• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam45
Toplam Ziyaret780886
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.45089.4887
Euro10.973511.0175
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ROMANLAR GÜNÜ KABUL EDİLİRKEN, ÇERKESLER DE ÖZÜR BEKLİYOR
17/04/2021

Sevgili Okuyucularım,

7 Nisan 2021 tarihinde bir Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 8 Nisan tarihinin Dünya Romanlar Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.

Biraz uzun olacak ama Resmî Gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin tamamını yayınlayacağım. Uzun görerek okumamazlık etmeyin. Görüşümü bu genelgeden sonra açıklayacağım.

CUMHURBAŞKANLIĞINDAN :

Konu: 8 Nisan Dünya Romanlar Günü

 

GENELGE
2021/7

 

8 Nisan 1971 tarihinde farklı ülkelerden Roman Delegelerin katılımıyla toplanan Dünya Roman Kongresinde, ayrımcılıkla mücadelede işbirliğini teşvik eden kararlar alınmış ve Uluslararası Roman Komitesi adı resmiyet kazanmıştır. Komitenin 1990 yılındaki toplantısında 8 Nisan tarihinin Dünya Romanlar Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır.

Ülkemizde Roman vatandaşların sorunları ve çözüm önerileri en üst düzeyde ele alınmış; Yüksek Planlama Kurulu tarafından kabul edilen Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi (2016-2021) ile 1. Aşama Eylem Planı  (2016-2018) ve 2019/28 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca  2. Aşama Eylem Planı (2019-2021) yayınlanmıştır.

Mezkur Strateji Belgesi ve Eylem Planlarında Roman vatandaşların hem kısa, hem de uzun vadede sosyo-ekonomik durumlarının iyileştirilmesinde eğitim, istihdam, barınma, sağlık, sosyal hizmetler ve sosyal yardım alanlarına ilişkin amaç, hedef ve eylemler belirlenerek bu konularda görev alacak sorumlu ve ilgili kuruluşlar gösterilmiştir. Ayrıca Dünya Romanlar Gününde gerçekleştirilecek faaliyetler ile kamuoyunda Roman vatandaşlar ve sorunları hakkında farkındalık oluşturulması, ilgili taraflar arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanması hedeflenmiştir.

Bu kapsamda Roman vatandaşların sorunlarının tartışıldığı kültürlerinin korunmasına yönelik görüşlerin ortaya atıldığı bir gün olarak kabul edilen 8 Nisan Günü; başta eğitim, istihdam ve iskan sorunları olmak üzere; Roman vatandaşların sorunlarının çözümüne hız verilmesi, her türlü ayrımcılık zemininin ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan çalışmaların değerlendirilmesi ve Roman kültürünün korunarak yaşatılması amacıyla ülkemizde de “Romanlar Günü” olarak kutlanacaktır.

8 Nisan Romanlar Günü kapsamında düzenlenecek etkinlikler; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte yürütülecektir. Söz konusu etkinliklerden Cumhurbaşkanlığınca belirlenecekler Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılabilecektir. Etkinliklere ilişkin logo, afiş, duyuru, davetiye, ilan ve benzeri belge ve görsel dökümanlar mezkur bakanlık tarafından ilgili kurumlarla birlikte belirlenecek kurumsal kimliğe uygun şekilde kullanılacaktır. Gerçekleştirilecek proje ve etkinliklere ait giderler ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanacaktır.

Bu çerçevede tertiplenecek etkinliklerin en iyi şekilde gerçekleştirilebilmesi için ihtiyaç duyulacak her türlü destek, yardım ve kolaylığın tüm kamu kurum ve kuruluşlarınca geciktirilmeksizin öncelikli olarak yerine getirilmesi hususunda bilgilerini ve gereğini rica ederim.

7 Nisan 2021

Recep Tayyip ERDOĞAN
    
CUMHURBAŞKANI

***

Öncelikle gecikmeli de olsa Roman Kardeşlerimin “Romanlar Günü”nü kutluyorum. Devletin en üst kademesinin Romanların oy potansiyelini hissedip onlara yönelik böyle bir hamle yapmasını önemli bulduğumu belirtmek istiyorum. Roman kültüründe olan Çeribaşı’na yani lidere tabi olma ve itaat etme geleneği Romanların toplu hareket edebilmesini ve görünür olmasını sağlayabiliyor.

Bu gelenek sayesinde yüzlerce Roman Derneği, beş federasyon, bir konfederasyon ve Güzel Parti adında siyasi parti kuran Romanlar, toplu hareket edebilme kabiliyetleri sayesinde politikada ağırlıklarını hissettirmişlerdir. Tek bir oyun bile son derece değerli olduğu bu günlerde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan böyle bir hamle yaparak Roman oylarına göz kırpmaktadır. Ancak 2009 yılında başlattıkları Demokratik Açılım Sürecinde masayı deviren Erdoğan’ın bu sefer romanları kandırabilmesi zor görünüyor. Çünkü Romanlar kendi yapılanmaları dışında bütün siyasi partilerde faaliyet göstermekte. Romanların oy gücünü bu defa ucuza kaptırmayacaklarını zannediyorum.

Ama yine de 8 Nisan Romanlar Günü’nün resmen tanınmış olmasını ve bugüne dair etkinliklerle ilgili kaynak aktarımı yapılacağının belirtilmiş olmasını değerli bulduğumu belirtmek isterim.

***

Şimdi gelelim Asil Çerkeslere.

Doğrusunu isterseniz Çerkeslerin Osmanlı’ya geldiklerinde yapabilecekleri üç iş vardı. Biri çiftçilik, diğeri askerlik, üçüncüsü de okuyarak sınıf atlamak.
Askerlik yapanlar ve okuyanlar kendilerini devletin yerine koyarak tam da ittihatçı ve Kemalistlerin istediği kraldan fazla kralcılar oldular. Devlet istiyorsa kimliğini de gizlersin, gerekirse inkar da edersin. Ama o devlet gerekli “mim”i koydu mu istediğin kadar inkar et, sana hain damgasını vurduğu zaman Arap sabunu ile yıkasan çıkaramazsın. Halbuki onurlu duruş sergileyenler, aslını inkar etmeyenler ve mücadele edenler hak ve karar sahibi olabilirler.

Sınıf atlamak için değil de halkını aydınlatmak için okuyan, yazan, araştıran gerçek Çerkes aydınları bu kimliksizleşmiş aşağılayıcı durumdan çekip çıkaracaktır elbet bir gün Çerkes Halkını.

Ancak farklılığımız olan Çerkesliğimizde ısrar etmek, bu ülkeyi Çerkes olarak da sevebileceğimizi anlatabilmemiz gerekiyor.

Bu sağlam duruşu gösterdikten sonra, yapılan haksızlıklarla yüzleşilmesini talep hakkını tabi ki kendimizde bulmamız gerekiyor.

***

2 Mayıs 1923 tarihinde Çerkes Köylerinin Cami kapılarına asılan Gönen-Manyas Çerkeslerinin sürgün genelgesi (ben ona üçüncü sürgün diyorum) Çerkes bağlılığını, Çerkes Kimliğini, Çerkes Düşüncesini yok eden en önemli darbelerden biridir.

Yapılan bu büyük haksızlıkla ilgili olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti özür dilemelidir. Bu özür Türkiye’yi küçültmez, tam tersine büyütür. Toplumsal barışa katkı sağlar, ülkemizi zenginleştirir.

Ama bu yüzleşmenin kendi kendine olabileceğine inanmıyorum. Asil Çerkes Kardeşlerim, Romanlar kadar sağlam bir politik duruş ve birliktelik sağlayabilirsek bunu başaracağımızdan adım gibi eminim.



708 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HAUTİ VE ŞÜREKASI, RUSYA’YA HİZMETTE SINIR TANIMIYOR - 17/10/2021
DÇB (Dünya Çerkes Birliği) adını taşıyan bir kurum, biz “Kabrdeydik ve Kaberdey kalacağız” diyerek mikro milliyetçiliğe halkı saptırarak bölünmenin kitabını yazıyor.
DÜNYA ÇERKES KONGRESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 03/10/2021
Netleşmemekle birlikte, isminin “DÜNYA ÇERKES KONGRESİ” olması hususunda bir anlayış birliğinin olduğu söylenebilir.
ITC=CHP=DP=AP=MHP=MSP=AKP - 20/09/2021
Cumhuriyet tarihi içerisinde kurulmuş olan bütün düzen partileri İslam soslu Türk ırkçısıdırlar. Farklılıklara hoşgörüleri ve tahammülleri yoktur. Hiç birinin diğerinden farkı yoktur.
ÇERKES ETHEM, DERSİM, KILIÇDAROĞLU VE CHP ÜZERİNE - 12/09/2021
Oturduğu koltuk İçin, kendi soydaşları, akrabaları ve yakınları adına tek kelam edememiş Kılıçdaroğlu Çerkes Ethem ve Çerkesler adına tek kelime edemez.
ALİ SEYİT PAŞA KOLLEKTİF YALANINA İNANACAKMIYIZ? - 30/08/2021
Çerkeslere ağır baskıların startı verilip, askeri okullarda okuyan çocuklar atılırken, rütbesi ferikliğe (Korgeneral) yükseltilmiş bir kimsenin Çerkesler için kılını kıpırdatmış olması mümkün müdür?
ASLAN ARI ANISINA - 24/08/2021
Gıyaben tanıştığımız Aslan Arı ağabeyimizle mahkemede izleyeceğimiz tavrı konuşmak İçin bir araya geldiğimizde “sakın mahkemede korkup geri adım atmayasın” dediğinde nasıl sevindiğimi anlatamam.
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU? - 14/08/2021
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
MUSTAFA KEMAL DİKTATÖRLÜK TARTIŞMASININ NERESİNDEDİR ? - 01/08/2021
İstiklal Mahkemeleri de Kemalist yönetimin cellatlarıydı. Hiç bir üyesi hukukçu olmayan İstiklal Mahkemelerinde avukat ve savcı da yoktu. Mahkeme iddiaları sıralıyor ve hükmünü veriyordu. Mahkeme kararlarına itiraz da mümkün değildi.
İSMAİL CANBULAT, ETHEM’DEN DAHA BÜYÜK ZULÜM GÖRDÜ - 17/07/2021
Böylesine hukuksuz ve ahlak yoksunu yüzlerce kararla İstiklal Mahkemeleri, Mustafa Kemal’in diktatörlüğünü pekiştirmişlerdi.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi