• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam69
Toplam Ziyaret560107
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Seçmeli Derse Dair
17/06/2012

Türkiye’de gündem AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından sürekli değiştiriliyor. Gündemi ping pong topunu izlemekte zorlandığımız gibi zorlanıyoruz.
Kürt açılımı,
Demokratik açılım süreci,
Milli Birlik ve kardeşlik projesi,
Habur,
Kürt Çalıştayı,
Alevi çalıştayı,
Roman açılımı,
TRT Şeş,
“Şimdi de Çerkesler başladı”,
Ergenekon,
Balyoz,
Hrant Dink davası,
“Kürt meselesi benim meselemdir”,
“Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır”,
“Üç yetmez, beş çocuk”,
Kürtaj,
Dersim,
Uludere Katliamı,
MİT’çilerin Mahkeme celbi,
4+4+4
Yaşayan dillere seçmeli ders,
Fethullah Gülen’in Türkiye’ye dönüşü,
Cumhurbaşkanlığı süresi,

Gelişmiş demokratik ülkelerde, yukarıda rastgele sıraladığım başlıkların her biri aylarca, yıllarca tartışılır. Kamuoyu  araştırmaları ve anketler yapılır. Bilim kurumları araştırmalar yaparlar,  raporlar hazırlarlar. Toplumun yeterince aydınlandığına kanaat getirildikten sonra yasaları hazırlanır. Gerekli kaynakları ayrılır, kadroları hazırlanır ve yetiştirilir. Toplumun önemli bir bölümünün ikna olduğu biçimde sorun çözümlenmiş olur.
Ancak Türkiye çatışmalar üzerinden manuple edilerek yönetildiği için hiç bir sorun çözülemiyor. Hiçbir soruna sağlıklı teşhis konulamıyor. Sorunlar büyütülerek ertelenmeye devam ediyor.

***

Başbakan Erdoğan AK Parti Grup toplantısında "Yeterli sayıda öğrenci bir araya geldiğinde Kürtçe seçmeli ders olarak öğretilecek ve öğrenilecek. Bu tarihi bir adımdır" dedi.
Milli eğitim bakanı Ömer Dinçer, "Bir seçmeli ders sınıfının açılabilmesi için 10-12 kişilik talep gerekeceğini ve isteğe bağlı olarak Kürtçe, Zazaca, Abhazca, Çerkesce, Lazca, Boşnakça dersler alınabileceğini" belirtti. Ancak en büyük sorunun öğretmen bulmada yaşanacağını ekledi.
İşte samimiyet ve sorunu çözmeye ilişkin yaklaşım burada düğümleniyor. Mardin Artuklu Üniversitesi’ne alınan birkaç öğrenci dışında Kürtçe eğitimle ilgili hiçbir ilerleme olmadı. Ardahan Ünivesitesi’ne alınan bir öğretim görevlisi dışında Çerkesce eğitimle ilgili de hiçbir gelişme olmadı.
Kürtçe’nin eğitim dili olarak okutulabilmesi  için en az yüz bin öğretmene ihtiyaç var. Çerkesçe’nin eğitim dili olarak okutulabilmesi için en az yirmi bin öğretmene ihtiyaç var. Bu kadroları yetiştirecek fiziki yapıyı ve kaynakları ortaya koymadan Kürtçe ve Çerkesce seçmeli ders olarak okutulacak  diye yapılan açıklamanın samimiyetini sorgulamak zorundayız.
Oysa bu devlet otuz yıldır her ay yüz bin korucuya maaş ödüyor. Sorunu ezerek çözmek yerine, anlayarak çözmeyi hedefleyen bir devlet, korucu beslemek yerine Kürtçe, Çerkesce, Zazaca, Gürcüce, Boşnakça  öğretmenlerini yetiştirirdi.

***
90 yıldır içinde barındırdığı farklı etnik ve dini kesimleri inkar, imha ve asimilasyon politikalarıyla  yok etmeye çalışan devletin bugün gelmiş olduğu olumlu noktayı çok önemsiyoruz . AK Parti Hükümetini ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ı atmış oldukları bu önemli ve cesur adım için kutluyoruz.  Bu adımları devam ettirerek ana dil eğitimi meselesinde de kararlılık göstermelerini bekliyoruz.
Ancak Türkiye Devleti’nin ve Üniversitelerinin etnik meselelerin çözümü için yeterli birikiminin ve araştırmasının olmadığını biliyoruz. Devlet birikimlerimizden ve araştırmalarımızdan yararlanmak isterse yardımcı olmaya hazır olduğumuz da belirtmek istiyorum.
***
ÇHİ’nin 25-26 şubat 2012 tarihinde düzenlediği Çerkes Çalıştayı’nda, İnsan Hakları Akademisi öğretim üyesi Sayın Selahattin Esmer şöyle demişti:  "Siz azınlık haklarını talep ediyorsunuz ama azınlık hakları çok hırpalanmış ve asimile olmuş halkların varlıklarının yaşatılması için yeterli değildir. Örneğin, Türkçe için devlet bir lira harcıyorsa, Çerkesce için iki lira, hatta beş lira harcaması lazım ki yaşanan büyük tahribat telafi edilebilsin. Ancak bu şekilde ayakta kalmanız mümkündür."
Biz anaokulundan itibaren Çerkesce eğitimin başlamasını, Çerkes dili, edebiyatı, sanatı, müziği ve tarihini de kapsayacak bir eğitim talep ediyoruz.
Atılan seçmeli ders adımını olumlu bulmakla birlikte, asla bununla yetinmeyeceğimizi belirtmek istiyorum.
Mücadelemiz anadili eğitimi ve devlet eliyle Çerkesce Televizyon ve Radyo hakkımızı alıncaya kadar sürecektir.
Yaşasın Çerkes Kalma Mücadelemiz !



Paylaş | | Yorum Yaz
2372 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Çerkesler’in Atatürk’le Münasebeti Üzerine - 17/11/2018
Çerkes kalma mücadelesi veren Çerkesler “dayatılmış ataları” ata olarak kabul etmezler. Övüneceklerse, pek ala övünebilecekleri kendi ataları var.
Çerkeslerin Eylemle ve Sokakla İmtihanı - 29/10/2018
Ulusal reflekslerini ortaya koyarak ve sokağa çıkarak, Türkiye'de ve dünyada bir kamuoyu oluşturma başarısı gösterebilirse Çerkesler, var olma sınavından başarıyla çıkacaklardır.
Ulusal Onuru Olanlar, Ulusal Refleks Gösterirler - 15/10/2018
Her şey "Çerkes Halkını tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirdiğimizde" yeniden başlayacaktır.
Hacı Bayram, Nazmi, Adnan, Tarık ve Muammer - 08/10/2018
Anavatanımıza yerleşmiş olan herkes çok değerlidir. Zaman, birbirimizle uğraşma zamanı değil, kenetlenme ve birbirimize sahip çıkma zamanıdır.
Bu Coğrafyada "Birlikte Yaşam" Mümkün mü? - 29/09/2018
İçtenliğimiz ve sözlü olarak verdiğimiz mesajlar seyircileri daha program başlamadan kucaklamıştı ve en gariban grup olan Çerkes müzikleri en fazla alkışı almıştı. Sahneden indikten sonra onlarca kişinin tebrik etmesi beni gerçekten umutlandırdı.
Yükselen Tarih ve Kimlik Bilinci Korkutuyor - 24/09/2018
Çünkü Çerkeslerde kimlik ve tarih bilincinin gelişmesi durumunda Kafkasya coğrafyasında tutunmasının mümkün olmadığını çok iyi biliyor Rusya'nın devlet aklı.
Kayseri Çerkesleri 2. Şeref Madalyasına Hazırlanıyor - 09/09/2018
Çerkeslerin istediği "Pozitif Ayrımcılık"tır. Devletin, hukuki ve maddi olarak hem anadil eğitimine, hem de Çerkesce yayın yapan televizyon talebimize cevap vermesidir.
Çerkesler İttihatçı mıdır? - 03/09/2018
Sarayla ve İstanbul’la evlilik yoluyla ilişki kurmuş olan Çerkes ailelerin çocukları askeri okullarda okuyor ve zamanın ruhu gereği ittihatçı oluyorlardı.
Toplumsal Korku Üzerine - 25/08/2018
Ya korku duvarlarını yıkıp özgür ve demokratik bir ülke yaratacağız, yada böylesine rezilce, korka korka yaşamaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi