• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam139
Toplam Ziyaret711579
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.79217.8233
Euro9.29239.3296
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Seçmeli Derse Dair
17/06/2012

Türkiye’de gündem AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından sürekli değiştiriliyor. Gündemi ping pong topunu izlemekte zorlandığımız gibi zorlanıyoruz.
Kürt açılımı,
Demokratik açılım süreci,
Milli Birlik ve kardeşlik projesi,
Habur,
Kürt Çalıştayı,
Alevi çalıştayı,
Roman açılımı,
TRT Şeş,
“Şimdi de Çerkesler başladı”,
Ergenekon,
Balyoz,
Hrant Dink davası,
“Kürt meselesi benim meselemdir”,
“Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır”,
“Üç yetmez, beş çocuk”,
Kürtaj,
Dersim,
Uludere Katliamı,
MİT’çilerin Mahkeme celbi,
4+4+4
Yaşayan dillere seçmeli ders,
Fethullah Gülen’in Türkiye’ye dönüşü,
Cumhurbaşkanlığı süresi,

Gelişmiş demokratik ülkelerde, yukarıda rastgele sıraladığım başlıkların her biri aylarca, yıllarca tartışılır. Kamuoyu  araştırmaları ve anketler yapılır. Bilim kurumları araştırmalar yaparlar,  raporlar hazırlarlar. Toplumun yeterince aydınlandığına kanaat getirildikten sonra yasaları hazırlanır. Gerekli kaynakları ayrılır, kadroları hazırlanır ve yetiştirilir. Toplumun önemli bir bölümünün ikna olduğu biçimde sorun çözümlenmiş olur.
Ancak Türkiye çatışmalar üzerinden manuple edilerek yönetildiği için hiç bir sorun çözülemiyor. Hiçbir soruna sağlıklı teşhis konulamıyor. Sorunlar büyütülerek ertelenmeye devam ediyor.

***

Başbakan Erdoğan AK Parti Grup toplantısında "Yeterli sayıda öğrenci bir araya geldiğinde Kürtçe seçmeli ders olarak öğretilecek ve öğrenilecek. Bu tarihi bir adımdır" dedi.
Milli eğitim bakanı Ömer Dinçer, "Bir seçmeli ders sınıfının açılabilmesi için 10-12 kişilik talep gerekeceğini ve isteğe bağlı olarak Kürtçe, Zazaca, Abhazca, Çerkesce, Lazca, Boşnakça dersler alınabileceğini" belirtti. Ancak en büyük sorunun öğretmen bulmada yaşanacağını ekledi.
İşte samimiyet ve sorunu çözmeye ilişkin yaklaşım burada düğümleniyor. Mardin Artuklu Üniversitesi’ne alınan birkaç öğrenci dışında Kürtçe eğitimle ilgili hiçbir ilerleme olmadı. Ardahan Ünivesitesi’ne alınan bir öğretim görevlisi dışında Çerkesce eğitimle ilgili de hiçbir gelişme olmadı.
Kürtçe’nin eğitim dili olarak okutulabilmesi  için en az yüz bin öğretmene ihtiyaç var. Çerkesçe’nin eğitim dili olarak okutulabilmesi için en az yirmi bin öğretmene ihtiyaç var. Bu kadroları yetiştirecek fiziki yapıyı ve kaynakları ortaya koymadan Kürtçe ve Çerkesce seçmeli ders olarak okutulacak  diye yapılan açıklamanın samimiyetini sorgulamak zorundayız.
Oysa bu devlet otuz yıldır her ay yüz bin korucuya maaş ödüyor. Sorunu ezerek çözmek yerine, anlayarak çözmeyi hedefleyen bir devlet, korucu beslemek yerine Kürtçe, Çerkesce, Zazaca, Gürcüce, Boşnakça  öğretmenlerini yetiştirirdi.

***
90 yıldır içinde barındırdığı farklı etnik ve dini kesimleri inkar, imha ve asimilasyon politikalarıyla  yok etmeye çalışan devletin bugün gelmiş olduğu olumlu noktayı çok önemsiyoruz . AK Parti Hükümetini ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ı atmış oldukları bu önemli ve cesur adım için kutluyoruz.  Bu adımları devam ettirerek ana dil eğitimi meselesinde de kararlılık göstermelerini bekliyoruz.
Ancak Türkiye Devleti’nin ve Üniversitelerinin etnik meselelerin çözümü için yeterli birikiminin ve araştırmasının olmadığını biliyoruz. Devlet birikimlerimizden ve araştırmalarımızdan yararlanmak isterse yardımcı olmaya hazır olduğumuz da belirtmek istiyorum.
***
ÇHİ’nin 25-26 şubat 2012 tarihinde düzenlediği Çerkes Çalıştayı’nda, İnsan Hakları Akademisi öğretim üyesi Sayın Selahattin Esmer şöyle demişti:  "Siz azınlık haklarını talep ediyorsunuz ama azınlık hakları çok hırpalanmış ve asimile olmuş halkların varlıklarının yaşatılması için yeterli değildir. Örneğin, Türkçe için devlet bir lira harcıyorsa, Çerkesce için iki lira, hatta beş lira harcaması lazım ki yaşanan büyük tahribat telafi edilebilsin. Ancak bu şekilde ayakta kalmanız mümkündür."
Biz anaokulundan itibaren Çerkesce eğitimin başlamasını, Çerkes dili, edebiyatı, sanatı, müziği ve tarihini de kapsayacak bir eğitim talep ediyoruz.
Atılan seçmeli ders adımını olumlu bulmakla birlikte, asla bununla yetinmeyeceğimizi belirtmek istiyorum.
Mücadelemiz anadili eğitimi ve devlet eliyle Çerkesce Televizyon ve Radyo hakkımızı alıncaya kadar sürecektir.
Yaşasın Çerkes Kalma Mücadelemiz !



2577 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TSİPİNE BAHATTİN ZABUN’UN ARDINDAN… - 30/11/2020
Okumuşu çok, aydını yok Çerkes Halkının okumuşlarından çok daha fazla,gerçek bir Çerkes Aydınıydı Tsipine Bahattin Zabun.
ÇERKESLER AZINLIK HAKLARINDAN NEDEN YARARLANAMIYOR? - 22/11/2020
Türkiye azınlıklarını koruyacağına ve onlara destek olacağına dair, uluslararası bir sözleşme de taahhütte bulunmuştur. Türkiye’nin taahhüdünü yerine getirmesini istemek en tabi hakkımızdır.
ÇERKESLERİN MİLLİ SİYASETİ NASIL OLUŞTURULMALIDIR? - 14/11/2020
İçimizdeki Türkçü, Arapçı, ve Rusçulara karşı amansız bir ideolojik mücadele vermeden Çerkes Milli siyasetini oluşturamayız. Onların halkımızın önünde oluşturdukları seti yıkıp, Çerkes milletinin kafasını karıştırmalarının önüne geçmeliyiz.
ÇERKESLER NEDEN “STATÜ TALEBİ“ DİLE GETİREMİYORLAR? - 08/11/2020
Ancak korkutulmuş, tehdit altında olan ve kimlik bilincini yitirmiş olanların bu taleplerden rahatsız olmalarını normal karşılıyoruz. Zaten onların da bir statü talebi dile getirmeleri mümkün değildir.
ÇERKESLERİN STATÜ TALEBİ VE GELECEK TASAVVURU - 29/10/2020
Diasporalarda en geniş kapsamlı azınlık haklarını bir statü olarak dile getirmeli ve demokratik yollardan mücadelesini vermeliyiz.
ÜÇÜNCÜ SÜRGÜN KİTABININ OLUŞUM SÜRECİ - 24/10/2020
Üçüncü Sürgün-Gönen Manyas Çerkes Sürgünü kitabında, Çerkesler’e mevcut sistemin giydirmek istediği şablonu tersine çevirme gayretini göreceksiniz.
GÖNEN MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ KİTABINDAN… - 06/10/2020
Kendisine Çerkes diyemeyen Kuşçubaşı Eşref ile askerlerine Çerkesce konuşmayı şiddetle yasaklayan Ethem’in, geri getirmek için Anadolu İhtilal Komitesi’ni kurarak soydaşlarının mahvolmasına sebep oldukları Enver Paşa neredeydi ve ne yapıyordu?
MARTİN KOÇESOKO DERSLERİ - 07/09/2020
Martin Koçesoko, davasının sonucu ne olursa olsun kazanan Çerkes Halkı olacaktır. Martin Koçesoko berat etse de, bin yıl hapis cezası alsa da, Halkının kalbinde en değerli altın madalyayı kazanmış bulunuyor.
TÜRKLEŞMEK, ARAPLAŞMAK, RUSLAŞMAK ZORUNDA MIYIZ? - 01/08/2020
Korku iklimi ister istemez kimlik inkarını ve gönüllü asimilasyonu beraberinde getirdi. Şimdi Çerkesler Türk’ten fazla Türkçü, Arap’tan fazla Arapçı ve Rus’tan fazla Rusçudurlar.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi