• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret973298
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar31.022431.1467
Euro33.621833.7565
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkes Diaspora Tarihinin Fenomeni ÇDP'dir
15/01/2019

Sevgili Okuyucularım,

Geçen yazımızda Çerkes diaspora tarihinin ilk örgütlenmesi olan "Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti"nin kurucu kadrosundan bahsetmiş ve günümüzle kıyaslamalar yapmıştık. Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti'ni önemli yapan, diaspora tarihimizde ilk olması ve yaptıklarıdır. Bu ilk örgütlenmemizin üzerinden tam 110 yıl geçti.

Siyasal bir mesele olan Çerkes Davasının tarihteki ilk ve tek partisi olan ÇDP (Çoğulcu Demokrasi Partisi)’nin kuruluşunun üzerinden ise 4,5 yıl geçmiş bulunuyor. ÇDP, 2014 yılının Ağustos ayında hayata geçirilebildi. Yani, Büyük Çerkes Sürgünü’nün üzerinden 150 yıl geçtikten sonra, Çerkes Davasının siyasi muhatabının oluşturulması gerektiği konusunda konsensüs sağlayan bir avuç fedakar Çerkes’in kısa bir hikayesini hatırlatmak istiyorum bu yazımda. Dün ne olduğunu hatırlayamayan insanlara, beş-on yıllık geçmişimizle ilgili kısa bir hatırlatma yaptıktan sonra, günümüze, yani yerel seçimlere geleceğiz.

***

1908 yılında başlayıp 1923 yılında sona eren, Çerkes diasporasının altın çağı 15 yıl sürmüştü. Ulus devlet oluşturma amacı ile yola çıkan İttihat-Terakki Partisinin B takımı tarafından kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, farklı etnisiteler için bir cehennem kazanı olmuştu. 1923 yılından 1938'e kadar süren Atatürk dönemi, 1938'den başlayıp 1950'ye kadar süren İnönü dönemi kendine faşist İtalya'yı model olarak almıştı. Bu dönem, Çerkeslerle birlikte tüm Türkiye halkları için çok zor bir dönem oldu. Farklı etnik kimliklere karşı her türlü inkâr imha ve asimilasyon politikaları acımasızca uygulandı.

1950 yılında çok partili hayata geçilmesiyle birlikte ilk Çerkes örgütlenmeleri oluşmaya başladı. 1961 Anayasası’nın getirdiği nispi özgürlükler Çerkes Derneklerinin ve yayınlarının sayısının artmasını sağladı. 1970-80 ve 90'lı yıllarda peşpeşe  gelen askeri darbeler Çerkes örgütlülüklerinde ve yayınlarında da kesintiler meydana getirdi.

2000'li yıllara gelindiğinde T.C.'nin devlet olarak yönünü Avrupa Birliğine çevirmesi, ülkedeki siyasi iklimin yumuşamasına neden olmuştu. AB'nin dayatması sonucu Türkiye'nin devlet aklı Türkiye'de Türklerden başka etnik toplulukların varlığını kabul etmek zorunda kaldı.

Bu dönemden sonra Çerkesler arasında da, demokratik hakların talep edilmesi ve Çerkes meselesinin  görünür kılınması için kıpırdanmalar ortaya çıkmaya başladı. 2000'li yılların başlarında ortaya çıkan Demokratik Çerkes Platformunun denize karanfil bırakması ve gazete ilanları heyecan yarattı. Kafkasya Forumu’nun Soçi Olimpiyatları’na karşı başlattığı eylemlerin yeri de son derece önemlidir. Çerkesya Yurtseverlerinin çıkışı da ayrı bir ses getirmiştir. DİÇEG (Demokrasi İçin Çerkes Girişimi)’in Türkiye'de başlayan demokratik açılım sürecinde “bizde varız” demesi son derece değerliydi.

Tüm bu oluşumlar, mevcut kurumlara rağmen, mevcut kurumlarla çatışarak kendilerini var edebildiler.

2009 yılında başlatılan demokratik açılım sürecinde, devletin Çerkesleri görmezden gelmesi ve Çerkes kurumlarının bu durum karşısındaki tepkisizliği üzerine 2011 yılının Şubat ayında ÇHİ (Çerkes Hakları İnsiyatifi) oluşturuldu. ÇHİ'nin ortaya çıkışı ve kendini kabul ettirebilmesi çok sancılı oldu. Mevcut kurumlardaki tepkisizlik geleneği, eylem kararı ile ortaya çıkan ÇHİ'ye karşı tavır geliştirilmesine neden oldu. O yüzden ÇHİ ve bileşenleri inanılmaz derecede Çerkes kurumlarının saldırısına uğradı. ÇHİ'nin de kendini savunması toplumda bir çatışma görüntüsü yarattı. Bu dönemde yaşanan fikir çatışması son derece olumlu etkiler oluşturdu. Toplumun çok önemli bir kesimi "başka şeyler de yapmak ve tepki göstermek mümkün" fikrine ulaştı. Çerkes toplumu da örgütlü olarak tepki gösterildiğinde bunun bir karşılığı olacağını öğrendi. ÇHİ'nin yapmak istediği, Çerkes toplumunu tepki verebilen dinamik bir toplum haline getirmekti. Yapılan eylemler bunun  yolunu açtı.

Ankara, İstanbul ve Kayseri mitingleri ve Çerkes Çalıştayı’ndan sonra, ÇHİ fikirlerini yaygınlaştırabileceği mekanlara ihtiyaç duydu.Önce Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti, daha sonra da Çerkes Dernekleri Federasyonu'nun oluşumuna destek oldu. Ancak oluşturulan bu kurumlar geleneksel Çerkes örgütlenmeleriydi. Tabii ki bunlar da çok değerli ve gerekliydi.

Ama Çerkes Halkına yeni bir söylem ve yeni bir araç gerekiyordu. O da siyasi partiydi. Siyasi bir mesele olan Çerkes davasının siyasi muhatabının oluşturulması için bir istişare süreci olan "Çoğulcu Demokrasi Hareketi" dönemi başlatıldı. Dokuz ay kadar tartışılan bu süreçte de mevcut Çerkes Kültür kurumları, oluşturulmaya çalışılan siyasi bir yapılanmayı kendilerine rakip olarak gördüler. Bu yüzden ÇHİ'nin çıkışında olduğu gibi, bu süreç de çok verimli yürütülemedi. Ama eksikleri, fazlaları ve tartışmaları ile birlikte 14 Ağustos 2014 tarihinde Çerkeslerin tarihlerindeki ilk ve tek parti olan ÇDP kurulmuş, “fenomen” böylece doğmuş oldu.

***

1908 yılından bu yana Çerkesler Osmanlı'da, Türkiye'de Ortadoğu'da, Anavatan'da, Avrupa'da ve Amerika'da birbirinden değerli yüzlerce dernek kurdular. Ama tarihlerinde tek bir siyasi parti kurdular. O da ÇDP'dir.

Biz biliyoruz ki,varlığını geleceğe taşıyacak olan toplumlar, siyasi mücadele yürüten ve siyasi mücadelede başarıya ulaşanlar olacaktır. Bu anlamda ÇDP'yi kurarak siyasi bir irade ortaya koyan Çerkes Halkı varlığını geleceğe taşımanın ilk önemli adımını atmıştır. Bu yüzden ÇDP bir fenomendir.

25 Haziran 2015 seçimlerinde dokuz bağımsız adayla seçimlere katılan ÇDP, Çerkes Halkını kültürel mücadele boyutundan çıkarıp, siyasi mücadele boyutuna taşıyarak, Çerkes Halkını dünyada siyasi bir aktör haline getirmiştir. Bugün Kayseri'de siyasi partiler Çerkes Kontenjanı ayırıyorlarsa ve Çerkes festivallerine milyonlarca lira para akıtılıyorsa, bunda ÇDP'nin yürütmüş olduğu siyasi mücadelenin çok önemli payı vardır.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde ÇDP ve Çerkes halkı bir kez daha çok önemli bir sınava hazırlanıyor. 31 Martta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için ÇDP ve Avukat Doğan Duman bir kez daha “bu ülkede Çerkeslerde yaşıyor! Onları görmek ve tanımak zorundasınız” diyerek yola çıkıyorlar.

"Büyük kutuplaşma var, zaten sonuç alamazsınız" gibi lafları hiç kimse boşuna etmesin. Bugüne kadar onlarca kez sağ ve sol partilere oy verdiniz de elinize ne geçti? Bu sefer ilk defa kendinize oy verme fırsatını ele geçirmiş oldunuz. Çerkeslerin bu ülkede bir güç olduğunu ispatlama imkanına kavuştunuz. Bu az şey değildir.

"Siyasallaşmak lazım" deyip uzaktan bakan dostlarımıza da seslenmek istiyorum; tarih yaptıklarınızı da, yapmadıklarınızı da kaydediyor. Onun için elinizi taşın altına sokun ve ÇDP'ye destek verin.

Çerkeslerin varlığını geleceğe taşımanın yolu, siyasallaşmadan geçiyor. Bu sınavın önümüzdeki ilk tarihi 31 Mart 2019'dur.

Haydi hep birlikte ÇDP fenomenini büyütelim!


1570 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
WAGNER, RUSYA’YA AYNA TUTTU - 27/06/2023
Ancak görülen manzara, yirmi beş bin kişilik bir askeri gücün Rusya’yı teslim alma kapasitesinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.
ÇERKESLER DEMOKRASİDEN YANA OLMAYA MECBURDUR! - 23/04/2023
Türkiye’de iç dinamizmle hiç bir şey gerçekleşmemektedir. Her gelişme dışarıdan empoze edilerek gelişmektedir. Türkiye’de de demokrasi yolunda bir gelişme olabilmesi için Avrupa Birliği dışında bir yol görülmemektedir.
ÇERKESLER, NEDEN KİMLİK BİLİNCİNE SAHİP VEKİL ÇIKARAMAZ? - 15/04/2023
Kayseri’de Çerkesleri kaale almayan siyasi partilere verilmiş bir ültimatomdur Mutlu Akkaya’nın adaylığı. Ben de Kayseri’de yaşıyor olsaydım oyumu tabii ki Mutlu Akkaya’ya verirdim.
MEHMET ASLANTUĞ’DAN ÇERKESLER’E VEKİL OLUR MU? - 31/03/2023
Hayır, Aslantuğ’un Çerkeslerin talepleri ile ilgili bir problemi olsaydı yaşadığı şehir olan İstanbul’daki Çerkes kurumlarından birinin olsun kapısını çalardı bugüne kadar.
NUTUK ÜZERİNDEN TARİH OKUMASI, ETHEM VE NAZIM - 24/01/2023
Dünya’nın hiçbir ülkesinde bir askerin yazdığı savaş anıları, o ülke tarihinin temelini oluşturmaz. Neredeyse bütün tarihçiler Mustafa Kemal’in Nutuk’undan yola çıkarak Çerkes Ethem’i hain ilan etme yarışına girerler.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi