• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret780738
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ONUNCU YILDÖNÜMÜNDE ÇHİ (ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ)
06/02/2021
3 Şubat 2011 tarihinde, İstanbul - Kadıköy Bahariye Caddesi’nde bulunan Kafkas Pasajında bir kitapçı dükkanında toplanan bir gurup Çerkes bir itiraz geliştiriyordu. AB sürecine yönelmiş gibi görünen Türkiye, Avrupa Birliğine girişin temel kriterlerinden olan Ulusal Azınlıkların Korunması şartını uygulamak zorunda kalmıştı. Bu anlamda Türkiye demokratik açılım sürecini 2009 yılında başlatmıştı.
Kürt, Alevi, Roman açılımları yapılmış ve TRT Kürtçe yayın yapan bir televizyon kanalı açmıştı.
İşte yaşanan gelişmeleri izleyen Çerkesler, devletten ve Çerkes STK’larından bir çıkışı boşuna bekledi. Ancak, ne devletten, ne de Çerkes STK’larında bir çıkış olmaması üzerine itiraz süreci başlatıldı.
Devletin atmış olduğu adımları olumlu bulup destekliyoruz, ancak bu denklemin içerisinde Çerkesler’le birlikte tüm etnik toplulukları kapsamayan bir açılım eksik dolayısıyla yanlış olacaktır deniyordu.
3 Şubat 2011 tarihinde Bahariye Caddesinde küçük bir kitapçı dükkanında toplanan Çerkesler, oluşturdukları harekete “Çerkes Hakları İnisiyatifi-ÇHİ) ismini veriyor ve 12 Mart tarihinde Ankara’da bir miting düzenleme kararı alıyordu.
150 yıldır devletle hep uyumlu olmuş, hiç problem çıkarmamış, hiç bir talepte bulunmamış Çerkeslerin böyle bir çıkış yapması büyük bir şaşkınlık yarattı. En büyük şaşkınlık Çerkes STK’larında yaşandı ve çıkışı yapanların başlarının ezilmesi, itibarsızlaştırılmaları ve önlerinin kesilmesi için var güçleriyle seferber oldular. Ama güçleri yetmedi. Devlet nezdinde bazı kesimlerden itiraz gelse de, o günkü yumuşayan ortamda hoşgörü ile bakıldı. Türkiye halklarının demokrat kesimleri de büyük bir sempati ile meseleye yaklaştı. Çerkes Meselesi Türkiye ve Dünya Kamuoyu nezdinde görünür kılınarak, Çerkeslerin de kanayan bir yarası olduğu anlatıldı.
***
ÇHİ Ankara, İstanbul, Kayseri ve Ahlat Mitinglerini gerçekleştirerek, Çerkeslerin Demokratik taleplerini tüm dünyaya duyurdu. 2012 Şubat ayında Kocaeli Derbent’te düzenlediği “Çerkes Çalıştayı”nı düzenleyerek, devletin Çerkeslerden esirgediği çalıştayı hayata geçirdi. Çerkes Çalıştayı’ndan sonra AB ilerleme raporlarında Çerkeslerin de ismi geçmeye başladı.
Çerkes meselesinin siyasi bir mesele olduğu gerçeğinden yola çıkılarak Ankara’da siyasi parti temsilcileri ile defalarca görüşmeler yapıldı ve kendilerine dosyalar verildi.
Çok büyük bir soykırıma uğramış olan bir halkın çocuklarının yılda bir gün 21 Mayısta sokağa çıkmasının yeterli olmayacağını düşünülerek, bununla ilgili olarak “her ayın 21’inde saat 21’de Rus Konsolosluğu önünde” eylemi başlatıldı. Bu eylem 33 kez tekrarlanarak büyük bir duyarlılık yaratıldı. Bu eylemlerden vazgeçilmesi ile ilgili çeşitli kesimlerden gelen telkinlere şiddetle karşı çıkıldı. Rus Konsolosu Erkhov’un konsoloslukta görüşme talebi reddedildi. Bunun üzerine Başkonsolos Erkhov’u ÇHİ Pera Palas Otelinde ağırlayarak, Çerkeslerin taleplerini diplomatik bir dille bir nota olarak iletti. Erkhov’un Putin’in Türkiye’yi ziyareti esnasında Protesto edilmemesi yönündeki tehdidine karşı, ÇHİ yürütme Kurulu Putin’i Beşiktaş’ta protesto ederek gözaltına alındı.
Bu makalede saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çok etkinliği gerçekleştiren ÇHİ, kurumsal yapılar oluşturarak yarattığı görünürlük ve itiraz kültürünün sürdürülebilir olmasını hedefledi.
Bu amaçla oluşturulan, Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti, Çerkes Dernekleri Federasyonu ve Çoğulcu Demokrasi Partisi, Çerkeslerin siyasi ve kültürel sorunlarının gerçek çözüm adresi olarak çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Çerkes Dernekleri Federasyonu 21 mayısın gününde, saatinde ve muhatap Rusya Konsolosluğu karşısında anma ve protesto etkinliğini şaşmaz bir pusula gibi gerçekleştirmeye devam ediyor. Ruslan Gvaşev ve Martin Koçesoko’nun uğradıkları haksızlıklara karşı gösterdiği yürekli çıkışı hiçbir Çerkes kurumu gösteremedi.
Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin Türkiye’deki seçim yarışlarına katılması son derece değerlidir. Çünkü Çerkes meselesi siyasi bir meseledir ve ÇDP çözümün anahtarıdır.
Sevgili Dostlar,
ÇHİ’nin Çerkes Halkına bıraktığı en büyük miras, talep edebilme kültürü, itiraz ve görünürlüğün sağlanmasıdır.
Bu özel dönem kitaplarının yazılmasını ve belgesellerinin çekilmesini bekliyor.


489 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi