• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam50
Toplam Ziyaret656342
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.43016.4559
Euro7.08467.1130
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkes Diaspora Tarihinin Fenomeni ÇDP'dir
15/01/2019

Sevgili Okuyucularım,

Geçen yazımızda Çerkes diaspora tarihinin ilk örgütlenmesi olan "Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti"nin kurucu kadrosundan bahsetmiş ve günümüzle kıyaslamalar yapmıştık. Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti'ni önemli yapan, diaspora tarihimizde ilk olması ve yaptıklarıdır. Bu ilk örgütlenmemizin üzerinden tam 110 yıl geçti.

Siyasal bir mesele olan Çerkes Davasının tarihteki ilk ve tek partisi olan ÇDP (Çoğulcu Demokrasi Partisi)’nin kuruluşunun üzerinden ise 4,5 yıl geçmiş bulunuyor. ÇDP, 2014 yılının Ağustos ayında hayata geçirilebildi. Yani, Büyük Çerkes Sürgünü’nün üzerinden 150 yıl geçtikten sonra, Çerkes Davasının siyasi muhatabının oluşturulması gerektiği konusunda konsensüs sağlayan bir avuç fedakar Çerkes’in kısa bir hikayesini hatırlatmak istiyorum bu yazımda. Dün ne olduğunu hatırlayamayan insanlara, beş-on yıllık geçmişimizle ilgili kısa bir hatırlatma yaptıktan sonra, günümüze, yani yerel seçimlere geleceğiz.

***

1908 yılında başlayıp 1923 yılında sona eren, Çerkes diasporasının altın çağı 15 yıl sürmüştü. Ulus devlet oluşturma amacı ile yola çıkan İttihat-Terakki Partisinin B takımı tarafından kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, farklı etnisiteler için bir cehennem kazanı olmuştu. 1923 yılından 1938'e kadar süren Atatürk dönemi, 1938'den başlayıp 1950'ye kadar süren İnönü dönemi kendine faşist İtalya'yı model olarak almıştı. Bu dönem, Çerkeslerle birlikte tüm Türkiye halkları için çok zor bir dönem oldu. Farklı etnik kimliklere karşı her türlü inkâr imha ve asimilasyon politikaları acımasızca uygulandı.

1950 yılında çok partili hayata geçilmesiyle birlikte ilk Çerkes örgütlenmeleri oluşmaya başladı. 1961 Anayasası’nın getirdiği nispi özgürlükler Çerkes Derneklerinin ve yayınlarının sayısının artmasını sağladı. 1970-80 ve 90'lı yıllarda peşpeşe  gelen askeri darbeler Çerkes örgütlülüklerinde ve yayınlarında da kesintiler meydana getirdi.

2000'li yıllara gelindiğinde T.C.'nin devlet olarak yönünü Avrupa Birliğine çevirmesi, ülkedeki siyasi iklimin yumuşamasına neden olmuştu. AB'nin dayatması sonucu Türkiye'nin devlet aklı Türkiye'de Türklerden başka etnik toplulukların varlığını kabul etmek zorunda kaldı.

Bu dönemden sonra Çerkesler arasında da, demokratik hakların talep edilmesi ve Çerkes meselesinin  görünür kılınması için kıpırdanmalar ortaya çıkmaya başladı. 2000'li yılların başlarında ortaya çıkan Demokratik Çerkes Platformunun denize karanfil bırakması ve gazete ilanları heyecan yarattı. Kafkasya Forumu’nun Soçi Olimpiyatları’na karşı başlattığı eylemlerin yeri de son derece önemlidir. Çerkesya Yurtseverlerinin çıkışı da ayrı bir ses getirmiştir. DİÇEG (Demokrasi İçin Çerkes Girişimi)’in Türkiye'de başlayan demokratik açılım sürecinde “bizde varız” demesi son derece değerliydi.

Tüm bu oluşumlar, mevcut kurumlara rağmen, mevcut kurumlarla çatışarak kendilerini var edebildiler.

2009 yılında başlatılan demokratik açılım sürecinde, devletin Çerkesleri görmezden gelmesi ve Çerkes kurumlarının bu durum karşısındaki tepkisizliği üzerine 2011 yılının Şubat ayında ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi) oluşturuldu. ÇHİ'nin ortaya çıkışı ve kendini kabul ettirebilmesi çok sancılı oldu. Mevcut kurumlardaki tepkisizlik geleneği, eylem kararı ile ortaya çıkan ÇHİ'ye karşı tavır geliştirilmesine neden oldu. O yüzden ÇHİ ve bileşenleri inanılmaz derecede Çerkes kurumlarının saldırısına uğradı. ÇHİ'nin de kendini savunması toplumda bir çatışma görüntüsü yarattı. Bu dönemde yaşanan fikir çatışması son derece olumlu etkiler oluşturdu. Toplumun çok önemli bir kesimi "başka şeyler de yapmak ve tepki göstermek mümkün" fikrine ulaştı. Çerkes toplumu da örgütlü olarak tepki gösterildiğinde bunun bir karşılığı olacağını öğrendi. ÇHİ'nin yapmak istediği, Çerkes toplumunu tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirmekti. Yapılan eylemler bunun  yolunu açtı.

Ankara, İstanbul ve Kayseri mitingleri ve Çerkes Çalıştayı’ndan sonra, ÇHİ fikirlerini yaygınlaştırabileceği mekanlara ihtiyaç duydu.Önce Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti, daha sonra da Çerkes Dernekleri Federasyonu'nun oluşumuna destek oldu. Ancak oluşturulan bu kurumlar geleneksel Çerkes örgütlenmeleriydi. Tabii ki bunlar da çok değerli ve gerekliydi.

Ama Çerkes Halkına yeni bir söylem ve yeni bir araç gerekiyordu. O da siyasi partiydi. Siyasi bir mesele olan Çerkes davasının siyasi muhatabının oluşturulması için bir istişare süreci olan "Çoğulcu Demokrasi Hareketi" dönemi başlatıldı. Dokuz ay kadar tartışılan bu süreçte de mevcut Çerkes Kültür kurumları, oluşturulmaya çalışılan siyasi bir yapılanmayı kendilerine rakip olarak gördüler. Bu yüzden ÇHİ'nin çıkışında olduğu gibi, bu süreç de çok verimli yürütülemedi. Ama eksikleri, fazlaları ve tartışmaları ile birlikte 14 Ağustos 2014 tarihinde Çerkeslerin tarihlerindeki ilk ve tek parti olan ÇDP kurulmuş, “fenomen” böylece doğmuş oldu.

***

1908 yılından bu yana Çerkesler Osmanlı'da, Türkiye'de Ortadoğu'da, Anavatan'da, Avrupa'da ve Amerika'da birbirinden değerli yüzlerce dernek kurdular. Ama tarihlerinde tek bir siyasi parti kurdular. O da ÇDP'dir.

Biz biliyoruz ki,varlığını geleceğe taşıyacak olan toplumlar, siyasi mücadele yürüten ve siyasi mücadelede başarıya ulaşanlar olacaktır. Bu anlamda ÇDP'yi kurarak siyasi bir irade ortaya koyan Çerkes Halkı varlığını geleceğe taşımanın ilk önemli adımını atmıştır. Bu yüzden ÇDP bir fenomendir.

25 Haziran 2015 seçimlerinde dokuz bağımsız adayla seçimlere katılan ÇDP, Çerkes Halkını kültürel mücadele boyutundan çıkarıp, siyasi mücadele boyutuna taşıyarak, Çerkes Halkını dünyada siyasi bir aktör haline getirmiştir. Bugün Kayseri'de siyasi partiler Çerkes Kontenjanı ayırıyorlarsa ve Çerkes festivallerine milyonlarca lira para akıtılıyorsa, bunda ÇDP'nin yürütmüş olduğu siyasi mücadelenin çok önemli payı vardır.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde ÇDP ve Çerkes halkı bir kez daha çok önemli bir sınava hazırlanıyor. 31 Martta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için ÇDP ve Avukat Doğan Duman bir kez daha “bu ülkede Çerkeslerde yaşıyor! Onları görmek ve tanımak zorundasınız” diyerek yola çıkıyorlar.

"Büyük kutuplaşma var, zaten sonuç alamazsınız" gibi lafları hiç kimse boşuna etmesin. Bugüne kadar onlarca kez sağ ve sol partilere oy verdiniz de elinize ne geçti? Bu sefer ilk defa kendinize oy verme fırsatını ele geçirmiş oldunuz. Çerkeslerin bu ülkede bir güç olduğunu ispatlama imkanına kavuştunuz. Bu az şey değildir.

"Siyasallaşmak lazım" deyip uzaktan bakan dostlarımıza da seslenmek istiyorum; tarih yaptıklarınızı da, yapmadıklarınızı da kaydediyor. Onun için elinizi taşın altına sokun ve ÇDP'ye destek verin.

Çerkeslerin varlığını geleceğe taşımanın yolu, siyasallaşmadan geçiyor. Bu sınavın önümüzdeki ilk tarihi 31 Mart 2019'dur.

Haydi hep birlikte ÇDP fenomenini büyütelim!


818 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

RUSYA ÜNİTERLEŞİRSE, BİZ MUTLU OLUR MUYUZ? - 15/03/2020
Türkiye Çerkesleri, kökleri Rusya’da bulunan diğer Türki halklarla birlikte büyük bir tepki ve protesto kampanyası başlatmalıdır.
MİRALAY BEKİR SAMİ GÜNSAV ve BİR HAYAL KIRIKLIĞI - 09/03/2020
Miralay Bekir Sami'nin Müdafayi Milliye Vekili Köprülü Kazım Paşa’ya 11 Ağustosta yazdığı, kurtuluş savaşına katılmasını sağlayıp, şehit olan Çerkeslerin yakınlarının bu sürgünden muaf tutulmasını rica eden mektubu dışında bir karşı çıkış olmamıştır.
STRATEJİK ATAK: TBMM'YE ÇERKES SOYKIRIMININ TAŞINMASI - 02/03/2020
Bu metni TBMM'ye verilmiş herhangi bir dilekçe olmaktan çıkarıp, Çerkes soykırımın tanındığı bir yasa haline getirmek için hepimize çok görev ve sorumluluk düşmektedir.
BÜYÜKELÇİ ERKHOV'UN ÇERKES DÜNYASINA ETKİLERİ ÜZERİNE - 24/02/2020
Büyükelçi Erkhov küllenmeye yüz tutmuş közün üzerine benzin dökerek bir yangına sebebiyet vermiştir. Rusya’nın yalanlarına vicdan sahibi kamuoyu asla inanmıyordu.Ama Erkhov Rusya yancısı ve kafası karışık Çerkelerin işini biraz daha zorlaştırmıştır.
MUSTAFA KEMAL'İN ÇERKESLERE GÜVENMEDİĞİNE DAİR ÜÇ TELGRAF - 15/02/2020
Bu tarihi belgeleri, son dönemde Çerkes Ethem ile Atatürk’ün yan yana çekilmiş resimlerini çokça paylaşıp, Atatürk Çerkeslere çok güvenirdi diyenlerin, ne kadar öngörüden ve bilgiden uzak olduklarını anlatmak için paylaştım.
TÜRKİYE’NİN GEÇMİŞ 25 YILI VE GELECEĞİMİZ - 04/01/2020
Gelecek Partisi geçmişteki hatalarından ders çıkarmış, geleceğe bakan ve geleceği planlayan yeni bir Türkiye inşa etmelidir.
YEL KAYADAN TOZ ALIR - 22/12/2019
Çerkes Halkı dışında hiç kimseye karşı kendimi borçlu hissetmiyorum. Türkiye sağcılığı ve solculuğu içinde asimile olmuş, Çerkes kimliğinden önce sağcı ya da solcu kimliği ile bize sataşanların söylediklerinin nezdimizde hiç bir hükmü yoktur.
NEDEN "GELECEK PARTİSİ" KURUCU ÜYESİ OLDUM? - 15/12/2019
Bir heyet halinde Davutoğlu ile yapılan görüşmede eğer fırsat doğarsa Çerkes Televizyonu, Anadil Eğitimi ve Çerkes Kültür Merkezlerinin mutlaka yerine getirileceğinin sözünü aldık.
KAFFED, ESKİ HAMAM, ESKİ TAS… - 25/11/2019
Türkiye'de faaliyet gösteren Çerkeslere ve Kuzey Kafkasyalılara ait 170 civarında kurum var. 53 derneği ile Kaffed bunun % 30'unu temsil ediyor.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi