• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret780878
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
YÜZELLİLİKLER : DÖRDÜNCÜ ÇERKES SÜRGÜNÜ
26/06/2021
Sevgili Okuyucularım,
Çerkeslere soykırımlardan ve sürgünlerden hangisini seçeceği seçeneği hiç bırakılmadı. Gelip bela hep kapımıza dayandı tarih boyunca.
En büyük felaketimiz Rusya’nın vatanımıza göz koyması ile başlayan soykırım ve sonunda başımıza gelen sürgün, birinci sürgünümüzdü.
Osmanlı Coğrafyasında Balkanlara sürülen Çerkesler, Doksanüç Harbi sonrasında yapılan Berlin Anlaşması’na Rusların koydurduğu bir özel madde ile Ortadoğu’ya ve Anadolu’ya ikinci büyük sürgünü yaşadılar.
1923 yılının Haziran ayında Kemalist yönetim, Gönen-Manyas Çerkeslerine üçüncü sürgünü uyguladı.
Yine Kemalist yönetim, Lozan Anlaşması gereği çıkaracağı genel aftan muaf tutacağı 150 kişilik hainler listesini Çerkesler’le doldurarak özellikle Gönen-Manyas Çerkeslerine dördüncü sürgünü yaşatmıştır.
***
Bu yüzellilikler nedir?
Öncelikle bunu anlatıp, Çerkeslere ne yaptığına bir bakalım.
Lozan Barış Anlaşması’na bir protokolle eklenen bir istisna maddesine göre, adları sonradan saptanacak 150 kişi, Türk Hükümetince , Türkiye’de iseler sınır dışı edilebilecek, dışardaysalar yurda girmeleri önlenecek ve Türkiye’de malları da kendilerince yada vekillerince dokuz ay içinde tasfiye edilmezse, hükümetçe sattırılacak, ancak bunların karşılığı kendilerine ödenecektir.
23 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Anlaşması imzalandığında af dışı bırakılacak bu 150 kişinin kimler olacağı henüz saptanmamıştır. Kimin saptayacağı hangi ölçülere göre saptayacağı da belli değildir.1923 yılında T.B.M.M.’de kabul edilen 391 sayılı af yasası sırasında da 150 kişilik listeye kimlerin gireceği saptanmış değildir. Aynı şekilde,1924 yılında Lozan Barış Anlaşması gereği çıkarılan 16 Nisan 1924 tarihli 487 nolu genel af yasası sırasında da 150’liklerin kimler olacağı belli değildir. Ama bu yasanın 3 ve 6.maddeleri 150’likler konusunda ilk açıklıkları getirmiştir. Bu maddelerde, Lozan Barış Anlaşması’na bağlı Genel Af Protokolü’nde sözü edilen 150 kişinin genel af dışı bırakıldığı ve yasa hükümlerinin Adalet ve Milli Savunma Bakanlıklarınca yürütüleceği belirtilmektedir.
16 ile 22 ve 23 Nisan 1924 tarihlerinde,150’likler konusu TBMM’nin gizli oturumlarında ele alınmış, 23 Nisan 1924 günü akşamı da Bakanlar Kurulu, Millet Meclisindeki gizli ve açık görüşmelerin, yapılan hazırlık çalışmalarının ışığı altında 149 kişilik bir liste hazırlamıştır. Onanmak üzere Cumhurbaşkanına sunulan bu listeye Gazi, 1 Haziran 1924 günü, Köylü Gazetesi sahibi Refet’i katmış ve listeyi onaylamıştır.
Aradan üç yıl geçtikten sonra, 28 Mayıs 1927’de 150’likler, TBMM’ce kabul edilen bir başka yasayla Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır. (Bu bölüm İlhami Soysal’ın Yüzellilikler kitabının önsözünden alınmıştır.)
***
Anzavur İsyanı, Bolu, Düzce, Hendek İsyanları ile birlikte Yozgat İsyanını bastırttığı Çerkes Ethem’den kurtulup iktidarının önündeki tek engeli aşmak istiyordu Mustafa Kemal. Ethem M. Kemal için Yunan’dan daha tehlikeliydi. İki yıla yakın süredir Anadolu’da olan Yunan Kuvvetleri, ilerleme kabiliyetini yitirmiş ve tutunma mücadelesi veren Yunan Ordusunun Mustafa Kemal’in iktidarı İçin bir tehlike teşkil etmesi mümkün değildi. Onun için, Yunan’la savaşmakta olan Ethem Kuvvetleri kalleşçe arkadan kuşatılarak iki ateş arasında bırakıldı. Türk Ordusunun kendisine silah sıkmayacağına inanan Ethem top atışlarına maruz kaldı. Türk ordusuna silah atarak hain damgası yememek için, Yunanlılarla ateşkes yaparak Yunan işgal bölgesine geçti. Oysa yeni kurulan düzende yalaka olmayan herkesin hain ilan edileceğini bilmiyordu Ethem Bey.
İçine Çerkes korkusu giren Mustafa Kemal, 1923 yılının Haziran ayında Gönen-Manyas Çerkes sürgününü yürürlüğe koydu.
Meclise hazırlanmış olarak gelen 150’likler listesi üzerine bir çok tartışma yapıldı ancak, hazırlanmış olan listeye Meclis tek bir kişi ilave edemedi ya da çıkaramadı.
On başlık olarak anılan 150’likler şöyle sınıflandırılmıştı :
Vahdettin’in Maiyeti
Kuva-yı İnzibatiye’ye dahil kabine azaları
Sevr Muahedesini imzalayan Heyet-i Murahhası
Kuva-yı İnzibatiye’ye dahil olanlar
Mülkiye ve Askeriyeden
Ethem ve Avanesi
Çerkez Kongresine Murahhas olarak iştirak edenler.
Polisler
Gazeteciler
Diğer Eşhas
***
İzzet Aydemir ve Muhittin Ünal 150’likler içerisinde 87 Çerkez’in olduğunu yazmıştır. Yüzellikler konusunu da bir kitap olarak hazırlamayı kendime bir ödev olarak vermiş bulunmaktayım. Benim 150’likler listesi üzerinde yaptığım araştırmada ulaştığım rakam ise 62’dir.87 ya da 62 fark etmez. Nüfusun % 5’ini oluşturan bir halktan % 50 hain çıkarmak olsa olsa korkunun getirdiği bir tavırdır.
Ethem ve Avanesi dokuz kişi, Şark-i Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyetinden onyedi kişi, Diğer Eşhas diye belirtilen kısımda otuzüç kişi, diğer bölümlerde de üç kişi tespit ettik. Toplam 62 kişi.
Diğer Eşhas diye belirtilen kısımda, Gönen’in Balcı Karyesinden toplan beş kişi bulunmaktadır. Gönen’in Balcı Köyü benim doğduğum köydür.1923’lerdeki hane sayısı yirmi idi. Ancak sürgüne gitmeyip sürgün tebligatı yapılan köylerdendi. Beş kişiden ikisini tanıyorum. Gönen’in Balcı Karyesinden Bekir oğlu Arap Mahmut Habraçülerden büyük amcazademizdi. Çok büyük koyun sürüleri varmış. 150’lik listeye dahil edilince bütün malları müsadere edilmiş ve yoksul düşmüşlerdi.
Yine Gönen’in Balcı Karyesinden Topallı Şerif Oğlu İbrahim’de Luv Dedemizdi. Beyaz sakallarıyla hatırladığım 115 yaşında vefat eden Kafkasya doğumlu Luv Dede hem hayvanlar, hem insanlar için gerçek bir şifacı tabib ve kanaat önderiydi.
Yüzellikler listesine alınan Gönen-Manyas Çerkeslerinin Sürgüne gönderilmeyen köylerden seçilmiş olması ve maddi durumu iyi olanlardan ve kanaat önderi vasfı taşıyanlardan seçilmiş olması elbette tesadüf değildi. Sürgüne gitmemiş köyler ayaktaydılar. Ama onlara bir darbe vurup yüreklerine kazık çakarak onları perişan etmek İttihatçı-ırkçı-Kemalist rejimin en önemli hedefiydi.
Yüzellilikler Listesi, yetişmiş insan potansiyeli en yüksek olan Batı Anadolu Çerkeslerini etkisiz hale getirerek kimlik inkarına yöneltecek en büyük asimilasyon silahlarından biri olmuştur.
Bunun İçin tarihin karanlık sayfalarında unutuldu zannedilen 150’likler hadisesi Çerkeslerin dördüncü sürgünüdür.


538 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi