• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret780888
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Seçmeli Derse Dair
17/06/2012

Türkiye’de gündem AK Parti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından sürekli değiştiriliyor. Gündemi ping pong topunu izlemekte zorlandığımız gibi zorlanıyoruz.
Kürt açılımı,
Demokratik açılım süreci,
Milli Birlik ve kardeşlik projesi,
Habur,
Kürt Çalıştayı,
Alevi çalıştayı,
Roman açılımı,
TRT Şeş,
“Şimdi de Çerkesler başladı”,
Ergenekon,
Balyoz,
Hrant Dink davası,
“Kürt meselesi benim meselemdir”,
“Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır”,
“Üç yetmez, beş çocuk”,
Kürtaj,
Dersim,
Uludere Katliamı,
MİT’çilerin Mahkeme celbi,
4+4+4
Yaşayan dillere seçmeli ders,
Fethullah Gülen’in Türkiye’ye dönüşü,
Cumhurbaşkanlığı süresi,

Gelişmiş demokratik ülkelerde, yukarıda rastgele sıraladığım başlıkların her biri aylarca, yıllarca tartışılır. Kamuoyu  araştırmaları ve anketler yapılır. Bilim kurumları araştırmalar yaparlar,  raporlar hazırlarlar. Toplumun yeterince aydınlandığına kanaat getirildikten sonra yasaları hazırlanır. Gerekli kaynakları ayrılır, kadroları hazırlanır ve yetiştirilir. Toplumun önemli bir bölümünün ikna olduğu biçimde sorun çözümlenmiş olur.
Ancak Türkiye çatışmalar üzerinden manuple edilerek yönetildiği için hiç bir sorun çözülemiyor. Hiçbir soruna sağlıklı teşhis konulamıyor. Sorunlar büyütülerek ertelenmeye devam ediyor.

***

Başbakan Erdoğan AK Parti Grup toplantısında "Yeterli sayıda öğrenci bir araya geldiğinde Kürtçe seçmeli ders olarak öğretilecek ve öğrenilecek. Bu tarihi bir adımdır" dedi.
Milli eğitim bakanı Ömer Dinçer, "Bir seçmeli ders sınıfının açılabilmesi için 10-12 kişilik talep gerekeceğini ve isteğe bağlı olarak Kürtçe, Zazaca, Abhazca, Çerkesce, Lazca, Boşnakça dersler alınabileceğini" belirtti. Ancak en büyük sorunun öğretmen bulmada yaşanacağını ekledi.
İşte samimiyet ve sorunu çözmeye ilişkin yaklaşım burada düğümleniyor. Mardin Artuklu Üniversitesi’ne alınan birkaç öğrenci dışında Kürtçe eğitimle ilgili hiçbir ilerleme olmadı. Ardahan Ünivesitesi’ne alınan bir öğretim görevlisi dışında Çerkesce eğitimle ilgili de hiçbir gelişme olmadı.
Kürtçe’nin eğitim dili olarak okutulabilmesi  için en az yüz bin öğretmene ihtiyaç var. Çerkesçe’nin eğitim dili olarak okutulabilmesi için en az yirmi bin öğretmene ihtiyaç var. Bu kadroları yetiştirecek fiziki yapıyı ve kaynakları ortaya koymadan Kürtçe ve Çerkesce seçmeli ders olarak okutulacak  diye yapılan açıklamanın samimiyetini sorgulamak zorundayız.
Oysa bu devlet otuz yıldır her ay yüz bin korucuya maaş ödüyor. Sorunu ezerek çözmek yerine, anlayarak çözmeyi hedefleyen bir devlet, korucu beslemek yerine Kürtçe, Çerkesce, Zazaca, Gürcüce, Boşnakça  öğretmenlerini yetiştirirdi.

***
90 yıldır içinde barındırdığı farklı etnik ve dini kesimleri inkar, imha ve asimilasyon politikalarıyla  yok etmeye çalışan devletin bugün gelmiş olduğu olumlu noktayı çok önemsiyoruz . AK Parti Hükümetini ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ı atmış oldukları bu önemli ve cesur adım için kutluyoruz.  Bu adımları devam ettirerek ana dil eğitimi meselesinde de kararlılık göstermelerini bekliyoruz.
Ancak Türkiye Devleti’nin ve Üniversitelerinin etnik meselelerin çözümü için yeterli birikiminin ve araştırmasının olmadığını biliyoruz. Devlet birikimlerimizden ve araştırmalarımızdan yararlanmak isterse yardımcı olmaya hazır olduğumuz da belirtmek istiyorum.
***
ÇHİ’nin 25-26 şubat 2012 tarihinde düzenlediği Çerkes Çalıştayı’nda, İnsan Hakları Akademisi öğretim üyesi Sayın Selahattin Esmer şöyle demişti:  "Siz azınlık haklarını talep ediyorsunuz ama azınlık hakları çok hırpalanmış ve asimile olmuş halkların varlıklarının yaşatılması için yeterli değildir. Örneğin, Türkçe için devlet bir lira harcıyorsa, Çerkesce için iki lira, hatta beş lira harcaması lazım ki yaşanan büyük tahribat telafi edilebilsin. Ancak bu şekilde ayakta kalmanız mümkündür."
Biz anaokulundan itibaren Çerkesce eğitimin başlamasını, Çerkes dili, edebiyatı, sanatı, müziği ve tarihini de kapsayacak bir eğitim talep ediyoruz.
Atılan seçmeli ders adımını olumlu bulmakla birlikte, asla bununla yetinmeyeceğimizi belirtmek istiyorum.
Mücadelemiz anadili eğitimi ve devlet eliyle Çerkesce Televizyon ve Radyo hakkımızı alıncaya kadar sürecektir.
Yaşasın Çerkes Kalma Mücadelemiz !



2703 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi