• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam45
Toplam Ziyaret780886
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
GENOCİDE-SOYKIRIM NEDİR? ÇERKES SOYKIRIMI ÜZERİNE
16/05/2021
1944 yılında  Polonya Yahudisi olan Raphael Lemkin tarafından Yunanca “Irk, soy” anlamına gelen “Genos” ve Latince ve Fransızca Cidium kökünden gelen “Cide” sözcüklerinin birleştirilmesiyle elde edilmiştir.
Soykırım ya da Genocide “Irk, canlı türü, siyasal görüş, Din, sosyal durum veya ayırıcı özellikleri ile diğerlerinden ayırt edilebilen bir topluluk veya topluluk bireylerinin, yok edicilerin çıkarları doğrultusunda bir plan çerçevesinde ve yok edilmeleri niyetiyle girişilen eylemler ve sonuçlar bütünü anlamına gelmektedir.”
9 Aralık 1948’de BM Genel Kurulunda oylanarak kabul edilmiş ve Ocak 1951’de yürürlüğe konmuş “Birleşmiş Milletler Soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılmasına ilişkin sözleşme” şöyle demektedir:
Madde 1-) Sözleşmeci devletler ister barış zamanında isterse savaş  işlensin önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın, uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder.
Madde 2-) Bu sözleşme bakımından ulusal, etnik veya dinsel bir gurubu kısmen ya da tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fiillerden herhangi biri soykırım suçunu oluşturur.
A) Guruba mensup olanların öldürülmesi
B) Gurup mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi
Ç)Gurubun bütünüyle veya kısmen fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanan yaşam şartlarını kasten değiştirmek.
D) Gurup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak
E) Guruba mensup çocukları zorla başka guruba nakletmek.
***
Sevgili okuyucularım,
Çerkes Soykırımının yıldönümü olan 21 Mayıs tarihine bir kaç gün kaldı.
Yaslıyız.
Ama bu insanlık suçunu işlemiş olanlara karşı hınç ve nefret doluyuz. Hıncımızı ve nefretimizi azaltırsak soykırımcıların önünü açmış oluruz. Hıncımız sadece Çerkeslere karşı insanlık suçu işlemiş olan Rus Çarlık yönetimine değil bütün soykırımcılara karşıdır. Soykırım mirasını sahiplenip türlü yalanlar uydurarak devam eden yönetimlere karşıdır.
Soykırım bir insanlık suçudur ve insanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı yoktur. Soykırım suçunu işlemiş olanlar er ya da geç bu suçun cezasını tarih önünde çekecekler ve işlemiş oldukları ağır suçun tazminatını mutlaka ödeyeceklerdir.
Bu cezaya çarpmamak İçin soykırımcılar sonuna kadar yalan söyleyecek tarihçiler, siyasi analistler ve işbirlikçiler bulurlar. Bu yalanları yazdırabilecek ve çarpıtabilecek paraları ve imkanları vardır.
Ancak gerçeklerin de er ya da geç ortaya çıkma gibi bir özellikleri vardır.
21 Mayıs bizim için Soykırımı Lanetme günüdür. Ama aynı zamanda dirilişimizin ve var olduğumuzu ve yok olmayacağımızı bütün dünyaya haykırma günüdür.
Fakaaat, içimizden birileri soykırımcıyı kızdırmamak ve onun suçunu hafifletmek için sadece sürgün kelimesini kullanacaktır. Ama o kadar cahiller ki, BM soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılması sözleşmesi “topluluğun kısmen  ya da tamamen yok olacağını hesaplayarak yaşam koşullarını kasten değiştirmek “ diyerek zorla sürgünü de soykırım olarak kabul etmektedir.
Birileri de çıkarak Kafkas-Rus savaşlarında ölenleri anma günü, hatta birileri de Kafkas savaşlarında ölenleri anma günü gibi saçmalıkları yapabileceklerdir.
Bir savaş olabilmesi için, iki devletin ordularının karşı karşıya gelmesi gerekir. Ancak ortada iki ordu ve iki devlet yoktur. Dünyanın en devasa ordusu olan Rus ordusuna karşı sivil milis Çerkes güçlerinin vatanlarını, köylerini, evlerini, canlarını savundukları bir direniş vardır. Yüz yılı aşan bu direniş büyük bir insan ve doğa katliamıyla sonlandırılmıştır.
Ve Çerkes Halkı diasporik bir halk haline getirilmiştir.
Kim ki,”Çerkes Soykırımı”na göç, sürgün, savaşta ölenler gibi kavramları kullanıyorsa, bilerek ya da bilmeyerek Rusya’nın işbirlikçiliğini yapıyor. Öncelikli mücadelemiz halkımızın kafasını karıştıran bu işbirlikçilere karşı olacaktır.
Asıl mücadelemiz, dünyanın ve muhatabın soykırımı kabul etmesi, tazminat ödenmesi ve topraklarımızın iadesi için olacaktır.
YAŞASIN 21 MAYIS’IN DİRENİŞ RUHU!
YAŞASIN ÇERKES KALMA MÜCADELEMİZ!


379 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi