• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret703243
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.11548.1479
Euro9.59079.6291
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
DÇB ve Payandaları Çerkes Halkının Sırtına Saplanmış Hançerdir!
04/07/2014

İlaç ve zehir arasında soğan zarı kadar bir nüans vardır. İlaç fazla alındığı zaman zehir etkisi yapar. Ayrıca her ilacın birçok yan tesiri vardır. İlacın hammaddesi zehirdir. Antibiyotiklerin hammaddesi ise mikroptur.

Çerkes Halkı, soykırım ve sürgünün yarattığı travmadan ve narkozlanmış halinden dolayı ilaç ile zehir arasındaki farkı birbirinden ayıramıyor. Bu durumu, yaşadığımız dönemde örgütlülüğünün nasıl manuple edilip, Çerkes Halkını uyutup yok edecek bir zehir haline getirildiğini görmemekte inat ederek ispatlıyor.

"En kötü örgütlülük bile, örgütsüzlükten iyidir" denir. Ancak DÇB ve payandaları kötü kelimesini bile hak etmiyor. Çünkü sarı örgütler bile, naylon örgütler bile savundukları zümrenin çıkarlarını, sözde bile olsa, savunur görünürler. En ar damarı çatlamış olanlar bile, haklarını savundukları zümreye açıktan savaş açamazlar. Yeryüzündeki siyasi ve sosyal mücadeleler tarihinde bu derece alçalmaya rastlamak mümkün değildir. Çünkü bu derece açığa düşmek, o örgütün kendi idam fermanını hazırlaması anlamına gelmektedir.

***

Geçtiğimiz günlerde DÇB (Dünya Çerkes Birliği) denilen örgüt, Rusya Ulusal Yardım Fonu’na başvuruyor. Bugüne kadar Çerkes Halkını uyutmak için el altından aldığı paralar yetmemiş ki, bir proje yarışmasına katılarak bonus almak istiyor.

Projenin kısa tanıtımında; "İnternette etnik, merkeziyetçi ideolojilere karşı mücadele projesinin uygulanabilmesi, internette Kaberdey-Balkar Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, Adığe Cumhuriyeti, Krasnodar ve Stravpol Kraylarına yönelik, etno-merkezci, milliyetçi ideolojilerin yayılmasına karşı mücadele etmeyi önermektedir." denilmektedir.

Yani açıktan açığa, anavatanda gelişen milli bilinçlenmeyi ve uyanışı bastırmak için hafiyeliğe soyunmuştur DÇB.

Bunu yapanlar, tarih önünde Çerkes Halkına ve insanlığa karşı bunun hesabını vereceklerdir.

Ancak DÇB'nin en büyük bileşeni ve payandası ise Kaffed'dir. DÇB'de Rusya’nın patronajını kabul eden Kaffed, DÇB ne yaparsa yapsın görmemekte, duymamakta ve biat etmeyi kabul etmektedir.

Kaffed, DÇB'nin  Rusya Ulusal Yardım Fonuna sunduğu proje ile ilgili 28 ve 29 Haziran’da yaptığı toplantıda konu ile ilgili açıklama yapma gereği duydu:

"Söz konusu projenin hazırlanmasında Kaffed veya Kaffed’in DÇB Yönetim Kurulu Üyelerinin bir dahli ve bilgisi olmamıştır. Kaffed'in belirtilen içerikteki projeleri onaylaması ve desteklemesi hiçbir zaman söz konusu değildir.

Anlaşıldığı Kadarıyla DÇB yönetimi bu konuda yönetim kurulu üyelerine ve üye kuruluşlara bilgi vermeden kendi başına hareket etmiştir. Kaffed konunun tüm yönleriyle açıklığa kavuşması için DÇB nezdinde girişimlerde bulunmuştur." denilmektedir.

Peki senin yönetim kurulu üyelerinin orada ne işe yarıyor?

DÇB, Kaffed'i adam yerine koyup bilgi verme ve onay alma gereğini duymuyor  mu?

“Yoksa Rusya size hiçbir şeye karşı çıkamayacağınız menfaatler mi temin ediyor” diye adama sorarlar.

Ama görmezden gelerek, duymazdan gelerek, kafayı kuma gömerek varılabilecek hiçbir yer yoktur. Olayın ortaya çıkmasının üzerinden on gün geçtiği halde ne yapıldığı ile ilgili hiçbir şey ortaya konamamıştır.

Nasıl olsa bir çok şey gibi bunun da unutulup gideceği mi sanılmaktadır?

Kişiler ve kurumlar birbirleriyle anlaşamazlarsa yollarını ayırırlar. Madem Kaffed'in bu içerikteki projeleri onaylaması ve desteklemesi mümkün değildir, o zaman yolunu ayırması mümkündür.

İstifa etmek de son derece onurlu bir müessesedir. Kaffed DÇB üyeliğinden istifa etmediği takdirde bu projeyi onayladığı anlamı ortaya çıkar.

Ancak biz Kaffed'in DÇB üyeliğinden istifa etmek gibi onurlu bir davranışı gösterebileceğine inanmıyoruz.

Onun için Kaffed'i DÇB'den istifaya zorlayacak adımı kurucu baba derneklerin atmasını bekliyoruz.

En başta Ankara Çerkes Derneği, kiracısı olan Kaffed'e, DÇB üyeliğinden ayrılmadığı takdirde tahliye edeceğini ve Kaffed üyeliğinden ayrılacağını belirten ihtarnameyi noterden göndermelidir.

Peşinden İstanbul Kafkas Kültür Derneği ve tüm üye dernekler Kaffed'e DÇB üyeliğinden ayrılmadığı takdirde, Kaffed üyeliğinden ayrılacaklarına dair ihtarnameleri noterden göndermelidirler.

Gösterilecek onurlu davranış budur!

Bu davranışı gösterenleri de, göstermeyenleri de tarih kaydedecektir.

DÇB ve payandaları Çerkes Halkının sırtına saplanmış bir hançerdir.

Bu hançeri hep birlikte söküp atacağız ve Çerkes Halkının daha fazla kan kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz!



3008 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi