• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam118
Toplam Ziyaret696697
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.61987.6503
Euro8.94908.9849
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
‘Rusya'ya Gönüllü Katılım’ İhanetini Affetmeyeceğiz !
08/09/2017

2011 yılında Anavatanımızı ziyaret ettiğimde Nalçik'te kocaman bir meydanda sağ kolunu havaya kaldırmış dev bir kadın heykeli duruyordu. Havaya kaldırdığı koluyla bir çaresizliği mi anlatmak istiyordu bilemiyorum ama o kocaman heykel adeta yüreğimin üzerine çökmüş gibi beni üzmüş, hüzünlendirmişti. O heykeli oraya dikenlere, dikilmesine vesile olanlara, önünde tören yapanlara hepsine ama hepsine lanet etmiştim. "Ey Allahım, bu heykeli buradan yıkacağımız günleri bizlere göster" diye dualar etmiştim.

Bahsettiğim heykelin adı "Rusya ile sonsuza kadar" ismini taşıyor. 1557 yılında Kaberdey Prensi Tamruk'un, kızı Goşeney'ı (Ruslar onu Mariya ettiler) Çar İvan Grozniye vermesi ile başlayan süreci Kaberdey-Rus dostluğunun başlangıcı olarak kabul ederler. İşte Nalçik'te dikilmiş olan Goşeney'ın-Mariya'nın- heykeline "Rusya ile sonsuza kadar" anıtı diyorlar. Kırım Hanları'nın ve Dağısta Şamhalları’nın saldırılarına karşı Rusya ve Kaberdey ülkesi bir işbirliği antlaşması yaparlar. 460 yıl önce yapılmış bir işbirliği antlaşması bize dünyaya gönüllü katılım olarak yedirilmeye çalışılıyor; Tabi biz onu yersek…

Peki biz Rusya'ya gönüllü katıldıysak, neden sonrasında da Rusya ile yüzlerce yıl savaştık?

Neden yüzbinlerce Çerkes bu savaşlarda öldü?

Neden milyonlarca Çerkes Anavatanından sürüldü?

Neden Çerkesler dünyanın dört bir tarafına dağıtıldı?

Neden Çerkeslerin ezici çoğunluğu anavatanlarında değil?

Neden Çerkesler benzeri görülmemiş bir soykırıma tabi tutuldular?

Bu nedenleri daha çoook uzatabiliriz. Ama bunun hiçbir önemi yoktur.

Çünkü güçlü olanlar, yalan söyleme hakkını kendilerinde görerek, hiç utanmadan sizden bu yalanlarına inanmanızı isterler. Oysa "gecenin hükmü, güneş doğuncaya kadardır." Gerçek, gerçekliğini eninde sonunda kabul ettirir. Gönüllü katılım yalanları da, heykelleri de, meydanları da bir gün yerle bir olur ve soykırım gerçeğini tüm dünya ile birlikte Rusya'da kabul etmek zorunda kalır!

***

Rusya'nın emperyal aklı unutmuyor.

Unutmuyor, Çerkeslerle uğraştığı kadar hiç bir halkla uğraşmadığını.

Unutmuyor, Çerkeslerin özgürlük ateşini hiç bir zaman söndüremeyeceğini.

Unutmuyor Rusya'nın tarihsel hafızası  ve sürekli yalan üretmeye devam ediyor.

Rejim, sistem, zaman ayırd etmeden.

1957 yılında, sosyalist bir devlet, "Rusya ile sonsuza kadar" anıtı dikerek, "400. yıl meydanı"nı niye inşa eder?

Kurşuna dizerek yok ettiği Çar soyu Romanovlarla aynı emperyalist düşünceyi taşımasaydı, neden çarlığın yaptığı bir antlaşmaya dayanarak, 400 yıl sonra böyle bir yalanın inşasına girişir?

Bu soruların cevabını da, siyasi tarih bir gün gerçek anlamda yazıldığında öğreneceğiz.

Bundan 10 yıl önce, "Rusya ile sonsuza kadar" diyerek 450.yıl kutlamaları yapılmamış olsaydı, benim ne Maria’nın heykelinden, ne de 400. Yıl Meydanından haberim olacaktı. O zamanki kutlamalar bugünkü kadar iddialı olmadığı için birkaç yalakanın işgüzarlığı diye düşünmüştük. On yıldan bu yana bu törenler yapılmamış ki hatırlamıyoruz.

Faşist Putin yönetimi, sosyalist dönemde, Çerkeslerle birlikte,Rus olmayan tüm halklara verilmiş kültürel ve siyasi hakları bir bir budarken, her türlü baskı ve şiddet yöntemleri ile terör estirmeye devam ediyor.

Şapsığ Bölgesinde, 21 Mayıs anmasına açılmış olan dava, Lezginka oyununun yasaklanması gibi yıldırmaya yönelik baskılar, adım adım diğer bölgelere doğru yayılacaktır. 21 Mayıs’ı, sürgün ve soykırımı unutun, size "Rusya ile sonsuza kadar" bayramı veriyorum diyor Rusya yönetimi.

Bu tür yalanların toplumlara kabul ettirilip, Rusya'nın günahlarının saklanabilmesi için satılık adamlara ihtiyaç vardır. 2000 yılında yapılan devlet operasyonu ile ele geçirilmiş olan DÇB (Dünya Çerkes Birliği), "Çerkes taleplerinin bastırılması ile görevli bir Rus devlet dairesi" olmuştur. Ama DÇB'de görev yapan hiç bir yönetici de, şimdiki başakan Hauti Sohrokov kadar alçalmamıştı.

460 yıl kutlamalarının en ilginç etkinliklerinden biri de, 27 Ağustos’ta Nalçik Cumhuriyet Hipodromundan başlayıp, 8 Eylülde sona erecek olan, 500 kilometrelik bir parkuru kapsayan atlı yürüyüş. Kaberdey-Balkar Hükümeti tarafında finanse edilen 7 atlının yürüyüşünün organizatörü ise ünlü at yetiştiricisi ve Abhazya Gazisi İbrahim Yağanov.

Hauti Sohrokov, yürüyüş başlarken yaptığı konuşmada, "Halklarımız 460 yıldır bir aile gibi yaşadı ve Rusya'nın uğradığı tüm saldırılar omuz omuza birlikte göğüslenerek bu günlere gelindi" diyebilmiştir hiç utanmadan. Ruslar tarafından katledilmiş atalarının kemiklerini sızlatarak

Hauti Sohrokov bu cümleleri neyin karşılığında kurmuştur?

Tabii ki Rusların verdiği para, makam ve mevki karşılığında.

Hauti Sohrokov Rusların tescilli işbirlikçisi.

Peki burada yeni işbirlikçi İbrahim Yağan'a ne diyeceğiz?

Bunu yaparak kahramanlıktan, hainliğe geçmene değer miydi İbrahim?

Bu yaptığınla aldığın üç kuruş kaybettiklerine değer miydi İbrahim?

Buradan ilan ediyoruz!

"Rusya'ya gönüllü katılım" etkinliği içerisinde yer alan herkes, Çerkes Halkına ihanet çizgisindedir.

İhanet edenlere ise bütün dünyada "Hain" diyorlar.

    Çerkes Halkı, bu ihanetin içerisinde yer alanları hiç bir zaman affetmeyecektir!


1890 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
TİMRAŞ POMAK DEVLETİ VE KUZEY KAFKASYA CUMHURİYETİ ÜZERİNE - 20/06/2020
Rusya ve Rusya borazanlarına inat 11 Mayıs 1918 özgürlük meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.
İKİNCİ SÜRGÜN :BALKAN ÇERKES ETNİK TEMİZLİĞİ - 07/06/2020
13 Temmuz tarihinin, Çerkeslerin ikinci sürgünün yıldönümü olarak tarih hafızamızda yerini alması gerekmektedir.
SİLİNEN TARİH HAFIZAMIZ: 11 MAYIS 1918 - 11/05/2020
Rusya’nın devlet aklı unutmuyor. Ama Çerkes Halkı olarak biz de 11 Mayıs’ta gerçekleştirdiğimiz bağımsızlık idealini hayata geçirecek irade ve güce sahibiz. Biz de unutmuyoruz.
İSMET İNÖNÜ ANKARA’YA “SERSERİLER “ DEMİŞTİ. - 22/04/2020
İsmet İnönü 9 Nisan 1920 tarihinde Ankara’ya geçmek zorunda kaldı. Batı cephesi komutanı oldu. On ay içerisinde Çerkes Ethem’i tasfiye etti.
ALDIRMA GÖNÜL, ALDIRMA - 06/04/2020
Bu linç iklimini alt edebilmemizin yolu, hoş görülü olabilmekten, farklı olanı anlamaya çalışmaktan geçiyor.
ÇERKES-FED ÖNDERLİK EDİYOR - 30/03/2020
Tüm bu tepkileri gösteren Çerkes-Fed yönetimi 19 Mart 2020 tarihinde genişletilmiş olağanüstü toplantı yaparak Rusya’da yapılacak anayasa değişikliğine yönelik bir eylem planı hazırladı.
RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi