• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam97
Toplam Ziyaret560007
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35965.3811
Euro6.07216.0965
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkes Çalıştayı Notları
29/02/2012

Salon toplantıları hep beni sıkmıştır. Benim biraz köylü, muhalif ve çocuksu kimliğim salonlarda hep eğreti durmuştur. Mecburiyetten taktığım kravat, düğmesini iliklemediğim gömleğimde bir türlü düzgün durmaz.
Ben sokakların, meydanların ve halkın çocuğu olmayı önemsedim. Mücadele edenlerin safında, meydanlarda olmaktan yana oldum. Asıl mesajın meydanlardan verileceğine inandım.

***
Ama insan öğrenen bir varlık. Ben de bu süreçte sürekli öğreniyor ve paylaşıyorum.
Söylenen söz ve söyleyenler doğruysa, salonlardan verilen mesajların da meydanlar kadar etkili olabileceğini öğrendim.

Birincisi düzenlenen "ÇERKES ÇALIŞTAYI/LEJEN XASE" bana bunu öğretti.
Çerkes Hakları İnsiyatifi'nin Yürütme Kurulu Toplantısı'nda 2012 yılının etkinlik programı tartışılırken gündeme gelen Çerkes Çalıştayı fikrine ilk etapta biraz serin durmadım desem yalan olur. Çerkesler zaten yeterince salon toplantısı yapıyor, “bizde mi salon toplantısı yapacağız” diye düşündüm.

Ama ikna olmam zaman almadı. Verdiğimiz kararı hayata geçirmek için var gücümüzle çalışmaya başladık.

***
Diğer etnik toplulukların çalıştaylarını devlet organize ve finanse etmişti. Çerkeslere ise böyle bir imkan sunulmadı. Ama devlet yapmıyorsa bu yapılamaz demek değildi.
Neyse ki Çerkes halkının değerli evlatları da vardı. Medya ile ilişkileri Fuat Uğur, üniversite ve bilim çevreleri ile ilişkileri Erol Karayel, Siyaset çevreleri ve Ankara ile ilişkileri Kenan Kaplan olağanüstü bir çaba ve başarıyla yürüttüler.
Finansmanla ilgili eski defterleri karıştırıp kimden nasıl bir katkı sağlayacağımıza kafa yormak, bütçeyi oluşturmak, hesapları tutmak ve ödemeleri yapmak görevi de bana düştü.
25 Aralık tarihinde ÇHİ iştişare kurulu toplantısına gittiğimizde nasıl bir çalıştay yapacağımızı iyi biliyorduk.

İstişare kurulumuz planlanan tüm çalışmalara tam destek verdi.

Aldığımız bu güçle yüksek tempolu bir çalışma başlattık.
***

Çerkes Çalıştayı hangi konuları tartışarak bir sonuç oluşturabilirdi. Uzun tartışmalardan sonra “Diyaspora ve Çerkesler”, “Asimilasyon politikaları ve Çerkesler”, “Türkiyede ve dünyada azınlık kavramı ve yeni anayasal süreç” ana başlıklarında karar kıldık ve bu başlıkları alt başlıklarla açmaya çalıştık.
Bu kavramları seçerken, hem kendi ezberlerimizi, hem de toplumun ezberlerini bozmayı hedefliyorduk.
Diyaspora denince nedense hemen Ermeniler geliyordu akla. Oysa Çerkesler Ermeniler'den çok daha önce diyasporik bir halk olmuştu. Başımıza gelen musibete yıllarca sürgün ve soykırım diyememiş “göç” demiştik. Çerkes meselesinin çözümünün belirleyicisi diyaspora, özellikle Türkiye Çerkes diyasporası olacaktır. Diyaspora kavramını akademisyen, yazar ve gazetecilere bilimsel anlamda tartıştırıp literatürümüze yerleştirmek zorundaydık.
İkinci kavramımız asimilasyondu. Yıllarca “yok oluyoruz” diye feryat eden reaksiyoner tavrı, devletin cürmünü tespit ve tescil edip, hak talep eden bir tavra çevirerek aksiyoner hale getirmeyi hedefliyorduk.
Üçüncü kavramımız azınlıktı. Azınlık tanımının Çerkesler'e neler kazandıracağını düşündürebilmekti.
Çünkü yıllar boyu “bu devleti biz kurduk” boş övünmesi ile avundu Çerkesler. “Azınlık” kavramından, azınlıklardan vebadan kaçar gibi kaçtılar. “Asli unsur” olma palavrasının Çerkesler'e hiçbirşey kazandırmayacağını öğrenmemiz gerekiyordu artık. “Devlet biziz”, “MİT'i biz kurduk”, “polis teşkilatı bizim”... gibi söylemlerin sadece aptal avunmaları olduğunu fark etmeliydik. Marmara Bölgesi Çerkesleri'nin sürgün kararnamesini bir Çerkes olan Türkiye'nin ilk Başbakanı Rauf Orbay'ın imzalaması bunun avunma olduğunun  en önemli delilllerinden biridir. Devletin içinde kimliksiz durmak Çerkeslere fayda değil bilakis zarar vermiştir.
Bu anlayışları yok etmek ve “Birleşmiş Milletler ve AB kriterlerine göre azınlık hakkı” elde edilmesi için mücadele etmenin Çerkesleri ayağa kaldırabilecek bir umut oluşturacağını anlatmaktı amacımız.
***
Çerkes Çalıştayı'nda on tebliğ sunuldu. Her bir tebliği sunan akademisyen ve yazarlar uzun araştırmalar sonucu tespit edildi. Ancak Türkiye Akademyasının bu konularda koskocaman bir çöl olduğunu da gördük maalesef. “Diyaspora”, “asimilasyon” ve “azınlık” kavramları tehlikeli konulardı. Bu konularda yapılmış objektif araştırma ve bilimsel yayın da yok denecek kadar azdı. Erol Karayel kardeşim iğne ile kuyu kazar gibi oluşturdu tebliğ sunacak kadroyu.

***
Bu arada yer seçiminde ve çok uygun fiyatlarla Derbent Oteli'yle anlaşmamızı sağlayan Kocaelili dostlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
Yine Çerkes Çalıştayı organizasyonuna maddi ve manevi her türlü desteği veren dostlarımıza, enerjileriyle canlılık katan gençlerimize, zaman zaman yüreğimizi yakan, zaman zaman gönlümüzü coşturan sanatçılarımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Onlar Çerkes Çalıştayı organizasyonunun ve Çerkes halkının gizli kahramanlarıdır.

Bu evlatları dünyaya getiren Çerkes analara ne mutlu!
***
Çerkes Çalıştayı'nda tebliğ sunanlar, katılımcılar ve izleyiciler çok şey öğrenerek ayrıldılar. Katılımcılarımızın tamamı çok değerliydi ama çalıştayın yıldızı şüphesiz Doğu Ergil'di. Gerek sunumu, gerek aradaki katkıları ve sorularıyla çalıştaya farklı bir değer kattı Doğu Hoca.
Setenay Nil Doğan, Zeynel Abidin Besleney, Selçuk Bağlar birikimleriyle hepimizi heyecanlandırdı. Onları geleceğin Çerkes entellektüelleri ve Çerkes sorunlarına ışık tutacak biliminsanları olacağını düşünerek mutlu olduk.
Orhan Miroğlu, Ufuk Uras, Ardan Zentürk, Abdurrahman Dilipak'ın katkıları çok değerliydi.
Rojin sanatçı kişiliği dışında, yüksek lisans tezini Çerkesler üzerine yapmış bir kültür insanı kimliğiyle renk ve değer kattı toplantımıza.
"ÇERKES ÇALIŞTAYI / LEJEN XASE" topluma barış mesajı veren bir umut ışığı oldu.
Çerkes Halkı bugün dünden daha zengin.
Çünkü onların umutlarına omuz veren dostları var artık.
Türkiye de dünden daha zengin.
Çünkü Çerkesler, varlıklarını koruyarak, geliştirerek Türkiye'ye değer katmaya devam edecekler.



Paylaş | | Yorum Yaz
3162 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi