• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam150
Toplam Ziyaret781170
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Artık Hergün 21 Mayıstır
13/05/2012

Sevgili Halkım!
Soyunun kırılıp, anavatanından zorla sürülüşünün üzerinden tam 148 yıl geçti.
Yani birbuçuk asır.
Yüzelli yıl insanlık tarihinde uzun bir süre olmamakla birlikte, kısa bir zaman da değil.
Bu sürede kendine dair yaptıklarının karnesi çok zayıf sevgili halkım.
Yıllar yılı başına gelenlere bir isim bile koyamadın.
Belki de geleneğin gereği başına geleni söylemeye utandın

“Biz göç ettik” dedin.
Sözde thamatelerimiz öyle bildirdiler.
Çünkü, soykırımcıların ve asimilasyoncuların çıkarları öyle gerektiriyordu.
Çünkü, uluslararası hukukta, göç edenlerin hak talep edecek bir dayanağı yoktu.
Ama sürgün ve soykırım bir insanlık suçuydu.
Bu suçu işleyenlere bedel ödetiyorlardı.
Onun için, içinden çıkan işbirlikçiler ısrarla sürgün ve soykırım demeni engellemeye çalışıyorlar utanmadan !
Bu işbirlikçiler sersem ettiler seni sevgili halkım.
Rusyanın bir suçu yokmuş(!)
Osmanlının bir suçu yokmuş(!)
Türkiyenin bir suçu yokmuş(!)
Bu durumda suçlu sen oluyorsun sevgili halkım.
Ruslar bizi öldürdüyse, biz de onları öldürmüşüz, onun için suçluymuşuz.
Seni Yugoslavya’dan Irak’a kadar dağıtıp, hemen cephelere sürüp, ayakbastı parasını kan olarak tahsil eden Osmanlı’nın da hiçbir suçu yokmuş.
Okullarını, derneklerini kapatıp dilini yasaklayan, köylerini süren, sana hain damgası vurup aşağılayan, asimile edip yok eden Türkiye’nin de hiçbir suçu yokmuş.
Yıllar yılı kandırdılar seni sevgili halkım.
Büyük felaketin üzerinden 125 yıl geçtikten sonra ancak sürgün diyebildin.
Sonra birileri Kefken’de sürülenler için anıtmezar yapmaya çalışırken, bazıları buna şiddetle karşı çıktılar.
Daha sonra Kızkulesi’nin karşısından denize karanfiller atılmaya başlandı, birileri buna da şiddetle karşı çıktılar.
Sonunda yürekli gençler gerçek muhatap olan Rusya’nın yüzüne haykırmaya başladılar suçlarını.
Önce birkaç kişi, sonra yüzler, sonra binler haykırmaya başladı 21 Mayıslarda.
Taksimden Rus Konsolosluğuna yürüyüp haykırmak, protesto etmek, hesap sormak, haklarının peşine düşmek, dirilişin ve mücadelenin bayrağını yükseltmek 21 Mayısların anlamı haline geldi.
Ama bu protestoları küçültmeye çalışanlar, Rusya’nın yüzüne haykırmaya korkuyorlar. Onun için seni sahil kenarlarına yönlendirerek, cürmün sahibine görünmeden, onu incitmeden “durumu idare etmeye” çalışıyorlar.
Hayatın canlandığı Mayıs ayı Çerkes Halkı için yas ayı, ölüm ayı, sürgünde ölenleri anma ayı ve günü olamaz!
Artık 21 Mayıslar mücadelenin işaret fişeğidir !
Direnişin ve mücadelenin sembolüdür 21 Mayıslar !
Ama sevgili halkım, diğer diyasporik halklara göre sen henüz çok gerilerdesin.
Aradan 150 yıl geçtikten sonra soykırım diyebilip, mücadele ateşini yeni yaktın.
Sadece 21 Mayıslarda protesto edip, 364 gün beklemek yetmez.
Artık 7 gün, 24 saat, 365 gün 21 Mayıstır.
Bize artık hergün 21 Mayıstır.
Bize artık her yer Çerkesya’dır.
Bundan sonra korkması gerekenler soykırımcılar ve asimilasyonculardır.
Siyasallaşmış Çerkes hareketi, dünyanın heryerinde Rusya’ya meydanı dar edecektir.
21 Mayıslar mücadele ateşi olarak yakılmış ve bundan artık geriye dönüş yoktur!
20 Mayıs, saat 13.00’de kol kola, omuz omuza Taksim’deyiz!

Yaşasın Çerkes  Kalma mücadelemiz!



3911 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi