• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam64
Toplam Ziyaret560102
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Kafkas Kardeşliğine En Fazla İhtiyacı Olan Halk Adığelerdir!
27/10/2012

  Kafkasya coğrafyasının en mazlum, en bitkin, en dağınık ve tüketilmeye en yakın halkı Adığelerdir.

Giriştikleri anavatan savunması sonrası uğradıkları soykırım ve sürgün travmasını atlatamamış ve ortaya ulusal bir proje koyamamışlardır.

Oysa Kafkasya coğrafyasında yaşayan bir çok halk, Sovyetler Birliğinin dağılmasından kazanımlar elde etmişlerdir. Gürcistan, Abhazya ve Osetya birer bağımsız devlet projesi ortaya çıkardılar. Çeçenistan’ın ortaya  koyduğu bağımsız devlet projesi hayata geçmemiş olsa da, Ruslardan arındırılmış bir vatan ortaya çıkartmıştır. Dağıstan ise hızla artan nüfusuyla bir varlık potansiyelidir.

Adığelerin tamamına yakınına ise diasporik bir halk olmak düştü. Kapitalist üretim ilişkilerinin ulaşmadığı bir coğrafyadan sürülen Adığelerin modern dünyaya uygun bir milliyetçilik tanımları ve bilinçleri de yoktu. Adığeliği bir yaşam biçimi olarak algılıyorlardı.

Osmanlı Coğrafyasında o zamanki siyaseti yönetenlerin istekleri doğrultusunda mümkün olduğunca birbirinden uzak mesafelere yerleştirildiler. Osmanlının çöküş dönemindeki bütün savaşların içinde oldular. En iyi bildikleri iş olan  askerlik sayesinde Osmanlının askeri bürokrasisi içerisinde hızla yükseldiler. Osmanlı askeri bürokrasisindeki bu yükseliş, bugün de kendini devletin sahibi gören psikolojinin nedenidir.

***

Büyük sürgünden 44 yıl sonra, 1908 yılında ilk  örgütlenmelerini oluşturdular. Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti çok sayıda üst rütbeli asker, siyasetçi ve bilim adamı ağılıklıydı. Yönetimi oluşturan paşalar nedeniyle adeta Osmanlı Genelkurmayı gibi görünüyordu.

Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti çok önemli görevler yerine getirmiştir. Öncelikle halkının eğitimine önem verdi. Hazırlattığı alfabeleri, kitapları ve öğretmenleri anavatana göndererek okullar açtırdı. Osmanlı Devletinde yaşayan Çerkeslerin eğitim sorunlarının çözümü için, Çerkes Kadınları Teavün Cemiyetine, Beşiktaş’taki Çerkes Numune Mektebini kurdurdu.

1911 yılında Anavatanın bağımsızlığı ve siyasetini oluşturmak üzere "Şimali Kafkas Cemiyet" (Kuzey Kafkas Derneği) kurduruldu Çerkes Teavün Cemiyeti’nce. Bu cemiyet anavatanın bağımsızlık siyasetini oluşturmaya çalışıyor ve anavatandan gelen delegasyonlara rehberlik ve danışmanlık yapıyordu. Anavatanın bağımsızlığı için savaşmaya subay ve askerler gönderiyorlardı. Bu cemiyeti kuranlar vatanları için bedel ödemeyi, ölmeyi ve savaşmayı göze alabilecek bilinçte ve yiğitlikteydiler.

Bu cemiyeti kuranlar Kuzey Kafkasyalıların bir ağacın dalları olduğunu ve birbirinin kardeşi olduğunu kabul ettiler. Ayrıca büyük sürgünün üzerinde 40 yıl geçmişti. Bilgiler son derece taze ve anılar sıcaktı. Anavatanda ise Çerkes yok denecek kadar azalmıştı. Bu kadar az insanla bir vatan kurulması mümkün değildi. Bunun için Kafkas kardeşliğine ve dayanışmasına ihtiyaç vardı.

Şimali Kafkas Cemiyeti o zaman Rusların müttefiki olan İngilizlerce Rusların baskı ve istekleri doğrultusunda kapatıldı. Kafkas kardeşliği Rusları bugün olduğu gibi, yüzyıl önce de son derece rahatsız ediyordu.

Kafkas kardeşliği sayesinde 11 Mayıs 1918’de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti kurulabilmişti.

Abhazya bugün bağımsız bir devlet ise bunu Kafkas kardeşliğine borçludur.

Çeçenistan savaşı sırasında organize edilen yardımların büyük bir bölümü Kafkas kardeşliği sayesinde  başarılabilmiştir.

Kafkas kardeşliği konusunda 2009 yılının sonuna kadar hiçbir sorun yaşanmadı. 25 Ağustos 2008 yılında Rusya Abhazya’nın ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanıdı. Abhazya ve G. Osetya Rusya tarafından dizayn edildikten sonra sıra diasporalarına geldi. Bunun için Abhazya tarafından Abhaz-Fed oluşturulurken, aynı dönemde Cherkessia-net sitesi kuruluyordu.

Yaşadığımız bu üç yıllık süreç, Kuzey Kafkasyalı kardeşler açısından kötü bir dönem oldu. Kardeşliğe yakışmayacak laflar edilip, işler yapıldı. Adığelerin yapmak isteyip de diğer Kafkas halklarının mani olduğuı hiçbir ciddi proje olmadığı halde, sanki büyük çelişkiler yaşanıyormuş havası pompalanarak insanlar provoke edilmeye çalışıldı.

Ama halklarımız bu söylemlere yüz vermedi ve kardeşlik bağlarımız artarak devam ediyor.

***

Yazımızın başında da belirtmiştik. Kafkasya Coğrafyasının en mazlum halkı Adığelerdir. Adığelerin dağınıklığını önleyecek, Adığelerin ulusal çıkarlarını önceleyecek samimi bir siyasi yapılanmaya şiddetle ihtiyaç vardır. Ama bu hareketin söylemleri, diğer Kuzey Kafkasyalı halklara nefret söylemi değil, sevgi ve kardeşlik içermelidir. Bugüne kadar diasporada ve anavatanda diğer kardeş halklara sürekli ağabeylik yapan Adığelerin artık gücü kalmamıştır.

Ve Adığelerin bütün Kafkasya halklarından alacağı vardır.

Anavatanımıza bir gelecek hayal edecek ve hedefleyeceksek, bu federal bir bağımsızlık olabilir. Federal yapılar nefret söylemleri üzerine değil, kardeşlik ve dayanışma söylemleri üzerine kurulur.

Yüzyıl önce kurulan "Şimali Kafkas Cemiyeti"ni İngilizlere kapattıran Ruslar, şimdi de bizi birbirimize düşürerek Kafkasya defterini kapatmak istiyorlar.

Başta Adığeler olmak üzere, Kuzey Kafkasya’nın yiğit halkları bu oyunu boşa çıkaracaklardır.

Kafkas kardeşliğini bozmaya çalışmak, baltalamak son tahlilde sadece Rusya’nın işine yarar.

Herkes hesabını buna göre yapsın.



Paylaş | | Yorum Yaz
3484 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi