• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam51
Toplam Ziyaret709914
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.75397.7849
Euro9.21339.2502
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
"Abazaların Politik Tarihi" ve Selçuk Sımsım Üzerine
22/08/2016

Selçuk Sımsım ismini, Erol Karayel'den sık sık duyduğumu hatırlıyorum. Ancak onunla hiç karşılaşmak nasip olmamıştı. “Her ay bir Kafkasya kitabı” yayınlayan Apra Yayıncılık, Temmuz ayı kitap yayın programına Selçuk Sımsım'ın "Abazaların Politik Tarihi,1770-1993" isimli çalışmasını aldı. Erol Karayel “Selçuk Sımsım'ın kitabını hazırlıyoruz” dediğinde,100-150 sayfalık bir kitap olacağını düşünmüştüm.

Kitap matbaadan çıkınca, doğruca Akbalık'ta düzenlenen tanıtım toplantısına ulaştırılmıştı. 9 Temmuz tarihinde Akbalık'ta, kitap tanıtım toplantısına 500 kişinin gidip, kitap imzalatmak için kuyruğa girdiğini duyduğumda inanamadım. "Yahu bu Abazalar, düğün olursa gider, cenaze olursa gider, ziyafet olursa gider ama kitap tanıtım toplantısına bu kadar kişi nasıl gider ?" diye sordum Erol Karayel'e. "Çağrıyı yapan Selçuk Sımsım olunca giderler. O bölgede, Selçuğun düğününe, cenazesine, hastalığına gitmediği kimse yoktur. Onun için Selçuğun yapacağı çağrının bölgede karşılığı var" cevabını aldım. Yani Selçuk Sımsım, halkıyla birlikte yaşayan, halkından beslenen bir halk adamıydı aynı zamanda.

Kitabı Apra Yayıncılığa giderek temin ettiğimde tam bir şaşkınlık yaşadım. Kitap Beklediğimden çok daha hacimliydi. 700 sayfaya yaklaşan hacmiyle, kaynak ve referansyla tam bir başvuru kitabı niteliğini taşıyor. Şimdiden Met Çunatuko Yusuf İzzet'in, General İsmail Berkok'un ve Beygua Ömer Büyüka'nın kitaplarının yanında yerini almış durumda.

Öncelikle kitabı kapsamlı bir incelemeye tabi tuttum. Parça parça ve döne döne okumaya çalışıyorum. Abhazya ile ilgili, Sovyetler Birliği döneminde ve doksanlı yıllarda yaşananlarla ilgili bilgilerimiz son derece sınırlıydı. Özellikle bu döneme ilişkin kararların, mektupların, yazışmaların, tanıklıkların ve fotoğrafların toplu olarak bir araya getirilmiş olmasını çok isabetli ve değerli bulduğumu belirtmek istiyorum.

Kitabın birçok yerde tanıtım toplantısı yapıldı. 19 Ağustos Cuma akşamı Selimiye Abhaz Derneği’nde yapılan tanıtım toplantısına ben de katıldım. Bu toplantıda da şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Sıcak bir Ağustos akşamında gittiğim Selimiye Abhaz Derneğinde yüz civarında duyarlı insanın "kitap eksenli” bir araya gelmesi beni duygulandırdı.

Yapılan konuşmaların ardından, soru cevap bölümünde, planlanan altı kitabın, ilk çalışması olduğunu öğrendik "Abazaların Politik Tarihi" kitabının. Yani "turpun büyüğü heybede" imiş. Demek ki Selçuk Sımsım kardeşimizden peş peşe yeni eserler beklemeye devam edeceğiz.

"Yazmak kapalı bir musluğun açılması gibidir." Musluk açılınca nasıl sürekli akarsa, yazmaya başlayan biri de, kendini zihni olarak iyi beslerse, sürekli yazar. Yazmakla kitap oluşturmak farklı disiplinler gerektirir. 1974 doğumlu olan Sımsım 42 yaşında. Böylesine genç sayılabilecek yaşta olan yazarımız, bu kadar hacimli bir yapıt ortaya koyarak, gelecek için bizlere umut vermiştir.

1917 yılında toplanan Andi ve Terekkale Kurultayları nasıl 1918 Bağımsız Kafkasya Cumhuriyet'ini yaratmışsa, 1991 yılında toplanmış olan 3. Dağlı Halkları Kongresi ruhu da "Bağımsız Abhazya"yı yaratmıştır. Selçuk Sımsım da bu sağlam düşünce zemininde duran değerli düşünce adamlarımızdandır.

Bu anlamda, Selçuk Sımsım sadece Abazaların değil, tüm Kuzey Kafkasya Halklarının en değerli ve hayırlı evlatlarındandır.

Yolu ve bahtı açık olsun.

Kitap temini için: www.aprayayincilik.com,  Tel: (505) 476 3997, Erol Karayel.



4579 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi