• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam45
Toplam Ziyaret780886
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Seçim Sath-ı Maili ve Çerkeslerin Tavrı
16/03/2014

Türkiye seçim sath-ı mailine girdi.

Seçim günü hızla yaklaşıyor ancak ortalık hiç de o hava da değil.

“Ankaralaştığı” için yönetemez hale gelmiş bir iktidar, öngörüsü ve vizyonu olmayan bir muhalefet, tapeler, darbe iddiaları, yolsuzluk kasetlerinin ortaya saçılması, çöken hukuk ve emniyet sistemi, ergenekon ve darbe davalarında sil baştan, tıkanmış olan barış süreci arasında ortalığı toz duman götürüyor.

Seçim için kimin ne dediği ve ne yaptığı ne duyuluyor, ne de görülüyor.

***

Çerkeslerin durumu ise her zaman olduğu gibi içler acısı.

Türkiye’nin 90 yıllık Cumhuriyet tarihinde ülkenin demokratikleşmesi için bütün halklar bedeller ödedi. Bu acılı ve kanlı süreci hepimiz biliyoruz. Ancak 2009 yılında başlayan demokratik açılım süreciyle birlikte Türkiye’de yaşayan halklar bir nebze olsun nefes alabildiler.

Kürt, Alevi, Roman Çalıştayları yapıldı.

TRT 6, TRT Arap televizyonları açıldı.

Romanların sorunlarının çözümü ile ilgili bütçeden fon ayrıldı.

Ancak bu süreçte devlet Çerkesleri ısrarla görmezden geldi ve görmeme konusundaki inadını sürdürüyor.

150 yılda Çerkeslerin yapabildiği tek şey bazı derneklerin ve federasyonlarının duvarına "Çerkes Derneği" tabelası asabilmek oldu.

2011 yılında ÇHİ'yi oluşturarak, “Bu ülkede Çerkesler de yaşıyor” diye meydanlara çıktığımızda Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı, "Şimdi de Çerkesler başladı" cümlesinden öte Çerkeslere bir ilgi göstermedi.

ÇHİ'nin ortaya çıktığı 2011 yılı da bir seçim süreci öncesiydi. Üzerinden geçen üç yıllık süreçte ÇHİ gerek devlet yetkilileriyle, gerekse siyasi partilerle defalarca görüşme yaptı. Bu görüşmelerde devlet bizi sadece dinledi ama sonrasında hiçbir şey yapmadı.

Siyasi partilerden CHP ve MHP ise “Bu ülkeyi bölmek mi istiyorsunuz” tavrı takındı ve tersleyici bir tutum içerisine girdi.

AKP ise dinleyip nazik bir tavır içerisinde sırtımızı sıvazlayıp gönderdi.

BDP ise elinde olan imkanlarla yanımızda durdu. Geçen yıl Çerkes soykırımı ile ilgili önergeyi TBMM'ye BDP verdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’nın Soçi'ye gitmesine BDP Eşbaşkanı Sayın Demirtaş Çerkeslerle birlikte tepki gösterdi.

Yine Sırrı Sakık, “TBMM sıralarına Çerkes kimliği ile bir milletvekilini taşıyacağız” sözünü verdi. Bu konudaki samimiyetlerini Süryani asıllı bir milletvekilini meclise taşıyarak gösterdiler.

Tüm bu süreçlerde devlet ısrarla Çerkesleri görmezden geldi ama verilen mücadele Çerkesler’de kimlik bilincinin canlanmasını tetikleyip,  sorunlarının siyaset yoluyla çözüleceğine dair bir inanç oluşturdu.

Sürgün ve soykırımın 150. yılında Çerkesler de kendi siyasi partilerini kurma yönünde harekete geçtiler. Çoğulcu Demokrasi Hareketi (ÇDH)  bu yönde somutlaşan ilk Çerkes partisinin nüvesidir.

Artık Çerkesler Türkiye’nin ve Rusya’nın manüplasyon çabalarını yıkıp kendi çıkarlarının yanında durmayı öğrendiler.

Türkiye’nin uyguladığı psikolojik savaş teknikleri ile oluşturduğu "Kürt Düşmanlığı" politikasını artık hiç kimse yutmuyor.

Hiçbir halk, diğer halkların düşmanı değildir ve olamaz. Kürtler de, Türkler de, Lazlar da, Gürcüler de, Araplar da, Ermeniler de, Süryaniler de, Yahudiler de Çerkes halkının dostlarıdır.

Bu seçimlerde en dikkati çeken husus, Türkiye’de geriletilmiş olan ırkçılığın yeniden hortlatılmaya çalışılmasıdır. Bu anlamda HDP'ye karşı yapılan linç girişimleri, seçim çalışmalarını engelleme çabaları bunun en somut örneğidir. Yapılan bu saldırıları tüm halklarla birlikte Çerkes halkına da karşı sayarız.

Siyaset uzlaşma sanatıdır.

Siyaset ittifaklar geliştirebilmektir.

Siyaset çare üretebilmektir.

Siyaset yol gösterebilmektir.

Tüm kurumlarımız uyuyadursunlar, ÇHİ bu seçimlerde Çerkes Halkı için kazanımlar elde edecektir.

Kim bizim için bir adım atarsa, biz de onlara yaklaşacağız.

Kim Çerkes halkının çıkarı için faydalı bir şey yaparsa oyumuzu onlara vereceğiz.

Önümüzdeki dönemde yapılacak üç seçimden Çerkes halkı için kazanımlar elde ederek çıkmak zorundayız.



2878 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi