• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam66
Toplam Ziyaret781086
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Birinci Yılında ÇHİ
04/03/2012

ÇHİ 3 Şubat 2011 tarihinde kuruldu.

Kuruluşundan çok kısa süre sonra da peşpeşe iki miting gerçekleştirdi. Çerkes halkının nezdinde çağrıları ciddiye alınan, desteklenen, en fazla tartışılan, konuşulan ve taşlanan oluşum haline geldi. Çerkes toplumunun dinamizm kazanmasında, yakınmadan tavır almaya ve tepki verir hale dönüşmesinde önemli bir kilometre taşı oldu.

Bu süreci anlayabilmemiz için geçmişten geleceğe bir projeksiyon tutmamız gerekiyor.

***
Rusya Çerkesleri anavatanlarından sürüp kökünü kazırken, ne istediğini biliyordu. Niyeti Karadeniz'i rahatlıkla kullanabileceği bir Rus gölü haline getirmekti.
Osmanlı ise Hıristiyan tebaasının yaşadığı Avrupa ve Balkan coğrafyasında sürekli kan kaybediyordu. Yeni müslüman nüfusa ihtiyacı vardı. Bu boşluğu Çerkeslerle doldurdu. Çerkes soykırım ve sürgününden dönemin iki büyük gücü Osmanlı ve Rusya kârlı çıktı.
Çerkesler'in Osmanlı'nın iskan politikalarına müdahil olacak ne öngörüleri, ne de güçleri vardı. Osmanlı Çerkesleri üçyüz haneden fazlası bir arada olmamak kaydıyla son derece dağınık ve sorunlu bölgelere yerleştirdi. Yugoslavya'dan Irak'a kadar uzanan bir hatta Çerkeslerin birbirleriyle dayanışması mümkün
değildi. Daha önceki dönemlerde Osmanlı'ya gelip askeri ve mülki erkan içinde etkin olmuş olanların Çerkeslerin iskan politikalarında hiçbir etkisi olmamıştır.

***
Osmanlı dönemindeki Çerkes Örgütlülüğü 15 yıl sürmüştür. 1908 yılında kurulan Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti daha çok anavatan ağırlıklı olarak çalışmıştır. Çerkesce eğitim ve okul kurma çalışmaları Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti tarafından yürütülmüştür. Çerkes Teavün Cemiyeti'nin o günkü tespitleri ve yaptıkları çok önemlidir. Ancak yeni yönetimin cemiyeti  kapatması karşısında en ufak bir tepki göstermemesi ve yeni döneme ilişkin hiçbir öngörü ve örgütlenme biçimi önermemesi düşündürücüdür.

***
1921 yılında Çerkesler adına ilk siyasi talep Şark-i Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti tarafından dile getirilmiştir. Bu cemiyetin kurucuları 150'liklere dahil edilmiş, şubeleri olan 17 Çerkes Klübünün kurucuları idam edilmiştir. Çerkesler bu süreci hiç konuşmamaktadırlar. Çerkes Ethem'den sonra yeni bir ihanet suçlaması korkusuyla bu dönemi yok farz ederler. Toplum korkularını yendiği zaman bu dönem de sağlıklı bir biçimde tartışılacaktır.

***
1923 -1950 dönemi Türkiye'deki farklılıklar için tam bir cehennemdir. Farklı kesimler için her türlü baskı, yıldırma ve yok etme acımasızca uygulanmıştır.
1952'de kurulan İstanbul Kafkas Kültür Derneği'nin kuruluşunun üzerinden 60 yıl geçmiştir. Bu süreçte derneklerimiz Çerkesler adına tek bir siyasi talep dile getirememişlerdir. Siyasi talep dile getirmek isteyenler de ustaca saf dışı
bırakılmışlardır.

***
Bu süreçte Kafkas Kültür Derneklerinin yerine getirdiği işlev çok değerlidir. Ancak yetersizdir. Şayet yeterli olsaydı bu günkü durumda olmazdık. Kocaeli'nde Çerkes Çalıştayı esnasında programın panelistlerinden öğretim görevlisi sayın Selçuk Bağlar'ın anlattığı anekdot aklımda çakılı kaldı. "Üç yıl önce TRT için Uzunyayla'da yapacağımız bir çekim için Çerkesce konuşacak çocuk bulamadık."

İşte Çerkes halkının ve dilinin geldiği nokta bu.

***
Bu süreç bugüne kadar uygulanan geleneksel yöntemlerle aşılamaz. Devletten sağlanacak pozitif ayrımcılıklar, kaynaklar ve itibar ile Çerkes dilinin Türkiye toprakları üzerinde yeniden bir zenginlik olarak yaşatılması mümkündür.
Bunun için önce devlet üniversitelerinde Çerkesceyi okutacak öğretmenler yetiştirilecektir. Anaokulundan başlamak üzere ilkokulda ve lisede devam edecek eğitim ile ülkenin zenginliği olan diller yeniden ihya edilecektir.
ÇHİ bu süreçte üzerine düşeni ne pahasına olursa olsun yerine getirecektir!
ÇHİ bu süreçte oluşmuş ezberleri bozacak ve yeni hedefler koyacaktır.
Bu yeni süreci okuyamamakta ısrar edenler ya tasfiye olacak, ya da dönüşeceklerdir.

***
Çerkes Halkı ÇHİ'nin çalışmalarına maddi ve manevi destek vererek her koşulda yanında olmuş ve olmaya da devam edecektir.
Üzerinden henüz bir yıl geçmiş olan toplumsal-politik hareket ÇHİ verdiği net mesajlarla bugün Türkiye kamuoyu gündeminde ve Çerkes kamuoyunda en fazla tartışılan ve taşlanan harekettir.
Çünkü ÇHİ net söylemleri ve aktiviteleri ile Çerkes halkına öncülük etmeye ve yol açmaya devam ediyor.



4066 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi