• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam138
Toplam Ziyaret711578
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.79217.8233
Euro9.29239.3296
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Seçim Sath-ı Maili ve Çerkeslerin Tavrı
16/03/2014

Türkiye seçim sath-ı mailine girdi.

Seçim günü hızla yaklaşıyor ancak ortalık hiç de o hava da değil.

“Ankaralaştığı” için yönetemez hale gelmiş bir iktidar, öngörüsü ve vizyonu olmayan bir muhalefet, tapeler, darbe iddiaları, yolsuzluk kasetlerinin ortaya saçılması, çöken hukuk ve emniyet sistemi, ergenekon ve darbe davalarında sil baştan, tıkanmış olan barış süreci arasında ortalığı toz duman götürüyor.

Seçim için kimin ne dediği ve ne yaptığı ne duyuluyor, ne de görülüyor.

***

Çerkeslerin durumu ise her zaman olduğu gibi içler acısı.

Türkiye’nin 90 yıllık Cumhuriyet tarihinde ülkenin demokratikleşmesi için bütün halklar bedeller ödedi. Bu acılı ve kanlı süreci hepimiz biliyoruz. Ancak 2009 yılında başlayan demokratik açılım süreciyle birlikte Türkiye’de yaşayan halklar bir nebze olsun nefes alabildiler.

Kürt, Alevi, Roman Çalıştayları yapıldı.

TRT 6, TRT Arap televizyonları açıldı.

Romanların sorunlarının çözümü ile ilgili bütçeden fon ayrıldı.

Ancak bu süreçte devlet Çerkesleri ısrarla görmezden geldi ve görmeme konusundaki inadını sürdürüyor.

150 yılda Çerkeslerin yapabildiği tek şey bazı derneklerin ve federasyonlarının duvarına "Çerkes Derneği" tabelası asabilmek oldu.

2011 yılında ÇHİ'yi oluşturarak, “Bu ülkede Çerkesler de yaşıyor” diye meydanlara çıktığımızda Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı, "Şimdi de Çerkesler başladı" cümlesinden öte Çerkeslere bir ilgi göstermedi.

ÇHİ'nin ortaya çıktığı 2011 yılı da bir seçim süreci öncesiydi. Üzerinden geçen üç yıllık süreçte ÇHİ gerek devlet yetkilileriyle, gerekse siyasi partilerle defalarca görüşme yaptı. Bu görüşmelerde devlet bizi sadece dinledi ama sonrasında hiçbir şey yapmadı.

Siyasi partilerden CHP ve MHP ise “Bu ülkeyi bölmek mi istiyorsunuz” tavrı takındı ve tersleyici bir tutum içerisine girdi.

AKP ise dinleyip nazik bir tavır içerisinde sırtımızı sıvazlayıp gönderdi.

BDP ise elinde olan imkanlarla yanımızda durdu. Geçen yıl Çerkes soykırımı ile ilgili önergeyi TBMM'ye BDP verdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’nın Soçi'ye gitmesine BDP Eşbaşkanı Sayın Demirtaş Çerkeslerle birlikte tepki gösterdi.

Yine Sırrı Sakık, “TBMM sıralarına Çerkes kimliği ile bir milletvekilini taşıyacağız” sözünü verdi. Bu konudaki samimiyetlerini Süryani asıllı bir milletvekilini meclise taşıyarak gösterdiler.

Tüm bu süreçlerde devlet ısrarla Çerkesleri görmezden geldi ama verilen mücadele Çerkesler’de kimlik bilincinin canlanmasını tetikleyip,  sorunlarının siyaset yoluyla çözüleceğine dair bir inanç oluşturdu.

Sürgün ve soykırımın 150. yılında Çerkesler de kendi siyasi partilerini kurma yönünde harekete geçtiler. Çoğulcu Demokrasi Hareketi (ÇDH)  bu yönde somutlaşan ilk Çerkes partisinin nüvesidir.

Artık Çerkesler Türkiye’nin ve Rusya’nın manüplasyon çabalarını yıkıp kendi çıkarlarının yanında durmayı öğrendiler.

Türkiye’nin uyguladığı psikolojik savaş teknikleri ile oluşturduğu "Kürt Düşmanlığı" politikasını artık hiç kimse yutmuyor.

Hiçbir halk, diğer halkların düşmanı değildir ve olamaz. Kürtler de, Türkler de, Lazlar da, Gürcüler de, Araplar da, Ermeniler de, Süryaniler de, Yahudiler de Çerkes halkının dostlarıdır.

Bu seçimlerde en dikkati çeken husus, Türkiye’de geriletilmiş olan ırkçılığın yeniden hortlatılmaya çalışılmasıdır. Bu anlamda HDP'ye karşı yapılan linç girişimleri, seçim çalışmalarını engelleme çabaları bunun en somut örneğidir. Yapılan bu saldırıları tüm halklarla birlikte Çerkes halkına da karşı sayarız.

Siyaset uzlaşma sanatıdır.

Siyaset ittifaklar geliştirebilmektir.

Siyaset çare üretebilmektir.

Siyaset yol gösterebilmektir.

Tüm kurumlarımız uyuyadursunlar, ÇHİ bu seçimlerde Çerkes Halkı için kazanımlar elde edecektir.

Kim bizim için bir adım atarsa, biz de onlara yaklaşacağız.

Kim Çerkes halkının çıkarı için faydalı bir şey yaparsa oyumuzu onlara vereceğiz.

Önümüzdeki dönemde yapılacak üç seçimden Çerkes halkı için kazanımlar elde ederek çıkmak zorundayız.



2742 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi