇHİ bu süreçte oluşmuş ezberleri bozacak ve yeni hedefler koyacaktır.
Bu yeni süreci okuyamamakta ısrar edenler ya tasfiye olacak, ya da dönüşeceklerdir.

***
Çerkes Halkı ÇHİ'nin çalışmalarına maddi ve manevi destek vererek her koşulda yanında olmuş ve olmaya da devam edecektir.
Üzerinden henüz bir yıl geçmiş olan toplumsal-politik hareket ÇHİ verdiği net mesajlarla bugün Türkiye kamuoyu gündeminde ve Çerkes kamuoyunda en fazla tartışılan ve taşlanan harekettir.
Çünkü ÇHİ net söylemleri ve aktiviteleri ile Çerkes halkına öncülük etmeye ve yol açmaya devam ediyor.



3910 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TARİH, NEDEN “ETHEM’İN İHANETİYLE” BESLENMEK ZORUNDA? - 16/01/2021
Türkiye Cumhuriyeti’nde meşruiyet arayan her yazar, çizer, şair, tarihçi, düşünür geçinen herkes Kemalist ideolojiye hizmet için mutlaka hain Çerkes Ethem yalanına sarılır.
İNÖNÜ ZAFERİ BİR YALAN MIDIR? - 10/01/2021
Refet Paşa İnönü Zaferi için pek inançlı görünmüyor. Bu açık. Bir başka Kurtuluş Savaşı Komutanı da çok dikkatli fakat çok anlamlı ifadeler kullanıyor.
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE KAHRAMANI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2020
Mustafa Kemal’in Çanakkale Destanı’nı yazdığını düşünür herkes. Oysa Çanakkale bir deniz savaşıdır ve orada Mustafa Kemal hiç yoktur. Kara savaşları Gelibolu Yarımadası’nda geçmektedir. Gallipoli Savaşı olarak bilinir bütün dünyada.
ÇERKEZLİK GAYRETİNİ KİMLER UYANDIRDI? - 23/12/2020
Samimiyetle söyleyeyim ki verecek cevap bulamadım. Şaşırdım. İşte bu halet-i ruhiye içinde olan bana, ÇERKEZ ETHEM denildi.
DİASPORA ÇERKES EDEBİYATI NASIL YARATILIR? - 06/12/2020
Son dönemde Türkçe yazan Çerkes yazarların bir hayli artmış olması umut vericidir. Ama onlar Türkçe yazan yazarlardır. Bizim varlığımızı geleceğe taşıyacak olan yazarlar Çerkesce yazanlar olacaktır.
TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi