• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret780888
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ERBAA ALTIN MADENİ ÇERKESLERE YENİ SÜRGÜN MÜ?
26/05/2021

Ülkemizdeki her şeyi satmayı bir marifet sanan zihniyet, satacak bir şey kalmadığı için şimdi de yerin altına gözünü dikti. Ülke zenginliklerini  üç otuz paraya satan mirasyedi zihniyet, en vahşi yöntem olan siyanürle altın çıkarılmasında bir sakınca görmüyor. Oysa siyanür, suyu, toprağı, havayı zehirliyor ve sonra hiç bir canlının yaşama şansı kalmıyor. Bitkiler, çiçekler, kuşlar, böcekler, arılar ve yaban hayatı yok oluyor ve insan da artık o doğayı terk etmek zorunda kalıyor.

Geçenlerde Hatko Nazım Taşar’ın bilgilendirmesi sonucu, ”Erbaa Doğa Hareketi” temsilcileri ile Gelecek Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı Doğan Demir ve Çevre Politikaları İzleme Kurulu Başkanı Cesim Gökçe ile zoom toplantısında bir araya geldik. Medyadan izlediğimiz Erbaa Boğalı ve Sakarat Yaylaları’nda faaliyete geçecek altın arama işi ile ilgili gençler tarafından bilgilendirildik. Doğrusu tüylerimiz diken diken oldu. Seksenbin dönümlük bir arazinin ayrıca yirmibin dönümlük bir arazinin altın araması için Kanada’lı Şirket Verusa Holding’e tahsis edildiğini öğrendik.

Bölge, Erbaa ilçesinin su kaynaklarının % 80’inin karşılandığı yer. Yaylalardan çıkan dereler Yeşilırmak’a katıldıklar için, zehirli suların tüm Kelkit Vadisi için bir tehlike ve tehdit oluşturması söz konusu.

 

Erbaa’nın On Çerkes Köyü de bu bölgede bulunuyor. Çerkes Fındıcak, Kozlu, Meydandüzü, İverönü, Hacıali, Canbolat gibi Çerkes Köyleri fiili tehdit altında. Ayrıca çevrede Alevi inancının en saf biçimi ile yaşandığı bir çok Alevi köyü mevcut. Özgün Kültürlerini yaşatan Yörük ve Arnavut Köyleri var.
    İnsanın kâr hırsıyla doğaya verdiği zararın en büyük kanıtı altın maden arama sahalarının durumudur. Çünkü doğa ay yüzeyi gibi hiç bir canlının yaşamadığı bir alan haline gelmektedir. Canlının yaşamadığı alanı ise insanın terk etmekten başka çaresi kalmamaktadır.

 Eğer altın madeni işletilirse, yüzlerce endemik bitkiyi bünyesinde barındıran Boğalı ve Sakarat Yaylalarında doğa yok olurken burada yaşayan Çerkes, Alevi, Arnavut, Yörük dilleri ve kültürleri de yok olacaktır.

Altın madeni yeni bir zorunlu sürgünü beraberinde getirecektir. Sürgün bir millet olan Çerkeslere yeni bir sürgün yolu mu görünecektir?

Böyle bir şeye asla müsaade etmeyeceğiz!

Direneceğiz!



574 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi